Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,이 모든 일이 우리에게 임하였으나 우리가 주를 잊지 아니하며 주의 언약을 어기지 아니하였나이다
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,Mọi đều ấy đã xảy đến cho chúng tôi; song chúng tôi nào quên Chúa. Cũng không bội nghịch giao ước của Chúa.
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,Mọi đều ấy đã xảy đến cho chúng_tôi ; song chúng_tôi nào quên Chúa . Cũng không bội_nghịch giao_ước của Chúa .
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,när jag hör smädarens och lastarens tal, när jag ser fienden och den hämndgirige.
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,når jeg hører spotteren og håneren, når jeg ser fienden og den hevngjerrige.
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,per la voce di chi insulta e bestemmia, davanti al nemico che brama vendetta
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,pre hlas potupujúceho a rúhajúceho sa, pre zlostnú tvár nepriateľa a pomstiaceho sa.
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,Semua itu telah menimpa kami walaupun kami tidak melupakan Engkau atau mengkhianati perjanjian-Mu dengan kami
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,Toate acestea ni se întîmplă, fără ca noi să Te fi uitat, fără să fi călcat legămîntul Tău:
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,Todo esto nos ha venido, pero no nos hemos olvidado de ti, ni hemos faltado a tu pacto
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,Tudo isto nos sobreveio; todavia não nos esquecemos de ti, nem nos houvemos falsamente contra o teu pacto.
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,vanwege de woorden van de roddelaars en de blikken van mijn vijanden en hen die op wraak uit zijn.
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,Vse to nas je zadelo, in vendar te nismo pozabili niti nezvesto ravnali proti zavezi tvoji.
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,Παντα ταυτα ηλθον εφ' ημας, ομως δεν σε ελησμονησαμεν και δεν ηθετησαμεν την διαθηκην σου
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,Всичко това дойде върху нас; Обаче ние не Те забравихме, Нито станахме неверни на Твоя завет.
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,כל זאת באתנו ולא שכחנוך ולא שקרנו בבריתך׃
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,هذا كله جاء علينا وما نسيناك ولا خنّا في عهدك.
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,這 都 臨 到 我 們 身 上 . 我 們 卻 沒 有 忘 記 你 、 也 沒 有 違 背 你 的 約
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,這都 臨到 我 們 身上 . 我 們卻沒 有 忘記 你 、 也沒 有 違背 你 的 約
Çatışma başlayınca onlara ihanet edecekler ve kale içinde kaos çıkacak.A battaglia iniziata, si scaglieranno contro di loro, creando il caos all'interno della fortezza.
Çatışma başlayınca onlara ihanet edecekler ve kale içinde kaos çıkacak.Assim que a luta começar, eles voltam-se contra eles e dar-se-á o caos no interior do forte.
Çatışma başlayınca onlara ihanet edecekler ve kale içinde kaos çıkacak.Cuando empiece la lucha, les atacarán y se armará un caos dentro del fuerte.
Çatışma başlayınca onlara ihanet edecekler ve kale içinde kaos çıkacak.Gdy zacznie się walka, rozpoczną dywersję. W forcie zapanuje chaos.
Çatışma başlayınca onlara ihanet edecekler ve kale içinde kaos çıkacak.Heitä vastaan käännytään, ja linnoituksessa puhkeaa kaaos.
Çatışma başlayınca onlara ihanet edecekler ve kale içinde kaos çıkacak.Når kampene indledes, angriber de og skaber kaos inde i fortet.
Çatışma başlayınca onlara ihanet edecekler ve kale içinde kaos çıkacak.När striderna inleds attackerar de och skapar kaos inuti fortet.
Çatışma başlayınca onlara ihanet edecekler ve kale içinde kaos çıkacak.Μόλις ξεκινήσει η μάχη θα στραφούν εναντίον τους, και στο οχυρό θα επικρατήσει χάος.
Çatışma başlayınca onlara ihanet edecekler ve kale içinde kaos çıkacak.Когда начнётся сражение, на них накинутся, и в крепости начнётся хаос.
Cumhuriyetin Başkanı Halkının güvenine ihanet etmiştir.O Presidente da República... ...traiu a confiança do seu povo.
Cumhuriyetin Başkanı Halkının güvenine ihanet etmiştir.Prezydent Republiki, zdradził zaufanie ludu.
Cumhuriyetin Başkanı Halkının güvenine ihanet etmiştir.Президент Республики предал доверие своего народа
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.(77:57) отступали и изменяли, как отцы их, обращались назад, как неверный лук;
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.ale sa obrátili zpät a robili neverne jako ich otcovia; zvrhli sa jako klamné lučište.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Ale się odwrócili, i przewrotnie się obchodzili, jako i ojcowie ich; wywrócili się jako łuk omylny.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Ale zpět odšedše, převráceně činili, jako i předkové jejich; uchýlili se jako mylné lučiště.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Ci s'au depărtat şi au fost necredincioşi, ca şi părinţii lor, s'au abătut la o parte, ca un arc înşelător,
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.de faldt fra, var troløse som deres Fædre, svigtede som en slappet Bue,
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.De vek av og var troløse, som deres fedre, de vendte om, likesom en bue som svikter.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.de veko trolöst tillbaka, de såsom deras fäder, de vände om, lika en båge som sviker.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Elfordulának ugyanis és hûtlenek levének, mint apáik; visszafelé fordulának, mint a csalfa kézív.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Ils s`éloignèrent et furent infidèles, comme leurs pères, Ils tournèrent, comme un arc trompeur.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.저희 열조같이 배반하고 궤사를 행하여 속이는 활 같이 빗가서
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Más bien, se volvieron atrás y se rebelaron como sus padres. Se desviaron como arco engañoso
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Mas tornaram atrás, e portaram-se aleivosamente como seus pais; desviaram-se como um arco traiçoeiro.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Mereka berkhianat seperti leluhur mereka, dan tak dapat dipercaya seperti busur yang bengkok
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Nhưng trở lòng , ở bất_trung như các tổ_phụ mình : Chúng_nó sịa như cây cung sai_lệch .
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Nhưng trở lòng, ở bất trung như các tổ phụ mình: Chúng nó sịa như cây cung sai lệch.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Sviati, lo tradirono come i loro padri, fallirono come un arco allentato
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Temuč obrnili so se in nezvesto ravnali kakor njih pradedje, obrnili so se kakor lok, ki strelja napačno.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.und fielen zurück und verachteten alles wie ihre Väter und hielten nicht, gleichwie ein loser Bogen,
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.vaan luopuivat pois ja olivat uskottomia isiensä lailla, kävivät kelvottomiksi kuin veltto jousi.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Zij gingen afgoden dienen en werden ontrouw, zoals eens hun voorouders. Zij beantwoordden niet aan Zijn eisen.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.αλλ' εστραφησαν και εφερθησαν απιστως, ως οι πατερες αυτων εστραφησαν ως τοξον στρεβλον
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Но връщаха се назад, и обхождаха се неверно както бащите им; Измятаха се като неверен лък.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.ויסגו ויבגדו כאבותם נהפכו כקשת רמיה׃
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.بل ارتدّوا وغدروا مثل آبائهم. انحرفوا كقوس مخطئة.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.反 倒 退 後 、 行 詭 詐 、 像 他 們 的 祖 宗 一 樣 . 他 們 改 變 、 如 同 翻 背 的 弓
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.反倒 退 後 、 行詭詐 、 像 他 們 的 祖宗 一 樣 . 他 們改變 、 如同 翻 背的弓
Dostuma ihanet ettiysem, Düşmanımı nedensiz soyduysam,dacă am răsplătit cu rău pe cel ce trăia în pace cu mine, şi n'am izbăvit pe cel ce mă asuprea fără temei,
Dostuma ihanet ettiysem, Düşmanımı nedensiz soyduysam,Én Uram Istenem, ha cselekedtem ezt, ha hamisság van az én kezeimben.