Ana içeriğe geç
Sözlük

ihtimal ile cümle

ihtimal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş ihtimali Britanyalıları rahatsız eden bir düşünceydi.One nagging fear was the possible collapse of the Ottoman Empire.
Büyük ihtimalle bu dili son anadil olarak konuşan Alice Stevenson 1987'de, 1987 yılında öldü.Alice Stevenson, likely the last native speaker, died in 1987.[1]
Vazgeçme ihtimali yok!Auf keinen Fall aufgeben.
O büyük ihtimal okuyabilir.Er kann sehr wohl lesen.
Severity S), gerçekleşme ihtimali (hatanın nedeni, engl.Severity S), Auftretenswahrscheinlichkeit (der Fehlerursache, engl.
Büyük ihtimalle bu, bunu kendi kendime yapabileceğim, son gün."Vielleicht ist heute der letzte Tag, an dem ich selbst fähig sein werde, dies zu tun."
Yoksa bunların memleketimize zarar verebilmeleri ihtimali büyüktür.”Der Mensch bleibt unser höchstes Anliegen; er bestimmt unser Maß.
Yine de kurtarılma ihtimali vardır.Es besteht jedoch Aussicht auf Erlösung.
PC'den şarj olma ihtimali vardır.Das könntest du dem PC vorschlagen.
Thorpe’un zaman zaman çok fazla içki içmesi çiftin 1924 yılında boşanmalarının büyük ihtimalle ana sebebidir.Thorpe war zeitweise ein starker Alkoholiker, was wohl der Hauptgrund für die Scheidung im Jahr 1924 war.
Yaralanan kişiler olma ihtimalinin bulunduğunu söyledi.Er glaubt, dass jemand verletzt werden könnte.
Kilise büyük ihtimalle Fransızlar'ın kışlalarını içinde barındırmaktadır.Leicht könnten sie in eine Falle der Franzosen geraten.
Büyük ihtimalle varlıklı bir aileye mensuptu ve açıkça iyi eğitim gördüğü anlaşılmaktadır.Er stammte wahrscheinlich aus wohlhabender griechischer Familie und war offenbar sehr belesen.
Büyük bir ihtimalle halen Andgolada bulunmaktadır.Wahrscheinlich ist er aber unter diesem noch weitgehend vorhanden.
Çocuklar ve yaşlıların ölme ihtimali daha yüksektir.Kinder und Ältere sind mit höherer Wahrscheinlichkeit betroffen.
Gerçekten bu ihtimal ortaya çıkmadı.Ich hätte nie gedacht, es würde wirklich passieren.
Fakat bir ihtimal daha vardır: Gidip Naruto'yu durdurmak.Sasukes neues Ziel ist es, Naruto zu töten.
Büyük ihtimalle ismini bu bölgede yaşamış olan Sallian Frankları'ndan almaktadır.Seinen Namen verdankt es vermutlich den Franken, die hier Volksversammlungen abgehalten haben.
Tekrar bir araya gelebilme ihtimalleri doğar.Er sieht die Möglichkeit der erneuten Annäherung.
Film büyük ihtimalle kayboldu.Der Film ist zum größten Teil verschollen.
Maxentius'un kesin doğum tarihi bilinmemekle birlikte büyük ihtimalle 278 yılı civarıdır.Maxentius wurde um 278 geboren, das genaue Jahr ist unbekannt.
Ancak yine de uygulanması halinde savaşın seyrini değiştirme ihtimali olan bir plandı.Wenn überhaupt, gab es seines Erachtens nur hier noch eine Chance, dem Krieg eine Wendung zu geben.
Fakat büyük ihtimalle Elena'nın Rodrigo'yu da hiç sevmediğini de düşünür.Zunächst sieht es so aus, als könne sie Rodrigue nicht vergeben.
Bu, patojenlerin hastalığa neden olacak kadar yeterli sayıya ulaşma ihtimalini azaltır.Dies verringert die Gefahr von Infektionen durch Pathogene.
Bir ihtimale göre, İmparator Arap Philip ve karısı Marcia Otacilia Severa'nın kızıdır.Möglicherweise war Ulpia Severina eine Tochter des Kaisers Philippus Arabs und dessen Frau Otacilia Severa.
Priscus büyük bir ihtimalle Philip'ten daha yaşlıydı.Er war aber vermutlich deutlich älter als Catherine Howard.
Büyük ihtimalle Apollodorus'un çırağıdır.Möglicherweise war Apollodoros Vater des Helenos.
Bir ihtimal ailesi ile birlikte Milano'lu Gaius tarafından vaftiz edilmiş olmalıdır.Sie sollen mit ihrem Vater von Gaius von Mailand getauft worden sein.
İp ise tırmanan kişiyi, düşüş ihtimaline karşı, tehlikeden korumak için kullanılır.Und nun steigt man auf eine Leiter und wenn man müde ist, kann man auch runterfallen.
Eğer bu savaş kazanılamazsa bu topraklarda düşlenen hiçbir yuva hayalinin gerçekleşme ihtimali kalmayacaktır.Sollte dieser Plan scheitern, werde keiner von ihnen diese Nacht überleben, mutmaßt einer der Ganoven.
Borçlanma şartlarına uymama ihtimali yüksektir.Alternativen zur lebenslänglichen Verschulung.
Çalınmış olan bir altıncı resmin olma ihtimali de vardır.Außerdem wurde ein sechstes Geschoss aufgesetzt.
Fakat bu ihtimal oldukça düşüktür.Dieser kann allerdings fast fehlen.
Romalılar tarafından yapılma ihtimali güçlü olan kale harap vaziyettedir.Eine repressive römische Politik im Aufstandsgebiet ist sehr wahrscheinlich.
Dış tesirlerden etkilenmiş olma ihtimali vardır.Möglichkeiten für die äußeren Kantenteile.
Messalina, büyük bir ihtimalle Roma'da doğmuş ve büyümüştür.Loretta Napoleoni ist in Rom geboren und aufgewachsen.
Böyle bir durum, bugün için çok az bir ihtimaldir, çünkü Türkiye'de gaz arzı talepten fazladır.Diese hält bis heute an, da in Montenegro die Arbeitslosigkeit nach wie vor sehr hoch ist.
Lakabına rağmen İstanbul’da doğmuş olma ihtimali de söz konusudur.Als gesicherte Erkenntnis kann gelten, dass er in Schlesien geboren wurde.
Kendilerine yüksek ihtimalle Tuha demekteydiler.Sie vermuteten, er würde ausgewählt werden, was sich als Irrtum entpuppte.
En kötü ihtimalle vasat bir not alır.Au pire, il aura une note moyenne.
Bu büyük ihtimalle daha iyi olacak.Il va probablement mieux.
İzlanda gibi bir adada nehirlerin çok uzun olma ihtimali yoktur.Les fleuves sur une île comme l'Islande ne sont pas très longs.
Ölüm günü, bir ihtimale göre Galba'nın imparatorluğunu Nero'nun ölümünden önce açıkladığı için kesin değildir.Sa date de mort est incertaine, car Galba semble être déclaré empereur avant la mort de Néron.
Büyük ihtimalle Konstantinopolis'te yaşayıp, orada öldü.Il est probable qu'il soit mort à Constantinople,,.
Nervi'ler büyük bir ihtimalle bu sınırda Roma'lıları beklemekte idiler.Il est donc probable que les Belges attendaient les Romains à cet endroit.
Isla de los Estados, büyük ihtimalle 1616 yılında Anversli Jakob Le Maire tarafından keşfedilöiştir.Elle a été découverte en 1616 par l'anversois Jacob Le Maire.
Büyük ihtimalle bir sonraki dönemin başlangıcına aittir.La première est sans doute à situer dans les débuts du règne.
Marcantonio'nun onlarla tanışmış olma ihtimali vardır.François Marcantoni est lui aussi entendu.
Fakat bu ihtimal oldukça düşüktür.Il est probablement en déclin.
Büyük ihtimalle Apollodorus'un çırağıdır.Successeur d’Apollodote.
Acele edin, yoksa beyin zarının zarar görme ihtimali var" demişti.Votre domesticité échoue, son accès cérébral à Du-Dehors connaît l'inaptitude."
Böyle bir çift yüzük bulma ihtimali 10.000 'de 1’dir.La probabilité de trouver deux empreintes digitales similaires est de 1 sur 10 puissance 24.
Sağdaki tablo, 2'ye 2'lik bir matrisin iki ihtimalini gösteriyor.Ou comme l'image de droite un double récepteurs AM.
Akıbeti bilinmemektedir ancak büyük ihtimal yaşamaktadır.De quoi, on ne sait pas trop, mais l'espoir fait vivre.
Bu da sonraki erkek çocuklarında eşcinsel yönelim görülme ihtimalini arttırmaktadır.Il est également important de traiter les éventuels partenaires sexuels.
Lakabına rağmen İstanbul’da doğmuş olma ihtimali de söz konusudur.Malgré ces origines il est fort probable qu'il soit né à Athènes.
Olağan yargı sistemi uygulanmadı; burada adı geçen "sapkın kadının" katilin kedisi olma ihtimali vardır.Il n'y a pas eu de procès équitable et il est fort probable que la « méchante femme » ait été la meurtrière.
Bu dilin ölü bir dil olma ihtimali çok yüksektir.La langue est menacée de devenir une langue morte.
Büyük bir ihtimalle yerel bir Samnit kültünden türemiştir.Il a probablement été le foyer de leur domestication.
Borçlanma şartlarına uymama ihtimali yüksektir.L’adjudication doit solder les dettes éventuelles.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod