ihtişam ile cümle

ihtişam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Nekropolün adı mezarların ihtişamından gelmektedir, aslında buraya gömülü bir kral yoktur.传说克洛维一世就葬在这个修道院中,不过事实上这里并没有发现任何皇家墓葬。
O zaman İnsanoğlunun bulutta (görünmez şekilde), büyük güç ve ihtişamla geldiğini görecekler.그들은 겉으로 보기에 인간 족들과는 사뭇 달라보였으며, 신노스케는 그들이 우주계와 은하계 저 너머에 온 외계인들이라는 것을 알아챘다.
Helenistik Dönemin devletleri geçmişe ve geçmişte kalan ihtişamlarına fazlasıyla bağlı kaldılar.헬레니즘 시대의 국가들은 과거의 잃어버린 영광에 집착하는 듯 했다.
İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor."כך חולפת תהילת עולם".
Eski Filistin Arapların, yani hizmetçilerin; yeni Filistin ise tüm güzelliği ve ihtişamıyla Yahudilerin.פלשתינה מחולקת: הישנה לערבים, היינו למשרתים, והחדשה, על כל יופיה והדרה, ליהודים.
Buradaki gösteriş ve ihtişam hep bu dünya içindir.על כך תהילתכם בעולם וגבורתכם היא שם דבר.
Sic transit gloria mundi, (Latince:"İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.")Sic transit gloria mundi. – Така отминава земната слава.
Asurbanipal, ihtişamının doruklarındaydı.Той е в апогея на своята слава.
Oldukça ihtişamlı bir dağdır.Sjevereno je planina Divan.
Kısacası, servet, zenginlik, ihtişam bu caddede toplanıyordu.U tom trenutku, slava i bogatsvo Cida doseže svoj vrhunac.
Mukan Kağan döneminde imparatorluk gittikçe yükselerek ihtişamlı ve heybetli bir hale geldi.U međuvremenu, samostan je postao bogatiji i čuveniji.
Tüm bunlara rağmen hâlen eski ihtişamının izlerini taşımaktadır.Unatoč tome, još je uvijek prisutna njegova mračna reputacija.
Sic transit gloria mundi, (Latince:"İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.")Sic transit gloria mundi je latinská fráza znamenajúca: "Tak sa pominie sláva sveta."
Kent en ihtişamlı dönemini Roma zamanında yaşamıştır.Počas jeho vlády zažil Rím poslednú slávu.
İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.Takto budeš mať slávu celého vesmíru.
Konaklama tesisi olarak restore edilmiş konaklar tarih öncesinin ihtişamını taşımaktadır.Rešitučná komisia postupne vracala majetok bývalým lotyšským šľachticom.
Helenistik Dönemin devletleri geçmişe ve geçmişte kalan ihtişamlarına fazlasıyla bağlı kaldılar.Države helenističnega obdobja so bile globoko povezane s preteklostjo in njeno navidezno izgubljeno slavo.
En ihtişamlı zırhını giydi ve inci beyazı atına bindi.Ubil je največjega vola in ga napolnil z živim apnom.
Buradaki gösteriş ve ihtişam hep bu dünya içindir.Uhkuse ja alandlikkuse objekt on alati mina.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,그런데 100미터 경기에서 85미터 쯤, 승리를 앞두고 있을 때
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Allora, dopo circa 85 metri della corsa dei 100, nel pieno del mio splendore, sono caduta giù dalle gambe.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.A zhruba v 85. metru, při sprintu na 100 metrů, mi s veškerou slávou upadla jedna noha.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.En op ongeveer 85 meter van de 100 meter sprint kwam mijn been heel glorieus los.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.És úgy a 85. méteremnél a 100 méteres sprintnél, teljes fényemben kiléptem a lábamból.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Na 85 metrze wyścigu na 100 metrów, w całej sportowej wspaniałości... ...wyśliznęłam się z nogi.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Počas stovky sa mi tak pri 85 metroch, v celej mojej sláve, vyzula protéza.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Por volta dos 85 metros do meu sprint de 100 metros, em toda a minha glória, perdi uma perna.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Så vid ungefär 85 meter av mitt 100-meterslopp, i all min ära, halkade jag ut ur benet.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Şi, cam pe la metrul 85 din cei 100 metri ai cursei de sprint, în toată gloria, mi-a ieşit de pe picior.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Und bei ungefähr 85m meines 100 Metersprints, voller Stolz, rutschte ich aus dem Bein raus.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Y a unos 15 metros de los últimos 100 metros, y en toda mi gloria, mi pierna artificial se desperendió.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Και περίπου στα 85 μέτρα από τα 100 του σπρίντ, σε όλη μου την δόξα, βγήκε το πόδι μου.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.И где-то на 85-м метре из 100, во всем моем великолепии, я вылетела из своей ноги.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.И на около 85 метра от 100-метровия си спринт, в целия си блясък, излязох от крака си.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,Và ở khoảng 85 mét trong 100 mét nước rút, trong tất cả vinh quang của tôi,
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,ובמירוץ ה-100 מטר, אחרי כ-85 מטרים, בכל תהילתי,
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,وبعد 85 متر من الجري السريع لمسافة 100 متر في كامل تألقي
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,義足から転げ落ちてしまったの
[adam öksürür, öğürür] [orkestra ihtişamlı bir final yapar] [gemi kornası öter][man som hostar och får kväljningar] [en orkesters triumferande slutfinal] [båt som tutar]
[adam öksürür, öğürür] [orkestra ihtişamlı bir final yapar] [gemi kornası öter][mies yskii ja kakoo kurkkuaan] [mahtipontinen orkesterifinaali] [veneen torvi soi]
Bahçe son derece ihtişamlı, ancak bitkiler fazla büyümüş ve biraz kontrolden çıkmış gibiler.Dit is een tuin die overwoekerd is, dat is weelderig maar ook uit de hand gelopen.
Bahçe son derece ihtişamlı, ancak bitkiler fazla büyümüş ve biraz kontrolden çıkmış gibiler.Je to příroda skutečně živelná, úrodná a překypující.
Bahçe son derece ihtişamlı, ancak bitkiler fazla büyümüş ve biraz kontrolden çıkmış gibiler.Градината е обрасла, в същото време тучна, но извън контрол.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.De kan göras till åtlöje.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.De westerse traditie kent een prachtig alternatief.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.Ich glaube, dass die Westliche Tradition uns eine ruhmreiche Alternative aufzeigt.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.Jeg synes, den vestlige tradition har et strålende alternativ.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.Je pense que les traditions occidentales nous montrent une alternative glorieuse.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.서구의 전통이 한 가지 훌륭한 대안을 보여준다고 생각합니다.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.Myślę, że kultura zachodnia ma jedną, cudowną alternatywę.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.Myslím, že nám západní tradice nabízí jednu skvělou alternativu.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.Penso che la tradizione Occidentale ci mostri una gloriosa alternativa.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.Szerintem a nyugati hagyomány egy pompás alternatívát kínál.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.Tôi nghĩ rằng những truyền thống phương Tây đã cho ta một sự thay thế hoàn hảo.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.Tradiţia occidentală ne arată o alternativă glorioasă.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor.Uskon, että länsimaisessa perinteessä on yksi suurenmoinen vaihtoehto.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor. Ve bu da trajedi.Acho que a tradição ocidental nos mostra uma alternativa gloriosa que é a tragédia.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor. Ve bu da trajedi.Creo que la tradición occidental muestra una gloriosa alternativa.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor. Ve bu da trajedi.Dalam tradisi Dunia Barat hal ini secara kerennya disebut tragedi.
Bence Batı geleneği bize ihtişamlı bir alternatif gösteriyor. Ve bu da trajedi.Mislim, da nam je zahodna tradicija dala veličastno alternativo: tragedijo.

İlgili Sayfalar