Ana içeriğe geç
Sözlük

ihanet ile cümle

ihanet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.‎لو قلت احدّث هكذا لغدرت بجيل بنيك‎.
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.我 若 說 、 我 要 這 樣 講 、 這 就 是 以 奸 詐 待 你 的 眾 子
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.我 若說 、 我 要 這樣講 、 這 就 是 以 奸詐 待 你 的 眾子
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Cá nhân tôi nghĩ đó là sự biểu lộ.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Én személyesen meg úgy véltem, hogy ez egy nagy árulás.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Eu, personal, o consideram trădare.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Ich persönlich dachte, es sei Verrat.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Ik persoonlijk dacht dat het verraad was.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Io personalmente pensavo che fosse tradimento.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Ja osobiście uważałam to za zdradę.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Já osobně jsem to považovala za zradu.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Ja som si myslela, že je to zrada.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Jaz osebno sem mislila, da je to izdaja.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Jeg troede personligt det var forræderi.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.제 자신은 그런 것이 배신이라고 생각했었어요.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Minusta se oli petosta.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Personligen betraktade jag det som ett förräderi.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Pessoalmente, eu pensava que era uma traição.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Pour ma part, je l'ai ressenti comme une trahison.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Saya pribadi menganggapnya sebagai pengkhianatan.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Yo personalmente pensé que esto era una traición.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Εγώ προσωπικά νόμιζα ότι ήταν προδoσία.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Аз лично мислех това за предателство.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Лично я считала это предательством.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.Особисто я вважала це зрадою.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.אני, באופן אישי, ראיתי בזה בגידה.
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.أنا شخصياً ظننت أنه خيانة .
Ben kişisel olarak bunun ihanet olduğunu düşünüyordum.自分自身がかつて研究をすることに
Biliyorsun, bence kader bana ihanet etti.Sabes, creo que me traicionó el destino.
Biliyorsun, bence kader bana ihanet etti.Знаешь, мне кажется, во всём виновата моя судьба.
Bir Homunculus asla o iyi adama ihanet etmez!En homunculus skulle inte vända sig mot den snälle mannen.
Bir Homunculus asla o iyi adama ihanet etmez!En homunculus ville ikke vende sig mod den flinke mand.
Bir Homunculus asla o iyi adama ihanet etmez!Homunkulus nie zwróciłby się przeciwko Dobremu Panu.
Bir Homunculus asla o iyi adama ihanet etmez!Um Homunculus não se voltaria contra o bom cavalheiro!
Bir Homunculus asla o iyi adama ihanet etmez!Un Homunculus non si può ribellare al buon signore!
Bir Homunculus asla o iyi adama ihanet etmez!¡Un Homúnculus no se volvería en contra de King Bradley!
Bir Homunculus asla o iyi adama ihanet etmez!Ένα Χομάνκιουλους δεν θα τα έβαζε με τους καλούς!
Bir Homunculus asla o iyi adama ihanet etmez!Гомункул не пойдёт против честного человека!
Birini ele geçirdiğim anda, bir başkası tarafından ihanete uğradım.Cuando me hacía con una, alguna de las otras me traicionaba.
Birini ele geçirdiğim anda, bir başkası tarafından ihanete uğradım.С ней было нелегко общаться.
Brütüs yargılama yapıyor ve ihanetleri yüzünden kendi öz ailesini ölüme gönderecek alışılmadık kararı alıyor.Brutus ich osądził, uczynił niezwykły krok skazując swą własną rodzinę na śmierć za zdradę.
Brütüs yargılama yapıyor ve ihanetleri yüzünden kendi öz ailesini ölüme gönderecek alışılmadık kararı alıyor.Тож, Брут вирішив та зробив незвичайний крок у винесенні вироку смерті своїй сім'ї за їхню зраду.
Bu arkadaşlığımıza ihanettir!Asta este tradare pentru prietenia noastra!
Bu arkadaşlığımıza ihanettir!Ceci est une trahison de notre amitié !
Bu arkadaşlığımıza ihanettir! İhanet!To zdrada naszej przyjaźni! <br />Zdrada!
Bu arkadaşlığımıza ihanettir!Ini pengkhianatan dari pertemanan kita!
Bu arkadaşlığımıza ihanettir!Αυτό είναι προδοσία της φιλίας μας!
Bu arkadaşlığımıza ihanettir!Ты предала нашу дружбу!
Bu kanunlar sayesinde gazeteciler, kaynaklarına ihanet etmek zorunda kalmıyorlar.언론인이 제보자를 배신해야만 하는 상황을 막아주는 법입니다.
Bu kanunlar sayesinde gazeteciler, kaynaklarına ihanet etmek zorunda kalmıyorlar.שמונעים מעיתונאי להיות חייב לבגוד במקור עיתונאי.
Bu kanunlar sayesinde gazeteciler, kaynaklarına ihanet etmek zorunda kalmıyorlar.التي تمنع الصحفي من إضطراره خيانة مصدره.
Bu kanunlar sayesinde gazeteciler, kaynaklarına ihanet etmek zorunda kalmıyorlar.しかしブログの興隆を背景として
Burada ihaneti görüyoruz, Yahuda Romalı yetkililerden rüşvet almış, gümüş almış, kim olduğunu göstermek içinDeze bomen staan ook in het plaatje er vlak boven, waarin Christus wordt aangehouden.
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,(43:18) все это пришло на нас, но мы не забыли Тебя и не нарушили завета Твоего.
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,(44:18) Tout cela nous arrive, sans que nous t`ayons oublié, Sans que nous ayons violé ton alliance:
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,A csúfolók és káromlók szaváért, az ellenség és a bosszúálló miatt.
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,Alt det kom over os, skønt vi glemte dig ikke, sveg ikke heller din Pagt!
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,A to z příčiny řeči utrhajícího a hanějícího, z příčiny nepřítele a vymstívajícího se.
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,Dla głosu tego, który mię sromoci i potwarza, dla nieprzyjaciela, i tego, który się mści.
Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik,herjaajan ja pilkkaajan puheen tähden, vihollisen ja kostonhimoisen katseitten tähden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod