Ana içeriğe geç
Sözlük

idareci ile cümle

idareci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bugüne kadar çeşitli organizasyonlarda yarışmacı, idareci ve organizatör olarak görev aldı.ومنذ ذلك الوقت ساهم كمؤسس أو شريك لعدة مؤسسات وهيئات.
Konsolosluk idarecilerinin unvanları ülkeden ülkeye değişir.علاقة الأكاديميات الوطنية بالحكومة تتفاوت من بلد لبلد.
1963 yılında Komünist Parti'ye üye oldu ve çeşitli idarecilik görevlerinde bulundu.انضم معروف إلى حزب البعث في عام 1968 وشغل عدة مناصب وزارية.
Bakıcısı olarak kız kardeşi, Nietzsche'nin el yazmalarının idareciliğini ve editörlüğünü üstlendi.Como sua cuidadora, sua irmã assumiu o papel de curadora e editora de seus manuscritos.
Okulda 14 öğretmen 2 idareci görev yapmaktadır.É preciso no mínimo dois professores na equipe.
Ancak zamanla idarecilerin zulüm ve kötü yönetimi halkı bezdirmiştir.Een uitzondering zal worden gemaakt voor hen die onrechtvaardig en zondig handelen.
Bazı county'lerde bir county idarecisi (county executive) bulunur.Een graafschap (county) stond onder het bestuur van een graaf (Engels: 'count').
Yani içeride yatan bir hasta olmasına rağmen aynı zamanda sahibi ve idarecisidir.Iemand die woont in een huis dat hij gekocht heeft, is tegelijkertijd eigenaar en bezitter van het huis.
Arrondisement komiseri bir memurdur ve idareci değildir.De arrondissementscommissaris is een ambtenaar; hij "bestuurt" niet.
Emniyet amiri- Hapishane idarecisi.Schutzhaft – administratieve aanhouding.
İyi bir idareci ve politikacıydı.Hij was afwisselend politicus en ambtenaar.
Beni idareciler değil, öğrencilerim takdir etti.Er werd niet van leraren gesproken, maar van opvoeders.
Fakat devlet idarecileri onun ne dediğini anlamamaktadırlar.Gordon snapt echter niet wat ze zegt.
Mülki idarecilerin nezdinde birer idare meclisi olacaktı.Aan het hoofd van de bestuursdistricten stond een Kreisdirektor.
Yarı bağımsız idareciler için kullanılmıştır.Daaronder vallen zelfstandige bestuursorganen.
John Howe, üzerine eğitim aldığı zırhlar için idarecilik yaptı.John Howe was verantwoordelijk voor de kwaadaardige legers.
Babası bir demiryolu inşa idarecisiydi.Zijn vader was een spoorwegbeambte.
İyi bir idareci ve politikacıydı.Był wybitnym dowódcą i politykiem.
Türk İdareciler Derneği.Pojawiają się naczelnicy tureccy.
Böylece bir süre için devletin gerçek idarecisi oldu.Następcom udało się jednak tylko czasowo utrzymać potęgę państwa.
Archie Comics'in baş yaratıcı idarecisidir.Dyrektor kreatywny komiksowego wydawnictwa Archie Comics.
İki sene sonra bölge idarecisi oldu.W dwa lata później został jego szefem.
Yönetim katındaki idareci kişiler bu diademlerle statülerini belirler.DH reprezentuje tych właścicieli w relacjach z władzami publicznymi.
Fakat generaller ordunun genel subay ve idarecilerinden ortaya çıkmaktaydılar.Wyniesiony na tron przez generałów i dostojników.
Fakat devlet idarecileri onun ne dediğini anlamamaktadırlar.Jag tror inte på det amerikanerna säger om honom.
İki sene sonra bölge idarecisi oldu.Två år senare sanerades området.
Çok yetenekli bir devlet idarecisi idi.Det var en ren Høyre-regering.
Böylece bir süre için devletin gerçek idarecisi oldu.Han var länge regeringens ledande kraft.
Emniyet amiri- Hapishane idarecisi.Hotell Gripen – Häktet.
Beni idareciler değil, öğrencilerim takdir etti.Такий порядок не подобався не тільки учням, а й вчителям.
Böylece bir süre için devletin gerçek idarecisi oldu.Деякий час вона була власністю держави.
İngiliz idarecilerin gözünde Efgani bir baş belasıydı.Jih byl dle mínění samotných Britů jejich záležitostí.
Papalığı sırasında aynı zamanda orta İtalya'da güçlü bir idareci olmuştur.Ve střední Itálii zaujímal významné postavení papežský stát.
Gruba daha az önemli Eyyubiler Hanedanı mensubu hükümet idarecileri de katıldı.Bezpochyby nastupoval do úřadu jeden z nejméně populárních guvernérů vůbec.
İyi bir idareci ve politikacıydı.Byl šlechticem a politikem.
Önceleri yerli idareciler ile imparatorun araları iyi idi.Mezi adoptivními císaři panoval jako druhý v pořadí.
Ayrıca Putin idarecilerin gücünü azaltıp cumhuriyetlerin yürütme organlarının pozisyonlarını güçlendirmiştir.În plus, Putin a întărit puterile legislativelor republicane în dauna puterilor executivelor corespunzătoare.
Yarı bağımsız idareciler için kullanılmıştır.Conduce fracțiunea deputaților independenți.
MÖ 395'te Sparta idarecileri Lysander'i yönetimden aldılar ve bu nedenle Sparta donanma üstünlüğünü kaybetti.395-ben Spárta irányítói eltávolították Lüszandroszt hivatalából és Spárta elvesztette a tengeri fensőbbségét.
10 yıl süreyle burada öğretmen ve idareci olarak çalıştı.Itt tíz évig dolgozott gyógypedagógiai tanárként és igazgatóhelyettesként.
Böylece bir süre için devletin gerçek idarecisi oldu.Ettől kezdve hosszú ideig királyi tulajdonban volt.
Bazı county'lerde bir county idarecisi (county executive) bulunur.Néhány megyében megyei végrehajtó hatalom is működik.
30 öğretmen ve 3 idareci vardır.Három manuálos és 30 regiszteres.
Çin birleştiğinde bu yedi klâsik eser, ayaklanmaya teşvîk ettiğinden idâreciler tarafından saklandı.Összesen nyolc, általa „hazug királynak” nevezett személyt öletett meg e felkelések után.
Onun bakışları, hareketleri, idareciliği ve yeteneği vardı.Hänen vahvuuksiin kuului intensiteetti, johtajuus, voima ja pelintekeminen.
İki sene sonra bölge idarecisi oldu.Δύο χρόνια αργότερα κατέλαβε την πόλη.
Archie Comics'in baş yaratıcı idarecisidir.Han er Chief Creative Officer i Archie Comics.
Böylece bir süre için devletin gerçek idarecisi oldu.Tit var de da landets virkelige hersker.
İki sene sonra bölge idarecisi oldu.To år senere blev det en republik.
Fakat idareci rahibe herhangi bir arzunun olmasının bir hata olduğuna inanmaktadır.Den lokale præst var overbevist om, at det drejede sig om et mirakel.
Bir ülkenin veya bölgenin idarecisi anlamına da gelmektedir.En administrativ inddeling af et land, et område eller en by.
Vali aynı zamanda bulunduğu/yaşadığı vilayetin (veya belediyenin) idareciliğini de yapar.Walien er også guvernør av provinsen (eller prefekturet) hvor han bor.
İyi bir idareci ve politikacıydı.Han var også politiker og statsminister.
30 öğretmen ve 3 idareci vardır.Jumlah guru ada 30 orang dan pegawai 2 orang.
Ancak zamanla idarecilerin zulüm ve kötü yönetimi halkı bezdirmiştir.Kekejaman Kepausan and pengikutnya, dalam hal ini, dengan zalim menindas dan menghancurkan Jiwa-jiwa.
Ayrıca Putin idarecilerin gücünü azaltıp cumhuriyetlerin yürütme organlarının pozisyonlarını güçlendirmiştir.Hơn nữa, Putin đã củng cố vị trí cơ quan lập pháp của các nước cộng hòa và làm suy yếu cơ quan hành pháp.
MÖ 395'te Sparta idarecileri Lysander'i yönetimden aldılar ve bu nedenle Sparta donanma üstünlüğünü kaybetti.Năm 395 TCN, Triều đình Sparta đã cách chức Lysander và Sparta đã mất ưu thế về thủy quân.
Fakat devlet idarecileri onun ne dediğini anlamamaktadırlar.Các quan không hiểu ý gì.
Ordunun soylu idarecileri arasında büyük bir anlaşmazlığın çözümlenmesi gerekti.Tuy nhiên, giữa các lãnh đạo Đại Việt có sự phân hóa trầm trọng.
Fakat devlet idarecileri onun ne dediğini anlamamaktadırlar.しかしそれでも三四郎たちは彼が何を喋っているのか理解できる。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod