Bir şeyin olma ihtimali varsa mutlaka olur.Ma quando tutto è possibile è come se nulla fosse possibile.
Bu olasılık aracın termal koruma sisteminin kaplamalarından biri olma ihtimaliydi.Un motivo di preoccupazione era il potenziale effetto delle condizioni all'interno del vettore sul satellite.
Büyük bir ihtimalle yerel bir Samnit kültünden türemiştir.Probabilmente è stata realizzata da una bottega locale.
Sınava giren kişinin bunu sınavdan önce bilme ihtimali yoktur.Perché nessuno viene ammesso prima che sia stato esaminato.
Acele edin, yoksa beyin zarının zarar görme ihtimali var" demişti.I medici hanno detto che non sembrava che il suo cervello potesse nemmeno registrare il dolore".
Ancak bu işlem onu büyük ihtimalle öldürecektir.Questo scontro l'ha probabilmente uccisa.
İtalyan karakter Gideon McDuck'ın da Fergus'un çocuğu olması ihtimali bulunmaktadır.Anche un personaggio italiano, Gedeone de' Paperoni, potrebbe essere un figlio di Fergus.
Tekrar bir araya gelebilme ihtimalleri doğar.È l'occasione per tornare tornare a lavorare insieme.
Eğer dışkı kanlı ise, sebebinin bakteri olma ihtimali virüs olma ihtimalinden fazladır.Se le feci presentano tracce di sangue, la causa è più probabilmente batterica.
Edward Cole’a kanser teşhisi konur ve 6 ay, en iyi ihtimal ile bir yıl yaşayacağı söylenir.Gli venne diagnosticato un cancro polmonare, sei mesi di vita al massimo.
Amy, Doktor'un devam etmesini ister, ama Doktor istemediği şeyleri öğrenme ihtimali olduğu için kabul etmez.Diana chiede al dottore cosa bisogna fare se la medicina non funziona.
Taşkın ihtimali nehrin orta kesimlerinde %45-51, aşağı kesimlerinde %31-37 azalmıştır.La distribuzione dei pesi in ordine di marcia è di 47% all'anteriore e 53% al posteriore.
Tom büyük ihtimalle binada.Фома, вероятно, находится в здании.
Toprak hâlâ yaş. Büyük ihtimalle oyun iptal edilecek.Земля все еще мокрая. С большой вероятностью игру отменят.
Her ihtimale karşı az daha öteye çekil.Отойди на всякий случай подальше.
Büyük ihtimalle bu, bunu kendi kendime yapabileceğim, son gün."Вероятно, это последний день, когда я еще способен сделать это сам».
ELCEVAP: Olmaz, ne'ûzübillâhi te'âlâ devâ olmak ihtimali mi vardır.Наклз: Хорошо, думаю, у меня нет выбора, не так ли?
Fakat bu ihtimal oldukça düşüktür.Но она может быть очень низкой.
Lejyonun arması bir ihtimale göre aslandır.Символ легиона, скорее всего, — лев.
Sağdaki tablo, 2'ye 2'lik bir matrisin iki ihtimalini gösteriyor.Таблица справа показывает два возможных случая для матриц 2×2.
Macriani yenildiğinde ise büyük ihtimalle kendi imparatorluğunu ilan etti.После поражения Макриана, вероятно, сам объявил себя императором.
Ocak 2016 tarihinde FNC grubun geri dönüş yapma ihtimali olduğunu açıkladı.В интервью, сделанном FNC в январе 2016 года, было объявлено, что группа, скорее всего, вернётся.
Arap veya Ortadoğu halkı olma ihtimali yüksektir.В арабском мире и у прочих мусульманских народов Халим может быть мужским именем или фамилией.
Yine de kurtarılma ihtimali vardır.Однако последний шанс на спасение всё-таки остаётся.
PC'den şarj olma ihtimali vardır.Есть возможность зарядки от ПК.
Akıbeti bilinmemektedir ancak büyük ihtimal yaşamaktadır.Продолжительность жизни неизвестна, но, вероятно, намного больше, чем у человека.
Daha sonra hiç görünmemiştir, o düşüşten sonra büyük ihtimalle ölmüştür.После этого о нём ничего не известно, возможно он умер вскоре после этого.
Kendilerine yüksek ihtimalle Tuha demekteydiler.Он говорит, что вместе они совершили великое.
Başka bir anlatımla bu düğüm kullanılmışsa kasıtlı bir kandırılmanın sőz konusu olma ihtimali çok yüksektir.Если вы нашли что-то дешевле, то это с большой долей вероятности подделка.
Mussius Aemilianus, bir ihtimale göre İtalyan soyluydu.Муссий Эмилиан вероятно имел италийские корни.
Bir ihtimale göre adada o zamanlar bolca bulunan jáwa-wut bitkisinden dolayı bu adı almıştır.Остров был так назван, вероятно, из-за большого количества коз, которых там держали.
Yoğun miktarda alkol alımının ertesi sabahı (akşamdan kalma iken) gerçekleşme ihtimali yüksektir.К вечеру того дня они уже находились в состоянии сильного алкогольного опьянения.
Amy, Doktor'un devam etmesini ister, ama Doktor istemediği şeyleri öğrenme ihtimali olduğu için kabul etmez.Он не навредит Энн, но Доктор указывает, что он схватил не ту.
Bir şeyin olma ihtimali varsa mutlaka olur.Но как известно, если что-то может случиться — оно обязательно случается.
Fakat büyük ihtimalle Elena'nın Rodrigo'yu da hiç sevmediğini de düşünür.К тому же ей кажется, что и она небезразлична мистеру Рочестеру.
Çocuklar ve yaşlıların ölme ihtimali daha yüksektir.Дети и подростки легче поддаются влиянию.
Büyük ihtimalle Ankaralı Devlethan ailesine mensuptur.Возможно, он близок семейству Deinotheriidae.
Her iki durumda da hacker yavaşlatılmış veya büyük ihtimalle yakalanmış olacaktır.Вероятно, Файс был либо низложен, либо даже убит своими.
Lakabına rağmen İstanbul’da doğmuş olma ihtimali de söz konusudur.Можно сказать, что здесь и в Марли произошло рождение этого стиля.
Ancak bu ihtimalleri doğrulayacak hiçbir kanıt yoktur.Поэтому мы не отрицаем такую вероятность.
Dünyada bunu başaran büyük ihtimalle tek insandı.В этом отношении он является, вероятно, единственным в мире.
Uzun ihtimaller. "Большие возможности»
Büyük ihtimalle İngiltere'de o dönemde yaygın bir hastalık olan terleme hastalığından ölmüştür.Возможно, причиной его смерти стала чума, эпидемия которой разразилась в том году в Англии.
Ancak yine de uygulanması halinde savaşın seyrini değiştirme ihtimali olan bir plandı.Также следует учитывать, что реализация этой стратегии сама по себе вносит изменения в дерево атаки.
Bir ihtimale göre MÖ 29 yılı kış aylarında hastalıktan ölmüştür. erişildi.Вероятнее всего, он умер от жажды через шесть месяцев.
Büyük ihtimal hayır" şeklinde cevap vermiştir.Она отвечает неуверенно да.
Genç Tuthaliya ve Şuppluliluma kardeş olmalıdır ancak annelerinin farklı olma ihtimali mevcuttur.Я хочу, чтобы все поняли, что возможности мамы и папы в десятки раз больше, чем возможности педиатра.
Film büyük ihtimalle kayboldu.Фильм полностью утрачен.
Büyük ihtimalle propaganda için uydurulmuş bir Alman Binbaşı.Участвовал в немецкой пропагандисткой кампании.
Bu küme, büyük bir ihtimalle, birbiriyle birleşen daha küçük birkaç küme içermektedir.Примером может быть проведение меньшего количества времени вместе в паре.
Pek çok farklı olay, galaksideki yaşamı etkileme ihtimaline sahiptir.هناك كثير جداً من الحوادث التي بإمكانها أن تقضي على الحياة في كوكب واحد.
Gerçekten öldürüldüğü olanak dışı bir ihtimal değildir.ومن غير المرجح أن يكون قد قُتل بالفعل.
Memedeki çatlaklar ve eziklikler enfeksiyon ihtimalini artırır.يزيد وجود الشقوق أو القروح على الحلمات من احتمال العدوى.
Hazarların bir süre Büyük Hun Devleti'ne bağlı kavimler arasında bulunmuş olmaları ihtimali vardır.ويوجد أيضًا احتمال بارتباط الخزريين بأقوام دولة الهون الكبرى لفترة.
Sembol değişiminde mutlak değerleri değişmediğinden, bu eşit ihtimalleri gösterir.وحيث أن القيمة المطلقة لا تتغير بمبادلة الرموز وهذا يتوافق مع تساوي الاحتمالات.
Eğer kişi alçak bir köprüden suya atlıyorsa boğularak ölme ihtimali daha fazladır.إذا فقد الشخص وعيه تحت الماء هناك خطر كبير على أنه سوف يغرق.
Uzun ihtimaller. "إنها لحظات لا تنسى.»
Füzenin dairesel hata ihtimali 50 m'dir.يبلغ الخطأ المحتمل الدائري للصاروخ 50 متر.
Büyük ihtimalle bu, bunu kendi kendime yapabileceğim, son gün."ربما يوما ما سأحاول القيام بذلك بمفردي."
En düşük ihtimale sahip zar toplamları ise 2 ve 12'dir.وذلك لأن المضاعف المشترك الأصغر للعددين 12 و 18 هو 36.