Bir başka iddiaya göre ise Kırpınar Güreşleri'nin tarihçesi çok daha öncesine dayanır.Одне лише можна з впевненістю сказати, історія Бирюків сягає сивого минулого.
Yöntemi kullananlar pişen yemeğin lezzetinin kıyas edilmez derecede üstün olduğunu iddia etmektedirler.Припускають, що вони гірше розпізнають солодкий смак.
29 Eylül'de, "tek taraflı bildirim" ile onun gruptan ayrılması istendiğini iddia etti.29 вересня він заявив, що його свідчення хибні.
Nitekim bu denemesinden sonra zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilir.Вважається, що його отруєно, коли намагалися захопити його скарбницю.
Bu iddia doğruydu.Це було правдою.
Daha bir çok iddia daha vardır.Існують ще інші оповіді.
Eşitsizlikleri kadınların sahip oldukları geniş haklarla getirebileceğini iddia etmiştir.Посилаючись на християнство, Декларація доводила, що жінки мають рівні права з чоловіками.
Fakat kendisi bu iddiaları her zaman reddetti.Проте видавці постійно відхиляли ці запити.
Bu iddialar uluslararası düzeyde kabul edilmemiştir.Результати референдуму не було визнано на міжнародному рівні.
Başka bir iddiaya göre ise bir iç hesaplaşma neticesinde zehirlenerek öldürülmüştü.Нібито її отруїли — за наказом Хюррем.
Hükümet bu iddiaları doğru bulmuyor ve olay kapanıyor.Губернатор затвердив це рішення і справу було закрито.
Turan'ın Chelsea'ye transfer olacağı iddia edildi.Ходили чутки про те, що він може піти з «Челсі».
Ayrıca durugörür olduğunu da iddia ederdi.Існують також повідомлення про те, що вона була наложницею.
Davanın ilk iki günü Yargıç Leonid Akubjanov tarafından iddianame okundu.Обидва позови розглядав суддя Віктор Попревич.
Şarkıda İhlas suresiyle dalga geçildiği ve ateizm propagandası yapıldığı iddia edildi.Крім того, у пісні розповідається про зловживання наркотиками і расову гордість.
Fakat bu iddialarla ilgili kanıt yoktur.Однак ці твердження не мають доказів.
Rusya tarafı ise iddiaları ABD-Rusya ilişkilerine zarar verme amaçlı olduğunu belirterek yalanladı.Росіян звинувачують у змові з метою обдурити Сполучені Штати.
Roma kaynakları bu savaştan bahsetmez ve Gordion'un uzakta Fırat'ın akıntısında boğulduğunu iddia eder.Римські історики не згадують про цю подію та припускають, що Гордіан загинув у верхів'ї Євфрата.
Ekvador ise tam tersini iddia etmektedir.Але Ворена звинувачують в протилежному.
Menzies’in iddiaları modern akademik tarih çevrelerince kabul edilmemektedir.Часом зображення динозаврів не відповідають прийнятим академічною наукою.
Mükemmel olduğumuzu iddia etmiyorum.Я не стверджую, що ми досконалі.
Ancak "Rusya'nın güçlü olduğu" zamanlarda ruşistler intikam alma fırsatı bulduğu iddia ediliyor.[1][2]Але за часів, «коли Росія сильна», рашисти нібито мають можливість помститися.[1][31]
Buna ek olarak Shazam, 200 ülkede 225 milyondan fazla kullanıcısı olduğunu iddia etti.Kromě toho, Shazam prohlašoval, že má přes 225 milionů uživatelů ve 200 zemích světa.
Bu Allah'ın lütfu olan bir iddiadır..."Není to ani na slávu Boží!"
Bir kitap, bütün ABD sakinlerinin % 6'sının bu fobiye sahip olduğunu iddia ediyor.Jedna kniha tvrdí, že 6% všech obyvatel USA touto fobií trpí.
Oktar günümüzde antisemitizmin pagan ve Darwinist kökenleri olduğunu iddia etmektedir.Oktar v současnosti prohlašuje, že antisemitismus má pohanskou a darwinistickou podnož.
Rus televizyonu REN-TV'ye göre, olay öncesinde bir adam, trenin üzerine bir sırt çantası attığını iddia etti.Podle reportérů ruské televize REN-TV byla před explozí na metro vhozena aktovka.
Eğer cezalandırılmayacak iseniz, onu geri çevirsenize; şayet iddianızda doğru iseniz.Nevěřící nepřestanou proti vám bojovat, dokud vás neodvrátí od náboženství vašeho, budou-li toho schopni.
Bunun teknik bir hata olduğunu iddia etti.Šlo prý o technickou chybu.
İçlerinden biri Albert Einstein olduğunu, diğeri ise Isaac Newton olduğunu iddia eder.Jeden předstírá, že je Einstein a druhý Newton.
Bu iddia doğruydu.A byla to pravda.
Yine de onun saltanatı, iddialı bir dış politika ve güçlü bir diplomasi ile işaretlenmiştir.Nicméně jeho vláda se vyznačovala ambiciózní zahraniční politikou a aktivní diplomacií.
Bu iddialar uluslararası düzeyde kabul edilmemiştir.Tato vlajka nebyla mezinárodně uznávána.
Bu yıllardan itibaren günümüze kadar on binlerce UFO iddiası kaydedilmiştir.Do současnosti bylo zaznamenáno několik desítek tisíc hlášení o pozorování UFO.
Aynı kişi bir şeyin imkânsız olduğunu iddia ettiğinde ise, büyük olasılıkla yanılıyordur.Když o něčem prohlásí, že to možné není, zajisté se mýlí.
Daha bir çok iddia daha vardır.A následují další otázky.
Fakat kendisi bu iddiaları her zaman reddetti.Sám takováto obvinění vždy odmítal.
Ve tahta hak iddia eder.A Křen se podvoluje.
Bu kişinin Pomak olduğu iddia edilmektedir.Konstatuje, že za to může někdo dostat vyhazov.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Rusko tato obvinění popřelo.
Bu arada Boniface'in Montferrat'tan akrabaları da Epir üzerinde hak iddia ediyorlardı.Mezitím si příbuzní Bonifáce z Montferratu z Itálie začali dělat nároky rovněž na Epirský despotát.
Bu tür iddialar her yıl yapılıyor.O překvapení tohoto typu bývá každý rok postaráno.
1064 yılında Danimarka'daki hak iddialarından vazgeçen Harald, Svend tarafından Norveç kralı olarak tanınır.Harald se nároků na Dánsko vzdal v roce 1064, výměnou za to, že ho Sven uzná jako norského krále.
NSA bu iddiayı yalanladı.NASA jeho tvrzení odmítla.
Din adamları çocukları köle olarak sattığını iddia ediliyordu.Ostatní zajatci byli prodání jako otroci.
Bulmacayı bazen Lewis Carroll'ın bulduğu da iddia edilmektedir.Někdy se za jejího autora považuje pro změnu Lewis Carroll.
Peygamberlik iddia ettiği için aşağılama kastıyla Talhacık manasına gelen Tuleyha denilmiştir.Dříve byla lenost (apatie, neradostnost) nazývána hříchem smutku (lat. tristitia).
Parti liderleri bu iddiayı ısrarla reddetmişlerdir.Vedení strany toto obvinění odmítlo.
1990'da, Mikhail Semiryaga ölü sayısının 53,522, N. I. Baryshnikov ise 53,500 olduğunu iddia etti.V roce 1990 tvrdil Michajl Semirjaga, že jich bylo 53 522 a N.
MS 1850'de Ferdinand Hitzig, çok açık bir şekilde Belşazzar'ın (Belşatsar) hayal ürünü olduğunu iddia etti.V roce 1850 Ferdinand Hitzig, kritik Bible, proto prohlásil, že Belšazar je výplodem pisatelovy fantazie.
Katılımcı sayısı ile ilgili değişik iddialar bulunmaktadır.Údaje o počtu účastníků se různí.
Hakkındaki suçlamalar davanın üçüncü iddianamesinde yer aldı.Obvinění vznesená proti němu se týkala víry v Trojici.
Besteci filmden etkilenmiş ve bunun çok iddialı bir iş olduğunu düşünmüştür.Skladatel byl filmem ohromen a vycítil, že to je pro něj příliš velká výzva.
Donald Nicol, Nikeforos'un İmparator VI. İoannis'in kuzeni olduğunu iddia eder.Donald Nicol tvrdí, že Nikephoros byl bratrancem císaře Jana VI.
Fakat 2007 yılında bu iddia ile ilgili soruşturma açılmadı.Ale například v roce 2013 se toto tvrzení zpochybnilo.
Rabiye Kadir bu iddiaları yalanladı.Bok však takové Křižanovo tvrzení označil za lež.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Protestující si stojí za tím, že volby byly zfalšovány.
Köyün adıyla ilgili çeşitli iddialar ortaya atılmıştır.Jisté kontroverze vyvolala otázka pojmenování vesnice.
15 yaşındaki oğlunun yöneticilik için yeterli olmadığını iddia etti.Občan starší 15 let takto prokazoval, že není „příživník“.
Bazı iddialara göre karısı tarafından zehirlenmiş.Údajně byl otráven svojí dosavadní manželkou.