iddia ile cümle
iddia kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Macrinus hakkında tahtı kendisi için arzuladığını iddia eden söylentiler çıktı.أشيع عن ماكرينوس بمازعم رغبته في اعتلاء العرش بنفسه.
Şubat 1947'de ise bu partinin liderlerini Cumhuriyet'e karşı komplo kurmak iddiasıyla tutuklamışlardır.وفي ديسمبر 1961، ألقي القبض على زعماء أحزاب المعارضة لأنهم اتهموا بإعداد مؤامرة مناهضة للحكومة.
Bazı eleştirmenler Carr'ın tarihe determinist bir bakış açısı olduğu iddiasında bulunmuştur.كان تقييمه أن الرقيب كوبورن كان شاهدا لا يصدق.
SDG ayrıca, IŞİD'in güçlerine karşı çeşitli araç bombaları kullandığını iddia etti.وادعت قوات سوريا الديمقراطية أيضا أن التنظيم استخدم عدة سيارات مفخخة ضد قواته.
İddialara göre meşhur Yunan Kabbalacı Joseph Taitazak’ın soyundan gelmektedir.كما ادعى أنه سليل مباشر من القبلاني اليوناني الشهير جوزيف تايتازاك.
Uygurlu liderlerin iddiasına göre ölü sayısı çok daha fazladır.شهود عيان يرجحون أن يكون عدد القتلى أكبر من ذلك.
Sai, başarılı bir ressamdır ve binlerce resim çizdiği iddia eder.والفريق الثاني يرى أنه شخصية أسطورية وأنه مؤلف مئات من الحكايات الخرافية التي نسبت إليه.
Bu iddianın asılsız olduğu anlaşılınca eski eşi Emir Şeyh Hasan tutuklanmayıp bağışlandı.لحسن الحظ، تم تجاهل شهادتها ولم يلق القبض على القس فرانسيس دان.
Örneğin, İsrail Devletinin bir ırkçı çabanın varlığı olduğunu iddia etmek.تدعي مجموعة حقوق الإنسان الإسرائيلية بتسليم أن النظام القانوني حافل بالتفرقة العنصرية.
Arap veya Kürt olduğuna dair çeşitli iddialar vardır.اختلفت بعض المصادر حول كونه عربيّ أزديّ أم فارسي.
Gazeteci, çocuğun babası rolü yaptığı konuşmayı kaydettiğini iddia etmiştir.وأخبر الزوج زوجته أنهم من المفترض أن يفعلو مثلما أخبرهم الكلب.
Şehirde El-Kaide yandaşlarının yaşadığı iddia edilmektedir, ancak kanıtlanmamıştır.وقيل هي عند أهل العربية الأمر الدال على شيء لا بالوضع.
Tutuklama sırasında dövüldüğü iddia edilmektedir.زعم بأنه تعرض للتعذيب أثناء الاحتجاز.
Sabaha karşı 600 gözaltı iddiası…".والانتخابات ستشهد مرشحًا أو أكثر أمام السيسي»..
Bu iddia, J.J. Thomson tarafından 1897 yılında yapılan parçacık keşfinden önce meydana gelmiştir.كان هذا قبل اكتشاف الجسيم بواسطة طومسون في عام 1897.
Fakat Erdoğan bu iddiayı reddetti.ومع ذلك، فأن آرغلاندر نفسه يدحض هذا.
Irak hükümeti sınırları kabul etmedi ve Kuveyt'in kendi parçası olduğu iddialarına devam etti.كما طالب بأن يلغي العراق إجراءاته التي ادعى بها ضم الكويت.
Ayrıca onun döneminde birçok muhalifin uyuşturucu kaçakçısı damgasıyla idam edildiği iddia edilmektedir.كما قال أيضًا أنه في ذلك الوقت سيتم الكشف عن عظام شخص مقتول.
1999 yılında 15,000 üyesi olduğunu iddia etmiştir.فقد زعموا أن لديهم 150،000 عضو في 1922.
Bu kitabın bir roman olduğunu söyleyenler olduğu gibi uzun bir hikâye olduğunu iddia edenler de vardır.هذه الرواية توجد ادعائات تقول بأنه قصة طويلة وليست رواية.
NSA bu iddiayı yalanladı.نفى داعش هذا الادعاء.
Misilleme sonucunda 34 Suriye askerinin öldüğü iddia edildi.وذكرت المجموعة الناشطة المؤيدة للمعارضة المرصد السوري لحقوق الإنسان أن 38 جنديًا و34 متمردًا قتلوا.
Buna rağmen bazı kaynaklarda 1400'lü yılların sonunda inşa edildiğine dair iddialar bulunmaktadır.و لكن, وفقا لبعض المعلومات, من المحتمل ولد في أواخر القرن الرابع عشر.
Eşcinsellik iddiaları politik bir silah olarak kullanılmıştır.أصبحت عمليات الانتحار الجماعية تستخدم كوسيلة من وسائل الاحتجاج السياسي.
Buna karşılık, bu iddiaların tamamen asılsız ve temelsiz olduğu ileri sürülmüştür.كانت هذه التعليقات متوقعة بالكامل وغير مثيرة للدهشة.
Burada 150 ila 250 polonyalı sivilin katledildiği iddia edilmektedir.كما تم الإبلاغ عن اختطاف 150 مدنيا آخرين.
Bazı iddialara göre Özgür Suriye Ordusu'na bağlıdır.الادعاء بأن الجيش السوري الحر على وشك الانهيار، لعدد من الأسباب.
Korku yüzünden paralize olduğu iddia edilmekteydi.وقد سميت بالذعرة لأنها تبدو خائفة.
Yazarın kendi iddiası üzerine ayrıca kendisine karşı tehditler yapılmıştır.المهاجمون أيضا وجهوا تهديدات ضد صديقته.
Ancak şu ana kadar iddiaların geçerliliğinin kesin bir kanıtı ortaya konulmamıştır.على الرغم من ذلك، لم ينشر حتى الآن أي دليل يثبت صحة هذا التصنيف.
2 Nisan 1982'de Arjantin, 1830'dan beri hak iddia ettiği Falkland (İspanyolca: Malvinas) adalarını işgal etti.(أكتوبر 2018) في 2 أبريل 1982 ، شنت القوات الأرجنتينية غزو جزر فوكلاند (الإسبانية: جزر مالفيناس).
Daha sonra bu iddianın yalan olduğu ortaya çıkmıştır.أثبت التقرير لاحقا أنه كاذب.
Sansür iddialarıالرقابة
Örgüt ise söz konusu iddia ve suçlamaları yalanladı.Ele, assim como seus associados e sua família, negou veementemente a acusação.
Eğer cezalandırılmayacak iseniz, onu geri çevirsenize; şayet iddianızda doğru iseniz.Vós igualmente não podeis dar fruto por vós mesmos, se não permanecerdes unidos a Mim.
Pérez-Álvarez, Kafka'nın şizoid kişilik bozukluğuna sahip olabileceğini iddia etti.Pérez-Álverez sustentou que Kafka provavelmente tinha transtorno de personalidade esquizoide.
Claudius'un kendisi rahatsızlığını hayatını kurtarmak için abarttığını iddia etmiştir.O próprio Cláudio chegou a alegar que exagerara a sua doença para poder salvar a sua vida.
İşkence altındayken bile Sovyetler Birliği'yle ilgili tüm ilişki iddialarını yalanlar.Mesmo sob tortura, Sorge negou os seus vínculos com os soviéticos.
Iommi bu iddiaları yalanlamıştır.Tal alarido logo foi desmentido.
Bu iddiaları araştırmak için Rabbi 1980'lerde birkaç kere Hindistan'ı ziyaret etti.O Rabbi viajou à Índia várias vezes durante os anos de 1980 para investigar as reivindicações.
Egerton R. Young "Vahşetin Çağrısı"nın kendi kitabı "Northland'daki Köpeklerim"den alındığını iddia etmiştir.Egerton R. Young alegou que The Call of the Wild foi retirado de seu livro My Dogs em Northland.
Hatta Sevillalı Isidore, Slavların Bizans'tan "Yunanistan"'ı aldığını iddia eder.Isidoro de Sevilha afirma que os eslavos tomaram a "Grécia" dos bizantinos.
Royce, insanların av gibi avlandığı bir oyunda kullanılan bir gezegende olduklarını iddia eder.Royce deduz que está num planeta usado como uma reserva de caça, onde os seres humanos são caçados como jogo.
Aynı gün, Donetsk Halk Cumhuriyeti (tweeti silene kadar) böyle bir sisteme sahip olduklarını iddia ettiler.Nesse mesmo dia, a República Popular de Donetsk reivindica a posse desse sistema em um tweet deletado.
Aynı kişi bir şeyin imkânsız olduğunu iddia ettiğinde ise, büyük olasılıkla yanılıyordur.Quando ele diz que algo é impossível, ele está muito provavelmente errado.
Eleştirmenlerse, Kendin Yap etiğinin aslında doğal bir kapitalistlik içerdiğini iddia ederler.Se quiserem me classificar, digam que sou naturalista.
Yine de onun saltanatı, iddialı bir dış politika ve güçlü bir diplomasi ile işaretlenmiştir.Ainda assim, seu reinado foi marcado por uma ambiciosa política externa e uma vigorosa diplomacia.
Mengistu Haile Mariam'ın siyasi muhaliflerini kendi elleriyle öldürdüğü iddia edilmiştir.O dirigente Mengistu Haile Mariam é acusado de ter matado os opositores políticos com as próprias mãos.
Sarah Helen Whitman ve Sarah Anna Lewis da şiirin ilham kaynağı olduklarını iddia etmişlerdir.Sarah Helen Whitman e Sarah Anna Lewis também alegaram ter inspirado o poema.
Bauer Marx ve Engels'in onun söylemek istediklerini yanlış anladıklarını iddia etti.No artigo, Bauer alegou que Marx e Engels não o haviam compreendido.
Bazıları Claudius'un öldüğü sırada Roma'da olduğunu iddia ederken diğerleri Sinuessa'da olduğunu savunurlar.Alguns dizem que Cláudio estava em Roma enquanto outros afirmam que estava em Sinuessa.
Bilimde itibar değerli olduğundan, Matthew etkisinin bazı iddiaları çekişmededir.Como crédito é valorizado na ciência, algumas afirmações específicas do efeito Matthew são controversas.
Arale (iddia edilen yaşı) ve diğerlerinden biraz daha büyüktür.418,7-419,6) e a outra mais longa, por Arício Velho (Alvega) (It.
Suetonius, Antonius'un bu iddiasını politik bir iftira olarak tanımlamıştır.Suetônio descreveu as acusações de Antônio como pura difamação política.
1938 - Norveç, Antarktika'nın Kraliçe Maud Toprakları olarak anılan bölgesi üzerinde hak iddia etti.1939 — Noruega reivindica a Terra da Rainha Maud na Antártida.
SDG ayrıca, IŞİD'in güçlerine karşı çeşitli araç bombaları kullandığını iddia etti.As FDS também afirmou que o ISIS usou diversos carros-bombas contras as suas posições.
Galileo bu iddiadan şüphe etmiş ve Marius'un çalışmasını "çalıntı" olarak nitelendirmiştir.Galileu duvidou desses factos e catalogou o trabalho de Marius como plágio.
Bu iddiasında da haklıdır.Nisso, ele também tem razão.
Aleksios reddetti ve kızlarından biriyle evlendirme niyetinde olduğunu iddia etti.Aleixo recusou, alegando que tencionava casar o garoto com uma de suas próprias filhas.
Yönetmen bu sırada daha iddialı bir Hollywood projesiyle ilgilendi.O diretor, enquanto isso, estava envolvido em um projeto muito mais ambicioso em Hollywood.