Ana içeriğe geç
Sözlük

iken ile cümle

iken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Emir Salar hapiste iken öldü.Son épouse est décédée alors qu'il était en prison.
Nitekim, Heckler & Koch silahın oluşturulmasından sorumlu iken Nobel mühimmattın tasarımından sorumluydu.HK était responsable du développement de l’arme tandis que Nobel se chargeait de la munition.
Dişiler ayakta iken doğururlar.Les femelles donnent naissance debout.
Alkollü iken yılana dokunmak asla mantıklı değildir.Comparé à la bière, le saké ne présente toutefois aucune effervescence.
M60'ın gövdesinin ön tarafı düz iken düz, M48'de ise bombelidir.Dans La Chute du traîneau rouge, il est capable de manier assez bien un M16.
Gece serin ve rüzgarlı iken gündüz sıcaktır.Mais il est abattu, ainsi que Paro, lors de leur nuit de noce.
Yani biri artı (+) iken diğeri eksi (-) olur.Plus il est négatif et moins il est endurant.
27 Temmuz 1890 günü van Gogh'un tarlalarda iken kendini tabanca ile vurduğuna genel olarak inanılmaktadır.Le dimanche 27 juillet 1890, Van Gogh se tire une balle de revolver dans la poitrine, en plein champ.
Örneğin 2008 yılı artık yıl iken 2100 yılı artık yıl değildir.Il commence l'année 2008 en tant que no 192 mondial.
36. Yedek Tümeni'nde iken savaş sona erdi.Il termine la guerre au sein de la 36e division de réserve.
Bu görevde iken ölmüştür.Il meurt au cours de cette mission.
15 yaşında iken ilk bestesini yaptı.Il a eu son premier à l'âge de 15 ans.
Otuz yaşında iken İslam dinine geçmiştir.À 34 ans, Dieu entre dans sa vie.
Daha sonra aynı kentte, 65 yaşında iken hayata gözlerini yumdu.Il décède dans la même ville à l'âge de 55 ans.
Beş yaşında iken ailesi Salt Lake City'nin banliyölerinden biri olan Sandy, Utah'a yerleşti.A cinq ans, sa famille emménage à Sandy, dans l'Utah, en banlieue de Salt Lake City,.
Terme İlçesine bağlı köy iken; 2 Mayıs 1996 yılında Belde Statüsü almıştır.Le village comporte une chapelle, incendiée le 6 mai 2000.
İran'da iken kiliseye gidip Hıristiyan oldu.Il s'est établi à Rome et s'est converti au christianisme.
Bir şâh-ı alîşan iken şâh-ı cihâna kıydılar Gayretlü genç aslan iken şâh-ı cihâna kıydılar.Ils jetèrent alors leur dévolu sur un cousin du petit âne, et créèrent un élevage de mulets.
Bu görevde iken 1882 sonlarında hastalandı ve hastalığı uzun sürdüğü için görevinden alındı.Il tient ces postes jusqu'en 1842 quand la maladie l'oblige à démissionner.
İlk çizimlerini 1973 yılında Ankara Atatürk Lisesi'sinde öğrenci iken yayımladı.Ses premiers dessins paraissent en 1973 à Ankara alors qu’il était étudiant au lycée.
On bir yaşında iken annesi kanserden ölmüştür.Alors qu'elle a 19 ans, sa mère meurt d'un cancer.
2013 yaz ayında 39 yaşında iken kariyerini noktalamıştır.Il arrête sa carrière en 2012, à 39 ans.
Lise öğrencisi iken Fransız yazar Françoise Sagan’dan etkilenerek ilk romanını yayımladı.Elle publie son premier roman, inspiré de l'auteure Françoise Sagan, pendant sa scolarité au lycée.
Bunların 28i 5 yıldızlı hotel iken, 63 hotel dört yıldızlı ve 81 hotel üç yıldızlıydı.Moins prestigieux, huit hôtels quatre étoiles et onze hôtels trois étoiles.
Zindanda iken Hermione'nin bir kız çocugu olur.En prison, Hermione accouche de la petite Perdita.
16 aylık iken annesini kaybetti.Quant à sa mère, elle a dû la subir pendant 16 ans.
175 hayatta iken 153 kişi olayda öldü.Quelques heures après l'accident on dénombrait 153 victimes.
Kasaba, 1989 yılına kadar köy iken 1989 tarihinden sonra Belediye olmuştur.La ville était détenue par la gauche depuis 1989.
Henüz 6 aylık iken babasını kaybetti.Elle vient de perdre son mari, il y a six mois.
Gretel bir yün çorap örmektedir ve örmekte iken de bir şarkı mırıldanmaktadır.Cole Porter lui donne des robes et des fourrures et a même composé une chanson pour elle.
Fıkıhta önceleri Şafiî mezhebine mensup iken, sonradan mutlak müctehidlik mertebesine ulaşmıştır.S'ensuit une étape vallonnée dans sa première moitié, puis une étape de plaine.
Geniş yumurta veya elips biçimindeki yaprakları taze iken yapışkan değildir.Il semblerait que les œufs collés à des troncs ou à d'autres supports ne soient jamais fertiles.
Honda, ilköğretim okulu ikinci sınıf öğrencisi iken ülkesinin yerel kulübü Settsu'da futbol oynamaya başladı.Honda commence à jouer au football dans le club local de Settsu, lorsqu'il est à l'école primaire.
1928 yılında daha on yaşında iken ilk öyküsü bir çocuk dergisinde yayımlanmıştır.Sa première nouvelle écrite à l'âge de onze ans paraît dans un magazine de la presse enfantine,.
Marriott’ta iken iki tane ünlü Chaines des Rotisseurs kurdu.Toujours pendant sa période au Marriott il crée deux Chaines des Rotisseurs.
Ancak gözüyle ilgili problemlerden dolayı erken yaşta, henüz 27 yaşında iken, futbolu bırakmak zorunda kaldı.En raison de problèmes à la hanche, il a dû arrêter très tôt sa carrière, à l'âge de 26 ans.
1940 yılında, Ermenistan Sovyetler Birliği'nin 15 cumhuriyetinden birisi iken yapıldı.À l’époque, la République d’Arménie est une des 15 républiques au sein de l’Union.
Bu esere muhtemelen öğrenci iken başlamış ve tamamlaması 25 yıl sürmüştür.Cet ouvrage a été achevé après vingt-cinq ans d'étude.
Otobüs Alex'e çarpacak iken Carter onu kurtarır.Johnson vient prendre Alex en voiture.
Hapishanede iken büyük olasılıkla öldürülmüş olduğu kabul edilmektedir ve cesedi bulunamamıştır.Il termine sa vie emprisonné et probablement assassiné, son corps n'a jamais été retrouvé.
Dünyanın özü ve gerçekliği irade iken, fenomenlerden oluşan dünya, tasarımdan başka bir şey değildir.Avant la conscience de soi, le vrai est quelque chose d’autre que moi.
Bu oran erkeklerde %66,7 iken, kadınlarda %62,6 seviyesindedir.En ce qui a trait aux positions de gestionnaires, les hommes représentaient 62,2 % du total.
Bununla birlikte bu birim testleri geliştirilir ve kodlama evresinde iken genişletilir.Cependant, elle garde une distance sécuritaire de ces comparaisons et y développe le même pastiche.
Rock yedi yaşında iken ailesiyle Mount Vernon, New York'a taşındılar.Sa famille emménage à Mount Vernon, lorsqu'il a sept ans.
Konstantinos ölüm döşeğinde iken, tekrar evlenmeyeceğine dair yemin etmiştir.Bolívar fit le serment de ne jamais plus se marier.
Sonra Rossano'da ordusunu yeniden kurdu ise de Aralık 983'te Roma'da 28 yaşında iken öldü.Reformant son armée à Rossano, Otton se replie et meurt à Rome au mois de décembre 983.
29 yaşında iken bir bar kavgası sırasında başına bir kama saplanması ile öldürülmüştür.À l'âge de 9 ans il perd un œil lors d'une querelle avec Verbrugge.
Ailesi onu, 6 yaşında iken bir koroya katılmak üzere Viyana'ya gönderdi.Sa famille part de Grèce pour s'installer à Vienne lorsqu'elle a quatre ans.
Babasının yerel sicil memurluğu ofisinde çalıştı ve sadece sekiz yaşında iken babası öldü.Son père, officier d’artillerie de marine, est décédé alors qu’il n’avait que dix-huit mois.
Mary bir Katolik iken, Jane bir Protestan idi.Jim est un protestant devenu agnostique, Mary est catholique.
Danıştay 11. daire üyesi iken 20 Eylül 2014 yılında yaş haddinden emekli olmuştur.Sorti du service actif le 14 septembre, il fut admis à la retraite le 19.
5 yaşında iken ailesiyle Rusya'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etmiştir.À l’âge de 5 ans, lui et sa famille s’expatrient aux États-Unis.
İlk şarkı kompozisyonunu bu koroda iken 11 yaşında yapotiği bildirilir.Il écrit sa première chanson Why do you want him à l'âge de 14 ans à ce propos.
Ayakta iken filin kalbi dakikada 30 kere atar.Pour les bourrées à trois temps, les pieds sont posés régulièrement, sur les trois temps de la mesure.
1784 Yılında yapımına başlanmış ve 1805'te halen inşası sürmekte iken kullanıma açılmıştır.Sa construction débuta en 1784 et il fut inauguré en 1805.
Kont iken Samsat ve Suruç'u kendi kontluğuna kattı.Johnny servit pendant un moment la comtesse et Kaspar.
Enerji tüketiminde yerlilik payı 1990'da %48,1 iken 2011 yılında %28,2'ye düşmüştür.En moyenne, leur taux d'utilisation est tombé de 42 % en 2011 à 33 % en 2012.
Babası İsaakios, Theofanis üç yaşında iken ölmüştür.Son père, Saturno Teixeira, est mort quand il avait 6 ans.
Onlar genç iken evlendiler.Se casaron cuando eran jóvenes.
Ben bir öğrenci iken onunla tanıştım.Le conocí cuando era estudiante.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod