iddia ile cümle
iddia kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrica bu ameliyet onun çocuksuz olmasına neden olduğu da iddia edilmektedir.Some accounts suggest this resulted in her later inability to have children.
İDDİA 10: Görüntülerin ağır çekimde çekilmiş olması.Episode 12: The models wore high class looks.
Buna rağmen yapılan iddialar uzun süre gündemde kalsa da herhangi bir sonuç alınamayacaktır.As a result, the debate can continue for years without any progress being made.
Zincire vurulduğu iddiası da vardır.It is hinted that she has a crush on Rikochet.
Yaptıkları analizler sonucunda ise kesinlikle Türk sınırını ihlâl etmediklerini iddia etti.In the Chicago speech, he went as far as denying the existence of race.
Bu baloncukların ağzı temizlediği, beyazlattığı ve tazelediği iddia edilmektedir.It is claimed that these bubbles will clean, whiten, and freshen the mouth.
Saxo’nun tasvirine benzerliğinden dolayı, heykelin Svantevit’i temsil ettiği iddia edilmiştir.This Kannon is a statue that supposedly is the representation of Prince Shotoku.
Warren çifti kariyerleri boyunca 10,000'den fazla vaka incelediklerini iddia etmektedir.They claimed to have investigated over 10,000 cases during their career.
Diğer taraftan Suetonius, Caligula'nın Chaerea'yı küçük düşürücü bir adla çağırdığını iddia eder.Suetonius sees the motive in Caligula calling Chaerea derogatory names.
Bunların arasında imparator Caligula'nın oğlu olduğu iddia edilen Nymphidius Sabinus'ta vardı.One such notable enemy included Nymphidius Sabinus, who claimed to be the son of Emperor Caligula.
Becker ilk başta babalık iddiasını reddetti.However, there is a counter-argument against Becker's claim.
Bu belki de Nero'nun sara nöbeti iddiasının da nedenidir.Tom agrees to keep Ron's secret as well.
Bu kanıtsız iddia, János Bolyai ve Gauss'un arasının açılmasına sebep oldu.He believes this will stop arguments between Doug and Gavin.
Fakat bu iddialar doğrulanamayarak dezenformasyon olarak kaldı.Even at this point, his performance still remained indistinguishable.
Birçok kişi onun da bir Efsâne teorisyeni olduğunu iddia etmeye başladı.Also, a fact that few people know about him is that he is a Stuntman.
Suçlanmasının işgalci devletlerin baskısıyla olduğu iddia edilmiştir.His father was arrested for alleged nationalist activity.
Bu tür iddialar her yıl yapılıyor.Similar exercises have been conducted every year since.
Esin olduğunu iddia ettiği görüşler Aziz Pavlus'a aittir.There is a controversy as to whether he was related to Saint Brigit.
Hak iddia edilen ancak hiç ele geçirilemeyen topraklar da mevcuttur.It is a land against which none can rebel.
Bu iddia tarihçiler tarafından sorgulanacaktır.This hypothesis has been challenged by historians.
İtalya daha önce hak iddia ettiği Slovenya'nın güneyi ile Dalmaçya'nın önemli bir bölümünü aldı.On that occasion, Italy gained south Slovenia and part of Dalmatia.
Bu iğrenç yaratıkların bir tımarhanede yaşadıkları da iddia edilir.The creatures have been living in secret.
Bir şiirine dayanarak Ünye de vefat ettiği iddia edilir.Aside from one quotation, the poem is lost to us.
Başka bir deyişle, iki cins aynı ortak atadan geldiği iddiasında bulundular.In other words, the two genera descended from the same common ancestor.
Sivil kayıplar konusunda genel olarak farklı iddialar öne sürüldü.Cases that challenge societal prejudices generally lose.
2011 yılındaki eski Sugababes grubun birleşeceği iddiaları 2012 yılında doğru çıktı.Similar questions were raised prior to the jumper's auction in 2012.
Plan iddialıydı fakat yine de Vatutin tarafından çok iyi sürdürüldü.The building was well guarded but they succeeded nevertheless.
İkisi de bestenin kendilerine ait olduğunu iddia etti.The old man deduced that it was theirs.
Karduk'luların İrani bir dilin konuştuğu iddia edilmektedir.It is speculated that Carduchi spoke an Old Iranian language.
Tarihçi Erhan Afyoncu ise Evliya Çelebi'nin güvenilir bir kaynak olduğunu iddia eder.Shayne Breen argues that Windschuttle's claim is a calculated guess.
Biraz daha iddialı, değil mi?A bit more challenging, right?
Güvenliği sadece silah namlusuyla sağlayamayacağımızı iddia ediyorum.I would argue that we will not deliver security solely from the barrel of a gun.
İddia ediyorum ki, burada bulunan herkesin muhteşem öğretmenleri vardı.Well, all of us here, I'll bet, had some great teachers.
Yaratılmanızın bu sebeple olduğunu iddia etmek istiyorum.But I want to argue that this is the moment that you are designed for.
İddiaya girerim ki o an görünmez olmayı dilemiştir, değil mi?I bet he thought he wished he was invisible, don't you?
İddiaya girerim ki siz bunu bizim kontörlerimizi yemek için yapıyorsunuz, değil mi?"I bet you guys are doing this just to run up our airtime, aren't you?"
Kişniş alerjin olduğunu iddia ettiğin gibi mi?Like you claim to be allergic to cilantro?
Ve buna sizinle iddiasına girecek kadar çok inanıyorum:And I feel strongly enough about that to make a bet with you:
İlaç firmalarının haplarla ilgili iddialarından mı?That mean what the drug companies claim about their pills?
Kara delik olduğunu iddia ettiğim nesnenin kütlesinin ne olduğunu veI need to understand the mass of the object
Tabi bu dolaylı bir iddia idi.But it's a kind of indirect argument.
"Neden orada taşların bir yığın koyun ve bir taş döşeli olduğunu iddia?" Dedi."Why don't you put a heap of stones there and pretend it is a rockery?" he said.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.There were claims of intimidation at the polling stations, of ballot boxes being stolen.
Ama sineklerin daha fazla şey yaptığını iddia ediyorum.But I would argue that flies do more.
Devlet, bunlarý yayýmlayacađýný iddia ediyordu.The government claim was that he was planning to publish these.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.Months go by, as Swartz's friends and family await a looming indictment.
Tek ihtiyaçlarý telif hakký ihlali olduđunu iddia etmekti.All they needed was a single claim of copyright infringement.
Kývýrmayý görebiliyorduk, iddialarýmýz yankýlanmaya baţlamýţtý.You could see the curve happening. You could see that our arguments were starting to resonate.
Son derece iddialı bir hırs budur, ama biz hedefliyoruz.Now that is an incredibly ambitious ambition, but that is what we are aiming to do.
Anlaştık mı? Fazla merak öldürürmüş. İddiayı üstlendiniz.OK, curiosity killed the cat, you take the bet, you look at the crystal ball.
Audi ise her iki firmayı da bir sene içerisinde geride bırakacağını iddia etti.Audi claimed it's going to beat them both by a year.
Ben de "tıp eğitimi falan almadım, hiç böyle bir iddiam olmadı" dedim.And I said, "I have no training as a doctor. I never claimed that."
Daha sonra kendi kendine yemin etti, bu yüzden Mr. Hall iddia.He then swore to himself, so Mr. Hall asserts.
"Ben yine iddia olmaz," dedi Cuss."I won't argue again," said Cuss.
Ülkedeki çeşitli panayırlarda, hayvanlar yarıştırılıyor, izleniyor ve üzerlerinde iddiaya giriliyor.At fair grounds across the country, animals are used to race, bet with, and spectate over.
Tüm ondalıklı sayıların listesini yaptığınızı iddia ettiğinizi varsayalım.Look, suppose you claim you have made a list of all the decimals.
Ancak açık deniz sayılıyor çünkü kıta bölgesel iddialardaIt's considered high seas, because the continent has been put off limits to territorial claims.
Biraz iddialı ve anlaşılmaz olun.Be a little artsy and inarticulate.
RB:Bunun aksini iddia etmeyeceğim.RB: Well, I won't contradict that.
Nasıl anladığınıza bakar. Çünkü bu, yoruma açık bir iddia.Depends on what you understand, because this is interpretable.