Ana içeriğe geç
Sözlük

iddia ile cümle

iddia kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Alman Hava Kuvvetleri ise dost kuvvetlerin top atışı sonucunda öldüğünü iddia etmektedir.Лидеры Сопротивления говорили, что их друзья предпочтут погибнуть от британских бомб, чем от немецких пуль.
Bu mısrayı kimileri tenkit ederken, kimileri çalıntı olduğunu iddia etti.Некоторые говорят, что они воровали для себя.
Bu iddia doğruydu.Это было правдой.
Ekvador ise tam tersini iddia etmektedir.Лукас же думает о совершенно обратном.
Basayev'in ölümüne ilişkin iddialar aydınlatılamamıştır.Ни на одного свидетеля расстрелов Базилевский сослаться не смог.
Çeşitli kişiler Ay üzerinde tamamen ya da kısmen hak iddia etse de bunlar dikkate alınmamıştır.Нотной грамотой многие из них не удосужились овладеть, да и не очень к этому и стремились.
Yedi Uyurlar olarak da bilinen Ashab-ı Kehf mağarasının ilçede olduğu iddia edilmektedir.На зов откликается один из семерых оставшихся суул’ка (выбор является случайным).
Yunan asıllı bir Mısırlı, veya Mısır asıllı bir Yunan olduğu iddia edilmektedir.По происхождению Зосима, скорее всего, был египтянином, или греком.
Fakat bölge üzerinde Polonya da hak iddia etmekteydi.На некоторые территории Словакии претендовала и Польша.
Birçok kişi onun da bir Efsâne teorisyeni olduğunu iddia etmeye başladı.«Многие подозревали, что у него есть такие наклонности.
Söz konusu iddialara göre bu rakama tecavüz ve cinayet olayları da dahildir.Местный полицейский, как и все вокруг, подозревает, что произошло похищение и изнасилование.
Şarkıya yaz aylarında iddialı bir klip çekilmiştir.Есть песня про любовь , которую я пережил летом.
Meazza da bu iddiaya girdi.С Мишей можно заключать пари.
2002 yılı Şubat ayında farklı ABD yetkilileri iddiaları doğrulamaya çalışmıştır.К февралю 1902 года все претензии кредиторов были полностью удовлетворены.
Kendinin Albert Einstein olduğunu iddia eder.Альберт Эйнштейн сам о себе.
Bu iddiası temelde doğru olmakla birlikte eksikti.К сожалению, данное утверждение слишком просто, чтобы быть правдой.
Hatta bunun dışında gerçek olma olasılığı daha az olan bazı iddiaları da vardır.Там по определению должно было быть мало правды.
Kız bu iddiayı kesin bir dille reddeder.Сама девушка выступает категорически против этого.
Tesla'nın bir arkadaşına yazdığı mektupta sinyali çözdüğü iddia eder.Она отвечает, что её разбудил друг Тоби.
Tanrı'nın varlığına dair argüman ve iddialar bölge ve etnik gruplara göre değişiklik göstermektedir.Отличается в своей общине худобой и стройностью.
Fakat bu iddia henüz kanıtlanmış değildir.Однако это утверждение так и не было доказано.
"Gönyeli" adının kökenine ilişkin çeşitli iddialar mevcuttur.Множество споров вызывает то, откуда произошло название «колли».
O zamandan beri Suriye bölgede hak iddia etmektedir.Перед этим с 1991 года о праве на эту территорию заявлял Сомалиленд.
Polis, iddiaları reddetti; Ölümünü bir intihara olarak açıkladı.Полицейский знал об этом, но представил смерть как самоубийство.
Dünyanın en büyük ahşap binası olduğu iddia edilmektedir.Храм считается самым крупным деревянным строением в мире.
Onun taht iddiası Lehlerin işine geldiği için onu desteklemişlerdir.Ему обещали спасти жизнь, если он сообщит защитникам, что помощь от Токугавы не придёт.
Yazarın kendi iddiası üzerine ayrıca kendisine karşı tehditler yapılmıştır.Также автор подвергается и угрозам от убийцы.
Boşnaklar için de aynı iddia vardır.Аналогично подразделяются и неравенства.
Aurelius Victor, Iotapianus'un kökeninin bir Alexander'dan geldiğini iddia ettiğini yazar.Аврелий Виктор сообщает, что Иотапиан кичился своим происхождением от Александра.
Ancak bu tezikerenin daha önce yazılmış tezikerelerden bir çeviri olduğu iddia edilmektedir.Некоторых даже считают, что переписаны оттуда.
2012 yılında 'İhaleye fesat karıştırma' iddiasıyla gözaltına alındı, ardından serbest bırakıldı.В 2012 был арестован за нарушение режима досрочного освобождения, но позже отпущен.
Hoffman bununla beraber sembolik olarak borsacıların gerçekte ne yaptıklarını gösterdiğini iddia etti.Соник говорит Шахре делать то, что она действительно считает правильным.
Köyün adıyla ilgili çeşitli iddialar ortaya atılmıştır.Сохранились много преданий, объясняющих имя городка.
Patlamanın sebebi konusunda birçok iddia bulunmaktadır.Имеются различные версии о причинах этого взрыва.
Rhetorica ad Herennium adı eseride onun yazdığı düşünülse de bu iddia pek fazla kabul görmemiştir.Книга Rhetorica ad Herennium была приписана ему, но это не является широко принятым фактом.
Bulmacayı bazen Lewis Carroll'ın bulduğu da iddia edilmektedir.Иногда автором головоломки называют Льюиса Кэрролла.
M. Nazarov ayrıca ibadet gereği cesedi örtmektense dışarı atıldığını iddia etti.Говард также сообщает, что он насильно избавился от своих сигар.
Şehu'nun sadece Yugoslavya ajanı olarak değil, CIA ve KGB için de çalıştığı iddia edildi.И не только своего посла, но и таких организаций, как ЦРУ и Управление по борьбе с наркотиками.
Ancak kendisi 1938'de doğduğunu iddia etmiştir.Сказал, что родился в 1923 году.
Bazı yazarlar Cengiz Han'ın öldüğü yere gömüldüğünü iddia etmektedirler.Старожилы предполагают, что здесь похоронена сама Сайман Ханым.
Sadece doğuda, Şili'nin hak iddia ettiği bölgeye dokunur.На часть территории претендует Чили.
Burada tutuklulara ağır işkence ve kötü muameleler yapıldığı iddia edildi.Некоторые заключённые, по сообщениям, подвергались пыткам и плохому обращению.
Ancak kendisi ailesinin Sünnileştiğini iddia etmiştir.Челах был изгоем в своей семье (неопр.).
Nyx'in çocuğu, Pheme'nin ise annesi olduğuna dair iddialar vardır.Сын Ника, Флинн, считает её настоящей матерью.
Fakat elde bulunan sikkeler bu iddiayı desteklememektedirler.Однако мусульмане считали, что победу одержали они.
Katılımcı sayısı ile ilgili değişik iddialar bulunmaktadır.Есть несколько более простое объяснение подсчёта числа участников..
Daha sonra Paula Hitler, 1930 ve 1940'ların başlarında, yılda bir kez ağabeyini gördüğünü iddia etmiştir.Позже она говорила, что встречалась с братом примерно по разу в год на протяжении 30-х и начала 40-х годов.
Ordunun birimleri ve savunma ajansları böylesi iddiaları reddetti ve yalanladı.Сами гонщики и члены команды отрицали это.
İkisi de bestenin kendilerine ait olduğunu iddia etti.Обе пекутся о его благополучии.
Jackson, albümün hazırlık aşamalarında, albümüne iddialı bir rock şarkı konulmasını istemiştir.Джексон хотел, чтобы на его новом альбоме была песня c тяжёлым рок-звучанием.
Sezon sonunda ise Manchester United ve Arsenal FC'in oyuncuyu takip ettiği iddia edildi.В финале сыграли «Арсенал» и «Манчестер Юнайтед».
Mektubu delil olarak anlamlı bir şeffaflık olduğunu iddia ediyor.Он справедливо утверждал, что при этом теряется один из важнейших материальных признаков.
Bu iddiasında da haklıdır.Он прав в этой ситуации оказался.
Mozart'ı bir zehir ile öldürdüğü iddia edilmektedir.Вы знаете, о чём я: Моцарт, что я якобы отравил его.
Bu görüşleri ile dalga mekaniğinin temel kavramlarını öngörmüş olduğu da iddia edilmiştir.По этим звукам судят о готовности мазевой основы.
12 Eylül Darbesi'nden sonra bu iddia benimsendi.12 сентября Сия это подтвердила.
Ancak dönemler içerisinde çeşitli iddialar ortaya atılmıştır.Число их час от часу умножалось.
Uçağın düşmesinin hemen ardından, bir sabotaj neticesi düştüğü iddiası ortaya atıldı.Существует точка зрения, что авиакатастрофа могла быть результатом саботажа.
Kafkasya seferine serdar olarak atanmayı bu görevinin bir kısmının fazla olduğunu iddia ederek kabul etmedi.Сам Клычков заявил, что для него предложение занять данную должность стало в определённой степени неожиданным.
Bir söylentiye göre IQ sunun 180 olduğu iddia ediliyor.Тайваньское Восточное телевидение (англ.)русск. сообщает, что её IQ равен 180.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod