Ana içeriğe geç
Sözlük

ileri ile cümle

ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birdenbire bir ileri (post) modernist oldum ve kendi işletmemi kurarak bir kariyere başladım.And I was suddenly a post-modernist, and I began a career as -- in my own business.
Biraz daha ileri gidip bu zili ekleyerek bir gürültü makinası yapabilirsiniz.Add this buzzer for some extra punch and you've created a noise machine.
Zamanı hızlıca ileri saralım, bir yıl sonrasına gidelim.One year. So what's happened?
Öyleyse ileri reaksiyondan bahsediyorken, ileri reaksiyon neye bağlı olacaktır?So if you talk about the forward reaction, what's the forward reaction going to be dependent on?
Şimdi ileri hız, yani, katı halde büyük bir karbon orada duruyor.So the rate forward, well, the solid, there's a big block of carbon sitting there.
Daha da ileri giderdim. Genel olarak bilimden korkardım.I would fear science in general, if properly understood.
Bu şu anda sahip olduğumuzun çok ilerisinde birşey.It's far beyond what we currently have.
Bu fok, bir pengueni kafasından yakalayıp onu ileri geri çekiştiriyor.And this seal is taking this penguin by the head, and it's flipping it back and forth.
Ne var ki, bu önemli bir nokta ve şimdi ya da ileride aklınıza takılabilir.But that's an interesting point that might pop up every now and then.
Bunlar ileri derecede topografik ve birbirleriyle geri dönüşümlü biçimde ileri derecede ilişkilidir.They are exquisitely topographic and they are exquisitely interconnected in a recursive pattern.
Primatlar ileri derecede meraklıdır-- ve insanlar en fazlası.Primates are extremely curious -- and humans most of all.
Bulunduğunuz yerden ileriye dikkatlice bakın --Well, look out even further than we've just been --
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.Leadership needs to be capable, determined and visionary in its commitment to peace.
Bir dahaki sefere de ileri geri sallanalım bari", diye dalga geçiyorlardı.And next time it's going to be vibration." People were making fun of the idea.
Ondan sonra gelen şarkıcılar daha da ileri gittiler.Other singers after him went even further.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.These are the nomad girls who became prostitutes for Afghan businessmen.
Annemse biraz daha ileri götürerek ona "salak kutusu" diye hitap ediyor.My mother, growing up, she called it the "idiot box."
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.And yet, when we look forward in the brain we see really remarkable advance.
Ve ileri yaşlarda Parkinson hastalığı gibi koşullar ve şizofreni gibi diğer edinilmiş hastalıklarla.And in older age conditions like Parkinsonism, and in other acquired impairments like schizophrenia.
Çok ileri gidiyorsun.You're reaching.
Bu kadar ileri gitmek istememiştim.I really didn't want to have to do this.
Dizini de görüyorum. İşaret parmağı ileriyi gösteren bir el.I see a knee and a finger pointing up.
Bu formülle her şeyi yapabilirsiniz. Onları ileriki vidyolarda yapacağız.You can do anything with this formula, but we'll leave that to future lectures.
Eğitim araçlarının işe yararlığı, bundan daha ileri düzeyde olamaz.Teaching elements of persuasion, it doesn't get any more real than that.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.By the '70s, forward-thinking people began to recognize the value of local ingredients.
Böylece ileri doğru gidiyor.And so on and so forth.
Zamanda geri gidebilirsiniz, ya da ileri gidebilirsiniz; ama bulunduğunuz anda kalamazsınız.And you can go backwards, you can go forwards; you cannot stay where you are.
Bu nedenle o makineye binmek ve ileriye gitmek istiyorum.So I want to get in the machine, and I want to go forward.
Yapacağımız şey şu, çeki ileri tarihli düzenleyeceğim.What I'm going to do on the date, I'm going to forward-date this check.
Kuyruktan başa ileri geri kayacağı yönleri şu şekilde yazabilirim.I can notate the way it slithers back and forth from tail to head.
Ve kendisi bir hayli ileri-teknolojik bir amirdir.And she's a very high-tech superintendent.
Bu kursun ilerisinde, bu desenlerin ne olduğuna ve nasıl oluştuğuna daha derinden bakacağızLater in this course, we'll look in depth at what those patterns are, and how they form.
Daha da ileri gidecek olursak, bu kalp.And to take that even further, this is a heart.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.And then as they get older, the horns grow forward.
Ve seviyorsak eğer, bir karar vermeliyiz bu hedefler üzerinde ileride neler yapmak isteyeceğimizi.And if we like them, we've got to decide what we want to do on these goals going forward.
Bazıları diğerlerinde daha ilerisine.Some further along than others.
Ve ileri.And forward.
Bizi ileriye taşıyacak olan nedir?What's the thing that can get us there?
Bu, size ilerideki videolarda faydalı olacak. -And this might be somewhat useful-- a future video from now.
Şimdi biraz daha ileriye gidelim.So this is 234 years ago.
Peki bu tür bir iletişim ne kadar ileri gidebilir?Now, how far can this kind of communication go?
Böylece, 2008'den bugüne kadar, mühim bir değişiklik ve ileriye doğru bi atılım vuku bulmaktadır.So, from 2008 up until today, a substantial change and step forward has been taking place.
Zirveye ulaşmak için ilerisini planlamalısınız.You have to plan ahead to get to the top.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.And out of the corner of my eye, I could see this janitor pacing back and forth.
Diger zorluk ise yuksek teknolojiyle ileri tedavi ve bakim hizmeti nasil verirsiniz?The other challenge was, how do you give high-tech or more advanced treatment and care?
Bu gördüğümüz düzeni ileride tekrar görmeye devam edeceğiz.Prussia declares war on France.
Bir adım ileri gideyim.Let me go one step further.
Ama o strateji sizi nadiren ileri götürür.But that strategy seldom takes you very far.
Bir duvarın 75 santim ilerisine kağıt bir para yerleştirinPlace a note about 75cm from a wall, and ask your friends to stand against the wall.
Belki ileride bir geriatri sitesi kurarız, üçüncü sitemiz bu olur.And we might launch a geriatric site as our third.
Bazıları her 30 santimetrelik düşüşte, 18 metre kadar ileri gidebiliyor.Some can glide as flat as 60 feet forward for every foot of descent.
Bunlar sadece ileride olacak muhteşem şeyler için kilometre taşları.There are just milestones along the way of some remarkable things.
Problem çözmek için ileriye dönük plan yapabilen etmenler geliştirmenin teorisi ve teknolojisi.The theory and technology of building agents that can plan ahead to solve problems.
Bu karmaşıklık türü ileriki bir ünitede işlenecek.This type of complexity will be covered in a later unit.
Ben de burada kontrol odasındayım, geriye ve ileri doğru çalarak.And then I'm in the control room here, playing back and forth.
Daha ileriye giderseniz de bu yeşil bahçeye dönüyor.If you go even further, it turns into this green garden.
Bu iki düşmanların ölümcül rahim ileri gelenFrom forth the fatal loins of these two foes
Kızım LADY Capulet'in Hemşire,? bana ileri onu arayın.LADY CAPULET Nurse, where's my daughter? call her forth to me.
Günlük yol ve Titan ateşli jantlar ileri:From forth day's path and Titan's fiery wheels:
Keşiş Romeo, ile ileri gelir; sen korkan adam, öne çıkıyorlar.FRlAR Romeo, come forth; come forth, thou fearful man.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ileri ile cümle - Sayfa 11 - ileri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App