ikram ile cümle
ikram kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanlar ona tuz ve ekmek ikram ederdi.Die Leute „fütterten“ sie mit Brot und Salz.
Onlara yemekler ikram edilir.Sie schenken ihnen Lebensmittel.
Soğuduktan sonra ikram edilir.Danach wird sauber vernäht.
Herkes bütün dostlarına ikramda bulunur.Allen Freunden gewidmet.
Düğün bitene kadar kazanlar kaynar, misafirlere ikramlar devam eder.Doch das Geschäft der Kupplerinnen blüht, solange sie nicht erwischt werden.
Bu festivalde geleneksel yöre yemeği keşkek gelen misafirlere ikram edilir.Sie werden zu repräsentativen Veranstaltungen der Stadt als Gäste eingeladen.
Örneğin mühendislik alanında çalışanlarda ikramiye normal kazancının %20'sini geçemezdi.Die zukünftige Miete durfte 20 % eines Jahreseinkommens nicht übersteigen.
Kulübenin sahibi olan yaşlı bir kadın onları içeri davet eder ve yemek ikram eder.Die Bewohnerin des Häuschens, eine alte Hexe, erscheint und lädt die Kinder zum Essen ein.
İkram olarak bu mu daha hayırlıdır?Qui obtiendra le prix de meilleur(e) camarade ?
Herkes bütün dostlarına ikramda bulunur.Il est prêt à tout pour ses amis.
Böylelikle herkes birbirine ikram etmiş sayılır.En principe, tout le monde s'accorde à peu près.
Askerler evlere davet edilir ve yemek ikram edilir.Là ils sont désarmés et invités à déjeuner.
Kulübenin sahibi olan yaşlı bir kadın onları içeri davet eder ve yemek ikram eder.L'habitante de la maison, une vieille femme, les invite et leur prépare un festin.
At yarışını tutturur fakat kuponu yatırmadığı için ikramiyeyi alamaz.Mais le cheval gagne, sur lequel il n'a évidemment rien misé.
İnsanlar ona tuz ve ekmek ikram ederdi.Les fidèles y viennent y faire bénir le pain et le sel.
Bunun yanında misafire ikram etmek için baklava tatlısı yapılır.Sinon, Ammout le dévorait.
Birçok kişiden toplanan para, içlerinden bazılarına büyük ikramiyeler olarak ödenir.Elle s'enrichit de plusieurs dons, dont certains représentent des fonds entiers.
Düğün, eğlence ve festivallerde ikram edilir.Elle est louée pour les mariages, fêtes, spectacles et réceptions.
Homer'ın yılbaşı ikramiyesini düşünerek Marge tatil için biriktirilen tüm parayı dövmeyi çıkarmada kullanır.Homer fait tout rénover pour faire une surprise à Marge.
Her Mayıs ayının ilk pazar günü düzenlenen Boza Günü'nde ziyaretçilere Vefa Bozası ikram edilir.Le pardon est célébré chaque premier dimanche de mai, pardon pour les enfants.
Bu yemekler dügün ve davetlerde genelikle yapılır ve ikram edilir afiyet olsun.Ces relais offraient des repas et de bons services en général.
Böylelikle herkes birbirine ikram etmiş sayılır.Se dan las gracias unos a otros.
İkram olarak bu mu daha hayırlıdır?Una ciudad mejor que ésta (1999).
Yemek vakti ise yemek ikram edilir.Después del recuento de la tarde se distribuía la cena.
Askerler evlere davet edilir ve yemek ikram edilir.Los muertos son recordados, y se les invita a cenar con los vivos.
Chip yemek yemeyi sever.Herkese çikolata ikram eder.Le encanta los chocolates por lo que siempre está comiendo alguno.
Trende yemekli vagon bulunmuyordu; ancak çeşitli ikramlar ücret karşılığı sağlanabiliyordu.No había moneda estándar en el reino, pero se usaban varios sistemas de pago.
Çeşitli çerez ikram edilir.Gli sono attribuiti vari conii.
Herkes bütün dostlarına ikramda bulunur.Chiama tutti i suoi amici amico.
Yemek vakti ise yemek ikram edilir.È ora di cena.
Onlara yemekler ikram edilir.Decidono di offrigli del cibo.
Davetlilere pasta, meyve ve meşrubat ikram edilir.Possono includere gli ospiti, torta, e un ricevimento.
Oyunun esas amacı 10000 Euroya kadar ulaşabilen büyük ikramiyeyi kazanmaktır.Questo gioco permette di guadagnare fino ad un massimo di 1.000 €.
Kız temiz bir kıyafet giyer, önce el öper, sonra kahve ikram edip gider.Si vestì velocemente, fece colazione e disse alcune preghiere.
Nasreddin, Saltuk'a altın, gümüş tabaklar içinde yiyecek ikram eder.Marone avrebbe offerto ad Ulisse vino, oro e argento.
Bu bira Maß denen bir litrelik özel bardaklarda sunulur ve ilk Maß Bavyera Başkanına ikram edilir.Questa birra è particolarmente celebre per essere venduta al pubblico anche in lattine da un litro.
Bu festivalde geleneksel yöre yemeği keşkek gelen misafirlere ikram edilir.Sempre durante la festa avviene la consueta benedizione dei trattori.
Zerde yalnız sünnet düğünü ve mevlitlerde ikram edilir.La si vede apparire solo nel corso del matrimonio di Flor e Massimo.
Genellikle bayramlarda ikram edilir.Sono utilizzati generalmente durante le festività.
İkram için teşekkürler!Спасибо за угощение!
Geri durmayın lütfen, ikramlık kurabiyelerin bir tadına bakın.Не стесняйтесь, угощайтесь печеньем, пожалуйста.
İçecekler bizim ikramımız.Напитки за счёт заведения.
Eğer şarap ikram edeceksen baştan söyleyeyim, beni hiç darlama çünkü alkol almıyorum.Если ты будешь угощать вином, заранее скажу: меня не принуждай, я хмельное не пью.
İkram olarak bu mu daha hayırlıdır?Это будет для меня лучше, чем их похвала».
Bazen de onlara yemek ikram et.Иногда приносили им еду.
Onlara yemekler ikram edilir.Им подают угощение.
Pazar günü Gelin alıcıdan sonra bulgur plavı ikram edilir.По воскресеньям после литургии — водосвятный молебен.
Misafirlere yemek ikram edilir.Запасами продовольствия для гостей.
Büyükelçiye hiçbir ikramda da bulunulmamıştır.Неприятеля нигде не было видно.
Chip yemek yemeyi sever.Herkese çikolata ikram eder.Шоколадный мальчик (Chocolate Boy) — обожает есть шоколад, из-за чего всё время ходит чумазый.
Bayramlarda büyükler ziyaret edilir, elleri öpülür, şekerler ve tatlılar ikram edilir.В этот день влюблённые дарят друг другу открытки, цветы и сладости.
Birçok kişiden toplanan para, içlerinden bazılarına büyük ikramiyeler olarak ödenir.Большая их часть становится доступна, если заплатить определённое количество монет.
Herkes bütün dostlarına ikramda bulunur.Она представляет её всем друзьям.
Taziyeye gelen misafirlere şeker ve çay ikram edilir.К чаю предлагаются различные сладости, конфеты.
Arnavutların yemek kültüründe davet yemeklerinden sonra ikram edilir.Назначают мидантан внутрь после еды.
Onlara ikramiye verilmeyeceğini ve onları yukarı rütbeye terfi ettirmeyeceğini de açıkladı.Они знали, что тому, кто приобрел это, нет доли в Последней жизни.
İnsanlar ona tuz ve ekmek ikram ederdi.Также некто оставляет им воду и хлеб.
Başlangıç olarak ikram edilir.Доступен с самого начала.
Yemekten sonra çay ikram edilmektedir.После собрания хозяева угощали чаем.
Dualar eşliğinde pişirilir ve tüm köy halkına ikram edilir.Дома он варит для всех суп и приглашает домой всю деревню.