Sonuç olarak iktidarı Deng Xiaoping kazandı.Po dojściu do władzy Deng Xiaopinga zrehabilitowany.
Tüm medya iktidardaki Kore İşçi Partisi tarafından kontrol edilir.Prawie cała władza należy do Partii Pracy Korei.
İmparatorluk iktidarı artık iki kişinin arasında bölüştürülmüştü.Armia cesarska podzielona była na dwie części.
Political Power and Social Classes (Siyasal İktidar ve Sosyal Sınıflar).Partie polityczne albo organizacje klasowe).
Charles de Gaulle'ün iktidara dönüşüne ve 1958 Anayasası'nın kabulüne ciddi derecede karşı çıkmıştır.Był przeciwnikiem powrotu do władzy de Gaulle'a w roku 1958.
1933'te Adolf Hitler'in iktidara gelmesinden sonra SS'e 262992 üye numarası ile katıldı.W 1933 roku wstąpił do SS (numer legitymacji 262992).
İktidarı 1521'den 1546'ya kadar sürmüştür.Rządził od 1251 do 1259.
İktidar imkanı kaldırılırdı.Władza naiba była absolutna.
Demokratik şekilde seçilmiş olan bir kongreyle iktidarı paylaşacak şekilde parlamenter monarşi yanlısıdır.Zdecydował, że będzie się dzielił swoją władzą z demokratycznie wybranym Kongresem.
Huber Hitler ve onun iktidarının kaldırılmasına karar verdi.Schmidt postanowił obalić Hitlera i przejąć władzę na świecie.
Siyasi ve dinsel makamlara yerleşmiş bu ayrıcalıklı sınıf iktidarı ve otoriteyi tekeline almıştı.Bardzo szybko zdobył sobie na dworze opinię zdolnego polityka i dyplomaty.
Kardeşi tarafından iktidardan uzaklaştırılıp sürgüne yollandı.Następnie zostaje wypędzony przez swojego brata.
1951 seçimlerinde tekrar iktidara geldi.W 1951 uzyskał reelekcję.
Bugün Demokrat Parti iktidardır.Obecnie jest to partia rządząca.
İktidarı hangi sınıf elde tutuyor?Dramat: Czyjej władzy się podporządkujesz?
Bu olay ile ilk defa Güney Kore'de iktidar ile muhalefet barışçıl bir yoldan el değiştirmiş oldu.Po raz pierwszy w dziejach ludzkości na Zachodzie pokojowa współpraca i współzawodnictwo zastąpiły wojnę.
"Kölelikten İktidara Memluklar".Wy jesteście Słowianie..."
İktidarın kaynağı Tanrı'dır.Prawo pochodzi od Boga.
1863 ile 1868 yılları arasında iktidarda olan Rasoherina, II. Radama'nın ilk eşiydi.Rządziła w latach 1863-1868 po zabójstwie jej męża Radama II.
Almanya'da Naziler'in iktidara gelmesinin ardından Lorre, 1933'te Paris'e kaçtı.Po przejęciu władzy w Niemczech przez nazistów wyjechał w 1933 do Paryża.
Adolf Hitler iktidara gelene kadar, birkaç ay içerisinde kitap çok ilgi gördü.Kilkakrotnie na wizytację ich budowy przyjeżdżał Adolf Hitler.
Bu dönem ikili iktidar dönemi olarak bilinir.Tak definiuje się dipolowy moment przejścia.
İktidar: Egemenliği elinde bulunduran,yönetme gücüne sahip siyasal topluluktur.Nadrzędność systemu politycznego – urzeczywistnia on zwierzchnią władzę w społeczeństwie.
Geçici Hükümet ortadan kalktı ve tüm iktidar Sovyetlerin eline geçti.Same wyniki wyborów sfałszowano, oddając władzę w ręce komunistów.
Böylece henüz teşkilatlanmasını tamamlayamayan DP karşısında iktidar ve zaman kazanılacaktı.Wydawało się, że na wypełnienie jej świeżą treścią braknie siły i czasu.
1933 yılında iktidarın ele geçirilmesi sonrasında, Reich Lideri ve Westphalia'nın Reichstag Üyesi oldu.Po przejęciu władzy w 1933, został członkiem Reichstagu z Westfalii i mianowany reichsleiterem NSDAP.
İktidara Kızıl Kmer'lerin yeniden gelmesini engelledi.To działania zachodniej opinii publicznej doprowadziły do ożywienia działalności Czerwonych Khmerów.
Mayıs 2004’te Abaşidze iktidarı, merkezi yönetimin desteğindeki halk hareketiyle son buldu.Zespół Seniorów „Górzyczanie” powstał w roku 2004 przy Gminnym Ośrodku Pomocy Społecznej.
Ancak Harold'un iktidarı derhal güçlü iki komşu ülke tarafından sorgulanır.Emellertid kom Harald Godwinson att omedelbart utmanas av två mäktiga grannhärskare.
Almanya Federal Cumhuriyeti: Hristiyan Sosyal Birlik Bavyera'da 1957'den beri iktidardadır.Det konservativt kristdemokratiska CSU har varit i regeringsställning i Bayern sedan 1957.
1899 yılında iktidardaki muhafazakarlar iktadrı korumak için seçimlere hile karıştırmakla suçlanıyordu.1899 anklagades de styrande konservativa för att försöka behålla makten genom valfusk.
Ancak, Margaret Thatcher iktidarı döneminde biraz gergin ilişkileri bulunmaktaydı.Margaret Thatcher, däremot, vann en storseger på grund av sitt resoluta ingripande.
Zayıf bir iktidarı vardı.Men hon har en svaghet.
İktidara gelmeden önce ya da sonra, Theodora rahibe olmuştur.Theodora var nunna, antingen före eller efter sin tid som regent.
23 Temmuz - Yunanistan'da Askerî Cunta iktidarı sona erdi.23 augusti – Militärjuntan i Grekland avgår .
1948 yılına gelindiğinde, komünistler Bulgaristan'da iktidara geldi ve hükümet saflarında yükselmeye başladı.År 1948 kom kommunisterna till makten i Bulgarien och Todorov började stiga i graderna i regeringen.
Film Azerbaycan'da Sovyet iktidarının kuruluşunun 50. yıldönümü için çekildi.Filmen var beställd av sovjetiska myndigheter för att fira 50-årsminnet av ryska revolutionen.
İktidardaki siyasi parti olan Demokrasi ve İlerleme Kongresi'nin kurucusudur.Det ledande partiet är Demokrati- och framstegskongressen.
Mevcut iktidar partisidir.Preliminär tävlingskalender.
Bolşevikler iktidara geldikleri gibi ilk iş olarak Rusya'nın I.Dünya Savaşı'ndan çekildiğini ilan ettiler.Bolsjevikerna höll sitt löfte att ta Ryssland ur kriget.
2008 seçimlerinde iktidar partisi adayı Nana Akufo-Addo kendisine mağlup olmuştur.Han fick färre röster än huvudmotståndaren Nana Akufo-Addo i första valomgången.
İktidarı döneminde önemli olaylar gerçekleşti.Flera viktiga lagar drevs igenom under hans tid vid makten.
Partinin üyesi olmamasına rağmen, iktidar koalisyonunun parçasıydı ve Adalet bakanlığına aday gösterildi.Trots att hon inte var medlem i politbyrån tilläts hon närvara och tala där.
Yerine geçen yeğeni Hemming uzun süre iktidarda kalamaz.Johnsons eventuella vistelse hos Lyman blev hur som helst inte långvarig.
Yine de iktidarının son günleri çalkantılı geçti.Men hennes mest aktiva tid i livet var över.
1951'de İran'da Muhammed Musaadq iktidara gelmişti.1951 blev Mohammed Mossadeq premiärminister.
Ülke yönetiminde tek bir kişinin iktidara mutlak hakim olması durumudur.I Sverige har endast statschefen full immunitet.
Almanya'da Naziler'in iktidara gelmesinin ardından Lorre, 1933'te Paris'e kaçtı.Kort efter nazisternas maktövertagande flydde Wilder 1933 till Paris.
İktidarın Gözü.Maktern över åsikterna.
Mihail iktidarını kurmak gayreti ile orduya, bürokrasiye ve kiliseye cömertçe para dağıttı.Medan statens inkomster minskade fördelade han generöst pengar till armén, förvaltningen och kyrkan.
İttifak, Almanya Sosyal Demokrat Partisi ile oluşturduğu Büyük koalisyon ile 2005'te tekrar iktidara geldi.Partiet återkom i regeringsställning 2005, då de regerade i så kallad storkoalition med socialdemokraterna.
Önceden iktidarı destekleyen Sol Parti'nin hükümetle olan arası bu yasa sebebiyle açıldı.Vänsterpartiet stod utanför avtalet men valde ändå att stötta regeringsbildningen.
Ancak Harold'un iktidarı derhal güçlü iki komşu ülke tarafından sorgulanır.Однак права Гарольда на престол були відразу ж оскаржені двома могутніми правителями сусідніх держав.
State, Power, Socialism ( Devlet, İktidar, Sosyalizm).Держава, влада, соціялізм (L'État, le pouvoir, le socialisme, 1978).
Polonya Halk Cumhuriyeti'nde tek parti iktidarı olmuştur.Це був, мабуть, єдиний приватний замок у Народній Польщі.
1933'te Naziler iktidara geldiğinde Mann ve eşi İsviçre'de tatil geçiriyordu.У 1933 в момент приходу нацистів до влади у Німеччині, Манн із дружиною перебували у Швейцарії.
Charles de Gaulle'ün iktidara dönüşünü lehinde olmuştur.Це все змінилося з приходом Шарля де Голля до влади.
Tüm medya iktidardaki Kore İşçi Partisi tarafından kontrol edilir.На сьогоднішній день повністю підконтрольна Трудовій партії Кореї.
İktidarı 1442'dan 1443'e kadar sürmüştür.Правив з 1442 по 1443 рік.
1928-1932 yılları arasında Sanacja döneminde - BBWR sırasında iktidar partisi sekreteri oldu.Між 1928 до 1935 протягом двох термінів він був сенатором від BBWR.