Ana içeriğe geç
Sözlük

idare ile cümle

idare kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
40 yýl önce Ýstanbul'da kumarý idare eden adam bu iţte.He is the guy who managed all gambling business in Istanbul 40 years ago.
Cengiz yine iyi idare ediyor.Cengiz is doing pretty well.
Yoksa onlar (İslam öncesi) cahiliye idaresini mi arıyorlar?Do they seek a judgement of the days of pagan ignorance?
(Her türlü) işi kim idare ediyor?And who directs all affairs?"
Bilakis, yegane galip ve her şeyi hikmetle idare eden ancak Allah'tır.No, (you cannot), for He is God, the all-mighty and all-wise."
İşleri idare eden kim?"And who directs all affairs?"
Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, idaresi ve yönetimi O'nun elinde olmasın.There is no creature that moves on the earth who is not held by the forelock firmly by Him.
Sevk-u idare edip menedenlere,And those who restrain by reprimanding,
Ölüden diriyi kim çıkarıyor, diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Her türlü) işi kim idare ediyor?And Who brings forth the living from the dead and Who brings forth the dead from the living?
Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran kim? İşleri idare eden kim?"And Who brings forth the living from the dead and Who brings forth the dead from the living?
Onlardan o(yala)nın en büyüğünü idare edene de büyük bir azab vardır.As for him who played the major role—for him is a terrible punishment.
O daima diridir (hayydır), bütün varlığın idaresini yürüten (kayyum)dir.There is no god except He, the Living, the Everlasting.
Hayır! Bilakis, yegane galip ve her şeyi hikmetle idare eden ancak Allah'tır.He is too Exalted to have any partners. He is the Majestic and All-wise God."
O'ndan başka taptıklarınız ise, bir çekirdek zarını bile idare edemezler.Those whom you worship besides Him do not posses even a single straw.
Başka bir sunucuya yönlendirilmiş gözüküyoruz, bunu nasıl idare edeceğimi bilmiyorum.It appears we have been redirected to another server; I do not know how to handle this.
Gerçek şu ki, Hindistan'ın doğu sınırının idare ediliş şekli yüz kızartıcı.Fact is, India's eastern border management is shameful. — কাঞ্চন গুপ্ত (@KanchanGupta) June 4, 2016
İnsanların acil durumlar için şarjlarını nasıl idareli kullandıklarını fark ediyorum.I can already notice how little by little people are saving their phone battery for the emergency.
Makedonya NATO zirvesine kadar azınlık hükümetiyle idare edecekMacedonia with minority government until NATO summit
Berişa, yerel idarenin ademi merkeziyetinin bir numaralı öncelik olmaya devam ettiğini söyledi.Decentralisation of local government remains a top priority, Berisha said.
Arnavutluk'ta kamu idare reformu üzerinde tartışmalar sürüyorIn Albania, controversy over public administration reform
Yalnızca idareyi mantıklı bir orana getirmeye çalışıyorum."I am only establishing a logical proportion of the administration."
Üniversite idaresi de aynı bölgede yer alıyordu.The university administration was also located there.
DUI'nin seçimleri yerel idare, çevre, ekonomi ve adalet bakanlıklarını da yönetecek.DUI's picks will also lead the ministries of local government, environment, economy and justice.
Makedonya kamu idaresi reformuyla uğraşıyorMacedonia grapples with public administration reform
Polis ve vergi idaresinin onları bastırmak için daha aktif olması gerekiyor." dedi.The police and tax administration need to be more active to [suppress] them," she said.
Yetkililer, toprak idaresinin belediyelerin yetki alanına sokulması yönünde de çağrıda bulunuyorlar.They are also calling for land management to be placed under municipal authority.
Romanya'nın devlet idaresindeki sağlık ağı ciddi mali zorluklarla karşı karşıya bulunuyor.Romania's state-run medical network faces serious financial difficulties.
Ancak Şahini, kamu idaresinde işten çıkarma yapılmayacağını söyledi.But Shahini said there will not job cuts in the public administration.
Bu arada yerel öz idare de kira ödeyecek." şeklinde açıkladı.Meanwhile, local self-government will pay rent," Gruevski explained.
Tarım ve kamu idaresinde bu oran yüzde 10’un altında kalıyor.In agriculture and public administration, the percentage is lower than 10%.
Yerel seçimler ve bunların idare şekli de tartışma konusu oldu.The local elections and the way they were held have been disputed as well.
Merkezi akademinin dermatoloji ve alerji bölümü idare edecek.The academy's dermatology and allergy department will administer the centre.
Sırbistan kamu idare personelini küçültecekSerbia to trim public administration staff
"Siz de Katılın" adlı diğer bir bölüm, devlet idaresiyle çift yönlü iletişime olanak sağlıyor.Another part "Engage Yourself" allows for two-way communication with the state administration.
CEMR seminerinde GDA ülkelerindeki yerel ve bölgesel idareler ele alındıCEMR seminar highlights local and regional governments in SEE countries
Üsküp yerel idaresi de sık sık afet yardımı sağlıyor.The Skopje local government also often provides disaster assistance.
Görüşmelerde yerel idare reformu üzerinde duruldu.The talks focused on local governance reform.
Katılımcılar, ülkelerinde STK'lar veya yerel idarelerde görev alan gençlerden oluşuyordu.The participants were young people involved in NGOs or local government in their communities.
İki büyük mesele (seçim sistemi ve yerel idare) hâlâ çözülemedi.Two large issues -- the electoral system and the city administration -- remain unresolved.
Aynı şey istihbarat ve güvenlik kurumları üzerinde etkili bir siyasi idare için de geçerli.The same goes for effective political oversight of intelligence and security agencies.
Devlet idaresi hâlâ zayıf ve her kademede iyileştirme gerekiyor."State administration is still weak and must be improved at all levels.
Kamu idaresi çalışanları da ortalamanın üzerinde bir yıllık gelir elde ettiler.Those employed in public administration also received an annual income above average.
Kredi, kamu idaresini ve çeşitli yapısal reformları desteklemekte kullanılacak.The credit is designated to support public administration and various structural reforms.
IMF yetkilisi, "Geriye sadece kamu idaresindeki maaşları azaltmak kaldı."The only task remaining is to decrease the mass of salaries in the public administration.
Devlet idaresi çalışanları Cuma günleri yarım gün çalışacak.Work in state administration will now end at mid-day on Fridays.
Yeni yasanın yürürlüğe konması devlet idaresi için çetin bir görev olabilir.Enforcing the new law could be a tough task for state administration.
Yasalar uyarınca toprak ayrımı yenilenecek ve yerel özerk idare birimlerine fon sağlanacak.The laws would provide for new territorial divisions and funding of local self-government units.
Üsküp, ayrı bir yerel özerk idare birimi halinde gelecek.Skopje would be a separate local self-governing unit.
Yerel özerk idare birimlerinin finansmanı konulu yasa da son safhasında bulunuyor.A law on financing local self-government units is in its final phase.
Hırvat devlet idaresinde büyük çaplı reformlar planlanıyorMajor reforms planned for Croatian state administration
Hırvatistan, hantal devlet idaresi hakkında AB yetkililerinin eleştirilerine maruz kalıyordu.Croatia has come under criticism from EU officials for its cumbersome state administration.
Bunların ilki yargı reformu, ikincisi ise devlet idaresinin elden geçirilmesi.The first is reform of the judiciary, and the second is an overhaul of the state administration.
Mostar il idaresi çalışanları grev yaptılarMostar city administration workers stage strike
Etkinlikler arasında turizm ve kamu idaresi konulu bir yuvarlak masa toplantısı da yer aldı.Activities included a roundtable discussion on tourism and public administration.
E-devlet sistemi Kosova'nın kamu idaresini modernize edecek.An e-governance system will modernise Kosovo's public administration.
Ancak fakülte ve idare yine de maaşlarını alıyordu.However, the faculty and administration were still paid.
Doktor, "Hükümetin krizi idare edemeyişinin kurbanı olmayı kabul edemem." diye de ekledi."I cannot accept being the victim of the government's inability to handle the crisis," he added.
USAID şimdi yerel öz idarelerin işbirliğiyle projeyi genişletmeye çalışıyor.USAID is now planning to expand the project in collaboration with the local self-governments.
UNMIK, Kosova'da BM yetkisi altında faaliyet gösteren geçici sivil idare.UNMIK is the interim civilian administration in Kosovo, under the authority of the UN.
Yerel idare ruhsat dağıtarak yasaya uyulmasını sağlıyor.The local authority distributes licenses and ensures that the law is being observed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod