Ana içeriğe geç
Sözlük

ihtimal ile cümle

ihtimal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un yeni müdür olacağına dair iyi bir ihtimal var.There's a good chance that Tom will be the new manager.
Tom'un zamanında burada olmayacağına dair bir ihtimal var mı?Is there any chance that Tom won't get here on time?
Tom'un planı kabul edeceğine dair bir ihtimal var mı?Is there any chance that Tom will agree to the plan?
Yarın biz yağış ihtimali olan değişken bir hava bekliyoruz.Tomorrow we expect variable weather with a likely chance of precipitation.
Bir ihtimal, Tom'u tanıyor musun?Do you know Tom, by any chance?
Tom en az ihtimalle partine gelecek kişidir.Tom is the one least likely to come to your party.
Kaza geçirme ihtimaline karşın biz her zaman bir emniyet kemeri takmak zorundaydık.We always had to put on a safety belt in case we had an accident.
Her ihtimale karşı sormak istiyorum - yarın üniformalarımızı giymeliyiz, değil mi?I want to ask, just in case - we should wear our uniforms tomorrow, right?
Ben büyük ihtimalle kazanacağım.I'll most likely win.
Tom'un büyük ihtimalle onu yapacağını düşünüyorum.I think Tom will very likely do that.
Yağmur yağacağını sanmıyorum ama her ihtimale karşı bir şemsiye alacağım.I don't think it will rain, but I'll take an umbrella just in case.
Yağmur yağacağını sanmıyorum ama her ihtimale karşı yanıma bir şemsiye alacağım.I don't think it'll rain, but I'll take an umbrella with me, just in case.
Tom'un büyük ihtimalle yarın burada olmayacağını düşünüyorum.I think Tom will very likely not be here tomorrow.
O büyük ihtimalle olmayacak.That isn't very likely to happen.
Tom büyük ihtimalle kaybolmayacak.Tom isn't very likely to get lost.
Bir ihtimal sen Tom musun?Are you Tom by any chance?
Tom'un bisikletimi kullanma ihtimali var.There's a possibility that Tom will use my bicycle.
Yarışı büyük ihtimalle kimin kazanacağını düşünüyorsun?Who do you think is most likely to win the race?
Tom'un büyük ihtimalle yarışı kazanacak kişi olduğunu düşünüyorumI think Tom is the one most likely to win the race.
Yağmur yağacağını sanmıyorum ama yağma ihtimaline karşın bir şemsiye alacağım.I don't think it'll rain, but I'll take an umbrella just in case it does.
Bir ihtimaller dünyası görüyorum.I see a world of possibilities.
Her zaman o ihtimal vardı.There was always that possibility.
Tom ihtimallerin farkındadır.Tom is well aware of the odds.
İkinci bir ihtimal yoktur.There are no second chances.
Tom en kötü ihtimalin gerçekleşeceğini umdu.Tom expected the worst.
Tom bu ihtimalleri yendi.Tom beat those odds.
Tom büyük ihtimalle ne yapacağını biliyor.Tom is very likely to know what to do.
Tom'un parkta bir yerde olma ihtimali var.There's a chance that Tom is here in the park somewhere.
Tom büyük ihtimalle seninle gitmek isteyecektir.Tom is very likely to want to go with you.
Bunun bir daha olmasının ihtimali nedir?What's the chance of this happening again?
Pazartesi günü çok meşgul olma ihtimalim yok.I'm not very likely to be busy on Monday.
Farkı farketme ihtimaliniz yok.You're not likely to notice the difference.
Pazartesi günü burada olma ihtimalim yok.I'm not likely to be here on Monday.
Başka bir ihtimal düşünmek ister misiniz?Do you want to consider another possibility?
Bu mümkün ama son derece düşük ihtimal.That's possible but highly unlikely.
Tom büyük ihtimalle bunu yapmak isteyecektir.Tom is very likely to want to do that.
Bütün hafta sonu yağmur ihtimali var.It's likely to rain all weekend.
Çok iç karartıcı bir ihtimal.It's a depressing prospect.
Tom, Mary'nin meşgul olma ihtimalinin olmadığını biliyordu.Tom knew that Mary wasn't likely to be busy.
Tom büyük ihtimalle bugün tutuklanacak.Tom is very likely to be arrested today.
Bence Tom'un onu yapmayacağı şeklinde bir ihtimal var.I think there's a possibility that Tom won't do that.
Onlar yasayla bisiklet kaskı giymek zorunda kalma ihtimali ile karşı karşıyalar.They now face the prospect of having to wear a cycling helmet by law.
Pazartesi büyük ihtimalle rüzgârlı olacak.Monday will likely be a windy day.
Tom şimdi büyük ihtimalle onu yapıyor.Tom is most likely doing that now.
Tom büyük ihtimalle bugün dönmez.Tom likely won't be back today.
Tom büyük ihtimalle bunu yapacak.Tom will most likely do that.
Tom bunu büyük ihtimalle yapmayacaktır.It's likely that Tom won't do that.
Tom'un ağlaması ihtimali var mı?Is there any chance Tom will cry?
Tom ve ben büyük ihtimalle ağlamayacağız.Tom and I aren't very likely to cry.
Tom'un artık bunu yapma ihtimali yok.Tom is unlikely to do that anymore.
Tom büyük ihtimalle hiç kazanmayacak.Tom isn't very likely to ever win.
Tom büyük ihtimalle kazanacak.Tom is the most likely to win.
Tom büyük ihtimalle ağlamayacak.Tom isn't very likely to cry.
Tom büyük ihtimalle ağlayacak.Tom is very likely to cry.
Tom Mary'nin büyük ihtimalle kazanacağını söyledi.Tom said Mary would very likely win.
Tom Mary'nin büyük ihtimalle ağlayacağını söyledi.Tom said Mary would very likely cry.
Tom büyük ihtimalle kırmızı arabayı satın alacak.Tom is most likely going to buy the red car.
Tom büyük ihtimalle artık Mary'ye sarılmayacak.Tom isn't very likely to hug Mary anymore.
Tom en az ihtimalle bunu yapacak kişidir.Tom is the least likely person to do that.
Tom, Mary'nin büyük ihtimalle kazanacağını söyledi.Tom said that Mary would very likely win.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod