iddia ile cümle
iddia kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yarı fiyatına içkiler, oyunlar ve iddialar hepsi de eğlencenin parçası oldu.Half-priced drinks, games and wagers were all part of the fun.
İddia makamının sanık için sunduğu ceza istemi, yargıçlar için bağlayıcı bir nitelik taşımıyor.The prosecution's sentencing recommendation is not binding for the judges.
İddia, 3 Kasım seçimleri ertesinde Doğru Yol Partisinden (DYP) geldi.The True Path Party (DYP) made the claim after the 3 November election.
Kasım ayında, iddianame Srebrenica’da işlenen suçları da kapsayacak şekilde genişletildi.In November, the indictment is expanded to include the crimes at Srebrenica.
İddianameden sonra, Gotovina ortadan kayboldu.Following the indictment, Gotovina goes into hiding.
İddianame, bu tarihten kısa bir süre sonra yayınlanmıştı.Soon after, the indictment was unsealed.
Bu tür iddiaların gerçek olup olmadığını belirlemek zor.It can be hard to sort out the truth of these allegations.
Bu arada muhalefetteki VMRO-DPMNE dört belediyede birinci turu önde tamamladığını iddia etti.The opposition VMRO-DPMNE, meanwhile, claimed first-round victories in four municipalities.
Dodik ise, Jovanoviç'in iddiasını yalan olarak nitelendirdi.Dodik called Jovanovic's claim a lie.
Şirketlerinin kendilerine iki yıllık maaşlarını borçlu olduğunu iddia ediyorlar.The company that employs them allegedly owes them two years' worth of wages.
Bankaysa bu iddiayı reddediyor.The bank denies the allegation.
Karaciç, hakkındaki savaş suçları iddianamesinin kırpılmasını istediKaradzic wants his war crimes indictment trimmed
İddianamede iki adet soykırım suçlaması bulunuyor.It includes two charges of genocide.
Yunanistan 2011 yılı için iddialı bütçe tasarruf hedefleri koyduGreece sets ambitious 2011 austerity budget goals
Aksi yöndeki tüm haber ve iddialar yanlış ve tamamen yersizdir", dedi."Reports or suggestions to the contrary are simply false and completely without merit."
Törende, Daciç ve Shogiu bu tür iddiaları yalanladı.At the ceremony, Dacic and Shoigu denied such claims.
Mevcut yasa ebeveynlikte eşitliğe dayandığını iddia etse de, uygulamada bu böyle olmuyor.The existing law claims its parental equality basis, but not in practice.
Ortodoks Kilisesi buna yanlış anlaşıldığını iddia ederek yanıt verdi.The Orthodox Church fought back, claiming it was misunderstood.
Partiler suistimal iddialarına işaret ediyor.They point to alleged abuses.
Ayrıca iddia edilen suç mahalli sayısı da 41'den 27'ye indiriliyor.It also reduces the number of alleged crime scenes from 41 to 27.
Türkiye'de suikast girişimi iddiaları sonrasında gerginlik arttıTensions flare after alleged assassination attempt in Turkey
Aynı yılın Kasım ayında, ikiliyle ilgili ikinci bir iddianame daha doğrulandı.A second indictment against the two was confirmed in November that year.
Restoran sahiplerinin paraların toplanmasına yardım ettikleri iddia ediliyor.The restaurant owners allegedly helped collect the money.
İddianameye göre, operasyon sonucunda "Medak Çukuru yaşanmaz hale geldi."According to the indictment, "the Medak Pocket became uninhabitable" as a result of the operation.
Atina, yaklaşmakta olan Olimpiyatlarla ilgili iddialı bir kültürel etkinlik programını açıkladı.The city of Athens unveiled an ambitious cultural events programme for the upcoming Olympics.
Kosova Cep Telefonu İhalesi İddialar Ortasında DurdurulduKosovo Mobile Phone Tender Halted Amid Allegations
Zanlı hakkındaki iddianame 2005 yılında yayınlandı.The indictment against him was unsealed in 2005.
Ancak Celiç bu iddiaları reddetti.Djelic, however, has dismissed these claims.
Başsavcı, Hadziç'in iddianame tarihinden önce Novi Sad'daki evinde de görüldüğü belirtti.He was also seen in his house in Novi Sad prior to the date of the indictment, she said.
Silahların Makedonya ve dışında tanesi 100-150 avroya satıldığı iddia ediliyor.The guns were allegedly resold for 100-150 euros each in Macedonia and beyond.
Karadağ, okullarını yeniden canlandırmak için iddialı bir program başlattı.Montenegro has embarked on an ambitious programme to revamp its schools.
Türkiye Ermenileri yok etme amaçlı her türlü sistemli program iddiasını reddediyor.Turkey denies there was any systematic programme to eliminate Armenians.
Davutoğlu ABD'nin iddialarını "bizim için bir onur meselesi" olarak nitelendirdi.Davutoglu described the US allegations as "a matter of national honour for us".
Haradinay iddiaları reddetti.He has denied the allegations.
Yeni duruşmalar başlarken, sanıkların büyük kısmı yine suçsuz olduğunu iddia ediyor.The new proceedings are under way, with most of the defendants again pleading not guilty.
BM mahkemesi başkanı Fausto Pocar, cezaların adaletsiz olduğu yönündeki iddiaları reddetti.The president of the UN tribunal, Fausto Pocar, has rejected claims that the sentences were unfair.
Ersöz'ün saldırılar için gereken paranın temininde yer aldığı iddia ediliyor.Ersoz was allegedly involved in organising financial support for the attacks.
Kasım ayındaki saldırılarda rol aldığı iddia edilen diğerleri henüz yakalanamadı.Others who were allegedly involved in the November bombings are still at large.
Fakat bazı iddiaların sınırları var.But such arguments have limits.
Türkiye, 1915'te Ermenilere soykırım uygulandığı iddialarını kabul etmiyor.Turkey denies allegations that genocide was conducted against Armenians in 1915.
Muhalefet, seçimdeki sahtecilik iddiaları üzerinde soruşturma açılmasını da istiyor.The opposition is also calling for an inquiry into allegations of electoral fraud.
Hükümetse sadece 27 gazetecinin hapiste olduğunu iddia ediyor.The government claims that only 27 journalists are in jail.
Eski bakan suç işlemediğini iddia ediyor.He says he did nothing wrong.
Del Ponte, Hırvat yetkililerin generalin nerede olduğunu bildiklerini iddia ediyor.Del Ponte said the Croat authorities were aware of his whereabouts.
BM Güvenlik Konseyi Kosova'daki insan organı kaçakçılığı iddialarını tartıştıUN Security Council discusses human organ trafficking in Kosovo
Ne var ki Yunanlı yetkililer iddiaları reddettiler.Greek officials, however, have dismissed the claims.
Bu iddialar basın sürekli yer alması ve kamuoyu baskısına rağmen henüz mahkemeye sunulmuş değil.Despite constant coverage and public pressure, these claims have not yet been submitted to a court.
Finansal kiralama şirketleri bunun hizmet bedellerini artıracağını iddia ediyorlar.Leasing companies claim that this will increase the price of their services.
Polis, davanın iddianame hazırlanmak üzere savcılığa sevk edildiğini doğruladı.Police confirmed they have forwarded the case to the state prosecutor, who would soon press charges.
EULEX, Limaj ve dokuz başkası aleyhindeki iddianameyi geçtiğimiz hafta resmen doğruladı.EULEX last week officially confirmed the indictment against Limaj and nine others.
Bu iddialar, Limaj'ın ulaştırma bakanlığı yaptığı dönemden kaynaklanıyor.The allegations stem from his time as minister of transport.
Başkaları da yolsuzlukla mücadelenin daha verimli yolları olduğunu iddia ediyor.Others claim that there are yet more efficient ways of fighting corruption.
Türkiye soykırım iddialarını reddederken, sorun hassasiyetini koruyor.The issue remains highly sensitive, with Turkey refusing allegations of genocide.
Cvejiç, Croatia Airlines kurulduğunda mallarının yaklaşık %90'ının JAT'den geldiğini iddia etti.He claimed that when Croatia Airlines was established, around 90% of its property came from JAT.
Bir Hırvat mucit dünyanın en küçük kemanını tasarlayıp ürettiğini iddia ediyor.A Croatian inventor claims to have designed and built the world's smallest violin.
Peki bu tür iddialar hâlâ akla yatkın mı?But are such claims still plausible?
Haradinay, mahkemenin iddianamesi eline geçtikten sonra Salı günü istifa etmişti.He resigned Tuesday after receiving the tribunal's indictment.
Sırp ve SC makamları bunların nerede olduklarını bilmediklerini iddia ediyorlar.Serbian and RS authorities claim no knowledge of their whereabouts.
Ayrıca bazı zanlıların Rusya'da saklandıklarını da iddia ediyorlar.They also claim that some indictees are hiding in Russia.
Hükümetin iddialı bir hedefi var: 2013 yılı sonuna kadar AB ile tam uyum.The government has set an ambitious goal: full harmonization with the EU by the end of 2013.