ihtiyat ile cümle

ihtiyat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sovyet stratejik ihtiyatları da saptanmadı.De sovjetiske strategiske reserver var heller ikke opdaget.
Ayrıca, Alman ihtiyat birliklerinin en iyi unsurlarıydı.Den tyske orden var hans viktigste fiender.
Bu gelişmeler SSCB'de ihtiyatla karşılandı.Denne prosessen ble fulgt med stor interesse av KKP.
Ne yaparsan yap, ihtiyatla yap ve sonunu gözden kaybetmeden.Apapun yang kau lakukan, lakukanlah dengan bijak dan pertimbangkan hasil akhirnya.
4. Tümen, ihtiyatta tutulacaktır.Putaran keempat dilangsungkan secara lisan.
Çekingen ve ihtiyatlıdır.Pemalu dan waspada.
Bir bölük de ihtiyata alınmıştır.Sebuah khusus juga ditayangkan.
Çok yavaş ve ihtiyatla da olsa, baba ve kız birbirlerini anlamaya başlarlar.Tidak peduli kawan atau lawan, bahkan ayah dan anak saling bunuh.
Bir kez daha ha, amma ihtiyatsızlık!"Nay đã thua bại, sao lại đuổi nữa?".
Cephe gerisinde ihtiyat birlikleri yoktu onun yerine 200 km uzunluğunda bir boşluk vardı.Các căn cứ hậu cần không theo kịp bộ binh, có nơi khoảng cách đã lên tới hơn 300 km.
"Âmir insan, bilmediği şeyler konusunda daha ihtiyatlı ve çekingence sorar.惟(これ)いまし諸神(もろかみたち)、知るを隠す所勿(なか)れ」と尋ねた。
Cephe kuvvetleri, STAVKA ihtiyatı olan 2. Muhafız Ordusu ve 51. Ordu tarafından takviye edildi.解隊した捜索第51連隊の残存人員から仮編。
Bir bölük de ihtiyata alınmıştır.辛党でもある。
"Âmir insan, bilmediği şeyler konusunda daha ihtiyatlı ve çekingence sorar.諸有所問,皆為了知,不為嬈亂。
Ot ve alçak yapraklar boyunca ihtiyatlı hareket ederler.和其它懒猴一样它们行动缓慢小心。
Bir kez daha ha, amma ihtiyatsızlık!"吁,可不畏哉,可不怀哉!」。
Bu ilke ihtiyatlılık kavramını esas alır.这就是警示中枢发挥的作用。
Bir bölük de ihtiyata alınmıştır.일부 서비스는 상용화되기도 했다.
Genellikle ihtiyatlı bir türdür.평소에는 온화한 성격.
Korkaklık ihtiyat bozukluğu olarak değerlendirilebilir.이는 가치 평가 위반으로 고려 될 수 있다.
Alman çevik ihtiyat kuvvetleri Sovyet mekanize öncülerini durduracak güce sahip değillerdi.독일의 기동력은 소련군의 기계화병력을 따라잡을 수 없었다.
Savunma, Batı Cephesi'nden 13. Ordu, 20. Ordu, 21. Ordu ve STAVKA ihtiyatından 22. Ordu'dur.소련 방어군은 서부 전선군의 13 군, 소련 최고 사령부(스탑스카) 예비군인 20 군, 21 군, 22 군이 있었다.
Bennett Şah ile ilk karşılaşmasından Tanık (1974) adlı otobiyografisinde bahseder: Başlangıçta ihtiyatlıydım.בנט כתב על הפגישה הראשונה שלו עם שאה באוטוביוגרפיה שלו מתן עדות (1974): בהתחלה נזהרתי.
Bunun üzerine Cephe komutanlığı, ihtiyat birliklerini savaşa sürmeye karar verdi.כתוצאה, החליט פיקוד "ההגנה" ששיטת ליווי השיירות מיצתה את עצמה.
Sovyet stratejik ihtiyatları da saptanmadı.ויצמן לא הסתיר את דעותיו הפוליטיות.
Erotika, Hoysala sanatçısının ihtiyatla ele aldığı bir konudur.הסערה שחווה גיבור הספר מעוררת שאלות קיומיות.
Ağır kayıplara uğradı ve ihtiyatlarını savaşa sürmek zorunda kaldı.הם נעדרו בקרב ונחשבו בחזקת נעדרים במלחמה.
Ayrıca Alman kuvvetlerinin bölgede iki de ihtiyat tümeni bulunmaktadır.Освен това взема и две точки от Германия.
Yunan gönüllülerden oluşan bir milis birliği de merkezde ihtiyattaydı.Istovremeno je unovačeno na tisuće grčkih dobrovoljaca koji su poslani na otok.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.A bolond megútálja az õ atyjának tanítását; a ki pedig megbecsüli a dorgálást, igen eszes.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Blázen pohrdá cvičením otce svého, ale kdož ostříhá naučení, opatrnosti nabude.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Blázon pohŕda kázňou svojho otca; ale ten, kto zachováva karhanie, nadobudne opatrnosti.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Dåre lader hånt om sin Faders Tugt, klog er den, som tager Vare på Revselse.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Dåren forakter sin fars tukt, men den som akter på tilrettevisning, er klok.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Den oförnuftige föraktar sin faders tuktan, men den som tager vara på tillrättavisning, han varder klok.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Der Narr lästert die Zucht seines Vaters; wer aber Strafe annimmt, der wird klug werden.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.El insensato menosprecia la disciplina de su padre, pero el que acepta la reprensión llega a ser sagaz
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Głupi gardzi karaniem ojca swego; ale kto przyjmuje napomnienie, stanie się ostrożnym.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Hullu pitää halpana isänsä kurituksen, mutta joka nuhdetta noudattaa, tulee mieleväksi.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Kẻ ngu dại khinh sự khuyên dạy của cha mình; Còn ai giữ theo lời quở trách trở nên khôn khéo.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Kẻ ngu_dại khinh sự khuyên dạy của cha mình ; Còn ai giữ theo lời quở_trách trở_nên khôn_khéo .
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.아비의 훈계를 업신여기는 자는 미련한 자요 경계를 받는 자는 슬기를 얻을 자니라
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.L`insensé dédaigne l`instruction de son père, Mais celui qui a égard à la réprimande agit avec prudence.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Lo stolto disprezza la correzione paterna; chi tiene conto dell'ammonizione diventa prudente
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Nesocotitul dispreţuieşte învăţătura tatălui său, dar cine ia seama la mustrare ajunge înţelept. -
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Neumnež zaničuje pouk očeta svojega, kdor pa pazi na svarjenje, zmodri jako.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.O insensato despreza a correção e seu pai; mas o que atende � admoestação prudentemente se haverá.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Orang bodoh meremehkan nasihat ayahnya, orang bijak mengindahkan teguran
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Ο αφρων καταφρονει την διδασκαλιαν του πατρος αυτου ο δε φυλαττων ελεγχον ειναι φρονιμος.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Безумният презира поуката на баща си, Но който внимава в изобличението, е благоразумен.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.Глупый пренебрегает наставлением отца своего; а кто внимает обличениям, тот благоразумен.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.אויל ינאץ מוסר אביו ושמר תוכחת יערם׃
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.الاحمق يستهين بتأديب ابيه اما مراعي التوبيخ فيذكى.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.愚 妄 人 藐 視 父 親 的 管 教 . 領 受 責 備 的 、 得 著 見 識
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.愚妄人 藐 視 父親 的 管教 . 領受責備 的 、 得 著 見識
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.A ira do insensato logo se revela; mas o prudente encobre a afronta.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.A ki igazán szól, megjelenti az igazságot, a hamis bizonyság pedig az álnokságot.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Dårens vrede blir kjent samme dag, men den som skjuler krenkelser, er klok.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.De dwaas toont zijn woede zonder na te denken, terwijl een bedachtzaam mens zich vooralsnog beheerst.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.Den oförnuftiges förtörnelse bliver kunnig samma dag, men den som är klok, han döljer sin skam
İlgili Sayfalar