ihtişam ile cümle
ihtişam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu ciudadelaların ihtişamı, kraliyet sınıfıyla olan ilişkilerini göstermekteydi.Le Roi incarne les vertus de cette classe.
Sic transit gloria mundi, (Latince:"İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.")Sic transit gloria mundi (así pasa la gloria del mundo).
Nitekim kralın ölümünden bir süre sonra ihtişamlı görünümü olan kent terkedildi.A su muerte, el título de rey parece haber sido abandonado.
Konaklama tesisi olarak restore edilmiş konaklar tarih öncesinin ihtişamını taşımaktadır.En ella se puede apreciar el retablo de la Virgen recientemente restaurado.
Bu son birkaç yıl da Raw'da gördüğümüz en ihtişamlı face-to face'lerden biriydi.Fue uno de los autos más espectaculares que Chrysler haya construido en los últimos años.
Buradaki gösteriş ve ihtişam hep bu dünya içindir.Su influencia y espíritu siempre estará alrededor de nosotros.
Efod, dört unsuru, iç içe işlenmiş altınlar ise Tanrı'nın ihtişamını göstermekteydi.L'efod caratterizzava i quattro elementi, e l'oro intrecciato denotava la gloria di Dio.
Bu şiire eşlik eden melodi de ihtişamı ve zafer duygusunu hissettirir.Anche la melodia tradizionale che accompagna il poema trasmette un senso di grandezza e trionfo.
Kent en ihtişamlı dönemini Roma zamanında yaşamıştır.Ron dirà che è stato il suo più grande momento di gloria.
Nitekim kralın ölümünden bir süre sonra ihtişamlı görünümü olan kent terkedildi.Dopo di loro il titolo di re sembra essere stato abbandonato.
Bakıldığında devasa bronz pervaneler ihtişamlı ve gerçekten güçlüdürler.Vediamo i candelabri di bronzo grandi, meravigliosamente lavorati.
Mukan Kağan döneminde imparatorluk gittikçe yükselerek ihtişamlı ve heybetli bir hale geldi.In determinati punti della storia il drago si evolve, diventando più forte e potente.
Sic transit gloria mundi, (Latince:"İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.")«Sic transit gloria mundi» (Так проходит мирская слава).
Nekropolün adı mezarların ihtişamından gelmektedir, aslında buraya gömülü bir kral yoktur.Своё название гробницы получили от их великолепия и убранства, а вовсе не от захоронения там царей.
Altın, ilahi ve semavi ışığı ve Tanrı'nın ihtişamını simgeler.Означает тепло и любовь, символ Божественного сияния, самого Бога.
Bazı rabinik bilgelere göre, mavi, Tanrı'nın ihtişamının rengidir.Синий цвет — это ещё и цвет божьего благословения.
Fakat Fred bir senatörün oğlu olduğunu açıklayınca zenginlikten ve ihtişamdan çok etkilenen Lizzie yumuşar.ولكن عندما وضح Fred أنه ابن أحد أعضاء مجلس الشيوخ وعندما أفصح عن ثروته ومكانته لانت ليزى .
Kapıların en ihtişamlıları çift pervazlı kapılar olarak adlandırılanlarıdır.و تسمى الأبواب الأكثر زهواً بالأبواب مزدوجة الدعامة.
Helenistik Dönemin devletleri geçmişe ve geçmişte kalan ihtişamlarına fazlasıyla bağlı kaldılar.كانت دول الفترة الهلنستية مرتبطة بقوة بماضيها وبمجدها الضائع.
Aspasia'nın ismi Perikles’in ihtişamı ve şöhretine çok yakından bağlıdır.يرتبط اسم أسبازيا ببريكليس ارتباطاً وثيقاً لشهرته وروعته.
Çok ihtişamlıdır.عظيمة الثناء.
Mukan Kağan döneminde imparatorluk gittikçe yükselerek ihtişamlı ve heybetli bir hale geldi.في كل التاريخ القديم، كان سقوط الإمبراطورية الآشورية هو الأكثر إثارة للإعجاب والشهرة.
Oldukça ihtişamlı bir dağdır.وهو من جبال تهامة.
İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.وبدأت من هنا شهرته العالمية.
Herakleios'un önünde mor ihtişamına hürmeten saygıyla selam verdi.Tolstoi, em plena glória, o saudou com entusiasmo.
Çocukluk döneminin baronluk ihtişamından uzak, mütevazi bir dairede yaşadı.Teve vida simples e humilde no meio rural do seu município natal.
Sic transit gloria mundi, (Latince:"İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.")Op de wijzerplaat in de kerk staat: 'Sic transit gloria mundi' (Zo gaat de grootheid van de wereld voorbij).
Konaklama tesisi olarak restore edilmiş konaklar tarih öncesinin ihtişamını taşımaktadır.Met het juiste voorkeursbeleid zetten we de fouten van vroeger weer recht.
Kısacası, servet, zenginlik, ihtişam bu caddede toplanıyordu.Wellust, driestheid en veroveringslust komen samen in deze vrouw.
O zaman İnsanoğlunun bulutta (görünmez şekilde), büyük güç ve ihtişamla geldiğini görecekler.Po drodze oglądają biedę i ciężkie życie przygodnie napotykanych ludzi.
Aspasia'nın ismi Perikles’in ihtişamı ve şöhretine çok yakından bağlıdır.Imię Aspazji jest ściśle związane z chwałą i sławą Peryklesa.
İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.Tak posiądziesz chwałę całego świata.
Oldukça ihtişamlı bir dağdır.Det är en väldränerad bergshöjd.
Mevlânâ’nın o ihtişamlı türbesinin yanında -ki Mevlânâ "En güzel türbe gökkubedir" der- sadedir.I USA så är den makthavande (onda) sidan på jakt efter rebellerna (den goda sidan).
Mukan Kağan döneminde imparatorluk gittikçe yükselerek ihtişamlı ve heybetli bir hale geldi.Efter en lång tids skrivkramp blir han alltmer skuldsatt och desillusionerad.
Sic transit gloria mundi, (Latince:"İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.")Sic transit gloria mundi – Так проходить слава світу.
Altın, ilahi ve semavi ışığı ve Tanrı'nın ihtişamını simgeler.Срібний символ чистоти, світла і слави Божої.
Kervansaraya Güney batı cephesinde bulunan ihtişamlı bir tac kapıdan girilmektedir.Повсюди панує тридільний тип хати із входом з поздовжньої південної сторони.
Kent en ihtişamlı dönemini Roma zamanında yaşamıştır.V římské době zažilo město svůj největší rozmach.
Mukan Kağan döneminde imparatorluk gittikçe yükselerek ihtişamlı ve heybetli bir hale geldi.Pod jeho vedením se závod stal populárnější a známější.
Bu şiire eşlik eden melodi de ihtişamı ve zafer duygusunu hissettirir.Melodia care însoțește de obicei acest poem are un caracter de grandoare și triumf.
Geminin bulunduğu zamanda, Titanic lüks, zenginlik ve ihtişam konusunda tüm rakiplerinin üzerindeydi.Titanic a surclasat toate rivalele în lux și opulență.
Bu ihtişamlı yapı bir cami.Această clădire magnifică este o moschee.
Kraliyet tarafından zenginlik ve ihtişama boğulur.Arcáról erő és fenség sugárzik.
Stadyumunda düzenlenen olimpiyatların ihtişamı dillere destandı.Olympiavalat lausuu järjestäjämaan edustaja omalla kielellään.
Aspasia'nın ismi Perikles’in ihtişamı ve şöhretine çok yakından bağlıdır.Το όνομα της Ασπασίας συνδέεται στενά με τη δόξα και τη φήμη του Περικλή.
Tüm bunlara rağmen hâlen eski ihtişamının izlerini taşımaktadır.Όμως έχουν απομείνει κάποια ίχνη του πλούσιου παρελθόντος της.
Aspasia'nın ismi Perikles’in ihtişamı ve şöhretine çok yakından bağlıdır.Aspasias navn er nært forbundet med Perikles' ære og berømmelse.
Mevlânâ’nın o ihtişamlı türbesinin yanında -ki Mevlânâ "En güzel türbe gökkubedir" der- sadedir.Ia menyukai iklim basah, namun dapat pula tumbuh baik di wilayah yang lebih kering.
Oldukça ihtişamlı bir dağdır.Ada sebuah tebing yang indah sekali.
Mahabalipuram mimari ihtişamı ile meşhurdur. ^ a b "Group of Monuments at Mahabalipuram".Du lịch ở Tamil Nadu ^ a ă “Group of Monuments at Mahabalipuram”.
O zaman İnsanoğlunun bulutta (görünmez şekilde), büyük güç ve ihtişamla geldiğini görecekler.人は真理を見つめて世の理を悟り、仏即ち「目覚めた者」となる。
İlaveten pintiliği ve ihtişam ve teşhir'den hoşlanmayışı ile ayak takımının nefretini kazandı.天の助とドンパッチを嫌いなことから敵だと思う。
Buradaki gösteriş ve ihtişam hep bu dünya içindir.そして、あなたの支持と輝きは私にとっての世界を意味する。
Aspasia'nın ismi Perikles’in ihtişamı ve şöhretine çok yakından bağlıdır.アスパシアの評判はペリクレスが手にした栄誉や名声と密接な関わりがある 。
Şu anda kayıp olan bu tacın üzerinde 5 ihtişamlı taş vardı.当時、教会は現在よりも複雑な5つの尖塔があった。
Hanedan zor zamanlar geçirmesine rağmen eski ihtişamlı devirlerine Tywin Lannister sayesinde geri döndü.ラニスター家は一時期衰えたが、タイウィン・ラニスターによって栄光を取り戻した。
O zaman İnsanoğlunun bulutta (görünmez şekilde), büyük güç ve ihtişamla geldiğini görecekler.’那时,他们要看见人子有大能力、大荣耀驾云降临。
Bazı rabinik bilgelere göre, mavi, Tanrı'nın ihtişamının rengidir.據數位拉比聖人稱,藍色是上帝榮耀的顏色。
Mevlânâ’nın o ihtişamlı türbesinin yanında -ki Mevlânâ "En güzel türbe gökkubedir" der- sadedir.其著名金句為: "梅小惠, 世上最美麗"。