Ana içeriğe geç
Sözlük

ihanet ile cümle

ihanet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Ale aj, ruka zrádce mého se mnou jest za stolem.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Ale hľa, ruka môjho zradcu je so mnou za stolom!
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Ale oto ręka tego, co mię wydaje, ze mną jest za stołem.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Cependant voici, la main de celui qui me livre est avec moi à cette table.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.,,Dar iată că mîna vînzătorului Meu este cu Mine la masa aceasta.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.De ímé annak a keze, a ki engem elárul, velem van az asztalon.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Doch siehe, die Hand meines Verräters ist mit mir über Tische.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.그러나 보라 나를 파는 자의 손이 나와 함께 상 위에 있도다
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Maar hier bij ons aan tafel zit de man die Mij zal verraden.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.«Ma ecco, la mano di chi mi tradisce è con me, sulla tavola
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Mas eis que a mão do que me trai está comigo � mesa.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Men se, den som förråder mig, hans hand är med mig på bordet.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Men se, hans Hånd, som forråder mig, er her på Bordet hos mig.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Men se, hans hånd som forråder mig, er med mig over bordet.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Mutta, katso, minun kavaltajani käsi on minun kanssani pöydällä.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.No obstante, he aquí la mano del que me entrega está conmigo en la mesa
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır."Tetapi lihat! Orang yang mengkhianati Aku ada di sini bersama Aku
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Toda glej, izdajalca mojega roka je z menoj na mizi.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Vả lại, nầy, bàn tay kẻ phản ta ở gần ta, nơi bàn nầy.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Vả_lại , nầy , bàn_tay kẻ phản ta ở gần ta , nơi bàn nầy .
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Πλην ιδου, η χειρ εκεινου οστις με παραδιδει, ειναι μετ' εμου επι της τραπεζης.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.И вот, рука предающего Меня со Мною за столом;
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Но, ето, ръката на този, който Ме предава, е с Мене на трапезата.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Та ось рука зрадника мого зо мною на столї.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.אך הנה יד המסר אותי אתי על השלחן׃
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.ولكن هوذا يد الذي يسلمني هي معي على المائدة.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.看 哪 、 那 賣 我 之 人 的 手 、 與 我 一 同 在 桌 子 上
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.看哪 、 那賣 我 之 人 的 手 、 與 我 一同 在 桌子 上
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Aber er gestand nicht den Verrat. Er sagte, "Ich habe diesem Nazi kein großes Meisterwerk verkauft.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Ale nie przyznał się do zdrady. "Nie sprzedałem wielkiego dzieła temu naziście.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Ampak ni priznal izdaje. "Nisem prodal velike umetnine tistemu nacistu.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Anh nói "Tôi không hề bán một kiệt tác cho tên Đức quốc xã đó.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Dar nu a recunoscut trădarea. "Nu am vândut o mare capodoperă naziștilor.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.De nem az árulást vallotta be. "Én nem eladtam egy remekművet annak a nácinak!
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Hij zei: Ik heb het zelf geschilderd; ik ben vervalser."
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Il dit : Je l'ai peint moi-même ; je suis un faussaire."
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım."Io non ho venduto una grande opera d'arte a quel nazista.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.그러나 반역에 대해서는 인정하지 않았습니다. 그는 "나는 절대로 나치에게 위대한 걸작을 팔지 않았습니다" 라고 말했습니다.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Mas ele não confessou a traição. Ele disse, "Eu não vendi uma obra-prima aquele Nazi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Men han erkände inte till förräderi. Han sa "Jag sålde inte ett stort mästerverk till den där nazisten.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Men han tilstod ikke til forræderi. Han sagde, "Jeg solgte ikke et stort kunstværk til den nazist.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Mutta ei maanpetosta. "En myynyt mestariteosta sille natsille.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Nepriznal sa však ku vlastizrade. "Nepredal som úžasné majstrovské dielo tomu nacistovi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Nepřiznal se ale ke zradě. "Neprodal jsem žádné veledílo tomu nacistovi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Tetapi dia tidak mengaku sebagai pengkhianat. Dia berkata," Saya tidak menjual karya agung kepada Nazi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım."Yo no le vendí una gran obra maestra a ese nazi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Αλλά όχι για προδοσία. Είπε "Δεν πούλησα ένα σπουδαίο αριστούργημα σε αυτό το Ναζί.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Але він зізнавався не в державній зраді. Він сказав: "Я продав тому нацисту не справжній шедевр.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Но той не си признал за предателство. "Не продадох голям шедьовър на този нацист.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım."Я не продавал великое произведение искусства этому нацисту.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.אך הוא לא הודה בבגידה. הוא אמר, "אני לא מכרתי יצירת אומנות גדולה לנאצי הזה.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.ولكنه لم يعترف بالخيانة فقال " انا لم أبع لوحة فريدة لذاك النازي ..
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.「あのナチに素晴らしい巨匠の作品を 売ったりなどしてません あれは自分で描いた贋作です」
‹‹ ‹Ama işledikleri suçları, atalarının suçlarını, bana karşı geldiklerini, ihanet ettiklerini itiraf eder그들이 자기 죄와 그 열조의 죄와 및 그들이 나를 거스린 허물을 자복하고 또 자기들이 나를 대항하였으므로
‹‹ ‹Ama işledikleri suçları, atalarının suçlarını, bana karşı geldiklerini, ihanet ettiklerini itiraf ederוהתודו את עונם ואת עון אבתם במעלם אשר מעלו בי ואף אשר הלכו עמי בקרי׃
‹‹ ‹Ama işledikleri suçları, atalarının suçlarını, bana karşı geldiklerini, ihanet ettiklerini itiraf ederلكن ان اقرّوا بذنوبهم وذنوب آبائهم في خيانتهم التي خانوني بها وسلوكهم معي الذي سلكوا بالخلاف
‹‹ ‹Ama işledikleri suçları, atalarının suçlarını, bana karşı geldiklerini, ihanet ettiklerini itiraf eder他 們 要 承 認 自 己 的 罪 、 和 他 們 祖 宗 的 罪 、 就 是 干 犯 我 的 那 罪 、 並 且 承 認 自 己 行 事 與 我 反 對
‹‹ ‹Ama işledikleri suçları, atalarının suçlarını, bana karşı geldiklerini, ihanet ettiklerini itiraf eder他 們要 承認 自己 的 罪 、 和 他 們 祖宗 的 罪 、 就 是 干犯 我 的 那 罪 、 並且 承認 自己 行事 與 我 反對
Ama sen, bana ve kardeşlerine ihanet ettin, anılarında yaşayan umutsuz bir aşkı korumak için.Ale ty jsi zradil mě a své bratry k ochraně beznadějné lásky ve svých vzpomínkách.
Ama sen, bana ve kardeşlerine ihanet ettin, anılarında yaşayan umutsuz bir aşkı korumak için.Ale zdradziłeś mnie, oraz swoich braci, by chronić swoją beznadziejną miłość w twoich wspomnieniach!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod