İmparatorlukla ihtilafa düşmeden bir devrim gerçekleştirmek - bu imkansız.To have a revolution without crashing against the empire - it's impossible.
İmparatorlukla ihtilafa düşmeden bir devrim gerçekleştirmek - bu imkansız.Zrobić rewolucję i nie wejść w zwarcie z Imperium. Niemożliwe.
İmparatorlukla ihtilafa düşmeden bir devrim gerçekleştirmek - bu imkansız.Να κάνουμε μια επανάσταση χωρίς σύγκρουση με την αυτοκρατορία - αδύνατο.
İmparatorlukla ihtilafa düşmeden bir devrim gerçekleştirmek - bu imkansız.Иметь революцию без столкновения с империей - это невозможно
İmparatorlukla ihtilafa düşmeden bir devrim gerçekleştirmek - bu imkansız..לעשות מהפכה מבלי להתנגש באימפריה
İmparatorlukla ihtilafa düşmeden bir devrim gerçekleştirmek - bu imkansız.ワシントン マイアミ カラカスの金持ちたちは
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.Att förvalta oliktänkande handlar om att förstå värdet av oenighet, motsättningar och olikheter.
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.Gérer le dissentiment, c'est reconnaître la valeur du désaccord, de la discorde et de la différence.
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.Gerir a dissidência tem a ver com reconhecer o valor do desacordo, discórdia e diferença.
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.Gestire il dissenso significa riconoscere il valore del disaccordo, della dissonanza e della differenza.
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.Kierowanie różnicą zdań polega na uznawaniu wartości niezgody, dysonansu i odmienności.
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.반대권을 행사한다는 것은 불일치와 부조화 그리고 다름의 가치를
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.La gestión del disenso es reconocer el valor del desacuerdo, de la discordia, y la diferencia.
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.Mengatur perbedaan pendapat adalah tentang mengenali nilai dari ketidaksetujuan, pertentangan, dan perbedaan.
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.Moderarea dezacordului înseamnă să recunoşti valoarea dezacordului, a discordiei şi a diferenţei.
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.Quản lý chính kiến là nhận ra các giá trị của sự phản đối, không đồng ý và sự khác biệt.
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.Riadenie nesúhlasu znamená rozpoznať hodnotu nezhody, nesúladu a odlišnosti.
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.Řízení opozice znamená rozpoznat hodnotu nesouhlasu, odporu a odlišnosti.
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.Керувати розбіжністю- означає усвідомлювати цінність незгоди, дисонансу та різниці.
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.Управляването на несъгласието е да можете да оцените различията, несъгласуваността, и разединението.
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.Управлять противоречиями - значит признавать ценность разногласий и различий.
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.בניהול התנגדות מדובר על הכרה בערך של אי-הסכמה, של חוסר הרמוניה
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.إدارة المعارضة تتعلق بإدراك قيمة الرفض، الخلاف
Muhalefeti yönetmek fikir birliğine varmamanın, ihtilafın ve farklılığın değerini fark etmekle ilgili.ということは不一致、不和、 差異の価値を認識 することです
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.Hãy lấy một ví dụ gần đây của cuộc tranh luận về công lý.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.이 시대에 정의에 관한 논쟁 사례를 들어보기로 하죠
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.Lad os tage et samtidigt eksempel på striden om retfærdighed.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.Lasst uns ein aktuelle Auseinandersetzung um Gerechtigkeit als Beispiel nehmen.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.Mari kita bicara contoh yang lebih modern tentang perselisihan keadilan.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.Neem een actueel voorbeeld van het debat over gerechtigheid.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.Podívejme se tedy na současný příklad sporu týkajícího se spravedlnosti.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.Prendiamo un caso contemporaneo di disputa sulla giustizia.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.Prenons un exemple contemporain de controverse sur la justice.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.Rozważmy współczesny przykład sporu na temat sprawiedliwości.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.Sa luam un exemplu actual de disputa pe tema dreptatii.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.Tomemos un ejemplo contemporáneo de entredicho en la justicia.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.Vegyünk egy aktuális példát az igazságosság körüli vitára.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.Vejamos um exemplo contemporâneo da discussão sobre a justiça.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.Ας πάρουμε ένα σύγχρονο παράδειγμα διαμάχης, σχετικής με τη δικαιοσύνη.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.Да вземем един съвременен пример на диспута за справедливостта.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.Обратимся к современному примеру дебатов о справедливости.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.בואו ניקח דוגמה עכשווית של מחלוקת לגביי צדק.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.لنأخذ مثالاً معاصراً للنزاع حول العدالة.
O halde güncel bir adli ihtilafı ele alalım.現代的な問題に移ろう ゴルフに関する問題だ
Şii-Sünni ihtilafının hikayesi üzerineydi ve bu nedenle İslam tarihi üzerine yakından çalışmalar yapmıştım.시아파와 수니파가 왜 갈라졌는가에 대한 뒷 얘기였는데, 그런 이유로 책을 쓰면서 초기 이슬람 역사에 친숙해질 수가 있었습니다.
Şii-Sünni ihtilafının hikayesi üzerineydi ve bu nedenle İslam tarihi üzerine yakından çalışmalar yapmıştım.מספר על הקרע בין זרמי השיעה והסוני, ודרש ממני לעבוד עם היסטוריה מוסלמית מוקדמת,
Şii-Sünni ihtilafının hikayesi üzerineydi ve bu nedenle İslam tarihi üzerine yakından çalışmalar yapmıştım.عن قصة الانقسام بين السنة والشيعة، ولهذا كنت قد درست التاريخ الإسلامي القديم عن كثب،
Şii-Sünni ihtilafının hikayesi üzerineydi ve bu nedenle İslam tarihi üzerine yakından çalışmalar yapmıştım.私は初期イスラム史を詳しく研究していましたので コーランが絶えず
Sizi temin ederim ki imparatorlukla bir ihtilaftan sakınmaya çalıştık, fakat bu kaçınılmazdı.Biztosítom önt, hogy mi megpróbáltuk elkerülni az összeütközést a birodalommal de az elkerülhetetlen volt.
Sizi temin ederim ki imparatorlukla bir ihtilaftan sakınmaya çalıştık, fakat bu kaçınılmazdı.I assure you that we tried to avoid the clash with the empire, but it was inevitable.
Sizi temin ederim ki imparatorlukla bir ihtilaftan sakınmaya çalıştık, fakat bu kaçınılmazdı.Jag försäkrar dig att vi försökte undvika krocken med imperiet men det var oundviklig.
Sizi temin ederim ki imparatorlukla bir ihtilaftan sakınmaya çalıştık, fakat bu kaçınılmazdı.Le assicuro, abbiamo tentato l'impossibile per evitare lo scontro con l'impero, ma era inevitabile.
Sizi temin ederim ki imparatorlukla bir ihtilaftan sakınmaya çalıştık, fakat bu kaçınılmazdı.Nós tentamos evitar o conflito com o império, mas é inevitável!
Sizi temin ederim ki imparatorlukla bir ihtilaftan sakınmaya çalıştık, fakat bu kaçınılmazdı.Saya berusaha menghindari bentrokan dengan imperium, tapi itu tak terhindari
Sizi temin ederim ki imparatorlukla bir ihtilaftan sakınmaya çalıştık, fakat bu kaçınılmazdı.Uisťujem vás, že sme sa pokúšali vyhnúť stretu s impériom, ale bolo to neodvratné.
Sizi temin ederim ki imparatorlukla bir ihtilaftan sakınmaya çalıştık, fakat bu kaçınılmazdı.Wir haben wirklich versucht, die Konfrontation mit dem Imperium zu verhindern. Es war unmöglich.
Sizi temin ederim ki imparatorlukla bir ihtilaftan sakınmaya çalıştık, fakat bu kaçınılmazdı.Zapewniam, że chcieliśmy uniknąć zderzenia z imperium, ale to było nieuchronne.
Sizi temin ederim ki imparatorlukla bir ihtilaftan sakınmaya çalıştık, fakat bu kaçınılmazdı.Σας βεβαιώ ότι προσπαθήσαμε να αποφύγουμε τη σύγκρουση με την αυτοκρατορία... αλλά ήταν αναπόφευκτη.
Sizi temin ederim ki imparatorlukla bir ihtilaftan sakınmaya çalıştık, fakat bu kaçınılmazdı.Уверявам Ви, направихме всичко възможно, за да не се стигне до разрив с тях, но не успяхме.
Sizi temin ederim ki imparatorlukla bir ihtilaftan sakınmaya çalıştık, fakat bu kaçınılmazdı.Уверяю вас, мы старались избежать столкновения с империей, но это было неизбежно