iftira ile cümle

iftira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İFTİRA 02.Świadectwo ↓.
Kan iftirasıKłamstwo krwi.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."A kto walczy na drodze Boga i zostanie zabity albo zwycięży, otrzyma od Nas nagrodę ogromną.
Bu iftiralar bazı Hristiyan gruplar içinde ve yakın zamanda Müslümanlar tarafından halen kullanılmaktadır.Niegdyś byli to praktycznie tylko chrześcijanie, dziś żyje tam także bardzo wielu muzułmanów.
24 Adar - (1817) I. Aleksandr, kan iftirası suçlamasını resmen yalanladı.2, Kraków 1918, (odpowiedź na pisemko P. Skargi Otóż tobie rokosz.
O inkârcıları yalan ve iftiralarıyla baş başa bırak."SÄG: "Ni som förnekar sanningen!
1844, 1881 ve Ocak 1902'de Yahudilere karşı kan iftirası gerçekleşti.I november 1803 till januari 1804 invaderades Gjandzja.
Daha sonra Nero bir kitabında Senato'ya iftira atan Fabricius Veiento'nun idam edilmesini emretti.Senare förvisade Nero Fabricius Veiento eftersom denne i en bok hade förtalat Senaten.
Bu iddia, itirafçı sanık olarak yargılanan bir şahsın mesnetsiz iftiralarıdır.Ett påstående, som är obevisat, kallas för en förmodan.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."Аллах обіцяв тим із них, які увірували і чинили праведно, прощення і велику нагороду."
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Не приймай близько до серця недобрих думок про них.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."A kdokoliv přidružuje k Bohu, dopouští se hříchu těžkého.“ (Korán 4:48).
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Nevytvářejte si o nás falešný obraz.
İFTİRA 02.Důkaz 26.
Houyi diğer ölümsüzlerin kıskandığı birisiydi ve diğer ölümsüzler ona iftira attılar.Lich je mág, který se pomocí temných rituálů změnil na nemrtvého, aby tak získal nesmrtelnost.
Bu arada John Howard çok acı ve yalan bir iftirada bulunmuştur.V dětství byl Howard velmi rozmazlován a hýčkán.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Să nu-ți faci chip cioplit pentru tine .
İFTİRA 02.Interjecție 2.
Bu arada John Howard çok acı ve yalan bir iftirada bulunmuştur.Pe lângă asta, Doc Smith a fost de un realism dur.
Tugayın emekli muharipleri Katz hakkında iftira attığı iddiasıyla dava açtı.Az exférj azonban keresetet adott be, hogy Tesst ő nevelhesse.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Älä luule, että sinä kelpaat johonkin.
Houyi diğer ölümsüzlerin kıskandığı birisiydi ve diğer ölümsüzler ona iftira attılar.Kaikki kolme pääsivät nyt Kuolemattomien maailmaan ja hirviö vangitsi Kuolemattomat.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Δεν έτρεφαν αυταπάτες για τους εαυτούς τους.
İFTİRA 02.Υποψίες 20.
Yorumlar kısa zamanda dedikoduya ve iftiraya dönüşür.Το σκόπιμο γέλιο σύντομα μετατρέπεται σε πραγματικό και μεταδοτικό γέλιο.
Bu iddia, itirafçı sanık olarak yargılanan bir şahsın mesnetsiz iftiralarıdır.Τέτοια περίπτωση συνέβαινε όταν για παράδειγμα βεβαιωνόταν στον κατηγορούμενο ψευδής δήλωση διαμονής.
Bu arada John Howard çok acı ve yalan bir iftirada bulunmuştur.Desuden blev Karl anset som svag og vaklende.
Konya'da bulunduğu sırada husumetten doğan bir iftira sonucu kısa bir süre tutuklu kaldı.Deretter viste det seg at noe var galt med ølet, slik at det ble udrikkelig etter kort tid.
Bu diyalogda daha çok iftira olmasının yanı sıra Perikles’in biyografisine dair anekdotlar da bulunur.Denne dialogen inneholder mye sladder, men også anekdoter om Perikles' biografi.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Gjør ikke en slik skjenselsdåd!
O inkârcıları yalan ve iftiralarıyla baş başa bırak."Ubahlah pendirianmu serta berserulah, "Enyahkan orang-orang kafir!"
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."Barangsiapa yang mempersekutukan Allah, maka sungguh ia telah berbuat dosa yang besar" — Firman Allah, QS.
Suetonius, Antonius'un bu iddiasını politik bir iftira olarak tanımlamıştır.Suetonius menulis bahwa tuduhan Antony adalah pencemaran nama baik dalam politik.
Hirodes ona iftira ederek zina etme suçundan mahkemeye çıkarttı.Herodes mengajukannya ke pengadilan dengan tuduhan palsu bahwa ia melakukan zina.
Kan iftirasıPasuruan Berdarah
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Janganlah kau bertegar hati dengan kepercayaanmu itu.”
Daha sonra Nero bir kitabında Senato'ya iftira atan Fabricius Veiento'nun idam edilmesini emretti.Sau đó, Nero ra lệnh lưu đày Fabricius Veiento, người phỉ báng thượng nghị viện trong một quyển sách.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Đừng đồng hóa tài sản của họ thành của riêng bạn.
Bob'un Krusty'ye iftira attığını anlar.Chris nhận ra Sebastian đã phản bội mình.
De ki, "Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"27.人よ、あなたは、形だけの信仰をする嘘つきの徒か、それとも真にアッラーを拝する者なのか。
O ikisi üzerine beni üstün kabul edeni bulursam o iftiracıdır, iftiracıya gereken ona gerekir.望む特性と計算された特性との間の差(誤差)の2乗を計算する。
Allah'a ortak koşan ise pek büyük bir günahla iftirada bulunmuş olur.''「この中の一番大きなアッラーと言う偶像が他を壊した。
Kan iftirası ve Siyon matsası hikâyeleri doğrudur.トリスタン挿話や聖杯伝説は未収録。
Oya'nın en yakın dostları ona iftira atana kadar.葵(あおい) 梨子の親友で彼女のために友人達に嘘をつく。
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.相手の悪意に悪意を返してはならない。
Bob'un Krusty'ye iftira attığını anlar.サムもバッグスに馬鹿にされたことを話す。
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."上帝既命,候於周服』,天命如此,其可畏哉!」。
İFTİRA 02.恩宣鳳綍。
Yorumlar kısa zamanda dedikoduya ve iftiraya dönüşür.首先肯定是谣言,肯定是谎言。
Efendisinin hanımı tarafından ırzına geçmeye çalıştığı iftirasına uğradı ve zindana atıldı.她們以欺騙的方式進入建築師的房子,殺了他。
İzmir suikastına karıştı diyerek iftira atan ve astıran İsmet’tir. " dediğini iddia etmiştir.侯生曰:「公子畏死邪?何泣也?」公子曰:「晉鄙嚄唶宿將,往恐不聽,必當殺之,是以泣耳,豈畏死哉?」於是公子請朱亥。
Halen yürürlükte olan iftira yasasından geliyordu.他随后还宣传了自己一直在推动的旅行禁令。
O ikisi üzerine beni üstün kabul edeni bulursam o iftiracıdır, iftiracıya gereken ona gerekir.曹公衆弱,其得我必喜,其宜從二也。
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.请不要玷污这座纪念像。
Gıybet ve İftira haram olduğu gibi bunları dinlemek de haramdır.언의(言議)는 말의 다른 말이며, 일반 사전적인 뜻은 '사람들 사이에서 전(傳)하여 들리는 말'이다.
İngiliz Yahudileri Temsilci Komisyonu, 21 Nisan'da bir araya gelip kan iftirası konusunu tartıştılar.מועצת הנציגים של יהודי בריטניה התכנסה ב-21 באפריל כדי לדון בדבר עלילות הדם.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.אל תהא עינך צרה אפוא במצבה זו.
Atlantic Monthly'den Jeffrey Goldberg de oyunu bir kan iftirası olarak anmıştır.ג'פרי גולדברג מ-"The Atlantic" כינה אף הוא את ההצגה בשם עלילת דם.
Ancak çok geçmeden Tiberius'un salatanatına paranoya ve iftira hâkim oldu.למרות זאת, במהרה הפך משטרו של טיבריוס והתאפיין בפרנויה ובהשמצות.
Ayrıca oyunun eski anti-Semitik mitlerden hareketle çağdaş bir kan iftirası olduğunu eklemiştir.הוא הוסיף שההצגה היא עלילת דם מודרנית הנשענת על מיתוסים אנטישמיים עתיקים.

İlgili Sayfalar