Mohamed Siad Barre 1969 yılında iktidarı ele geçirdi ve Somali Demokratik Cumhuriyeti'ni kurdu.Mohamed Siad Barre foi retirado do poder e fugiu para o Quênia em 1991.
Nazi Partisi 1933'te iktidara gelerek Weimar dönemine son verdi.Em 1933, o Partido Nazi chegou ao poder na Alemanha, terminando, assim, o período de Weimar.
Hâlâ neden ve nasıl iktidarın Abbasilere bırakıldığı bilinmemektedir.Continua incerto quando e como o forte foi parar às mãos dos Vaz.
Sade kitabında iktidarın yanı sıra kiliseyi de eleştiriyordu.Portanto, estavam falando de Maria, muito embora também possa ser dada à Igreja este título.
Siyasi iktidarın muhalefeti bastırmaya yönelik tüm yaptırımlarına karşı çıkıyoruz.Tratou de expulsar toda a oposição política.
22 Mart 2012'de askeri bir darbeyle iktidardan uzaklaştırıldı.Já no dia 22 de março de 2012 foi promovido ao cargo de General-de-Divisão Combatente.
Kolektif liderlik, örgütsel yapı içerisinde iktidarın dağılımıdır.Compõe o âmbito de Liderança dentro do Comportamento Organizacional.
Başkan Araujo ülkeden kaçtı ve Martínez iktidara geldi.Maura perdeu o poder e chegou o governo liberal de José Canalejas.
İktidar, yönetme gücünü elinde bulunduran kişi ya da kişiler.É o estado de quem ou do que tem liberdade ou autonomia.
Ancak iktidarı ele almış olan Toussaint, iktidarı Fransızlara vermek istemez.Tendo se tornado senhor da ilha, no entanto, Toussaint não queria entregar poder demais para a França.
Bu nedenle siyasal iktidar mutlak değildir, sınırlıdır.O poder político, mesmo não sendo absoluto, tende a corromper.
Komünist Parti'nin iktidarına son verildi.Fim da Internacional Comunista.
İmkansızı başarmıştır tanrıça; iktidarı için, halkı için...Nas casas, que Deus permitiu elevar a honra; para a celebração, neles, de Seu nome.
2011'de Halk Partisi tekrar iktidara gelince Donanım Bakanı olarak atanmıştır.Com o retorno ao poder do Partido Popular em 2011, o ministério único é reconstituído.
İktidarı hangi sınıf elde tutuyor?Qual seja o que detém o poder.
Hiçbir iktidarla barışık olmadı.Nada é perdido com a paz.
Ancak Harold'un iktidarı derhal güçlü iki komşu ülke tarafından sorgulanır.Harold werd onmiddellijk uitgedaagd door twee machtige naburige heersers.
1989 - Panama’nın askeri diktatörü Manuel Noriega, Amerikan Birliklerince iktidardan düşürüldü.1990 - Ex-dictator van Panama, Manuel Noriega, geeft zich over aan Amerikaanse troepen.
Oligarşi, küçük ve ayrıcalıklı bir grubun iktidarda olduğu yönetim şeklidir.Het is een vorm van oligarchie: heerschappij door een bevoorrechte minderheid.
Sosyalist çizgide yer almasına karşın sağ iktidarlarla yakın çalışmıştır.Hoewel hij vurig anti-links bleef, kon hij wel goed samenwerken met de socialisten.
İktidarlar için en önemli sorun politik yakınlıkta Rusya ya da Avrupa Birliği arasında tercih yapmaktı.Van het Reves belangrijkste onderwerp was Rusland, of liever gezegd de Sovjet-Unie en haar systeem.
İktidarı hangi sınıf elde tutuyor?Aan welke universiteit werd hij licentiaat in de rechten?
22 Mart 2012'de askeri bir darbeyle iktidardan uzaklaştırıldı.Op 22 maart 1991 werd hij door een militaire coup afgezet.
Jonathan iktidardaki Demokratik Halk Partisi'nin (PDP) bir üyesidir.Jonathan is lid van de People's Democratic Party (PDP), en was op dat moment aan de macht in Nigeria.
Hiçbir kuruluş, hiçbir kimse açıkça ulustan kaynaklanmayan bir iktidarı kullanamaz.Geen instantie, geen individu kan gezag uitoefenen dat daar niet uitdrukkelijk uit voortkomt.
Mohamed Siad Barre 1969 yılında iktidarı ele geçirdi ve Somali Demokratik Cumhuriyeti'ni kurdu.De in 1969 aan de macht gekomen Somalische president Siad Barre propageerde het ‘Groot-Somalië’.
Süreç sonunda Bolşevikler Ekim Devrimi ile iktidarı alacaklardır.De bolsjewieken grepen de macht in de Oktoberrevolutie.
Tüm medya iktidardaki Kore İşçi Partisi tarafından kontrol edilir.De leiding van de KBF staat volledig onder controle van de Koreaanse Arbeiderspartij.
Aynı zamanda iktidarda bulunanlar (oligarşi) çok zenginlerdir.Ook bij de medeklinkers is de rijkdom groot.
1933 Ocak ayında Nazi Partisi Almanya'da iktidara geldi.In januari 1933 kwamen in Duitsland de nazi's aan de macht.
Hristiyan Sosyal Halk Partisi, Lüksemburg'da uzun yıllar iktidar olan bir siyasi partidir.Christendemocraten), was een belangrijke politieke partij in Italië gedurende 50 jaar.
24 Ekim akşamı Bolşevikler iktidarı sorunsuz şekilde alırlar.Op de avond van 24 oktober (o.s) zetten de bolsjewieken wegversperringen op.
Ama tüm iktidar gücü kendi elinde idi.Hij behield de volledige macht.
Geçici hükümet iktidarı ele alabilmek için orduyu kullanmak istedi.Een Provisorische Militaire Bestuurlijke Raad nam de macht over.
Parti, kurulduğu günden bu yana 5 kez iktidara gelmiştir.Tot nu toe is het festival vijf keer georganiseerd.
İktidarı 1203'ten 1219'a kadar sürmüştür.Hij regeerde van 1198 tot 1213.
Çünkü eşit şartlar altında bir iktidar yarışı bulunmaz.Tijdens de oorlog kende de competitie geen normale omstandigheden.
İktidardaki Fulgencio Batista rejimine karşı istihbarat sağlar.De menigte roept Fulgencio Batista tot heerser van Cuba uit.
Baskı oluşturma Baskı grupları iktidarı ele geçirmeye çalışmazlar.De gevangenen kunnen nimmer als groep met geweld de macht proberen over te nemen.
1963 yılında Suriye Baas Partisi bir darbe ile iktidarı ele geçirmiştir.In 1963 kwam de Ba'ath-partij, via een nieuwe staatsgreep, aan de macht in Syrië.
Mesud, 1116’da iktidarı ele geçirebildi.In 1643 werd Xi'an ingenomen.
Mihail iktidarını kurmak gayreti ile orduya, bürokrasiye ve kiliseye cömertçe para dağıttı.Anderzijds voelde hij zich verplicht veel geld uit te geven aan het leger, aan de bureaucratie en aan de Kerk.
Japonların geri çekilmesinden sonra iki grupta iktidar için görüşmelere başladılar.Twee landen trokken zich na de loting terug voor deelname.
Kleisthenes 507'de halkın desteğiyle iktidarı ele geçirdi ve demokratik reformları yürürlüğe koydu.Kleisthenès ontnam de adel in 508 v.Chr. zijn invloed en voerde een echt democratisch bestuur in.
1965 - Cezayirli lider Ahmed Ben Bella, askeri darbeyle iktidardan uzaklaştırıldı.1965 - Bij een staatsgreep in Algerije wordt president Ahmed Ben Bella afgezet.
Winston Churchill'in iktidara gelmesi umutlarını yeniledi.Aanvankelijk wilde hij uitspraken van Winston Churchill gebruiken.
Böylece ikili bir iktidar yapısı ortaya çıktı.Hierdoor ontstond een tweebeukige hallenkerk.
Bu iktidar sahiplerinin en büyük silahı ise dindir.De voornaamste inwoners van deze burcht zijn de wapensmeden.
Napolyon'un iktidardan düşüşünün ardından öldüğü güne kadar yaşayacağı Floransa'ya dönmüştür.Napoleon was vanuit België op weg naar Keulen, waar hij de volgende dag 's avonds zou aankomen.
Bu çalışmalar boşa çıkmadı ve Hitler iktidara geldi.Dit alles speelde zich af, ruim voor het aan de macht komen van Hitler.
İktidara Kızıl Kmer'lerin yeniden gelmesini engelledi.De regerende landskampioen zou niet langer de rode loper uitgerold krijgen.
1970'ten sonra gerçek iktidar yalnız albay Papadopulos'un elinde bulunuyordu.In 1976 werd de militaire rang van Papadopoulos afgenomen.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.In 1799 vluchtte Napoleon terug naar Parijs om daar de macht in Frankrijk te grijpen.
İktidara gelmeden önce ya da sonra, Theodora rahibe olmuştur.Zanim objęła rządy, albo po tym, jak została obalona, Teodora była zakonnicą.
İktidarın Gözü.Dominacja oka.
1993 yılında iktidarın değişmesiyle bu tasarı üzerinde yeniden çalışılmaya başlanmıştır.Jednak już w 1993 r. zaczęto dyskusję nad zmianą tych zasad.
Ancak kendisi iktidarda sadece dört gün kalabildi.Sprawował władzę jedynie 4 dni.
Böylece iktidarı eline geçirmek için destek sağlamak istemekteydi.Skąd miał jeszcze siły, aby mu pomóc?
Seçimle iktidardan devrilen sovyet yanlısı iktidarlar ilk yenilgiyi Polonya'da yaşamıştır.Kobiety, które pokonały komunizm w Polsce, przeł.
27 Ekim 1917 yıllında İjevsk’te Sovyet iktidarı ilan edilmiştir.14 listopada 1917 r. w Mienzielinsku proklamowano władzę sowiecką.