Buna göre ideoloji, en genel anlamda "yanlış bilinç"tir.Demnach sei Ideologie „notwendig falsches Bewusstsein“.
Neolitik anıtlar, neolitik toplumların kültürlerini ve ideolojilerini de gösterirler.Diese Monumente sind Ausdruck der Kultur und Ideologie neolithischer Gesellschaften.
Parti Marksist ideolojiyi desteklemektedir.Metakritik der Marxschen Ideologiekritik.
Cano'nun FARC'ın önde gelen ideolojik liderlerinden birisi olduğu düşünülmektedir.Chávez sieht die FARC als legitime Verhandlungspartei an.
Oysa öznelerin yaklaşımları ideolojik olabilir.Methoden können virtuell sein.
Rivadavya hükümetinin görüşleri iki ideoloji arasında bölündü.L’opinion au sein du gouvernement Rivadavia était divisée entre ces deux idéologies.
"Sister City" büyük ölçüde Chavez ve onun sosyalist ideolojisini olumsuz bir bakış açısıyla tasvir eder.Sister City représente largement Chavez et son idéologie socialiste dans une lumière négative.
Nekahat döneminde Marx’ın eserlerini okuyacak ve komünist ideolojiyi benimseyecektir.Pendant sa convalescence, il lit Marx et adopte l'idéologie communiste.
Fakat bunun nedeni ideolojik değil ekonomik idi.Non pas d'ailleurs pour des raisons économiques mais idéologiques.
Siyasi, ideolojik ve bölücü faaliyetler yoktur.Aucun motif d'ordre religieux, politique ou idéologique n'entre en ligne de compte.
Resmi yaptığı dönemde, Picasso, komünist ideolojiden uzaklaşmaktaydı.Dans ces années-là, Pablo Picasso s'affranchit des idées communistes.
Ona göre ideoloji ve siyaset, mantıksal düşüncenin olduğu kadar inancın da bir ürünüydü.C'était une religion tout autant qu'une idéologie politique.
Burada devrimci sosyalist ideolojiyle ve Troçkizm'le tanışır.Il se réclame du socialisme révolutionnaire, en fait du trotskisme.
Solculuk, politik bir akım ya da ideoloji olarak.L’islamisme est fini, comme solution politique et comme idéologie.
Sıkı bir şekilde bu ideolojinin yayılması için çaba gösterir.Il joua un rôle tout particulier dans la diffusion de l'idéologie.
Rusya ve Çin arasındaki ideolojik tartışmalar ve sınır sorunları bazı sınır ötesi operasyonlara yol açmıştır.La relation entre la Russie et l'Iran est cependant traversée par certains facteurs d'ambigüité.
Genellikle sağ-milliyetçi bir ideolojisi vardır.Il possède une idéologie national-conservatrice de droite.
Bu durum, Çin'in resmî ideolojisi hâline gelmiştir.Elles correspondent à la vision officielle de la situation par le gouvernement chinois.
Kendisi milliyetçi ve Yahudi aleyhtarı; aktif bir Nazi ideoloji savunucusudur.La première est essentiellement juive et défend une position pro-israélienne.
Burgibaizm, Kemalizm gibi ideoloji değil, pragmatik bir düşünceydi.L'Église n'était pas une question de principe, mais une démarche politique pragmatique selon lui.
Bunun nedeni komünizmin faşizme ideolojik olarak ters düşmesidir.Ainsi, ce communisme réel va à l'encontre du communisme idéal.
Üniversite yıllarında çeşitli ideolojik gruplarla tanıştı.Durante sus años universitarios, se reunió con varios grupos ideológicos.
1960’lı yıllara gelindiğinde Peru Komünist Partisi ideolojik ve kişisel sebeplerden bölünmüş durumdadır.En la década de 1960 el Partido Comunista Peruano (PCP) se fraccionó por disputas ideológicas y personales.
1965'ten sonra sosyalist ideolojiyi benimsedi.En 1905 adoptó la ideología Socialista.
1970 yılında FÖJ ideolojik çatışmalar nedeniyle bölündü ve Avusturya Komünist Gençliği adıyla yeniden kuruldu.En 1970, la FÖJ se disolvió por los conflictos ideológicos y la Juventud Comunista fue restablecida.
1930-1940 arasında yazdığı romanlarda bu ideolojinin etkisi görülür.Las composiciones que escribió entre 1923 y 1934 reflejan estas influencias.
Resmî ideoloji kavramı aynı zamanda resmi tarih kavramıyla da yakından ilgilidir.El concepto de incertidumbre radical está estrechamente vinculado con el de tiempo histórico.
Bu siyasetin Kuzey Kore yeni devlet ideolojisinde önemli bir yeri vardır.Su política exterior neutral tiene un lugar importante en la constitución del país.
Fakat bunun nedeni ideolojik değil ekonomik idi.El conflicto no fue por motivos ideológicos ni políticos, sino de orden interno.
Teori 1997 yılında Çin Komünist Partisi öğretilerine "yol gösterici ideoloji" olarak yerleşmiştir.Las políticas chinas han tendido a formar un "liderazgo collectivo", de los últimos años.
Siyasi, ideolojik ve bölücü faaliyetler yoktur.Sin vínculo ideológico, político, religioso ni económico alguno.
Bu düşünce "Jōi ideolojisi"'nin temelini oluşturur.Quizá es esta parte la que pretende explicarnos el término Gung Ji.
Her siyaset uzmanı siyasî fikrin ve ideolojinin önemli olduklarını kabul etmemiş.Sus habitantes no son muy adeptos a las nuevas ideas y la tecnología.
Ahlâğın bir önemi yoktur, savaşanlar modern ideolojilerin nefretlerinden ilham alırlar.En lugar de una defensa de los modernos, escuchamos ahora el elogio de los antiguos.
Ayrıca sürekli ideolojik evrim süreci uygulandı.Ha inoltre subito un processo di costante evoluzione ideologica.
1960’lı yıllara gelindiğinde Peru Komünist Partisi ideolojik ve kişisel sebeplerden bölünmüş durumdadır.Negli anni sessanta il Partito comunista peruviano si divise a causa di conflitti ideologici e personali.
Bu eklenti paketiyle birlikte oyuna 8 yeni wonder, 3 yeni ideoloji ve 9 yeni medeniyet eklenmiştir.Questa espansione aggiunge 8 nuove civiltà e 9 nuovi leader, nuove meraviglie e meccaniche di gioco.
Parti'nin ideolojisi Sosyal Demokrasi'dir.La sua ideologia politica è la socialdemocrazia.
Spekülatif felsefeyi, metafiziği ideoloji ile eşitleyerek eleştirmiştir.Bisogna restituire alla speculazione la metafisica identificandola con la logica.
İnsan bilimleri ve sosyal bilimlerde katı ideolojik uygunluk arandı.Venne richiesta una rigorosa conformità ideologica nelle scienze umane e sociali.
Gazete ideolojik olarak uç solda konumlandırılmıştır.Da sempre era impegnato ideologicamente nell'estrema sinistra.
Siyasi olarak Direniş belli bir ideolojiye mal edilememektedir.L'antifascismo non aderisce in sé a una particolare ideologia politica.
Bu şu demektir:bizim kim olduğumuza dair fikrimiz ideoloji tarafından bize sunulmaktadır.In terzo luogo, ci domandiamo come dovrebbe essere il nostro atteggiamento nei loro confronti.
Bir ideoloji olarak, Yunan milliyetçiliği, modern öncesi çağlardan beri ortaya çıkmış ve evrimleşmiştir.Греческий национализм, как идеология, возник и развивался в античное время.
Ayrıca sürekli ideolojik evrim süreci uygulandı.Постепенно возникло и идеологическое обоснование такого похода.
Kuzey Kore’de Mao Zedung ideolojisinin etkileri açıkça söylemese de uygulamalarda benzerlikler görülebilir.В силу гиперкоррекции на севере Уэльса можно услышать даже в таких словах, как foot.
Bu terim ideolojik olarak devrimci bir serbest pazar anarşizmini ifade eder.Идеологически эта философия представляет собой революционный тип рыночного анархизма.
Siyasi, ideolojik ve bölücü faaliyetler yoktur.Какие-либо формы политического или идеологического плюрализма исключались.
GAL örgütünün tutarlı veya belli bir ideolojisi bulunmamaktadır.Четкая и сформулированная идеология у партии отсутствует.
Punk ideolojisi içten ve dıştan eleştirilmektedir.Панк-идеологии подвергались критике как извне, так и внутри самого сообщества.
Her iki örgüt temelde aynı ideolojiyi savunmaktadır.Вообще, обе конституции дают сопоставимую защиту большинства прав.
1929'da Nazi ideolojisini babası gibi eleştirmiştir.В 1929 г. его критиковали за национал-демократические взгляды.
Siyasi olarak Direniş belli bir ideolojiye mal edilememektedir.Издание не придерживается определенной политической идеологии.
Parti Marksist ideolojiyi desteklemektedir.Новая партия отказалась от марксистской идеологии.
Saldırganlar cihatçı ideolojiye sahip gruplardı.Террористические группы формируются на идеологической основе.
Ayrıca sürekli ideolojik evrim süreci uygulandı.ومرت أيضًا بعملية من التطور الأيديولوجي المستمر.
Bir ideoloji olarak, Yunan milliyetçiliği, modern öncesi çağlardan beri ortaya çıkmış ve evrimleşmiştir.نشأت وتطورت فكرة القومية اليونانية من الناحية الأيديولوجية في العصور ما قبل الحديثة.
Sağ popülizm, sağ siyaset ile popülist retoriği ve temaları birleştiren bir ideolojidir.الشعبوية اليمينية هو الفكر السياسي الذي يجمع ما بين السياسة اليمينية والخطابات والمواضيع الشعبوية.
Baasçılık, Arap milliyetçiliği ve Arap sosyalizminin bir karışımı olan siyasi ideolojidir.الإشتراكية العربية هي أيديولوجية سياسية قائمة على الخلط بين القومية العربية والاشتراكية.
Bu yaklaşımı uyarlayarak Marx anahtar bulguları ideolojik önyargılardan ayırmaya çalışmıştır.وباعتماده على هذه الطريقة حاول ماركس أن يفصل النتائج الرئيسية عن الانحياز الأيدولوجي.