iftira ile cümle
iftira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İftira, yazı veya çizim gibi basılı bir iletişim biçimini ifade eder. [1]Libel denotes a printed form of communication such as writing or drawing.[1]
Bu yasalarla birlikte kan iftirası yeniden toplum bazında dillendirilmeye başlandı. [1]With these laws came the resurgence of the blood libel.[13]
Bu iftiranın intikamını Dionysos onlardan acı şekilde alır.This calumny was afterwards most severely avenged upon Agave.
Yurukill: İftira Oyunları (2022) (yazar)[1]Yurukill: The Calumniation Games (2022) (writer)[19]
O inkârcıları yalan ve iftiralarıyla baş başa bırak."Er rezitierte dann: Sag: Ihr Ungläubigen!
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Sei nicht allein mit deinen finsteren Gedanken.
Gıybet ve İftira haram olduğu gibi bunları dinlemek de haramdır.Abzulehnen ist nur der Zeitvertreib und die Spielerei beim Hören."
(Kan iftirası'na göre Yahudiler Hristiyan çocukları öldürüp kanlarını matsa yapımında kullanırlar).Juden wurde vorgeworfen, christliche Kinder zu töten und deren Blut für rituelle Zwecke zu nutzen.
O inkârcıları yalan ve iftiralarıyla baş başa bırak."XLVII : 4) : « Lorsque vous rencontrez au combat ceux qui ont mécru, frappez-en les cous.
1844, 1881 ve Ocak 1902'de Yahudilere karşı kan iftirası gerçekleşti.En 1844, 1881 et en janvier 1902, des Juifs d'Alexandrie sont accusés de crimes rituels.
1840'tan önce kan iftiraları, 1810'da Halep'te ve 1826'da Antakya'da gerçekleşmişti.Avant 1840, on fait état d'accusations pour crime rituel à Alep en 1810 et à Antioche en 1826.
Türlü türlü iftiralara maruz kalmıştır.Ils nous ont crié toutes sortes d'insultes.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."Quien asocie algo a Allah comete un pecado grave.
De ki, "Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"Diles: ¿Acaso no observan que aquello que invocáis en vez de Allah ?
O inkârcıları yalan ve iftiralarıyla baş başa bırak."Si os combaten, matadlos: ésa es la recompensa de los infieles.
Bob'un Krusty'ye iftira attığını anlar.Y lo más chistoso es que él nos llevó a bautizar.
O ikisi üzerine beni üstün kabul edeni bulursam o iftiracıdır, iftiracıya gereken ona gerekir.Si se anota con dos signos de exclamación, implica que es una jugada excelente (!!)
Gıybet ve İftira haram olduğu gibi bunları dinlemek de haramdır.Pero ¿han escuchado, como fueron acosados?
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.No debe tratar de drenar el pus por usted mismo.
Rus ve Sovyet tarihine yönelik iftiralara son vermek.El campesino en la historia rusa y soviética.
Tüm büyük adamlara olduğu gibi; çarpıtma, iftira ve zulüm onu izledi.Tutti gli altri vennero assolti: tra loro Evola, Rauti ed Erra.
O inkârcıları yalan ve iftiralarıyla baş başa bırak."Он борется с неверными и осаждает их».
De ki, "Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"При разговоре он обязательно спросит: «Кому ты веришь больше, Богу или Ворсе?».
İngiliz Yahudileri Temsilci Komisyonu, 21 Nisan'da bir araya gelip kan iftirası konusunu tartıştılar.Совет депутатов британских евреев собрали для обсуждения случаев кровавого навета лишь 21 апреля.
Kan iftirasıКровавый Навет.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."Тот же, кто в сотоварищи Аллаху возносит другие божества — творит наивысший грех».
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Не думаю, чтоб сам собою ты затеял такое шалопутное дело.
Aynı yılın kasım ayında Osmanlı sultanı bir ferman yayınlayıp kan iftiralarının geçersiz olduğunu bildirdi.И, наконец, в ноябре того же года османский султан издал декрет, осуждающий кровавые наветы как ложные.
Yahudilere karşı yapılan ilk kan iftirası 1144'te, Norwichli William olayı ile başladı.Первый кровавый навет на евреев произошёл в Англии в 1144 году (был обвинён Уильям из Норича)..
Allah'a ortak koşan ise pek büyük bir günahla iftirada bulunmuş olur.''Большой ширк — это прямое неповиновение Аллаху и приравнивание ему сотоварищей.
Orta Doğu'da yerel Hıristiyan cemaatlerinde kan iftirası bilinçlerine kazınmıştı.На Ближнем Востоке кровавый навет прочно укоренился в сознании христианских общин..
Ancak çok geçmeden Tiberius'un salatanatına paranoya ve iftira hâkim oldu.Однако, правление Тиберия вскоре стало характеризоваться паранойей и клеветой.
İFTİRA 02.Досье 02.
Oya'nın en yakın dostları ona iftira atana kadar.Она стала второй женой Эйе до его воцарения.
İftira sonrası linç edilen Aliye Öğretmenin hikâyesini konu edinmektedir.ومثال المجرور : ما مررت بالمعلمين إلا خالدٍ .
De ki, "Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"2ـ مبتدأ بمعنى المسؤول عنه لأنهم قالوا: أربك من نحاس، أم من ذهب ؟ الله : لفظ الجلالة مبتدأ.
İFTİRA 02.التآمر 2.
Bu arada John Howard çok acı ve yalan bir iftirada bulunmuştur.كان هوارد كارتر يشكك تمامًا باللعنات.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.لا تقترب من هذا الشخص كي لا تؤذيك اخلاقه .
İftira, bir kişiye asılsız olarak suç yüklemek anlamına gelir.إنه لجريمة أن يقوم شخص بهجوم غير لائق على رجل.
Aynı yılın kasım ayında Osmanlı sultanı bir ferman yayınlayıp kan iftiralarının geçersiz olduğunu bildirdi.وأخيرا أصدر السلطان العثماني في نوفمبر من العام نفسه فرمانا يستنكر فيه تهمة فرية الدم ويعلن بطلانها.
Allah'a ortak koşan ise pek büyük bir günahla iftirada bulunmuş olur.''Ao se opor à graça de Deus, o inútil vem a se constituir no mal.
Yahudilere karşı yapılan ilk kan iftirası 1144'te, Norwichli William olayı ile başladı.O libelo de sangue contra judeus é originário da Inglaterra, em 1144, com o caso de William de Norwich.
Suetonius, Antonius'un bu iddiasını politik bir iftira olarak tanımlamıştır.Suetônio descreveu as acusações de Antônio como pura difamação política.
Daha sonra Nero bir kitabında Senato'ya iftira atan Fabricius Veiento'nun idam edilmesini emretti.Posteriormente, Nero exilou Fabrício Vejento ao caluniar o senado num escrito.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Não fale por sua própria fieira.
1840'tan önce kan iftiraları, 1810'da Halep'te ve 1826'da Antakya'da gerçekleşmişti.Casos de libelo de sangue ocorreram em Alepo, no ano de 1810, e em Antioquia, no ano de 1826.
Halen yürürlükte olan iftira yasasından geliyordu.Somado a isso, o descumprimento das leis que ele havia criado.
İFTİRA 02.Olunte 62.
Birbirleri üzerine iftiralar atarlar.Pedem perdão um ao outro.
Efendisinin hanımı tarafından ırzına geçmeye çalıştığı iftirasına uğradı ve zindana atıldı.A empregada quer falar mal de sua patroa e é punida pelo destino.
De ki, "Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"Hij zegt: "Denkt u dat het leuk is om God te zijn.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."Wie iets met God vereenzelvigt, begaat waarlijk een zeer grote zonde.
O inkârcıları yalan ve iftiralarıyla baş başa bırak."Deze werden ook als kafir of kufar (meervoud) aangeduid.
İFTİRA 02.Welkomstwoord 02.
Birbirleri üzerine iftiralar atarlar.Men zet elkaar voor schut.
Houyi diğer ölümsüzlerin kıskandığı birisiydi ve diğer ölümsüzler ona iftira attılar.Het verhaal van de Elven die onsterfelijk zijn en de mensheid die hier jaloers op is.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Maak geen afgoden, ook al is het niet voor jezelf.
O inkârcıları yalan ve iftiralarıyla baş başa bırak."Walcz przeciwko niewiernym i przeciwko obłudnikom i bądź dla nich surowy!
Halen yürürlükte olan iftira yasasından geliyordu.Była to kara za kłamstwo którego się dopuścili.