Ana içeriğe geç
Sözlük

iftira ile cümle

iftira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Siz sadece iftira edip duruyorsunuz."Certainly, you do nothing but invent (lies)!
Bütün bunları Allah'a iftira ederek yaparlar. Allah onları iftiralarıyla cezalandıracaktır.He will recompense them for what they used to fabricate.
(Çeşitli haramları) O'na yakıştırdılar. Onları iftiralarıyla cezalandıracaktır.He will recompense them for what they used to fabricate.
Rabbin dileseydi yapamazlardı bunu, onları da bırak, iftiralarını da.But had your Lord willed, they would not have done it. So leave them to their fabrications.
"O, yalan düzüp Allah'a iftira eden bir adamdan başkası değil.He is nothing but a man, making up lies about God.
Onlar bile bile Allah'a iftira ediyorlar.They tell lies and attribute them to God, knowingly.
Yalan uydurup iftira edenler ALLAH'ın ayetlerine inanmıyanlardır.It is those who do not believe in God’s revelations who fabricate falsehood.
Mûsa onlara dedi ki: "Yazıklar olsun size, yalan düzerek Allah'a iftira etmeyin!(At the time of the encounter) Moses said to them: "Woe to you!
Nasıl oldu da onu işitir işitmez: “Böylesi iftiraları ağzımıza alamayız, böyle şeyler bize yakışmaz.Why did you not, as soon as you heard of it, say, "It is not proper for us to utter such a thing?
Haşa! Bu, çok büyük bir iftiradır" demeli değil miydiniz?Glory be to Thee (O Allah)! This is awful calumny.
Bütün bunları Allah'a iftira ederek yaparlar.(All that is) a lie against Him.
Haşâ! Bu, çok büyük bir iftiradır..." demeli değil miydiniz?Glory be to Thee (O Allah)! This is awful calumny.
Allah iftiraları sebebiyle onları cezalandıracaktır.(All that is) a lie against Him.
Bilmeden insanları saptırmak için yalan yere Allah'a iftira edenden daha zalim kimdir ki?Who is more harmful than he who, without knowledge, invents a lie about Allah to mislead people?
Kıyamet günü de iftira edip durdukları şeylerden zorlu bir sorguya mutlaka çekileceklerdir.They will be questioned on the Day of Judgment about what they had falsely invented.
Fakat küfredenler, Allah'a yalan iftira etmektedirler.It is the pagans who have attributed falsehood to God.
Sonra bir azab ile kökünüzü keser. Gerçekten (Allah'a) iftira eden hüsrana uğramıştır."Whoever invents falsehood against God will certainly be lost."
Hepsi gerçek Mevlâ'larına döndürülmüş, iftira aracı yaptıkları şeyler kendilerini koyup gitmiştir.They shall be returned to God, their true Master, and anything they had invented will forsake them.
İffetli kadınlara iftira atıp da dört tanık getirmeyenlere gelince, onlara hemen seksen vuruş vurun.Those who defame chaste women, but cannot produce four witnesses, shall be given eighty lashes.
Sonuç olarak bir de iftirayla suçlandılar.As a result, they have also been charged with slander.
Bulgar yetkililer iftira davasını kötü niyetli olarak nitelendirdiler.Bulgarian officials have described the slander trial case as cynical.
Libya'daki tutuklu sağlık çalışanları iftiradan beraat ettilerLibya-jailed medics acquitted of defamation
Sağlık çalışanları iftiradan suçlu bulunsalardı üç yıl hapis cezası alacaklardı.If they had been convicted of slander, the medics could have received three-year sentences.
Önerilen değişikliklerde, yasal eleştiriyle yasadışı iftiranın daha iyi ayırt edilmesi amaçlanıyor.The proposed amendments seek to better distinguish between legal criticism and illegal denigration.
Analistler, bu iddiayı siyasi iftira olduğu gerekçesiyle önemsemedi.Analysts have dismissed the claim as a political smear.
Bailey, 2003 yılında altı gazeteye karşı açtığı bir iftira davasını kaybetti.Bailey lost a libel case against six newspapers in 2003.
Wilde'a iftira davası açıldı.Their feud came to a climax in court when Wilde sued for libel.
Bu yasalarla birlikte kan iftirası yeniden toplum bazında dillendirilmeye başlandı. [1]With these laws came the resurgence of the blood libel.[13]
Bu iftiranın intikamını Dionysos onlardan acı şekilde alır.This calumny was afterwards most severely avenged upon Agave.
O inkârcıları yalan ve iftiralarıyla baş başa bırak."Er rezitierte dann: Sag: Ihr Ungläubigen!
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Sei nicht allein mit deinen finsteren Gedanken.
(Kan iftirası'na göre Yahudiler Hristiyan çocukları öldürüp kanlarını matsa yapımında kullanırlar).Juden wurde vorgeworfen, christliche Kinder zu töten und deren Blut für rituelle Zwecke zu nutzen.
O inkârcıları yalan ve iftiralarıyla baş başa bırak."XLVII : 4) : « Lorsque vous rencontrez au combat ceux qui ont mécru, frappez-en les cous.
1844, 1881 ve Ocak 1902'de Yahudilere karşı kan iftirası gerçekleşti.En 1844, 1881 et en janvier 1902, des Juifs d'Alexandrie sont accusés de crimes rituels.
1840'tan önce kan iftiraları, 1810'da Halep'te ve 1826'da Antakya'da gerçekleşmişti.Avant 1840, on fait état d'accusations pour crime rituel à Alep en 1810 et à Antioche en 1826.
Türlü türlü iftiralara maruz kalmıştır.Ils nous ont crié toutes sortes d'insultes.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."Quien asocie algo a Allah comete un pecado grave.
De ki, "Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"Diles: ¿Acaso no observan que aquello que invocáis en vez de Allah ?
O inkârcıları yalan ve iftiralarıyla baş başa bırak."Si os combaten, matadlos: ésa es la recompensa de los infieles.
Bob'un Krusty'ye iftira attığını anlar.Y lo más chistoso es que él nos llevó a bautizar.
O ikisi üzerine beni üstün kabul edeni bulursam o iftiracıdır, iftiracıya gereken ona gerekir.Si se anota con dos signos de exclamación, implica que es una jugada excelente (!!)
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.No debe tratar de drenar el pus por usted mismo.
Rus ve Sovyet tarihine yönelik iftiralara son vermek.El campesino en la historia rusa y soviética.
Tüm büyük adamlara olduğu gibi; çarpıtma, iftira ve zulüm onu izledi.Tutti gli altri vennero assolti: tra loro Evola, Rauti ed Erra.
O inkârcıları yalan ve iftiralarıyla baş başa bırak."Он борется с неверными и осаждает их».
De ki, "Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"При разговоре он обязательно спросит: «Кому ты веришь больше, Богу или Ворсе?».
İngiliz Yahudileri Temsilci Komisyonu, 21 Nisan'da bir araya gelip kan iftirası konusunu tartıştılar.Совет депутатов британских евреев собрали для обсуждения случаев кровавого навета лишь 21 апреля.
Kan iftirasıКровавый Навет.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."Тот же, кто в сотоварищи Аллаху возносит другие божества — творит наивысший грех».
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Не думаю, чтоб сам собою ты затеял такое шалопутное дело.
Aynı yılın kasım ayında Osmanlı sultanı bir ferman yayınlayıp kan iftiralarının geçersiz olduğunu bildirdi.И, наконец, в ноябре того же года османский султан издал декрет, осуждающий кровавые наветы как ложные.
Yahudilere karşı yapılan ilk kan iftirası 1144'te, Norwichli William olayı ile başladı.Первый кровавый навет на евреев произошёл в Англии в 1144 году (был обвинён Уильям из Норича)..
Allah'a ortak koşan ise pek büyük bir günahla iftirada bulunmuş olur.''Большой ширк — это прямое неповиновение Аллаху и приравнивание ему сотоварищей.
Orta Doğu'da yerel Hıristiyan cemaatlerinde kan iftirası bilinçlerine kazınmıştı.На Ближнем Востоке кровавый навет прочно укоренился в сознании христианских общин..
Ancak çok geçmeden Tiberius'un salatanatına paranoya ve iftira hâkim oldu.Однако, правление Тиберия вскоре стало характеризоваться паранойей и клеветой.
Oya'nın en yakın dostları ona iftira atana kadar.Она стала второй женой Эйе до его воцарения.
De ki, "Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"2ـ مبتدأ بمعنى المسؤول عنه لأنهم قالوا: أربك من نحاس، أم من ذهب ؟ الله : لفظ الجلالة مبتدأ.
Bu arada John Howard çok acı ve yalan bir iftirada bulunmuştur.كان هوارد كارتر يشكك تمامًا باللعنات.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.لا تقترب من هذا الشخص كي لا تؤذيك اخلاقه .
Aynı yılın kasım ayında Osmanlı sultanı bir ferman yayınlayıp kan iftiralarının geçersiz olduğunu bildirdi.وأخيرا أصدر السلطان العثماني في نوفمبر من العام نفسه فرمانا يستنكر فيه تهمة فرية الدم ويعلن بطلانها.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod