ihtişam ile cümle
ihtişam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sadece Napoleon'un biraz ihtişam görmek istemesinden de kaynaklanmış olabilir.Pode ter sido apenas umas visões de grandeza de Napoleão.
Bu sadece Napoleon'un biraz ihtişam görmek istemesinden de kaynaklanmış olabilir.Potrebbe essere stato solo Napoleone che aveva avuto alcune visioni di grandezza.
Bu sadece Napoleon'un biraz ihtişam görmek istemesinden de kaynaklanmış olabilir.To mogły być też tylko jakieś wizje Napoleona o wielkości.
Bu sadece Napoleon'un biraz ihtişam görmek istemesinden de kaynaklanmış olabilir.Vielleicht waren es einfach nur Napoleons Visionen von Größe.
Bu sadece Napoleon'un biraz ihtişam görmek istemesinden de kaynaklanmış olabilir.А можливо це були лише уявлення
Bu sadece Napoleon'un biraz ihtişam görmek istemesinden de kaynaklanmış olabilir.Возможно, Наполеон лишь мечтает о величии.
Bu sadece Napoleon'un biraz ihtişam görmek istemesinden de kaynaklanmış olabilir.Може просто Наполеон да е имал грандомански идеи.
Bu sadece Napoleon'un biraz ihtişam görmek istemesinden de kaynaklanmış olabilir.فقد يكون نابليون يعاني من بعض أعراض جنون العظمة.
Bu sadece Napoleon'un biraz ihtişam görmek istemesinden de kaynaklanmış olabilir.もっていたんだろう。 それに、エジプトは大帝国だったから、エジプトに
Daha fazla mücadele. Daha ihtişamlı zafer.Je größer der Kampf, umso glorreicher der Triumph.
Daha fazla mücadele. Daha ihtişamlı zafer.Plus grande est la lutte, plus glorieux est le triomphe.
Daha ihtişamlı zafer.Hoe glorieuzer de overwinning.
Doğal dünyanın inanılmaz karmaşası ve ihtişamında.En la increíble intrincación y magnificencia del mundo natural.
Doğal dünyanın inanılmaz karmaşası ve ihtişamında.In de ongelovelijke ingewikkeldheid en grootsheid van de natuur.
Doğal dünyanın inanılmaz karmaşası ve ihtişamında.In der unglaublichen Komplexität und Pracht der natürlichen Welt.
Doğal dünyanın inanılmaz karmaşası ve ihtişamında.În incredibila complexitate și splendoare a naturii.
Doğal dünyanın inanılmaz karmaşası ve ihtişamında.자연계의 믿기 어려운 복잡성과 장엄함 내에.
Doğal dünyanın inanılmaz karmaşası ve ihtişamında.Nel mondo naturale, così magnifico e incredibilmente intricato?
Doğal dünyanın inanılmaz karmaşası ve ihtişamında.Trong sự phức tạp và huy hoàng đáng kinh ngạc của thế giới tự nhiên.
Doğal dünyanın inanılmaz karmaşası ve ihtişamında.V neuvěřitelné spletitosti a velkoleposti přirozeného světa.
Doğal dünyanın inanılmaz karmaşası ve ihtişamında.W niesamowitej zawiłości i wspaniałości świata przyrody.
Doğal dünyanın inanılmaz karmaşası ve ihtişamında.Στον απίστευτα περίπλοκο και μεγαλοπρεπή φυσικό κόσμο.
Doğal dünyanın inanılmaz karmaşası ve ihtişamında.В невероятната сложност и превъзходство на естествения свят.
Doğal dünyanın inanılmaz karmaşası ve ihtişamında.במורכבות המדהימה והמפוארת של עולם הטבע.
Doğal dünyanın inanılmaz karmaşası ve ihtişamında.في التعقيد والعظمة المذهلين للعالم الطبيعي.
Doğal dünyanın inanılmaz karmaşası ve ihtişamında.集合的無意識 人種の魂の内に
Gazeteci Frud Bezhan eski ihtişamlı, binlerce misafirin katıldığı düğünleri özlemle anıyor.Der Journalist Frud Bezhan erinnert sich an riesige Hochzeitsfeiern, mit tausenden von Gästen.
Gazeteci Frud Bezhan eski ihtişamlı, binlerce misafirin katıldığı düğünleri özlemle anıyor.El periodista Frud Bezhan rememora bodas grandiosas, con miles de invitados.
Gazeteci Frud Bezhan eski ihtişamlı, binlerce misafirin katıldığı düğünleri özlemle anıyor.Le journaliste Frud Bezhan évoque les mariages géants, avec des milliers d'invités.
Gazeteci Frud Bezhan eski ihtişamlı, binlerce misafirin katıldığı düğünleri özlemle anıyor.Журналист Фруд Бежан (Frud Bezhan) вспоминает о невероятных свадьбах с тысячами гостей.
Gelişim sürecinin içinde. Doğal dünyanın inanılmaz karmaşası ve ihtişamında.Dans le processus de l"évolution. dans l'incroyable complexité et splendeur de la nature
"Gör beni," der tükenmeyen, şiddetli aşkın tanrısı, kanlı bir ihtişamın içinde yükselerek, "Gör beni.""Aanschouw mij," aldus de god van uitzinnige, onuitputtelijke liefde. Bloedrood en krachtig: "Aanschouw mij."
"Gör beni," der tükenmeyen, şiddetli aşkın tanrısı, kanlı bir ihtişamın içinde yükselerek, "Gör beni.""Iată-mă", spune zeul iubirii frenetice, de nesecat, ridicându-se într-o splendoare sângeroasă, "Iată-mă."
"Gör beni," der tükenmeyen, şiddetli aşkın tanrısı, kanlı bir ihtişamın içinde yükselerek, "Gör beni.""나를 잡아줘," 열광적이고 지치지 않는 사랑의 신이 말하길, 핓빛으로 찬란하게 솟아오르며, "나를 잡아줘"
"Gör beni," der tükenmeyen, şiddetli aşkın tanrısı, kanlı bir ihtişamın içinde yükselerek, "Gör beni."Me voici, dit le dieu de l'amour frénétique et inépuisable, se levant en splendeur saignante: Me voici!
"Gör beni," der tükenmeyen, şiddetli aşkın tanrısı, kanlı bir ihtişamın içinde yükselerek, "Gör beni.""Patrz na mnie", bóg szaleńczej, niewyczerpalnej miłości tak mówi, powstając w krwawej chwale, "Patrz!".
"Gör beni," der tükenmeyen, şiddetli aşkın tanrısı, kanlı bir ihtişamın içinde yükselerek, "Gör beni.""Погледни ме", богът на обезумелите, неизчерпаемата любов казва, издигайки се в кървав блясък, "Погледни ме".
"Gör beni," der tükenmeyen, şiddetli aşkın tanrısı, kanlı bir ihtişamın içinde yükselerek, "Gör beni.""Познай меня" , - бог яростной неиссякаемой любви говорит, восставая в кровавом великолепии: "Познай меня".
"Gör beni," der tükenmeyen, şiddetli aşkın tanrısı, kanlı bir ihtişamın içinde yükselerek, "Gör beni."'הביטו בי!', אומר אל האהבה המטורפת, הבלתי-נלאית, נשגב בתפארתו הארורה: 'הביטו בי'!
"Gör beni," der tükenmeyen, şiddetli aşkın tanrısı, kanlı bir ihtişamın içinde yükselerek, "Gör beni.""ها لي ,"الاله المسعور , الحب لايتعب يقولون , يرتفع برونقه الدموي , "ها لي "
Hatırlayalım, bu eser Roma'da bulunuyor, Roma'nın ihtişamını, törenlere verdiği önemi aklınıza getirin,Ale je to velmi zajímavé, když pomyslíte, že to bylo namalováno v Římě.
Hiçbir zaman anlayamayacaksınız. İşte bu yüzden Almanya ihtişamla yükselmekte ve İngiliz Krallığı dağılmakta.לעולם לא תבין. ולכן גרמניה גדולה .והאימפריה הבריטית קורסת
Hiçbir zaman anlayamayacaksınız. İşte bu yüzden Almanya ihtişamla yükselmekte ve İngiliz Krallığı dağılmakta.لن تفهم أبدا . لذلك ألمانيا عظيمة و الإمبراطورية البريطانية تتهاوى
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayanDas erste, was ich sah, war Nordamerika bei Nacht - in all seinem Glanz.
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayan제가 처음 본 사진은 저녁에 바라본 북미대륙이었습니다
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayan Kuzey Amerika'ydı.La primera cosa que vi fue Norteamérica de noche -- brillante, en toda su gloria.
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayan Kuzey Amerika'ydı.Pierwszą rzeczą była Ameryka Północna nocą -- błyszczącą, w całej wspaniałości.
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayan Kuzey Amerika'ydı.Primul lucru văzut a fost America de Nord noaptea -- strălucind, în toată măreția ei.
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayan Kuzey Amerika'ydı.Первое, что я увидел, была Северная Америка ночью, светящаяся, во всей красе.
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayan Kuzey Amerika'ydı.Първото, което видях, беше Северна Америка нощем... сияеща, в целия си блясък.
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayanLa première chose que j'ai vu a été l'Amérique du Nord pendant la nuit --
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayanLa prima cosa che notai fu il nord America di notte,
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayanPrvé, čo som si všimol, bolo, ako sa tam Severná Amerika v noci
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayanΤο πρώτο πράγμα που είδα ήταν η Β.
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayanהדבר הראשון שראיתי זה את צפון אמריקה בלילה
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayanأول شئ رأيته كان شمال أمريكا في الليل --
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayan輝いていました。暖かい気持ちです。光です
İşte bu yüzden Almanya ihtişamla yükselmekte ve İngiliz Krallığı dağılmakta.Daarom is Duitsland groot en brokkelt Engeland uiteen.
İşte bu yüzden Almanya ihtişamla yükselmekte ve İngiliz Krallığı dağılmakta.Därför vi är stora, men inte Storbritannien.
İşte bu yüzden Almanya ihtişamla yükselmekte ve İngiliz Krallığı dağılmakta.Derfor er vi store, mens Storbritannien smuldrer.