Ana içeriğe geç
Sözlük

ihtimal ile cümle

ihtimal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom yanılmış olduğu ihtimalini kabul edemedi.Tom nu a acceptat posibilitatea de a fi greșit.
Maxentius'un kesin doğum tarihi bilinmemekle birlikte büyük ihtimalle 278 yılı civarıdır.Maxentius születésének pontos dátuma nem ismert, valószínűleg 278 körül született.
Toplam skorun ≥ 12 olması solunum yetmezliğiolma ihtimali olduğu anlamına gelir.Ha az összpontszám ≥ 12 , az azt jelenti, hogy légzési elégtelenség léphet fel.
En kötü ihtimalle, ses tamamıyla da kaybedilebilir.Egyes esetekben a hang teljesen elveszhet.
Yüzeyinin altında sıvı sudan oluşan bir okyanus olma ihtimali bulunmaktadır.Felszíne alatt folyékony vizet tartalmazó óceán rejtőzhet.
Tekrar bir araya gelebilme ihtimalleri doğar.Felmerült, hogy esetleg újra összeállnak.
Ermeni saldırısı ihtimali her geçen gün artmaktaydı.A fegyveres összecsapás lehetősége és valószínűsége napról napra nőtt.
Claudius imparator olmasına pek ihtimal verilmeyen biriydi.Sohasem tartották valószínűnek, hogy Claudius egyszer császár lesz.
Büyük ihtimalle Apollodorus'un çırağıdır.Feltételezhetően Apollodórosz volt a mestere.
Bu, büyük ihtimalle ana yanardağ ile ilişkiliydi.Valószínűleg ez lett volna az eredeti klip.
Yine de kurtarılma ihtimali vardır.A megmaradás esélyei.
Büyük ihtimalle Ankaralı Devlethan ailesine mensuptur.Kegyura a Nádasdy család lehetett.
Eşzamanlı dönüşle dönme ihtimali %50'dir.Egy szabályos érme esetén a valószínűség 50%.
Büyük ihtimalle İngiltere'de o dönemde yaygın bir hastalık olan terleme hastalığından ölmüştür.Angliai tartózkodása során halt meg, valószínűleg fertőző betegségben.
Almanya'nın mağlup edilme ihtimalini tekrar düşünmemenin kendi hatası olduğunu söylemeye devam etti.Mindig is tudta, hogy Franciaország nem fog megbocsátani egy esetleges vereséget.
En kötü ihtimalle ise, yaşadığınız yeri yakıp kül ederler.Egy szerencsétlen véletlen miatt kigyulladt és leégett a lakókocsijuk, amiben éltek.
Fakat bu bir ihtimal Kretase'de zamanında gelişen ankylosaurialar da olabilir.Ennek oka feltehetően a kréta korban szárazabbá vált éghajlat lehetett.
Daha önceki merkez büyük ihtimalle Kussara şehridir.A város egykori színháza valószínűleg a Kr. e.
Film büyük ihtimalle kayboldu.Sajnos a film mára már elveszett.
Bu ismi de almaları büyük ihtimal boy beylerinin adının Hacı Paşa oluşu ile ilgilidir.Valószínűleg a legközelebb áll a valósághoz, hogy a község a nevét a pér-hal fajtájáról nyerte.
Ayrıca %10 ihtimalle tavşan ayağı düşürür.Ha lehetősége adódik, akkor a felnőtt cápa testtömegének a 10%-át is felfalhatja egy-egy alkalommal.
Büyük ihtimalle mülteciler ve gemiler sarıhumma virüsünü ve sivrisinekleri beraberinde getirdiler.Jamgürcsi hadát megfutamították és Asztrahányt bevették a kán muskétásai és tüzérei.
Semavi Eyice'ye göre Kanlıdivane isminin kökeni hakkında iki ihtimal vardır.Szerinte „két ok miatt kétséges a Kör jogi megléte.
Büyük bir ihtimalle yerel bir Samnit kültünden türemiştir.Sopronkőhidán ismert egy valószínűleg a helyi fűztelepről kivadult egyed.
Empati gösteriminin eksikliği büyük ihtimalle Asperger sendromunun en önemli fonksiyon bozukluğudur.Az empátia az Asperger-szindróma leginkább sérült területe lehet.
Daha sonra hiç görünmemiştir, o düşüşten sonra büyük ihtimalle ölmüştür.A későbbiekben neve többet nem szerepelt, valószínűleg elpusztult.
Merhumun (Sultan Abdülaziz’in) intihar ettiğine pek ihtimal vermedim.Valószínűleg nem ő alapította a mortlach-i (aberdeeni) püspökséget.
Bu yüzden de iktidara karşı çıkan güçlerin başarılı olma ihtimaller her zaman saklı kalmıştır.A következménye azonban az, hogy az ilyen módon elírt potenciális energia mindig negatív értéket vesz fel.
Fakat global ölçekte farkların olması ihtimal dahilindedir.Valószínűsíthetően azonban teljesen emberi megjelenéssel rendelkeznek.
Yanlış pozitif bir algılama ihtimali on milyonda birden daha azdır.Virheellisen positiivisen tuloksen todennäköisyys on pienempi kuin yksi kymmenestä miljoonasta.
Daha sonra hiç görünmemiştir, o düşüşten sonra büyük ihtimalle ölmüştür.Häntä ei ole sen jälkeen nähty, oletettavasti kuollut.
İlk g-bloğu elementinin atom numarası büyük ihtimalle 121 ve sistematik ismi unbiyunyum]].Ensimmäisen g-lohkon alkuaineen järjestysluku on luultavasti 121, ja sen systemaattinen nimi on unbiunium.
Erkek bebeğin eşcinsel olma ihtimali bir önceki erkek bebeğinkinin yaklaşık %33’ü kadar artmaktadır.Siinä jokaisen nuoremman veljen todennäköisyys olla homoseksuaali kasvaa 33 prosentilla.
Dünyada bunu başaran büyük ihtimalle tek insandı.Tällaisessa maailmassa vain hän voisi olla olemassa.
Gerçekten öldürüldüğü olanak dışı bir ihtimal değildir.Todennäköistä on, ettei miestä tapettu sattumanvaraisesti.
Antik Roma imparatorları Augustus, Tiberius ve büyük ihtimalle Hadrianus inşaatı tamamlattılar.Rooman keisarit Augustus ja Tiberius saattoivat rakennustyöt loppuun.
Şeytanın avukatı, olabilecek en kötü ihtimali düşünüp değerlendirenler için kullanılan bir tanımlama.Paholaisen asianajajan tehtävänä on kyseenalaistaa väitetty ihme.
Marie Antoinette, uzlaşma ihtimali konusunda devrimin başından beri şüpheciydi.Maria Rasputinan elämä vallankumouksen jälkeen oli vaiheikasta.
Gövdenin ince tutulması helikopterin isabet alma ihtimalini azaltacaktı.Leveä hattu olisi vaikeuttanut kranaatin heittoa.
Bu sav, sinyalin yapay bir kaynaktan gelme ihtimalini ortadan kaldırmaz.Tämä ei kuitenkaan sulje pois signaalin keinotekoisuuden mahdollisuutta.
Çocuklar ve yaşlıların ölme ihtimali daha yüksektir.Lapsille ja iäkkäille purema on vaarallisempi.
Dolayısıyla bu olasılığın doğru olma ihtimali vardır.On täysin mahdollista, että tarina on totta.
Bir ihtimale göre tortular tarih öncesi iç denizlerin çekilmesiyle oluştu.Uskotaan, että sen luonnonmuodot ovat levinneet merivirtojen mukana jo esihistoriallisena aikana.
Acele edin, yoksa beyin zarının zarar görme ihtimali var" demişti.Tästä juontuukin sanonta: "Ensin vesi, sitten happo, muuten tulee käteen rakko."
Parayı büktükten sonra, paranın turalarından çıkacak doğru ihtimal bilinmez.Eräänä päivänä äiti huomaa, että kassasta puuttuu rahaa.
Risk gelecekteki belirsiz olayların olma ihtimaliyle ilişkili olarak görülebilir.Näihin saattaa sisältyä ympäristön kannalta vielä tuntemattomia riskejä.
Büyük ihtimal hayır" şeklinde cevap vermiştir.Sanoihis voisin vastata ma kyllä myös.
Quietus, Fulvius Macrianus'un ve bir ihtimale göre adı Iunia olan soylu bir kadının oğludur.Hän oli Fulvius Macrianuksen eli Macrianus vanhemman ja mahdollisesti Junia -nimisen aatelisnaisen poika.
Tanrı'nın var olma ihtimali çok yüksek; ama %100 değil.Erittäin korkea todennäköisyys mutta alle 100 %.
Kendilerine yüksek ihtimalle Tuha demekteydiler.Ομιλίες-Λόγοι (Σώζονται) Εις Αγίαν Αικατερίναν.
Büyük ihtimalle bu, bunu kendi kendime yapabileceğim, son gün."Πιθανόν αυτή είναι η τελευταία ημέρα που θα είμαι ικανός να το κάνω εγώ ο ίδιος»).
Sağdaki tablo, 2'ye 2'lik bir matrisin iki ihtimalini gösteriyor.Ο πίνακας στα δεξιά δείχνει δυο δυνατότητες για 2-2 πίνακες.
Yanlış pozitif bir algılama ihtimali on milyonda birden daha azdır.Η πιθανότητα ψευδούς θετικής ανίχνευσης είναι μικρότερη από μία στα δέκα εκατομμύρια.
Modern araştırma, büyük parçaların eksik olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu göstermiştir.Σύγχρονοι ερευνητές έχουν αποδείξει ότι είναι πιθανόν να λείπουν μεγάλα κομμάτια.
Daha sonra hiç görünmemiştir, o düşüşten sonra büyük ihtimalle ölmüştür.Τελικά δεν ανέλαβε ποτέ τη θέση αυτή και ίσως πέθανε ελάχιστα αργότερα.
Fakat bir ihtimal daha vardır: Gidip Naruto'yu durdurmak.Κάποια άλλη παρτίδα, διέκοψε η άφιξη του Naruto.
Seçimin iki turda yapılma ihtimali vardır.Η ψηφοφορία διεξάγεται σε δύο γύρους.
Marcantonio'nun onlarla tanışmış olma ihtimali vardır.Πιθανότητα με Martingales.
Büyük ihtimal hayır" şeklinde cevap vermiştir.Κοινώς εικάζεται ότι η απάντηση είναι όχι.
Yine de kurtarılma ihtimali vardır.Δεν υπήρχε καμία ελπίδα σωτηρίας.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod