Ana içeriğe geç
Sözlük

iddia ile cümle

iddia kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir söylentiye göre IQ sunun 180 olduğu iddia ediliyor.In un episodio viene rivelato che ha un QI di 180.
Daha bir çok iddia daha vardır.C'è da dire di più.
1970'li yıllarda bu tip olayları yapabildiğini iddia eden bazı insanlar ortaya çıkmıştı.Negli anni settanta ci furono diversi personaggi che affermarono di avere tale tipo di abilità.
Dünyanın en büyük ahşap binası olduğu iddia edilmektedir.È anche l'edificio in legno più grande al mondo.
Ölümü üzerine birçok iddia ortaya atılmıştır.Sulla sua morte sono stati sollevati alcuni dubbi.
Ayrıca durugörür olduğunu da iddia ederdi.Ha anche affermato di soffrire di vitiligine.
Ayrıca Dan Brown'un Melekler ve Şeytanlar adlı kitabında bir Illuminati üyesi olduğu iddia edilmektedir.Il castello è presente come ambientazione nel libro Angeli e demoni di Dan Brown.
Yetkililer, von dem Bach-Zelewski'nin bu iddiasını doğruladı.Anche questa volta era alle dipendenze di Erich von dem Bach-Zelewski.
Doktor, bir kişinin tarihin seyrini değiştirebileceğini iddia etmektedir.Credono nell'idea di poter cambiare la storia.
Bir ardılı, 'Beyond Good & Evil 2nin yapım aşamasında olduğu iddia edilmektedir. ^ siteUbisoft ha confermato che Beyond Good and Evil 2 è in sviluppo.
Bataryaların eskiden de bilindiğine dair birtakım iddialar mevcuttur.Ben presto si sentì la necessità di un batterista.
Geri çekilmenin sebeplerine yönelik çeşitli iddialar vardır.Diverse le ragioni della retrocessione.
Köyün adıyla ilgili çeşitli iddialar ortaya atılmıştır.Alcune manifestazioni sono legate al nome del paese.
Fakat bu önerinin aksini iddia eden büyük bir grup kritik de bulunmaktadır.Non esiste nessuno… che offra una parola di critica.
YPG ise bu iddiaları reddetmiştir.Pip si rifiuta di credere a tali parole.
Din adamları çocukları köle olarak sattığını iddia ediliyordu.I sopravvissuti furono venduti come schiavi.
Görevini bırakma sebebi, hakkındaki Yolsuzluk iddialarıdır.Deve il suo nome al fatto che resiste alla corrosione.
Bizans tarihinin orta döneminde çok iddialı mimari projeler görülmez.Il periodo intermedio della storia bizantina non vide ambiziose opere architettoniche.
İsrail gazetesi Haaretz verilen kayıpların çoğunun bu silah yüzünden verildiğini iddia etti.Per motivi di fuso orario, i giornali israeliani andarono in stampa con questa notizia.
Ancak bu tezikerenin daha önce yazılmış tezikerelerden bir çeviri olduğu iddia edilmektedir.La ritraduzione consiste nella traduzione di un testo già precedentemente tradotto.
Bazı kaynaklar 1901 yılında doğduğunu iddia etmektedir.Altre fonti riportano che nacque nel 1907.
Bu iddia bu şekliyle kısmen doğrudur.Tale affermazione è solo parzialmente vera.
Anna, bu evliliğin aşktan çok politik bir birliktelik olduğunu iddia eder.Anna si chiede se quello è l'amore.
Pirioğlu hakkında hayli ilginç bir iddia ise şöyledir.Questo particolare tipo di endocitosi è detto pinocitosi.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.La Russia nega l'asserzione.
Yerel Taliban liderleriyse bu planın tersini iddia etti ve gelen kuvvetlere karşı direniş yemini etti.Figure talebane locali si opposero alla forza in arrivo e promisero di resistere.
Orijinal soyadının Matuschansky olduğu iddia edilse de bu doğrulanamamıştır.L'origine del nome Maeshowe non è sicura.
Ama bu iddianın gerçek olup olmadığı hakkında hiç ipucu bulunmamaktadır.Non esiste conferma né smentita sulla veridicità di tale affermazione.
Fakat daha sonra bu iddia UEFA başkanı Michel Platini tarafından yalanlandı.In tribuna era presente anche il presidente dell'UEFA, che ha caldeggiato la sperimentazione, Michel Platini.
Karadeniz yöresine veya Erzurum kültürüne ait olduğu iddia edilmektedir.E la colpa risale alla cultura laica o religiosa che sia.
Savcılık soruşturmasında, iddiaya göre pedofil rahiplerin korunduğu itiraf edildi.L'inchiesta si concluse quando il vescovo ammise di aver protetto i sacerdoti abusatori.
Bu kişiler Atatürk'e suikast iddiasıyla idama mahkûm edilmişlerdi.Entrambi furono condannati per il delitto di ateismo.
Bir kamu görevlisi olarak görev yaptığı yıllarda, evlilik dışı bir çocuğu olduğu iddia edildi.Rivelerà di essere stata, per molti anni, l'amante di un uomo sposato.
Samiriler, Asur istilasından sağ kalan İsraillilerin soyundan geldiğini iddia eder.I Samaritani affermano di essere discendenti dei superstiti della conquista assira.
Polis, iddiaları reddetti; Ölümünü bir intihara olarak açıkladı.Il giudice respinse la richiesta, e lo dichiarò colpevole di omicidio condannandolo a morte.
Dumbledore da bu iddiaları destekliyordu.Viviani appoggiò entrambe le misure.
Uçağın düşmesinin hemen ardından, bir sabotaj neticesi düştüğü iddiası ortaya atıldı.Dopo averlo individuato, emerse l’intenzione del sequestro.
Saint Barthélemy üzerinde ilk kez 1648 yılında Fransa hak iddia etmiştir.L'isola di Saint-Barthélemy venne rivendicata dalla Francia sin dal 1648.
Dieudonné birinin onlar olmaksızın hiçbir şey yapamayacağı iddiasında bulunmuştur.Diego le disse che lo avrebbe fatto senz'altro.
Ayrıca Yusuf'un 111 yıl yaşadığını konusunda dayanaksız iddialar vardır.Salute e vigore di Giuseppe nonostante i suoi 111 anni.
Burke'ün metresi Helen McDougal ve Hare'in karısı Margaret Laird'ın suç ortakları olduğu iddia edilmiştir.Tra i loro complici troviamo la compagna di Burke, Helen M'Dougal, e la moglie di Hare, Margaret Laird.
Bir ırkın öbür ırktan üstün olduğu iddiasında değildir.Nessuna religione si può arrogare il diritto di essere migliore di un'altra.
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.Il governo della Repubblica Popolare Cinese rigettò ogni accusa.
Rhetorica ad Herennium adı eseride onun yazdığı düşünülse de bu iddia pek fazla kabul görmemiştir.Cosa realmente pensasse Adolf di queste illazioni non è noto.
Şarkıya yaz aylarında iddialı bir klip çekilmiştir.La canzone ripercorre le vicende di una notte d'estate.
Stanford Shaw, Türkiye’nin 100.000 Yahudiyi kurtardığını iddia etmektedir .Yukiko stimò che il marito aveva salvato circa 10.000 ebrei.
Bu varsayıma neden olarak merkezsel limit teoreminin geçerliliği iddiası olur.Si può a tale scopo utilizzare una conseguenza del teorema del limite centrale.
Kulun Beg'in ölümünden sonra kimse kağanlık iddiasında bulunmadı.Naturalmente nessuno crede alla storia di Paperoga.
Bir iddiaya göre ise intihar etmemiş; öldürülmüştür.Disse: "Lo sciopero non è un'arma che non ferisce, è un'arma che uccide.
Ben bütün bu iddialar karşısında hep sustum.Io non credo in tutto questo pasticcio politico.
Diğer tüm dinler ilahi bir vahiy iddia ederler ya da hepsinin kutsal bir kitabı vardır.Queste sono le ragioni che espose: Mostri loro un bel quadro di qualche santo.
Her iki taraf savaş telafisi iddiasından vazgeçecekti.Entrambe le parti rinunciarono alle richieste dei pagamenti dei costi della guerra.
İsrail yanlışlıkla vurduğunu iddia etmiş ve özür dilemiştir.La stessa Greenpeace ha riconosciuto il danno e si è scusata.
Bu resim, sonraki dönemlerde Velazquez'in "ilk kübistlerden" olduğunun iddia edilmesine yol açmıştır.Questo è uno degli argomenti usati più spesso per provare che Veldeke scriveva per l'entourage imperiale.
Kıvanç Ağaoğlu ırkçılık iddialarını reddetmiştir.Vittoria respinse le loro lamentele come pregiudizi razziali.
Vasarı bu tavan resimlerinin "bitirilmemiş" olduğunu iddia etmektedir.Il suo cocchiere le spiega che quelle non sono "vere" signore.
Adam parayı almadığını iddia etti.Человек заявил, что не брал денег.
Tom zengin bir aileden geldiğini iddia etti.Том заявил, что вырос в богатой семье.
Tom bu iki tuz markası arasındaki farkı tadabileceğini iddia ediyor.Том утверждает, что он чувствует разницу между этими двумя видами соли.
Tom o zaman sarhoş olduğunu iddia ediyor.Том утверждает, что он тогда был пьян.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod