Ana içeriğe geç
Sözlük

ihanet ile cümle

ihanet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Neredeyse bir çeşit ihanet hissiydi.Ce fut un sentiment, presque, de trahison
Neredeyse bir çeşit ihanet hissiydi.거의 뒷통수를 맞는 기분이었다고 할까요.
Neredeyse bir çeşit ihanet hissiydi.זו היתה כמעט תחושה של בגידה,
Neredeyse bir çeşit ihanet hissiydi.إنه إحساس ، تقريبا ً ـ بالخيانه ،
Neredeyse bir çeşit ihanet hissiydi.私の家にいた小さな青い点が
O adi pislik bize ihanet etti.Ce salaud qui nous a trahis
O adi pislik bize ihanet etti.Den Bastard, der uns betrogen hat.
O adi pislik bize ihanet etti.Die klootzak die ons heeft verraden.
O adi pislik bize ihanet etti.Jäveln som förråde oss.
O adi pislik bize ihanet etti.우리를 배신한 그 개자식.
O adi pislik bize ihanet etti.Sen paskiaisen joka petti meidät.
O adi pislik bize ihanet etti.Tego drania, który nas zdradził.
O adi pislik bize ihanet etti.Toho bastarda, co nás zradil.
O adi pislik bize ihanet etti.Этого ублюдка что предал нас.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.A on odpovedal a riekol: Ktorý omočil so mnou ruku v mise, ten ma zradí.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.A on odpowiadając, rzekł: Który macza ze mną rękę w misie, ten mię wyda.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Då svarade han och sade: »Den som jämte mig nu doppade handen i fatet, han skall förråda mig.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Drept răspuns, El le -a zis: ,,Cel ce a întins cu Mine mîna în blid, acela Mă va vinde.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Ed egli rispose: «Colui che ha intinto con me la mano nel piatto, quello mi tradirà
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Entonces respondiendo él dijo: --El que mete la mano conmigo en el plato, éste me entregará
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Er antwortete und sprach: Der mit der Hand mit mir in die Schüssel tauchte, der wird mich verraten.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Han svarte og sa: Den som dypper hånden i fatet sammen med mig, han skal forråde mig.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Hän vastasi ja sanoi: "Joka minun kanssani pisti kätensä vatiin, se kavaltaa minut.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Il répondit: Celui qui a mis avec moi la main dans le plat, c`est celui qui me livrera.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Jezus antwoordde: "Aan wie Ik het eerst het eten heb aangereikt, die is het.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Kẻ nào để tay vào mâm với ta , ấy_là kẻ sẽ phản ta .
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Kẻ nào để tay vào mâm với ta, ấy là kẻ sẽ phản ta.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.대답하여 가라사대 나와 함께 그릇에 손을 넣는 그가 나를 팔리라
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Men han svarede og sagde: "Den, som dyppede Hånden tillige med mig i Fadet, han vil forråde mig.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.On pak odpovídaje, řekl: Kdo omáčí se mnou rukou v míse, tenť mne zradí.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.On pa odgovori in reče: Tisti, ki pomaka z menoj roko v skledo, ta me bo izdal.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Õ pedig felelvén, monda: A ki velem együtt mártja kezét a tálba, az árul el engem.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Respondeu ele: O que mete comigo a mão no prato, esse me trairá.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Yesus menjawab, "Orang yang mencelup roti ke dalam mangkuk bersama-sama-Ku, dialah yang akan mengkhianati Aku
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Ο δε αποκριθεις ειπεν Ο εμβαψας μετ' εμου εν τω πινακιω την χειρα, ουτος θελει με παραδωσει.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.А те, пренаскърбени, почнаха всички един по един да Му казват: Да не съм аз Господи?
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Він же, озвавшись, рече: Хто вмочає зо мною руку в миску, той зрадить мене.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Он же сказал в ответ: опустивший со Мною руку в блюдо, этот предаст Меня;
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.ויען ויאמר האיש אשר טבל עמי את ידו בקערה הוא ימסרני׃
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.فاجاب وقال. الذي يغمس يده معي في الصحفة هو يسلمني.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.耶 穌 回 答 說 、 同 我 蘸 手 在 盤 子 裡 的 、 就 是 他 要 賣 我
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.耶穌 回答 說 、 同 我 蘸手 在 盤子裡 的 、 就是 他 要 賣我
O da harikulade bir Vermeer tablosu yaptı. Ve sonra vatana ihanet suçlaması düştü.Naslikal je čudovitega Vermeera in nato so bile obtožbe izdaje opuščene.
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.Anche Giuda, il traditore, conosceva quel posto, perché Gesù vi si ritirava spesso con i suoi discepoli
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.A vedel i Judáš, jeho zradca, o tom mieste, že sa tam často schádzaval Ježiš so svojimi učeníkmi.
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.A wiedział i Judasz, który go wydawał, ono miejsce; bo się tam często schadzał Jezus z uczniami swoimi.
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.De verrader Judas wist dat, want Jezus was daar vaker geweest met Zijn discipelen.
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.Iuda, vînzătorul, ştia şi el locul acela, pentrucă Isus de multe ori Se adunase acolo cu ucenicii Lui.
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.Judas aber, der ihn verriet, wußte den Ort auch; denn Jesus versammelte sich oft daselbst mit seinen Jüngern.
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.Judas, qui le livrait, connaissait ce lieu, parce que Jésus et ses disciples s`y étaient souvent réunis.
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.거기는 예수께서 제자들과 가끔 모이시는 곳이므로 예수를 파는 유다도 그곳을 알더라
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.Men Judas, som forrådte ham, kjente også stedet; for Jesus samledes ofte der med sine disipler.
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.Men også Judas, som forrådte ham, kendte Stedet; thi Jesus samledes ofte der med sine Disciple.
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.También Judas, el que le entregaba, conocía aquel lugar, porque Jesús solía reunirse allí con sus discípulos
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.Vả , Giu-đa là kẻ phản Ngài , cũng biết chỗ nầy , vì Ðức_Chúa_Jêsus thường cùng môn_đồ nhóm_họp tại đó .
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.Vả, Giu-đa là kẻ phản Ngài, cũng biết chỗ nầy, vì Ðức Chúa Jêsus thường cùng môn đồ nhóm họp tại đó.
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.Vedel je pa tudi Juda, njegov izdajalec, o tem kraju, ker je pogostoma Jezus tja zahajal z učenci svojimi.
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.Věděl pak i Jidáš, zrádce jeho, to místo; nebo často chodíval tam Ježíš s učedlníky svými.
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.Ηξευρε δε τον τοπον και Ιουδας ο παραδιδων αυτον διοτι πολλακις συνηλθεν εκει ο Ιησους μετα των μαθητων αυτου.
Ona ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu.Знав же й Юда, що зрадив Його, се місце, бо почасту збирались там Ісус і ученики Його.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod