Avrupa’da rapor edilen uyuşturucu kanunu ihlallerinin sayısı artmaya devam etmektedir.Le nombre d’infractions à la législation sur les stupéfiants signalées en Europe continue à augmenter.
Avrupa’da rapor edilen uyuşturucu kanunu ihlallerinin sayısı artmaya devam etmektedir.Liczba naruszeń przepisów prawnych dotyczących narkotyków w Europie ciągle rośnie.
Avrupa’da rapor edilen uyuşturucu kanunu ihlallerinin sayısı artmaya devam etmektedir.Počet porušení právnych predpisov súvisiacich s drogami ohlásených v Európe neustále rastie.
Avrupa’da rapor edilen uyuşturucu kanunu ihlallerinin sayısı artmaya devam etmektedir.Počet porušení protidrogových právních předpisů vykázaných v Evropě nadále vzrůstá.
Avrupa’da rapor edilen uyuşturucu kanunu ihlallerinin sayısı artmaya devam etmektedir.Praktische Strafverfolgung kollidiert mit widersprüchlichen politischen Zielen
Avrupa’da rapor edilen uyuşturucu kanunu ihlallerinin sayısı artmaya devam etmektedir.Število kršitev zakonov o drogah, o katerem se poroča v Evropi, še vedno narašča.
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Aion iloinen." "Et mielessä rikkoo lakia?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Będę zachwycony." "Nie masz nic łamanie prawa?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Bom z veseljem." "Ti ne moti kršijo zakon?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Budem mať radosť." "To nevadí, že porušovanie zákona?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Budu mít radost." "To nevadí, že porušování zákona?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Én szívesen." "Ugye nem baj megszegi a törvényt?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Estaré encantado." "¿No te importa violar la ley?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Eu vou ser feliz." "Você não se importa infringir a lei?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Ich werde sehr zufrieden." "Sie haben nichts dagegen das Gesetz zu brechen?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? "'Ik zal blij. " Je hoeft het niet erg de wet te overtreden? "
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Jag ska vara glad." "Du har inget emot att bryta mot lagen?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Jeg skal være glad." "Du har ikke noget imod at bryde loven?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Je serai très heureux." "Vous ne me dérange pas enfreindre la loi?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""나는 기쁘게 생각한다." "당신은 법을 어긴 상관 없어?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Sarà un piacere." "Non ti dispiace infrangere la legge?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Saya akan senang sekali." "Kau tidak keberatan melanggar hukum?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Tôi sẽ được vui mừng." "Bạn không quan tâm đến vi phạm luật pháp?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Voi fi încântat." "Tu nu te superi încălcarea legii?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Θα είμαι ικανοποιημένος." "Δεν σας πειράζει να παραβιάζουν το νόμο;"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Аз ще се радвам." Нямате нищо против нарушаване на закона? "
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Я буду в восторге." "Вы не возражаете, нарушая закон?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""Я буду в захваті." "Ви не заперечуєте, порушуючи закон?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""אני אהיה מאושר." "אתה לא אכפת לך לעבור על החוק?"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""سأكون سعيدا." "أنت لا تمانع في مخالفة القانون؟"
"Ben çok memnun olacaktır." Yasayı ihlal umursamıyorum? ""毛頭"
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.Compania mea, Fark, se ocupă cu ştiri, aparent, şi ca atare nu ne aflăm în situaţia de a încălca acest brevet.
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.저희 회사 Fark는 표면상으로는 뉴스를 다루고 있으며, 그 결과
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.La mia azienda, Fark, tratta notizie, apparentemente, e questo significa che non stavamo violando il brevetto
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.Mijn bedrijf, Fark, heeft duidelijk met nieuws te maken. Daardoor schonden we het patent niet.
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.Moja firma Fark zajmuje się właśnie wiadomościami, a co za tym idzie, nie byliśmy winni naruszenia patentu.
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.No, a moje firma, Fark, pracuje s novinkami, zřejmě, a tedy neporušujeme tento patent
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.Nun, da meine Firma Fark augenscheinlich mit Nachrichten arbeitet, verstießen wir nicht gegen dieses Patent.
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.Pero mi empresa, Fark, aparentemente maneja noticias y eso significa que no estábamos violando la patente.
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.Моя компания Fark работает с новостями, значит, по всей видимости, мы не нарушали этот патент.
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.Моя компанія, Fark, начебто працює з новинами, і в результаті, ми не порушували цього патенту.
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.החברה שלי, פארק, מתעסקת כביכול בחדשות, ולכן
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.الآن، فارك، شركتي تتعامل ظاهريا مع الأخبار، وكنتيجة
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.表向きはニュースを扱っていて 結果として 特許を侵害していないということになります
"Ben ne yaptığımı biliyorum." dedi. Burada bir ihlal durumu var.Powiedziała koleżankom, że naruszono tam zasady.
Bilirsin, "Sınıflarda, tarih, "Birleşik Devletlerin insan haklarını ihlalindeki rolünü öğretmiyor mu?"Ali nas v šoli učijo zgodovino, ki govori o kršitvah človekovih pravic, ki jih je zagrešila ameriška vlada?
Bilirsin, "Sınıflarda, tarih, "Birleşik Devletlerin insan haklarını ihlalindeki rolünü öğretmiyor mu?"Neučí sa na školách o histórii a úlohe vlády Spojených štátov v prípadoch porušovania ľudských práv?
Bilirsin, "Sınıflarda, tarih, "Birleşik Devletlerin insan haklarını ihlalindeki rolünü öğretmiyor mu?"Знаете, "Это не история, выученная в школе, о роли правительства США в попрании прав человека?"
Bilirsin, "Sınıflarda, tarih, "Birleşik Devletlerin insan haklarını ihlalindeki rolünü öğretmiyor mu?"Не се ли изучава история в училище за ролята на САЩ в потъпкването на човешките права?"
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Abbiamo molte leggi, migliaia su migliaia, ma vengono costantemente infrante.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Avem multe legi, mii şi mii dar acestea sunt în mod constant încălcate.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Imamo mnogo zakonov - na tisoče in tisoče, vendar se jih nenehno krši.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Máme hodně zákonů, jsou jich tisíce a tisíce jsou ale neustále porušovány.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Meillä on useita lakeja, tuhansittain toistensa päällä, mutta niitä rikotaan jatkuvasti.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Nous avons beaucoup de lois, des milliers et des milliers de lois, mais elles sont constamment transgressées.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Posiadamy tysiące praw ale są one ciągle łamane.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Rengeteg törvényünk van, ezer meg ezer, de ezeket folytonosan megszegik.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Vi har många lagar, tusentals och åter tusentals lagar men de bryts jämt och ständigt.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.We hebben al duizenden en duizenden wetten maar ze worden constant overtreden.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Wir haben viele Gesetzte, tausende und abertausende davon, aber sie werden ständig gebrochen.