Büyük ihtimal hayır" şeklinde cevap vermiştir.Die vraag wordt over het algemeen met 'nee' beantwoord.
Ama öyle bir ihtimalde kalmamıştı.Het kon zich echter als zodanig niet handhaven.
Kızıl geyik bulunma ihtimali de vardır.Direct rood geven is ook mogelijk.
Toplam skorun ≥ 12 olması solunum yetmezliğiolma ihtimali olduğu anlamına gelir.Een totaalscore van ≥ 12 duidt op dreigende respiratoire insufficiëntie.
İlk g-bloğu elementinin atom numarası büyük ihtimalle 121 ve sistematik ismi unbiyunyum]].Het eerste element van het g-blok zal atoomnummer 121 (unbiunium) zijn.
NHL diğer ülkelerdeki buz hokeyi liglerinin aksine oynanan maçlarda beraberlik ihtimali yoktur.Media afspelen De spelregels voor ijshockey zijn niet overal hetzelfde.
Gerçekten bu ihtimal ortaya çıkmadı.Het is niet aannemelijk dat dit daadwerkelijk het geval was.
En yakın ihtimalle bahse konu olan kişi Samsatlı Paulus'tur.Een andere apostel die geïdentificeerd kan worden is Paulus.
Fakat bu ihtimal pek mümkün görünmüyor.Maar die mogelijkheid lijkt onwaarschijnlijk.
Yağmur ihtimaline karşı şemsiyeni yanına al.Neem je paraplu mee voor wanneer het zou regenen.
Thorpe’un zaman zaman çok fazla içki içmesi çiftin 1924 yılında boşanmalarının büyük ihtimalle ana sebebidir.Okresowe problemy Thorpe’a z alkoholem sprawiły, że para rozwiodła się w 1924.
Kirke'nin yeri yurdu çok büyük bir ihtimalle İtalya'dadır.Ojczyzną tortów najprawdopodobniej są Włochy.
Bu, patojenlerin hastalığa neden olacak kadar yeterli sayıya ulaşma ihtimalini azaltır.To zmniejsza ryzyko osiągnięcia przez patogeny wystarczającej ilości, umożliwiającej wywołanie choroby.
Büyük ihtimalle Konstantinopolis'te yaşayıp, orada öldü.Prawdopodobnie zamieszkał w Konstantynopolu gdzie wkrótce potem zmarł.
Büyük ihtimalle bir sonraki dönemin başlangıcına aittir.Jest on prawdopodobnie pochodzenia późniejszego.
Bu dilin ölü bir dil olma ihtimali çok yüksektir.Dzięki temu język ten ma dużą szansę na przetrwanie.
Büyük ihtimalle Apollodorus'un çırağıdır.Bardziej prawdopodobne jest autorstwo samego Appollodora.
Büyük ihtimalle hâlâ Liberty City'de yaşamını sürdürmektedir.Być może dostanę szansę w Anderlechcie.
Hattuşili büyük ihtimalle bu dokümanın yazılmasından kısa bir süre sonra ölmüştür.Skalski zmarł tuż po sporządzeniu testamentu.
Yaralanan kişiler olma ihtimalinin bulunduğunu söyledi.Spostrzegł, że są oni ranni.
Kilden (belki odunla sağlamlaştırılmış) duvarlarla korunur ve Roma büyük ihtimalle burada kurulmuştur.Cokół stanowi antyczne spolium, sprowadzony został z Rzymu, prawdopodobnie była to podstawa posągu.
Hareketler çok büyük bir ihtimalle halen de devam etmektedirler.Mimo wszystko uważam, że cały czas idziemy do przodu.
Büyük bir ihtimalle halen Andgolada bulunmaktadır.Jej pozostałości są prawdopodobnie wciąż ukryte pod drogą.
Hele hele Narvik gibi çok fazla kuzeyde yer alan bir kentte bunların olmasına ihtimal veremiyorlar.Mam nadzieję, że uda mi się zdobyć więcej bramek, takich jak ta zdobyta przeciwko Norwich.
Büyük ihtimalle daha özel odalara gittiği düşünülebilir.Podejrzewa się, że w rzeczywistości zamieszkuje on większy obszar.
"Bir ihtimal uğruna".To dla nas szansa”.
"Annabel Lee" büyük ihtimalle Mayıs 1849'da yazıldı.Został napisany prawdopodobnie w maju 1849 roku.
Her iki durumda da hacker yavaşlatılmış veya büyük ihtimalle yakalanmış olacaktır.Zamek na Wołku został prawdopodobnie zburzony lub poważnie uszkodzony w czasie tej wyprawy.
Böyle bir olayın ihtimali az olsa da ikililerin sayısı çoktur.Jest to mało prawdopodobne, jeśli sposobów jest np. kilkadziesiąt.
Seçimlerin iki türlü yapılma ihtimali vardır.W każdym stanie są tylko dwie możliwości do wybrania.
Bu nedenle break yapan oyuncu o seti kazanma ihtimalini önemli oranda artırmış olur.Zadanie w tym miejscu skutecznego ciosu zwiększyłoby szanse państw centralnych na zwycięstwo.
Bir ihtimalle de Aristoteles MÖ 325'te kümeyi bilmekteydi.Prawdopodobnie odkrył ją Arystoteles około 325 roku pp. n.e.
Daha sonra hiç görünmemiştir, o düşüşten sonra büyük ihtimalle ölmüştür.Nikt stamtąd też nigdy nie wrócił, a gdyby nawet wrócił, zostałby natychmiast zabity.
Marie Antoinette, uzlaşma ihtimali konusunda devrimin başından beri şüpheciydi.José Revueltas od początku miał rewolucyjne poglądy.
Olası iki ihtimale göre, bu beyaz renkler forma kollarında yer alıyordu.Najstarszymi zabytkami są dwie romańskie antaby z brązu w kształcie lwich głów.
Ölüm günü, bir ihtimale göre Galba'nın imparatorluğunu Nero'nun ölümünden önce açıkladığı için kesin değildir.Hans dödsdag är dock osäker, möjligen för att Galba förklarades kejsare innan Nero dog.
Bu kuyruklar büyük bir ihtimalle düşmanlarına karşı savunma silahı olarak kullanır.Dessa klor används antagligen som försvarsmedel mot fiender.
Tiber adının, Roma adı Tibur gibi Latin öncesi olma ihtimali vardır (modern Tivoli).Troligen är namnet Tiber pre-latin, liksom det romerska namnet Tibur (modernt Tivoli).
Jüpiter'den en az 6,38 kat daha fazla kütleye sahiptir ve bir gaz devi olması ihtimali yüksektir.Den är åtminstone 6,38 gånger mer massiv än Jupiter och är troligen en gasjätte.
Evrenin hızlanmasına sebep olan diğer ihtimaller vardır.Det finns andra möjliga orsakssamband till universums accelererande expansion.
Yine de kurtarılma ihtimali vardır.Det finns även möjlighet för rekonstruktion.
İsmi büyük ihtimalle Quechua dilinden gelir.Namnet puma kommer från språket quechua.
Akıbeti bilinmemektedir ancak büyük ihtimal yaşamaktadır.Påverkan på människan är okänd, men troligtvis mycket stor.
Böyle bir çift yüzük bulma ihtimali 10.000 'de 1’dir.Oddsen att hitta en dubbelring är inte särskilt stora, de är 1 på 10 000.
Ağrı varsa vakanın anal fisür veya eksternal hemoroid olma ihtimali internal hemoroide göre daha fazladır.Om det gör ont handlar det troligen om en analfissur eller en yttre hemorrojd snarare än en inre hemorrojd.
25 Nisan tarihi büyük ihtimalle doğru olanıdır.25 april – Påsken inträffar på det sista möjliga datumet.
Yağ jenezinin başlıca gelişimi oluşur ve düşük ihtimalle bitümlü kömür oluşur.Den har mörk yta är troligtvis sammansatt av enkla karbonater.
Film büyük ihtimalle kayboldu.Filmen är numera försvunnen.
Onun kullandığı bu söz ise büyük ihtimalle "yenilebilir hayvan" anlamına gelen "minha" dır.Detta Ord blir nu kött, det vill säga människa (v.
Bir zombinin etini yerseniz %80 ihtimalle mideniz bulanır.För att klara av en låt ska man ha en träffsäkerhet på 80%.
İp ise tırmanan kişiyi, düşüş ihtimaline karşı, tehlikeden korumak için kullanılır.Lägga benen på ryggen – Att fly undan en fara så fort man bara kan.
Zamanla epçeler şeklinde yerleşmiş olması yüksek bir ihtimaldir (Gemici).Däremot kan den tidvis falla i ett stelt tillstånd (torpor).
Kadının çıplak olmasının sebebi büyük ihtimalle az önce suda yıkanmış olmasıdır.Detta har betraktats som ett indicium för att han tidigare hade sett henne naken.
Bu, büyük ihtimalle ana yanardağ ile ilişkiliydi.Sannolikt är den avsedd som huvudingång.
Bunun nedeni büyük bir ihtimalle ormanlık alanlarda büyük otçul avların daha az olmasıdır.Troligen uppsöker den därför mera fuktiga grottor.
Kullanım sırasında kendiliğinden kayma, çözülme ihtimali nedir?Hur mycket av hur tiden används kan man välja själv?
Karısı büyük ihtimalle Alan kralının kızıydı.En av dem ska ha varit kungens älskarinna.
Büyük ihtimalle bu, bunu kendi kendime yapabileceğim, son gün."Ймовірно це останній день, коли я ще здатний зробити це сам».
2048: 2007 VK184 asteroiti 1/3030 ihtimal ile dünyaya çarpacak.Астероїд 2007 VK184 має шанс 1 до 3030 зачепити Землю цього року.
Sağdaki tablo, 2'ye 2'lik bir matrisin iki ihtimalini gösteriyor.Таблиця праворуч показує два варіанти для матриць 2-на-2.