ileri ile cümle

ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tüm kalbimle inanıyorum ki, bu ileriye taşımamız gereken mesajdır.And I firmly believe that that's the message that we have to carry forward.
İleri seviye egzersiz programını böldüğüm için çok kızmıştı.She was very pissed off that I had pulled her from her advanced practice.
İleri tuşunu takıyorum.And I'll just hook up the forward arrow.
İleri ve geri. Muhteşem.Awesome.
Öncelikle, bu mezun düzeyinde bir kurs yani ileri seviye olacak.First of all, this is a graduate level course so we will be digging deep.
İleride başka örnekler de yapacağız.We'll try it out with some examples.
Ve bizi ileri götüren, cevaplanmamış sorular ve çılgın olasılıklardır.And it's the crazy possibilities, the unanswered questions, that pull us forward.
O yüzden bu benzetmeyi ileriye yansıtalım.So let's project this analogy going forward.
Bu adamý böyle býrakýyoruz ya... ...ţimdi ađlýyor ama ileride baţýmýza bela olur.You didn't have anything left to gamble You don't have anything left at all No?
Kitapta bunların mantıksız sonuçlar olduğunu ileri sürüyorum.Well, in the book, I argue that these are, in fact, non sequiturs.
Bu durumu ileride daha inceleyeceğiz.And we'll explore that a little bit more in the future.
Biz ekonomimizi bu şekilde ileri taşıyamayız.That\'92s not how we\'92re going to move our economy forward.\
İkimiz arasındaki, ülkeyi ileri taşıma planlarımız arasındaki ana fark bu.There\'92s a fundamentally different vision about how we move our country forward.\
Hareket ederken, kollarını ileri uzatırlar!When they move, they stretch their arms forward!
Yani yine iki karşıt ve güçlü akıntılar var kabaran insan görüşü ileri geri.So again, we have two opposite and very powerful currents of human opinion surging back and forth.
Ve bunu ileride anlatacağım.And I will explain that further.
Daha da ileri gidebiliriz.We can go further.
Ve işte bu nedenle bence iyimserlik mimariyi ileri taşıyan değerlerden biri.And I therefore believe that optimism is what drives architecture forward.
Aslında belli bir şekilde davranışlarımızın ileri götürdüğü bir hikâye.It's actually a story in which our acts themselves are pushing the story in a particular way.
Biliyorsunuz, ileri düzeyde bilim, havalı hokey masalarını kullanıyor -- (Gülüşmeler)You know, high science uses air hockey tables -- (Laughter)
Çok ileri gittim.I've gone too far.
Durum ciddi görünse de, o kadar ileri gitmeyi istemiyorum.Even though the situation seems real, I don't want to go that far.
Sitemizde ücretsiz olarak sunulan daha ileri bilgilerle kendinizi bilinçlendirin.Second:
Yaklaşık 40 yıl geçtikten sonra, bu bina yeni ilerici bir program için nasıl genişleyebilir?Almost four decades later, how will this building expand for a new progressive program?
Ama Afganlar ileri adım atarken, biz bir destek rolüne geçeceğiz.But we will shift into a support role as Afghans step forward.
İleri süreceğim ilk fikir hepimizin müziği gerçekten çok sevdiğidir.The first idea I'd like to suggest is that we all love music a great deal.
Fakat büyük ilerleme hâlâ ileride ve siz hâlâ üzerinde çalışıyorsunuz.But the big innovation is still ahead, and you're working on it now.
Bazıları da; çok ileri gitmeyecekmiş gözükecek ama onlar maraton koşucuları.Others come; they don't look like they will go very far, but they are marathon runners.
Ya da ileriye gidip bir bayraktaki 50 yıldız ve 13 çizgiye yükselebilirsiniz.Or you can ramp up and go up to 50 stars on a flag, with 13 stripes.
Şu an belki 13 yaşında bir kızın bu fikirleri nasıl ileri sürdüğünü merak ediyorsunuz.Now you might wonder how a 13 year-old girl could come up with this idea.
İleride farklı olacak bir Afganistan için izledikleri bu yol onların kendi yolu.Their path is their own and it looks towards an Afghanistan that will be different.
Basit ve düz ileriIt's as simple and straight-forward as that.
O da biz onlara yaklaşamayız. Onlar ileri derecede uşşa sınıfıdır.We can't get close to them, they are very high level "giddy up" ones.
Çok ileri gitme.Don't go too far.
Birileri düşünmüş ki, ileride bir tip özelleştirilmiş sözlük (dictionary veri tipi) ihtiyacı olacak.You can just use standard library exceptions.
Bunun çok ilerilere gidebileceğine inanıyorum.I do. I think it can go too far.
Şimdi, iki yıl ileriye, 2007'nin başlarına gidelim.Now, fast forward two years, to early 2007.
Ve sonra daha da ileri götürerek... ...bu üçlü renk sistemini kullandık.And lately we've gotten more sophisticated and we have this three-color system.
Birdenbire bir ileri (post) modernist oldum ve kendi işletmemi kurarak bir kariyere başladım.And I was suddenly a post-modernist, and I began a career as -- in my own business.
Biraz daha ileri gidip bu zili ekleyerek bir gürültü makinası yapabilirsiniz.Add this buzzer for some extra punch and you've created a noise machine.
Zamanı hızlıca ileri saralım, bir yıl sonrasına gidelim.One year. So what's happened?
İleri reaksiyon ile 3 mol hidroflorik asit çözeltisi elde edilir. Suda çözünmüş haldedir.It's been dissolved in the water.
Öyleyse ileri reaksiyondan bahsediyorken, ileri reaksiyon neye bağlı olacaktır?So if you talk about the forward reaction, what's the forward reaction going to be dependent on?
Şimdi ileri hız, yani, katı halde büyük bir karbon orada duruyor.So the rate forward, well, the solid, there's a big block of carbon sitting there.
Daha da ileri giderdim. Genel olarak bilimden korkardım.I would fear science in general, if properly understood.
Bu şu anda sahip olduğumuzun çok ilerisinde birşey.It's far beyond what we currently have.
Bu fok, bir pengueni kafasından yakalayıp onu ileri geri çekiştiriyor.And this seal is taking this penguin by the head, and it's flipping it back and forth.
Ne var ki, bu önemli bir nokta ve şimdi ya da ileride aklınıza takılabilir.But that's an interesting point that might pop up every now and then.
Bunlar ileri derecede topografik ve birbirleriyle geri dönüşümlü biçimde ileri derecede ilişkilidir.They are exquisitely topographic and they are exquisitely interconnected in a recursive pattern.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Primates are extremely curious -- and humans most of all.
İleride bu konuda örnekler yapacağız. -Let's define a vector field.
Bulunduğunuz yerden ileriye dikkatlice bakın --Well, look out even further than we've just been --
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.Leadership needs to be capable, determined and visionary in its commitment to peace.
Bir dahaki sefere de ileri geri sallanalım bari", diye dalga geçiyorlardı.And next time it's going to be vibration." People were making fun of the idea.
Ondan sonra gelen şarkıcılar daha da ileri gittiler.Other singers after him went even further.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.These are the nomad girls who became prostitutes for Afghan businessmen.
İleride ne olmak istiyorsun?What do you want be in the future ?
Annemse biraz daha ileri götürerek ona "salak kutusu" diye hitap ediyor.My mother, growing up, she called it the "idiot box."
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.And yet, when we look forward in the brain we see really remarkable advance.
Ve ileri yaşlarda Parkinson hastalığı gibi koşullar ve şizofreni gibi diğer edinilmiş hastalıklarla.And in older age conditions like Parkinsonism, and in other acquired impairments like schizophrenia.

İlgili Sayfalar