ihtişam ile cümle
ihtişam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor. Ve bu da trajedi.Πιστεύω πως ο Δυτικός πολιτισμός μας δείχνει έναν υπέροχο δρόμο διεξόδου - το αρχαίο δράμα.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.V západnej tradícii máme jednu skvelú alternatívu.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.Західна традиція надає прекрасну альтернативу.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.Мисля, че традицията на Запада показва една чудесна алтернатива.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.Я считаю, что западная традиция указывает нам на прекрасную альтернативу.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.אני חושב שהמסורת המערבית מראה לנו אלטרנטיבה אחת מפוארת.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.اعتقد ان التقاليد الغربية تعرض بديلا رائعا.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.それは悲劇です
Bize verildiği şeklindeki netliği ve ihtişamıyla.Dat werd ons in al zijn klaarheid en glorie gegeven.
Bize verildiği şeklindeki netliği ve ihtişamıyla.Este ceea ce ni s-a dat în toată splendoarea şi concizia.
Bize verildiği şeklindeki netliği ve ihtişamıyla.Esto es lo que nos dieron en toda su claridad y esplendor.
Bize verildiği şeklindeki netliği ve ihtişamıyla.Foi o que nos deram, com toda a clareza e esplendor. (Risos)
Bize verildiği şeklindeki netliği ve ihtişamıyla.처음 가져온 그대로 이고 보시다시피 명료하고 우아했죠. (농담조)
Bize verildiği şeklindeki netliği ve ihtişamıyla.Questo è quello che ci hanno dato in tutta la sua chiarezza e splendore.
Bize verildiği şeklindeki netliği ve ihtişamıyla.Voilà ce que l'on nous a donné, en toute sa clarté et gloire.
Bize verildiği şeklindeki netliği ve ihtişamıyla.Ми отримали його у такому чудовому і зрозумілому вигляді.
Bize verildiği şeklindeki netliği ve ihtişamıyla.Нам это показали во всей её славе и величии.
Bize verildiği şeklindeki netliği ve ihtişamıyla.Така ни беше дадена в цялата си яснота и слава.
Bize verildiği şeklindeki netliği ve ihtişamıyla.כך היא ניתנה לנו בכל הבהירות והתהילה.
Bize verildiği şeklindeki netliği ve ihtişamıyla.هذا كما اعطت لنا كل الظهور والمجد خاصتها
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.À medida que a canção crescesse em emoção, a máquina devia fazer o mesmo, intensificando o seu processo.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Asa incat in timp ce melodia creste in emotii, asa ar trebui sa faca si masinaria sa creasca in procesele ei.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Así, a medida que la canción iba cogiendo emoción también la máquina debía actuar de forma más espectacular.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Dus als de muziek opbouwt qua emotie, dan zou ook de machine grootser moeten worden in zijn werking.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Gdy piosenka działała na emocje, także i maszyna miała w tym brać udział.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.만약에 감정이 고조되기 시작하면 머신 또한 그 동작과정이 더욱 커져야 하는 식이었죠.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Plus la chanson capterait de l'émotion, plus la machine devrait en capter et grandir dans ce processus.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Så mens sangen samler følelser skulle maskinen gøre det samme og blive større i processen.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Takže když píseň nabírá emoce, stejně tak by měl přístroj zesílit svůj proces.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Wenn das Lied also an Emotionen zunimmt, sollte das auch die Maschine tun und dabei noch ausufernder werden.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Κι έτσι καθώς το συναίσθημα δυναμώνει θα πρέπει και η μηχανή να λειτουργεί με ανάλογη δυναμική.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.И так как эмоции в песне нарастают, нужно чтобы и машина становилась грандиознее по мере продвижения.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Тобто, коли емоції в пісні наростають, машина повинна діяти відповідно більш урочисто.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.אז ככל שהשיר מגביר את הרגש, כך גם המכונה צריכה לגדול בתהליך שלה.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.فكلما تحولت الأغنية إلى شعور كذلك يجب أن تتحول الآلة إلى حركات أكبر
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.装置の動きもそれに合わせて より壮大に展開して行く 4. スペースを最大限に使う事
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.C'est le tableau le plus glorieux.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.Das ist ein wirklich herrliches Gemälde.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.Đây là bức vẽ lộng lẫy nhất.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.Detta är en strålande målning.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.Dette er det mest glorværdige billede.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.Dit is een schitterend schilderij.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.Esta é a pintura mais gloriosa.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.Esta es la pintura más maravillosa.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.Ez a legcsodálatosabb festmény.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.Ini adalah lukisan yang paling megah.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.Je to překrásný obraz.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.눈부시게 아름다운 작품이죠.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.Questo è il suo capolavoro.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.To zniewalający obraz.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.XVII. E un tablou splendid.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.Αυτός είναι ο πιο ένδοξος πίνακας.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.Това е най-известната картина.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.Це неймовірна картина.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.Это полотно восхитительно.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.זהו הציור הנפלא ביותר.
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.هذه اللوحة الأكثر روعة
Bu gelmiş geçmiş en ihtişamlı tablo.私は19歳のときこの絵に出会いました
Burada, solda görmekte olduğunuz şey onların programı. Bize verildiği şeklindeki netliği ve ihtişamıyla.Teraz po lewej widzicie ich program, dany nam w całej swej chwale i przejrzystości.
Bu sadece Napoleon'un biraz ihtişam görmek istemesinden de kaynaklanmış olabilir.그냥 나폴레옹이 장엄한 비전을 꿈꾸고 있는 것일 지도 모른다고 생각했습니다