Ana içeriğe geç
Sözlük

iddia ile cümle

iddia kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Örgüt ise söz konusu iddia ve suçlamaları yalanladı.Zij verplichtte hem om allerlei leugens te verzinnen en met haar plannen mee te doen.
Iommi bu iddiaları yalanlamıştır.Zo deed hij hen door bedrog vallen.
Ancak Emre Uslu bu iddiayı yalanladı.Soera Het Bedrog is een soera van de Koran.
Bu Allah'ın lütfu olan bir iddiadır..."Daaronder is de zegenende hand van God te herkennen.
1970'te Beverly Oliver isimli bir kadın ortaya çıktı ve Bayan Babuşka'nın kendisi olduğunu iddia etti.In 1970 kwam Beverly Oliver naar voren, een vrouw die beweerde Babushka Lady te zijn.
Ancak bazı kesimler bunun tersini iddia etmektedir.Andere bronnen beweren het tegenovergestelde.
Pienaar, ateş emrini kendisinin verdiği iddiasını da yalanlamıştır.Hij betichtte de zanger van misleiding, omdat hij zou hebben gelogen over wat de opnames inhielden.
Bunun teknik bir hata olduğunu iddia etti.Hij houdt het op een technische fout.
Amelia kendini masum olduğunu iddia eder ve oğlunu son bir defa görmesine izin vermesi için yalvarır.Zij houdt vol dat ze onschuldig is en vraagt haar zoon een laatste maal te mogen zien.
Zaman zaman, bunun Norveç'te ders kitaplarını konu alan ilk tartışma olduğu iddia edilmişti.Er wordt wel beweerd dat dit het eerste debat over schoolboeken in Noorwegen was.
Kim ve Toole bu iddiayı tartıştılar.Tom en Judith wantrouwen dit.
1923'te Alexandre Lacarré dizginleri devraldı ve şirket için bir dizi iddialı proje yürüttü.Alexandre Lacarré nam in 1923 de leiding over en voerde een aantal ambitieuze projecten door.
İran'da asılan eşcinseller olduğu iddia edilen fotoğraflara yer verilir.Bekend is immers dat homo's in Iran worden opgehangen indien betrapt.
O ne silaha ne de pantolona asla dokunmadığını iddia etmektedir.Zelf beweerde ze later dat ze nooit een stok of pistool bij zich had.
Ray Bulgarin, Niko'nun kendisine borcu olduğunu iddia etmektedir.Ray Bulgarin komt plots tevoorschijn en eist dat Niko zijn 'schulden' betaalt.
Şarkıya yaz aylarında iddialı bir klip çekilmiştir.Het lied werd die zomer onverwacht een radiohit.
Alice'i kaçıran kişi olduğunu iddia eden bir adam Alan'ın FBI'dan kaçmasını ister.Alan wordt gebeld door een man, die zegt dat hij Alice heeft ontvoerd.
Antik kaynakların iddiasına göre, askerler kendilerine söz verilen ödemenin ancak yarısını almışlardı.Antieke bronnen suggereren dat zij slechts de helft van het aan hun beloofde donativum hadden ontvangen.
Bu iddia bağımsız kaynaklarca hiçbir zaman doğrulanmamıştır.Dit is echter nooit door onafhankelijke bronnen vastgesteld.
Berkowitz'in iddiasına göre iblis ona komşusunun köpeği aracılığıyla öldürmesi için emirler gönderiyormuş.Berkowitz claimde dat hij moordde in opdracht van de hond van de buren, die bezeten zou zijn door een demon.
İfadesi esnasında Blobel buna rağmen, "Sadece" 10,000-15,000 kişiyi öldürmüş olabileceğini iddia etti.Tijdens zijn rechtszaak beweerde hij dat het er 'slechts' 10.000 tot 15.000 waren geweest.
Seçim kampanyası süresince Obama hakkında birçok iddia dile getirilmiştir.Dit leidde tot een scriptie over de verkiezingscampagne van Obama.
Hera, Athena ve Afrodit elma üzerinde hak iddia ederler.Hera, Athena en Aphrodite deden hun aanspraken op de appel gelden.
Temel iddiası "what you see is what you mean" (gördüğün kastettiğindir) (WYSIWYM) paradigmasını karşılamaktır.Dan zegt God: ‘Ga het paradijs binnen, en wat u daar ziet is voor u'." (het boek 'Moslim', nr. 1:302).
Belgelerde Rus hükümeti ile organize suç örgütleri arasında bağlantılar olduğu iddia ediliyor.Vermeende banden tussen de Russische regering en de georganiseerde misdaad.
Bu iddialar uluslararası düzeyde kabul edilmemiştir.Deze aanspraak wordt internationaal niet erkend.
(Bu iddia, aynı zamanda hararetli bir tartışmanın da kaynağıdır.(Vandaar overigens ook die zuivere rede.
Bu iddia bu şekliyle kısmen doğrudur.Deze opvatting is slechts gedeeltelijk juist.
Eğer cezalandırılmayacak iseniz, onu geri çevirsenize; şayet iddianızda doğru iseniz.Vergeet deze les in geen geval. gij zult krijgen wat gij verdient.”
1956 yılında Sudan'ın bağımsızlığı ile Mısır ve Sudan, bu alanda egemenlik iddia etti.Sinds de onafhankelijkheid van Soedan in 1956 claimen zowel Egypte als Soedan het gebied.
İspatlamak için, Antipa'nın 70,000 askere yetecek silah stokladığını iddia etti.Als bewijs merkte Agrippa op dat Antipas een reservevoorraad wapens had, waarmee hij 70,000 man kon uitrusten.
Algonkin teriminin Malisetçe elakómkwik ( «they are our relatives/allies») kelimesinden geldiği iddia edilir.De term "Algonquin" is afgeleid van het Maliseet woord elakómkwik dat "Wij zijn familie/bondgenoten" betekent.
Rourke, bu maçın ardından beyin sarsıntısı geçirdiğini iddia etmiştir.Rourke beweerde achteraf dat hij er een hersenschudding aan had overgehouden.
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.De Britse regering protesteert.
Ermenistan Cumhuriyeti'nin Türkiye toprakları üzerindeki iddiası bu ülkenin Anayasa'sında da yerini almıştır.Haïti heeft zijn claim op dit eiland zelfs vastgelegd in de Grondwet.
Aynı kişi bir şeyin imkânsız olduğunu iddia ettiğinde ise, büyük olasılıkla yanılıyordur.Wanneer hij beweert dat iets onmogelijk is, heeft hij hoogstwaarschijnlijk ongelijk".
Yazarın kendi iddiası üzerine ayrıca kendisine karşı tehditler yapılmıştır.Desgevraagd geeft hij met tegenzin toe zelf ook dreigbrieven te hebben ontvangen.
Fakat orada "Latince ve Aptallıklar" dışında bir şey öğrenmediğini iddia etmiştir.Hij ging er prat op dat hij geen talen (Latijn) kende, behalve de Nederlandse.
Hepimizi asamazsınız." şeklinde son sözleri olduğu iddia edilmiştir."Ik wilde niet op je schieten", schijnen zijn laatste woorden te zijn geweest.
Buna karşılık Çin Halk Cumhuriyeti dağın tamamı üzerinde hak iddia etmektedir.De Volksrepubliek China claimt zelfs het hele gebied.
Polis, göstericileri "nefsi müdafaa" olarak vurduklarını iddia etti.De agenten zelf zeiden dat ze handelden uit zelfverdediging.
İran ise iddiaları reddetmiştir.Iran ontkent deze aantijgingen.
Bu iddiasında da haklıdır.Daar heeft u op zich gelijk in.
Hac'da bulunanlara hitap ederek bu iddiasını duyurdu.Zijn rechtse tegenstanders spraken dit tegen.
Uzan ailesinin yaklaşık 16 milyar dolarlık bir servete hükmettiği iddia ediliyordu.Hij beheerde het enorme kapitaal van de familie, dat geschat wordt op zo'n 16 miljard dollar.
Öne sürdüğü bu iddialar o zaman çok kabul görmedi.Vergiffenis vragen ging hem evenwel ook toen nog te ver.
En büyük görüş ise Türklerin Truvalıların soyundan geldiği iddiasıydı.Een belangrijkere factor lijkt de mentaliteit van de Turkse invallers te zijn geweest.
Menora'nın kökeni ve anlamı ile ilgili birçok iddia ortaya atılmıştır.Er zijn nogal wat betekenissen aangedragen over de herkomst en betekenis van de naam Riel.
Bu açıkça yanlışlanabilir bir iddia idi.Mogelijk was dit een valse beschuldiging.
Celaleddin kalenin zaten kendisinin olduğunu iddia etmekteydi.De eigenaar heeft het kasteel dus waarschijnlijk naar zichzelf genoemd.
Bazı yerlerde Maria'yı öldürdüğü iddia edilir.Veelal wordt aangenomen dat hij in Rome stierf.
Eser, hatalı iddialar da içermektedir.Of valt ze op de verkeerde jongens.
Bu iddiayı tarihsel örneklerle kanıtlamaya çalışmıştır.Zij staafde deze bewering met overtuigend bewijsmateriaal.
Bir iddiaya göre ise intihar etmemiş; öldürülmüştür.De enige die niets gedaan heeft (de echtgenoot), wordt gevangengenomen en vermoord.
Saldırı sonucunda 35 IŞİD üyesinin öldürüldüğü iddia edildi.Bronnen beweren dat 350 moorden door hem gepleegd zijn.
Yahudi geleneğine göre kitabın yazarı Samuel'in kendisidir, fakat bu iddia bugün kabul edilmemektedir.Traditioneel wordt aangenomen dat Jeremia de auteur was, maar het boek zelf geeft daar geen informatie over.
1488-1489 yıllarından birinde doğduğu iddia edilir.Dit is een lijst van personen die geboren zijn tussen 1480-1489.
Sanatçının, bu ve "Forever & Always" adlı şarkısını eski sevgilisi Joe Jonas'a yazdığı iddia edilmektedir."Forever and Always", een ander liedje op dat album, is gebaseerd op haar relatie met Joe Jonas.
Katliamın ardından Fransız hükümeti olaylarda sadece üç kişinin öldüğünü iddia etti.Bij de politieactie zijn volgens de Franse Politie drie doden gevallen.
İsrail yanlışlıkla vurduğunu iddia etmiş ve özür dilemiştir.Amerika nam de zaak hoog op en eiste excuses.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod