Ana içeriğe geç
Sözlük

ihtimal ile cümle

ihtimal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un tutuklanmasının pek ihtimali olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that Tom will be arrested.
Tom tabloyu çalanın Mary olduğuna dair iyi bir ihtimal olduğunu söyledi.Tom thought that there was a good chance that it was Mary who had stolen the painting.
Sabahleyin işe geç varmam ihtimaline karşın çalar saatimi kuracağım.I will set up my alarm o’clock in case I arrive at work late in the morning.
Tom hatalı olduğu ihtimalini düşünmeye bile isteksiz görünüyor.Tom seems to be unwilling to even consider the possibility that he is wrong.
Tom oğlunun hâlâ canlı olduğu ihtimalini gözardı etmeyi reddetti.Tom refused to rule out the possibility that his son was still alive.
Tom birinin evini ateşte yakmış olması ihtimalini kabul edemedi.Tom couldn't rule out the possibility that someone had lit his house on fire.
Tom Mary'nin ondan hoşlanmamış olma ihtimalini kabul edemedi.Tom couldn't rule out the possibility that Mary didn't like him.
Tom yanılmış olduğu ihtimalini kabul edemedi.Tom couldn't rule out the possibility that he was mistaken.
Tom, Mary'nin söylediğinin gerçek olduğu ihtimalini tamamen görmezden gelemedi.Tom couldn't completely rule out the possibility that what Mary said was true.
Tom, Mary'nin kendini öldürdüğü ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.Tom couldn't completely rule out the possibility that Mary had killed herself.
Tom askere alınacağı ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.Tom couldn't completely rule out the possibility that he was going to get drafted.
Tom işten çıkarılabileceği ihtimalini tamamen göz ardı edmedi.Tom couldn't completely rule out the possibility that he might be laid off from work.
Tom'un yüzmesinin oldukça düşük bir ihtimal olduğunu düşünüyorum.I think it's highly unlikely that Tom will swim.
Bence Tom'un bowlinge gideceği uzak ihtimalI think it's highly unlikely that Tom will go bowling.
Bir ihtimal Tim Norton musunuz?Are you Tim Norton by any chance?
Isırma ihtimaline karşın bir buldoğa yaklaşma.Don't come near the bulldog in case it bites.
İşi zamanında bitirmek için hiçbir ihtimal yoktu.There was no chance to finish the job on time.
Eğer bir ihtimal Celia'ya rastlarsanız ona selamlarımı iletin.If by any chance you run into Celia, give her my regards.
Jane büyük ihtimalle gelecek.Jane is very likely to come.
O, büyük ihtimalle gelecek.He's more than likely to come.
O, büyük ihtimalle geç kalacak.He's very likely to be late.
Bir ihtimal gelirse, ona bu kağıdı ver.If by any chance he comes, give him this paper.
O bir ihtimal gelirse ona bu kağıdı vermeni istiyorum.If by any chance he comes, I'd like you to give him this paper.
Bir ihtimal meşgul olursa, ona yardım et.If by any chance he's busy, help him.
Bir ihtimal yağmur yağarsa, o gelmez.If by any chance it should rain, he won't come.
Bir ihtimal yağmur yağarsa bahçe partisi olmayacak.If by some chance it rains, the garden party won't take place.
Bir ihtimal bunu benim için çevirir misin?Could you perhaps translate that for me?
Tom'un cezalandırılma ihtimali çok düşüktür.The probability of Tom being punished is very small.
Dün gece Tom'un Mary'nin evine gitmiş olabileceğine dair bir ihtimal var mı?Is there any chance that Tom might have gone to Mary's house last night?
Çalışma ihtimali yok.It can't possibly work.
Tom'un ona inanacağına dair bir ihtimal olduğunu sanmıyorum.I don't think there's any chance that Tom will believe that.
Bunun olma ihtimali nedir?What are the chances of that happening?
Tom, bir ihtimal, Mary'nin arabayı sürmesine izin verdi mi?Did Tom, by any chance, let Mary drive the car?
Şirketimiz için çalışmaya gelme ihtimalini tartışmak isterim.I'd like to discuss the possibility of you coming to work for our company.
Tom'un başı dertte olma ihtimali var.There's a chance Tom is in trouble.
Treni kaçırmamızla ilgili herhangi bir ihtimal olmasını istemiyorum.I don't want there to be any chance of our missing the train.
Ben sadece senin hatalı olduğun ihtimalini düşünmeni istiyorum.I just want you to consider the possibility that you are wrong.
Kaybolmamız ihtimaline karşın yanımızda bir harita taşıdık.We carried a map with us in case we got lost.
Her ihtimale karşı bir tane getirdim.I brought one just in case.
Bir ihtimal daha var.There's another possibility.
Her ihtimale karşı biraz para al.Take some money just in case you need it.
Hiçbir ihtimali kovma.Don't dismiss any possibility.
Her ihtimali göz önünde bulundurmalıyım.I have to consider every possibility.
Her ihtimali göz önünde bulundurmak zorundayım.I have to consider every possibility.
Her ihtimali göz önünde bulundurmam gerekiyor.I have to consider every possibility.
Büyük ihtimalle Tom'un zamanında varmasını bekliyorsun.You're probably expecting Tom to arrive on time.
Sanırım o bir ihtimal.I suppose that's a possibility.
Geç kalabilme ihtimalime rağmen orada olacağım.I'll be there, although I may be late.
Tom'un bize yardım edeceğine dair bir ihtimal olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if there's a chance Tom will help us.
O ihtimali dikkate almıyorum.I'm not discounting that possibility.
Sadece onun bir ihtimal olduğunu söylüyorum.I'm just saying it's a possibility.
O ihtimali değerlendireceğim.I'll consider that possibility.
O ihtimali göz önünde bulunduracağım.I'll consider that possibility.
O ihtimali dikkate alacağım.I'll consider that possibility.
Yağmur yağma ihtimaline karşın şemsiyeni yanına almalısın.You should take your umbrella with you in case it rains.
Tom gitmeme ihtimalini düşündü.Tom considered the possibility of not going.
Bunun bir kaza olduğu ihtimalini gözardı edemeyiz.We can't rule out the possibility that it was an accident.
Büyük ihtimalle haklısın.You're probably right.
Her ihtimale karşı pasaportunu yanına al.Take your passport with you, just in case.
Her ihtimale karşı pasaportlarını yanına al.Take your passports with you, just in case.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod