iddia ile cümle

iddia kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Öne sürdüğü bu iddialar o zaman çok kabul görmedi.Talvez a ansiedade sobre o desafio que se seguiria foi demais naquele momento.
Elinde kesik başıyla dolaşan hayaletinin Tower of London'da (Londra Kulesi) dolaştığı iddia edilir.Além disso, há uma lenda popular, de que seu espírito ronda pela Torre de Londres.
En büyük ilham kaynağı ise hayatını değiştirdiğini iddia ettiği David Bowie'dir.Até agora seu papel que é mais conhecido é do David Levi, onde interpreta a si mesmo.
Kıvanç Ağaoğlu ırkçılık iddialarını reddetmiştir.Vitória negou suas queixas como preconceito racial.
Bir kamu görevlisi olarak görev yaptığı yıllarda, evlilik dışı bir çocuğu olduğu iddia edildi.Especula-se que ele teria tido um filho fora do casamento.
Praenomen'i (İlk ismi) bilinmez ancak Volterra'lı Raphael tarafından Marcus olduğu iddia edilir.O seu prenome é desconhecido, embora seja aceite a conjetura de Rafael de Volterra de chamá-lo Marco.
Cizrespor ligden çekildi iddiası".Isso desequilibra o pleito."
Nüfus kayıtlarına göre 1 Temmuz 1884'te doğduğu ve 128 yaşında öldüğü iddia edilir.No Suda é dito que ele nasceu no período da 126ª Olimpíada e faleceu com a idade de 82 anos.
Bazı eleştirmenler Carr'ın tarihe determinist bir bakış açısı olduğu iddiasında bulunmuştur.Muitos dos críticos de Locke tinham suspeitas de que Locke tinha tendências materialistas.
Bilim felsefecileri hiçbir şeyi mutlak bir kesinlikle bilmediğimizi iddia etmektedirler.Alguns falibilistas argumentam que a certeza absoluta sobre ter conhecimento é impossível.
Bu iki eserde de modelin Manet'nin metresi olduğu iddia edildi.Alguns autores acreditam que se tratem do mesmo Duvet de Dijon.
Fakat bu iddialar hiçbir zaman kanıtlanamamıştır.Esta teoria nunca foi comprovada.
Bu iddia doğruydu.Era tudo verdade.
Anektod olarak, Glaser'ın bir bardak bira içindeki kabarcıklardan esinlendiği iddia edilidi.Segundo a tradição, a kriek é uma cerveja de Verão, que deve ser bebida num copo balão.
Ancak isabetli bir etkinlik ölçütünün yalnızca iddialardan daha öteye gitmesi gerekir.A procura de um Rei apropriado demonstrou finalmente ser mais que problemática para as Cortes.
Bu türde tarihsel veriler ve gerçek olaylar, kurgusal iddialarla beraber anlatılır.Que histórias e casos interessantes conhecia a respeito do Saci.
İddialı bir banka memurudur.Propriedade de um banco.
Bunların arasında imparator Caligula'nın oğlu olduğu iddia edilen Nymphidius Sabinus'ta vardı.Um dos mais importantes foi Ninfídio Sabino, suposto filho do imperador Calígula.
Ceza evindeyken psikolojik ve biyokimyasal işkenceye maruz kalarak akıl sağlığını yitirdiği iddia edildi.Naquela ocasião, denunciou que seu marido vem sofrendo torturas físicas e psicológicas na prisão.
Tapınağın inkârı, Kudüs’te bulunan tapınağın gerçekte hiç olmadığının iddia edilmesidir.O Templo em Jerusalém será, sem dúvida, ser construído por aqueles que não crêem no verdadeiro Messias.
Bu dizide Stan Lee, kendisinin "süper insan" olduğunu iddia eden insanları tanıtmıştır.Atualmente Daniel faz um programa chamado "Os Super Humanos de Stan Lee".
Bazı akademisyenler ise bu iddianın gerçeklikten uzak olduğuna inanır.Alguns fatos citados pelos cientistas nos levam a crer que essa teoria é verdadeira.
Erişim tarihi: 9 Kasım 2008. ^ "'Darbe günlükleri' iddianamede yok".O Dia, 11 de dezembro de 2008 «Minha dor não sai no jornal».
Geri dönüşü hakkında farklı iddialar mevcuttur.Segundo Matos, há controvérsias sobre a data de seu retorno.
Bir diğer iddiada köyün adını Ahmedlü cemaatinden gelmektedir.0 mais certo e que venha do nome próprio de um antigo povoador.
Bir ardılı, 'Beyond Good & Evil 2nin yapım aşamasında olduğu iddia edilmektedir. ^ siteA sequela, Beyond Good & Evil 2, está actualmente a ser produzida.
Bu iddia Vatikan Arşivlerinde bulunan bir resmi belgeye dayanmaktadır.Essas cartas ainda são visíveis nos arquivos do Vaticano.
Bu iddia Steve Martin tarafından yalanlanmıştır.O personagem foi interpretado por Steve Whitmire.
El Cid'in olduğu iddia edilen kılıçtır.Era a tática bem conhecida por El Cid.
Cambridge, 1982. ^ Bu iddianın bir özeti için bakınız: David Blackbourn ve Geoff Eley.World Encyclopedia V.3 pg.542 Para um resumo deste argumento, ver David Blackbourn e Geoff Eley.
Ne var ki bu iddialar geniş çaplı olarak kabul edilmiş değildir.Porém este fraccionamento não é universalmente aceite.
Daha sonra ise bunun doğru olmadığını iddia eder.Mais tarde admitiu ser verdade.
Marry Walcott, 1692 yılında, iddialar başladığı zaman 17 yaşındaydı.Se esta fosse a mesma Carrie White, ela teria 117 anos quando morreu, em vez de 116 anos.
1536 yılı sonunda hakkındaki iddialar neticesinde padişah tarafından görevinden alındı.Durante a Guerra do Conde de 1533-36, as suas propriedades foram ocupadas.
Bunun teknik bir hata olduğunu iddia etti.Esse fato ocorreu em virtude de um erro técnico.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Os partidos de oposição, por sua vez, fizeram acusações de irregularidades sérias na eleição.
Sör William Crookes 1909 yılında çalışmasının başarılı olduğunu iddia etmiştir.O espintariscópio foi inventado por William Crookes em 1903.
Bazıları ise Edessalı Thaddeus ile Addai'nin aynı kişi olduklarını iddia etmektedirler.Alguns estudiosos inferem que Iásio e Eetion são a mesma pessoa.
Suavi; hırçın, aşırılıklarla dolu, uyumsuz, iddialı, dost tutamayan bir insandı.Havia, ali, estranheza, uma face não iluminada, misteriosa.
Birkaç defa zanlılardan bazıları işkence gördüklerini iddia etti.Em várias ocasiões ele foi suspeito de fazer trapaças.
Buna bağlı olarak bu bölgenin Kabe olabileceğine dair iddialar ortaya atılmıştır.Isso, segundo ele, abriria espaço para a crise.
"Garih'in ailesi 'susturuldu' iddiası".«As Vítimas de Katyn foram cobertas com cal».
"İstanbul Fm'den Avrupa Müziğe Kıyak İddiası".«A música em FM».
Meazza da bu iddiaya girdi.A toponímia atesta esta afirmação.
Bu iddia kapsamında soruşturma açılır.Um inquérito será aberto para investigar o caso.
Arjantinliler, eski La Plata Genel Valiliği'nin parçası olduğunu iddia ettiler.Os argentinos reivindicavam-na como parte do antigo Vice-reinado da Prata.
Örgüt ise söz konusu iddia ve suçlamaları yalanladı.Zij verplichtte hem om allerlei leugens te verzinnen en met haar plannen mee te doen.
Iommi bu iddiaları yalanlamıştır.Zo deed hij hen door bedrog vallen.
Ancak Emre Uslu bu iddiayı yalanladı.Soera Het Bedrog is een soera van de Koran.
Bu Allah'ın lütfu olan bir iddiadır..."Daaronder is de zegenende hand van God te herkennen.
1970'te Beverly Oliver isimli bir kadın ortaya çıktı ve Bayan Babuşka'nın kendisi olduğunu iddia etti.In 1970 kwam Beverly Oliver naar voren, een vrouw die beweerde Babushka Lady te zijn.
Ancak bazı kesimler bunun tersini iddia etmektedir.Andere bronnen beweren het tegenovergestelde.
Pienaar, ateş emrini kendisinin verdiği iddiasını da yalanlamıştır.Hij betichtte de zanger van misleiding, omdat hij zou hebben gelogen over wat de opnames inhielden.
Bunun teknik bir hata olduğunu iddia etti.Hij houdt het op een technische fout.
Amelia kendini masum olduğunu iddia eder ve oğlunu son bir defa görmesine izin vermesi için yalvarır.Zij houdt vol dat ze onschuldig is en vraagt haar zoon een laatste maal te mogen zien.
Zaman zaman, bunun Norveç'te ders kitaplarını konu alan ilk tartışma olduğu iddia edilmişti.Er wordt wel beweerd dat dit het eerste debat over schoolboeken in Noorwegen was.
Kim ve Toole bu iddiayı tartıştılar.Tom en Judith wantrouwen dit.
1923'te Alexandre Lacarré dizginleri devraldı ve şirket için bir dizi iddialı proje yürüttü.Alexandre Lacarré nam in 1923 de leiding over en voerde een aantal ambitieuze projecten door.
İran'da asılan eşcinseller olduğu iddia edilen fotoğraflara yer verilir.Bekend is immers dat homo's in Iran worden opgehangen indien betrapt.
O ne silaha ne de pantolona asla dokunmadığını iddia etmektedir.Zelf beweerde ze later dat ze nooit een stok of pistool bij zich had.

İlgili Sayfalar