iddia ile cümle
iddia kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İlahlık iddiasında bulunmuş, daha sonra da Çin’e kaçmış ve ölmüştür.Aussi rejoignent-ils Jean, qui leur pardonne, puis meurt.
Hanna ne "cinsiyetler arasındaki savaş'ın var olduğunu ne de kardeş rekabetinin evlerinde olduğunu iddia eder.Hanna explique qu'il n'y avait « aucune guerre des sexes », hormis des rivalités entre frères,.
Boyman'ın cadılıkla suçlanma nedeni ise devlet idarecilerinin ölümlerini öngördüğünü iddia etmesiydi.Boyman aurait été accusée d'avoir prédit la mort du régent.
Fakat bazı saraylılar bunun bir kandırmaca olduğunu iddia etmişlerdir.Les courtisans laissaient entendre que c’était un piège.
Tutuklama sırasında dövüldüğü iddia edilmektedir.Il affirme que lui aussi a été tabassé lors de son arrestation.
Demiryolunun inşası yerel koşullar altında çok iddialı bir girişimdi.Le ravitaillement de l'île se faisait dans des conditions terribles.
1999 yılında 15,000 üyesi olduğunu iddia etmiştir.Il déclare posséder 50 000 membres en 2007.
Bazı kaynaklar 1901 yılında doğduğunu iddia etmektedir.Certaines sources disent qu'il est né en 1793.
Von Kleist, komünist Yugoslavya'ya 1946'da iddia edilen savaş suçlarından yargılanmak için yollandı.En 1946, il est envoyé en Yougoslavie communiste pour faire face à des allégations de crimes de guerre.
Ona ailenin uzaktan akrabası olduğunu iddia ettiği İngiliz radikal politikacı John Wilkes'ın ismi verildi.Il devait son prénom au révolutionnaire britannique John Wilkes, dont la famille se disait cousine.
Kitaptaki iddialar adı geçen kişilerin çoğunun hayatta olmamasından ötürü de tutarlı olamamaktadır.Il se nomment ainsi car les divinités qui y sont présentes ne sont pas éveillées.
Bu cinayetin ABD istihbarat örgütü CIA tarafından işlendiği iddia edildi.Cette opération appelée « US Secret War » a été financée par la CIA.
O ne silaha ne de pantolona asla dokunmadığını iddia etmektedir.Il paraît certain qu'il ne portait pas d'armes et n'en fit jamais usage.
Hemofili hastası olduğu için kan nakli tedavisi sırasında HIV virüsü ile enfekte olduğu iddia edildi.À l'époque, son médecin affirme qu'il a été infecté par le VIH lors de transfusions sanguines,.
Bunun teknik bir hata olduğunu iddia etti.Celui-ci lui répondit qu'il y avait dû y avoir un problème technique.
Katılımcı sayısı ile ilgili değişik iddialar bulunmaktadır.Cependant les séries restent inégales quant au nombre de participants.
Şam Fethi Cephesi ise daha sonra bu açıklamanın kendilerine ait olmadığını iddia etti.La sorcière répond que cela ne le regarde pas.
Daha sonra Fenerbahçe'de devreye girmiş ve Veysel ile sözleşme imzaladığı iddia edilmiştir.Il est aussitôt envoyé au Nets de Brooklyn avec lesquels il signe un contrat.
Bangor'da bulunan piskoposluğun Britanya adasındaki en eski piskoposluk olduğu iddia edilmektedir.Les sorciers disent qu'il s'agit du pub le plus ancien de Londres.
1807 - Amerika Birleşik Devletleri eski Başkan Yardımcısı Aaron Burr, vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.1807 : Aaron Burr est arrêté, accusé de conspiration.
Onomastikçiler arasında, dilin tüm sözcüklerinin özel isimlerden türediğini iddia edenler dahi vardır.Comme on le voit ci-dessous, tous les épisodes ont des noms anglais.
Hükümet bu iddiaları doğru bulmuyor ve olay kapanıyor.Cette conclusion ne sera cependant pas suivie d'actes et l'affaire est close.
O zamandan beri Suriye bölgede hak iddia etmektedir.La Syrie revendique toujours cette région.
26 Haziran: Bayonne’da ETA üyesi olduğu iddia edilen Santos Blanco González’in öldürülmesi.26 juin 1985 : assassinat à Bayonne de Santos Blanco Gonzalez.
İddia makamı tarafından soruşturma yargıçlarına beş olası şüphelinin adı verilmiştir.Susan donne à la police les noms de trois criminels potentiels.
Ayrıca kısaca günah işleyen kişinin kâfir olduğu iddiasının reddini içeren bir bölümü de barındırır.Mise à l'écart du croyant qui a péché.
Ortaoyunu’nun “Yeniçeri ortaları”yla bağlantısı olabileceği de iddia edilmiştir.Il semble avoir également espéré tenir des réunions communes avec les « lunatiques ».
Yetkililerin afetten üç gün sonrasına, 16 Ekim tarihine kadar bölgeye gitmedikleri iddia edildi.Tous les membres d'équipage avaient déclaré ne pas être fatigués le jour du 4 avril.
Bir ardılı, 'Beyond Good & Evil 2nin yapım aşamasında olduğu iddia edilmektedir. ^ siteUne nouvelle bande-annonce de Beyond Good and Evil 2 est dévoilée.
Pirioğlu hakkında hayli ilginç bir iddia ise şöyledir.L'histoire de ce rare ornement épiscopal est curieuse.
Türk kaynakları ise Manisa kasabasında 4.355 kişinin öldüğünü iddia ediyor.Les autorités turques affirment que 4 355 personnes sont mortes lors de cet évènement.
Adı konik bir sarkıta bile tutunabileceği iddiasıyla koyulmuştur.Seul son nom laisse supposer qu'il possédait probablement une queue.
Esperanto, iddia edilenin aksine yeterince kolay değildir.L'audio, cependant, n'a pas été jugé aussi favorablement.
Herkes kendi iddiasını kanıtlamayla mükelleftir.Ils doivent ensuite prouver chacun leur identité.
İkisi de bestenin kendilerine ait olduğunu iddia etti.Tous deux prétendaient que leur comté avait les meilleurs laboureurs.
II. Ramses zafer kazandığını iddia etse de, Hititler bu savaştan daha karlı olarak çıkmıştır.L'idée selon laquelle Ramsès II a gagné la bataille comme il le prétend est remise en cause.
Fakat bölge üzerinde Polonya da hak iddia etmekteydi.La Pologne revendique aussi ce territoire.
Dünyanın en büyük ahşap binası olduğu iddia edilmektedir.Ce serait la plus grande construction en bois au monde.
İddiasına göre, Fry tek arkadaşıdır.Fry est donc son propre grand-père.
Bir şiirine dayanarak Ünye de vefat ettiği iddia edilir.En effet, selon une prophétie, c'est un Furien qui doit annoncer leur chute.
Pike'ın bir Ku Klux Klan üyesi olduğu iddia edilmiş; fakat bu iddia kanıtlanamamıştır.Pram est accusé d'appartenance au PKI, ce qui n'a jamais été prouvé.
Kanserojen olduğu iddia edilmiştir.Il est suspecté d'être cancérigène.
Ancak Şahinkaya, hakkındaki bu iddiaları kesin bir şekilde reddetmiştir.Cependant les ions de même signe se repoussent.
Avusturya bu bölgeler üzerindeki iddialarından istisnasız vazgeçti.L'Autriche renonce à ses prétentions sur la Belgique.
Film ilk yayınlandığında iddiasız bir sükse yakaladı.Avant son lancement, ce film a fait l'objet d'un battage publicitaire important.
Çok güzel olduğuna dair iddialar vardır.Il me suffit de savoir que c'est beau.
25 Mart 2009 Ergenekon davasının 2. iddianamesi mahkeme tarafından kabul edildi.La peine a été confirmée le 24 mars 2009 par la cour d'appel d'Angers.
Keegan 25 tümen olduğunu iddia etmektedir.Gonzaga compte 25 barangays.
Hindistan bu topraklar üzerinde hâlâ hak iddia etmektedir.Sa tribu vit toujours sur ces terres.
Roma ve İstanbul gibi şehrin 7 tepe üzerinde kurulu olduğu iddia edilmektedir.Elle est construite, à l'instar de Rome ou Paris, sur sept collines.
İddia ortadadır: güneş gibi bir yerçekimsel güç ele alınsın.Par exemple, on peut considérer que la Terre est soumise à une force centrale de la part du Soleil.
Bu iddiaya göre Beytüllahim İsa'nın doğduğu yeri değil, zamanı belirtir.Signalons que ce qui importait à l'époque n'était pas le lieu de naissance mais l'endroit du baptême.
Ekvador ise tam tersini iddia etmektedir.Dominique prétend le contraire.
Ancak pozitif çıkan DNA testi sonrasında iddiayı kabul etti.Un test ADN vient plus tard confirmer ses dires.
Bildiri birçok anti semitik iddiaları tekrarlar.Le Monde relève de nombreuses allusions antisémites.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Toutefois, le Japon conteste cette affirmation.
"Artan eğitim harcamasının çocuklar için daha iyi sonuçlar üretir" iddiasını düşün.Le niveau de contribution doit tenir compte "des dépenses nécessaires pour élever les enfants".
Oğur, savcılık iddianamesine göre 52 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle yargılanmaya başladı.L'avocat général (...) a dit que ça méritait entre 12 et 15 ans de prison.
Başka mecmualar, kraliçenin hayvanlarla ilişkiye girdiğini ve lezbiyen olduğunu iddia ettiler.Elle dit qu'elles sont amantes et que la reine est lesbienne.
Ayrıca Yusuf'un 111 yıl yaşadığını konusunda dayanaksız iddialar vardır.Selon les évangiles apocryphes, saint Joseph aurait vécu 111 ans.