ikram ile cümle
ikram kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Başlangıç olarak ikram edilir.Începutul a fost binevenit.
Kurbanlar kesilip misafirlere ikram edilir.Dezamăgiți, invitații pleacă rând pe rând.
Herkes bütün dostlarına ikramda bulunur.Cu toții rămân loiali conducătorului lor.
Başlangıç olarak ikram edilir.Kezdőknek mindenképp ez ajánlott.
Ertesi cumartei günüde gündüz, Erkek evinde yemek ve çay ikramı yapılır.Másnap szokatlanul nagy vidámság és kacarászás közepette készül az ebéd a Cain-házban.
Bazen de onlara yemek ikram et.Néha emlékeztetni kellett az evésre.
Törende yöre yiyeceği keşkek kazanlarla pişirilerek misafirlere ikram edildi..A királynak az ételeket előre kiválasztott szakácsok készítették.
Çeşitli çerez ikram edilir.Lyödään vetoa mitä erilaisimmista kohteista.
Oyunun esas amacı 10000 Euroya kadar ulaşabilen büyük ikramiyeyi kazanmaktır.Pelin päätarkoitus on voittaa jackpot, joka parhaimmassa tapauksessa voi olla jopa 10000 euroa.
Herkes bütün dostlarına ikramda bulunur.Kaikkien yllätykseksi miehet ystävystyivät.
Yemek vakti ise yemek ikram edilir.Ateria on syömishetki, jolloin nautitaan ruokaa.
Herkes bütün dostlarına ikramda bulunur.Καλούνται όλοι οι φίλοι.
Bazen de onlara yemek ikram et.Ενίοτε θέλει και να τα φάει.
Çeşitli çerez ikram edilir.Δίνονται με σειρά εμφάνισης.
Askerler evlere davet edilir ve yemek ikram edilir.Οι αθλητές φιλοξενήθηκαν και τους παρατέθηκε γεύμα.
Soğuduktan sonra ikram edilir.Hun bliver forkølet på grund af det.
Böylelikle herkes birbirine ikram etmiş sayılır.Disse anbefales alle, især da de kompletterer hinanden.
İkram olarak bu mu daha hayırlıdır?Dette er bedre sent enn alvor (Lystad og Mjøens beste) Vol.
Herkes bütün dostlarına ikramda bulunur.Alle virker rett i rollene sine.
Evlerde genelde misafirlere teh manis (şekerli çay) veya kopi tubruk (bir tür Endonez kahvesi) ikram edilir.Rumah tangga Indonesia biasanya menyajikan teh manis, dan kopi tubruk untuk tamu.
Genellikle bayramlarda ikram edilir.Biasanya dimakan selama hari-hari perayaan.
Ev sahibi de onlara helva ya da yumurta ikram eder.Pemilik sarang akan menetaskan telur tersebut dan mengasuhnya.
Misafirlere yemek ikram edilir.Ruang makan untuk para tamu.
İkram olarak bu mu daha hayırlıdır?Dan keseluruhannya lebih baik daripada bagian-bagiannya.
Âdil bir hükümdar olan Cihangir, alimleri sever, onlara izzet ve ikramda bulunurdu.Lã Thích Chi (吕释之), anh thứ của Lã hậu, được phong làm Kiến Thành hầu (建成侯).
Başlangıç olarak ikram edilir.Chúng tôi khuyến khích ngay từ đầu.
İnsanlar ona tuz ve ekmek ikram ederdi.Người ta dùng nó với bánh mì và salad.
Genellikle farklı ülkelerden çeşitli eski moda ikramlar ve tatlılar sunarlar.Họ thường cung cấp một lựa chọn các món ăn và đồ ngọt kiểu cũ từ các quốc gia khác nhau.
Misafirlere yemek ikram edilir.Chúng thường được du khách cho ăn.
Onlara yemekler ikram edilir.Bà muốn chắc chắn rằng các bữa ăn được cung cấp cho họ.
İkram olarak bu mu daha hayırlıdır?それがアッラーフの御目に最も正しいのである。
Yemek ve bayram ikramiyesi verilecektir.臨時の行幸及び宴会はやめるべきである。
Askerler evlere davet edilir ve yemek ikram edilir.自宅に招待され食事をご馳走になった。
Hatta nikah sonrası, sünnet sonrası şerbet ikram etme geleneğimizi sürdüren yörelerimiz de vardır.また伝統的に、結婚式の後で新郎をいじめる風習もある。
Âdil bir hükümdar olan Cihangir, alimleri sever, onlara izzet ve ikramda bulunurdu.BL愛好者であり、「棗(恭介)×直枝」などと勝手に妄想している。
Ayrıca köylüler Sinop ilinin geleneksel yemeği olan keşkeği pişirip ziyaretçilere ikram ederler.ヌヴェール伯爵がカトリック教徒を晩餐に招き、みなが楽しんでいる。
Ramazan Bayramlarında tatlılar ön planda olmak üzere yemek ikram edilir.山田家では来客用の茶菓子は主にここで買う。
Tüm bu ikramları cenazenin sahibi değil, akrabaları veya komşuları yapar.彼の葬儀に駆けつけた者は、朝廷の大臣ではなく親族や故吏ばかりであった。
Başlangıç olarak ikram edilir.最初から召喚可能。
The Observer eleştirmeni Mark Kermode filmi ''çok eğlenceli ve çok hoş tatil ikramı'' olarak buldu.映画評論家のマーク・ケルモードは英オブザーバー紙面上にて、本作を「とても面白くて、とても素敵な"休暇のお楽しみ"」としている。
Bu şenliklerde dualarla birlikte katılımcılara pilav ikram edilir.この時の香煙は、参祷者の祈りを象徴するとされる。
Kulübenin sahibi olan yaşlı bir kadın onları içeri davet eder ve yemek ikram eder.房子的主人是一個老婦人,她邀請他們進去屋內並盛宴款待他們。
İnsanlar ona tuz ve ekmek ikram ederdi.会上提供果酒和面包。
Çocuk yapmaya karar verdikleri akşam Minnie çikolatalı bir tatlı ikram eder.在預期受孕的那晚,米妮帶了兩杯巧克力慕斯給他們品嚐。
Harmanı yapılan hane sahibi komşularına şeker ve şerbet ikram ederek teşekkürlerini sunarmış.谢端以为是邻居帮他煮饭,前去感谢。
Burada kendisine büyük ikramda bulunulmuştur.這個基點,他是抓得很緊的。
Hatta nikah sonrası, sünnet sonrası şerbet ikram etme geleneğimizi sürdüren yörelerimiz de vardır.程秉又教誨孫登對婚後相處要尊重儒家禮教。
Çeşitli çerez ikram edilir.多異政以薦。
Hacca gidip gelen kimseler, yine köy insanına, dönüşlerinde ikramda bulunurlar.成吉思汗隨即派人將逃難至山林中的也遂追回,并納其為妃子。
Telvesi ile ikram edilen tek kahve türüdür.最後就是一個承接咖啡的玻璃壺。
Âdil bir hükümdar olan Cihangir, alimleri sever, onlara izzet ve ikramda bulunurdu.海桐技法精湛,人尊為「海桐師」,與積穗陳應彬齊名,並時常與其拚對場。
Birçok kişiden toplanan para, içlerinden bazılarına büyük ikramiyeler olarak ödenir.這三人的共同特點,就是需要大筆金錢。
İnsanlar ona tuz ve ekmek ikram ederdi.사람들은 빵과 소금을 제공함으로써 가비야에게 먹이를 준다.
Kurbanlar kesilip, orada toplanan yüzlerce kişiye, çeşitli ikramlarda bulunulur.현(縣) : 백여 개의 현이 주에 속했으며, 장관은 현승(縣丞)이다.
Kulübenin sahibi olan yaşlı bir kadın onları içeri davet eder ve yemek ikram eder.이 집에 거주하는 노파는 그들을 안으로 초대하고 그들을 위해 축제를 준비한다.
Büyükelçiye hiçbir ikramda da bulunulmamıştır.애니메이션에서는 대사가 전혀 등장하지 않는다.
Misafirlere yemek ikram edilir.손님을 초대하면 꼭 내놓는 음식이다.
Âdil bir hükümdar olan Cihangir, alimleri sever, onlara izzet ve ikramda bulunurdu.진수는 ‘용맹하고 강인하여 외로이 밑바닥에서부터 올라와 명성을 떨쳤으며 충장지렬(忠壯之烈)이 있었다.
Çocuk yapmaya karar verdikleri akşam Minnie çikolatalı bir tatlı ikram eder.그들이 아기를 갖기로 결정한 그날밤, 미니 캐스타벳이 초콜릿 무스를 들고 놀러온다.
Kız evi yük almaya gelen misafirlerine yemek, çay ikramında bulunur.여자가 커피잔을 가지러 들어간 안쪽 방에는 십수 명의 남자들이 있다.