Ana içeriğe geç
Sözlük

idare ile cümle

idare kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Durumu idare edemediği için Vincent'a bağırır.Sein Freund Louis verlässt ihn, weil er mit der Situation nicht fertig wird.
Böylece iki okul da aynı kişinin idaresine girdi.Sie gingen beide in die gleiche Schulklasse.
Bunun için yine Hiung-nu idaresine girmiş saydılar, bundan sonra büyük bir akında bulunmadılar."Da kamen sie auf einmal an eine mächtig hohe Mauer und wußten nicht, was das bedeute.
Bu dönemde Kanada'daki idare halka sorumlu değildi.Das Medikament besaß zum damaligen Zeitpunkt in Kanada keine Zulassung.
Lady of Pain tarafından idare edilir.Geführt von der Ashen Lady.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Bagapsch wollte sich als Präsident vor allem dem Kampf gegen Korruption und Kriminalität widmen.
Yerel idare için bir resmi Belediye İdare Konseyi kuruldu.Zur Vertretung der städtischen Angelegenheiten wurde ein Municipalrat geschaffen.
Dünyayı idare eder.Er beherrsche die Welt.
Mayıs 2005'te Mirella ve Valentin Lapusca idaresi altında Rumence bir sürüm yayımlandı.Seit Mai 2005 existiert eine rumänische Print-Ausgabe, die von Mirella und Valentin Lapusca betreut wird.
Bu idare 1804 yılına kadar devam etti.Es behielt seine Gültigkeit bis 1804.
Proje idaresi, proje yöneticisinin sorumluluğundadır.Die Leitung des Projekts liegt beim Projektleiter.
Aminta Sayda Kralı olarak tac giyip şehrin idaresini eline alır.In der Verkleidung als Herzog de Condé kommt der König in die Stadt.
Daha sonraki dönemlerde Plevne, Roma İmparatorluğu’nun idaresi altında Moesia Eyaleti içinde olmuştur.Während des Römischen Reiches befand sich dort die Provinz Moesia.
Fakat bu devlet idaresi şekli de kalıcı olamadı.Allerdings konnte das besetzte Land nicht dauerhaft gehalten werden.
Bu idarede beş direktuvarın yetkileri üç konsüle devredildi ve tüm yetkiler biriinci konsülde toplandı.Bald saßen die Führungskräfte der Big Five in jedem anderen Vorstandsrat.
Indianapolis Indiana eyaletinin başkenti ve Marion kontluk (county) idare merkezidir.Das Gebäude wird von der Indianapolis-Marion County Building Authority verwaltet.
Thomas Wolsey - Kardinal ve hükümet baş idarecisi.Michael Gutbier: Das Hauptland- und Rittergericht zu Opladen.
II. Dünya Savaşı sırasında New York Şehri belediye idaresinin İstatistik Departman'ında çalışmıştır.Während des Ersten Weltkriegs arbeitete er in der Wirtschaftsstatistik-Abteilung der Städteunion.
Visconti idaresi altında Pavia bir artistik ve entelektüel merkez oldu.Sous les Visconti, Pavie devient un centre intellectuel et artistique.
Radyocu İsmail artık iki kızın arasında kalmıştır ve ikisini de idare etmektedir.Le Coran qualifie Ismaël par deux fois « d’endurant ».
2003 Irak Savaşı'ndan sonra, Kürdistan Bölgesel Hükümeti bölgenin idaresini devraldı.Après la guerre de 2003, le Gouvernement régional du Kurdistan prend le contrôle de l'aéroport.
Bu askeri idarenin sonu oldu.Fin du régime militaire.
MÖ 395'te Sparta idarecileri Lysander'i yönetimden aldılar ve bu nedenle Sparta donanma üstünlüğünü kaybetti.En 395, les rois de Sparte rejettent Lysandre, et Sparte perd sa suprématie maritime.
Şehrin idaresini çok hoşgörüsüz sert bir hakim olarak bilinen Angelo'nun eline bırakır.Il laisse le gouvernement aux mains d'un juge strict, Angelo.
Roma Cumhuriyeti döneminde, Senatonun gözetiminde görev yapan urban quaestorları tarafından idare edilirdi.Sous la République, il était à la charge des questeurs urbains, sous la supervision du Sénat.
Her yerel idare bölümünün bir idare merkezi bulunmaktadır.Chaque tronçon (entre chaque gare) possédait son bâton-pilote.
14 ve 26 Ocak 1945 tarihleri arasında İngiliz İkinci Ordusu tarafından idare edilmiştir.Elle a été menée par la 2e armée britannique entre le 14 et le 26 janvier 1945.
Prodüksiyon amiri filmin bütçesini ve üretim programını idare eder.Le directeur de production gère le budget de la production et la planification de la production.
Fakat bu devlet idaresi şekli de kalıcı olamadı.Pourtant cette méthode de construction de l'État était instable.
Boyman'ın cadılıkla suçlanma nedeni ise devlet idarecilerinin ölümlerini öngördüğünü iddia etmesiydi.Boyman aurait été accusée d'avoir prédit la mort du régent.
Uzun süre tek muhtarlık olarak “Şevre”de (İstişare edilen yer) toplanılıp idare edilirdi.Elle fut élevée en même temps que le porcher Eumée, dont elle fut la compagne.
4 Fransız hanedanından 12 hükümdar tarafından idare edildi.La maison a reçu douze rois de France.
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.Ils sont tous vaincus par Tyrant.
Şehzade Bayezid, İstanbul'a varır varmaz devlet idaresini eline aldı.Dès son séjour à Strasbourg, l'assistance publique le préoccupa.
İki sene sonra bölge idarecisi oldu.Deux ans plus tard, il en devient le chef national.
Uzun yıllar bu partinin genel idare kurulu üyeliği ve grup başkan vekilliğini yaptı.Depuis un certain temps son autorité est remise en cause par la Convention et le Comité de salut public.
Dublin de Normanlar tarafından idare edilen İngiltere eline geçmiştir.Il marche sur Dublin qui est capturée par les Anglo-normands.
A. Ş.'nin kurucuları ve ilk idare meclisi azaları arasındadır..Les entiers s et t sont premiers entre eux.
Beni idareciler değil, öğrencilerim takdir etti.L'enseignement est délivré non par des instituteurs, mais par des professeurs spéciaux.
Bu Komite, Güney Sudan'ın sivil idaresini planlama ile görevlendirildi.Cette division s'est vue confié la responsabilité de sécuriser le sud-est de l'Irak.
Böylece sekiz yıl ülkesini barış içinde, harpsiz ve düşük vergilerle idare etti.Pendant huit années, il mène une vie laborieuse, calme et méditative.
1 Ocak 1997 yılından bu yana İngiltere ve Galler Kriket Yönetim Kurulu (ECB) tarafından idare edilmektedir.L'England and Wales Cricket Board est fondée le 1er janvier 1997.
Okulların hepsi Azerbaycan'ın Millî Eğitim Bakanlığı (Millî Təhsil Nazirliyi) tarafından idare edilmektedir.L'éducation en Azerbaïdjan est réglementée par le Ministère de l'éducation de l'Azerbaïdjan.
1997'de yapılan yeni reformla Brighton ve Hove adlı tek-seviyeli yerle idareye bağlamıştır.Elle dépend depuis 1997 de l’autorité unitaire de Brighton et Hove.
Krallığı asıl idare eden ise, annesi Tsutsa’dır.Puis, elle dirige son propre groupe,Twasa.
Bu türbe son olarak UNESCO idaresi altında ve UNESCO fonları ile restore edilmiştir.Il a été reconstruit sous l’égide de l'UNESCO et de la TIKA.
Kantar, şehir idaresine aittir.Il a la charge de l'administration de la Ville.
Bursa halkı Mehmed Çelebi'nin idaresinden hoşnuttular.Il obtient de partager le pouvoir avec Mehmed Çelebi.
Merkez İcra Komitesi oturumları arasında, Prezidium hükümet idaresini üstlenecekti.Entre les sessions du Comité central exécutif, le Presidium supervisait l'administration du gouvernement.
Meclis idare ve belediye âzalıklarında bulundu.Une perquisition a été effectuée, à la mairie et à son domicile.
Türkler asker ve idareci olarak yerleşik düzene geçilmesi taraftarı olmamışlardır.Les Turks et le SOLDAT sont mis en échec.
Şehir su kullanımı diğer Avrupa şehirlerine kıyasla daha idarelidir.L’usage de la marijuana est récent ici comparé à d’autres villes.
Devlet idaresinden herkes şikayet eder oldu.Le chef de l'État a porté plainte.
1404de Venedik Cumhuriyeti şehrin idaresine eline geçirdi.Après 1440, la ville est sous le contrôle de la République de Venise.
1926'ya kadar yerel idare açısından bu iki şehir iki ayrı belde olarak idare edilmişlerdir.Jusqu'en 1990, les deux conseils ont géré leurs propres sections séparément.
Ayrıca 13 mahalli idare birliği bulunmaktadır.Il existe 13 tribunaux d'arrondissement.
Günümüzde Şato, Montlhery komünü tarafından idare edilmektedir,.Le village est dominé par le Château de Montgrí.
Halbuki bu iki garantici de Dördüncü Haçlı Seferi'nin idaresine baş çekmekteydiler.C'est lui qui est désigné comme chef de la quatrième croisade.
Fransız idaresi 1814e kadar devam etti.La mainmise française dura jusqu'en 1814.
Bu görevde yaklaşık üç yıl kaldıktan sonra tekrar idare mesleğine döndü.Ce n'est que trois ans plus tard qu'elle revient à son métier.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod