Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Ja, ik heb het geprobeerd in de wolken, maar je bent je oriëntatie volledig kwijt.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Ja. Jag försökte när jag var bland molnen, men du tappar orienteringsförmågan totalt.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: 예. 구름 속에서 시도해보았지만 완전히 방향을 잃었죠.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR : Oui. J'ai essayé dans les nuages, mais on perd complètement le sens de l'orientation.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Sì. Ci ho provato dentro le nuvole, ma perdi [del tutto il senso dell'orientamento].
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Sí. Traté de hacerlo en las nubes, pero había perdido la orientación por completo.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Snažil jsem se stabilizovat v mracích, ale ztratíte v nich kompletně orientaci.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Tak, starałem się odzyskać kontrolę, ale w chmurach straciłem orientację.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Ya, saya mencoba saat di awan namun anda kehilangan orientasi.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.Ι. Ρ.: Ναι.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.ИР: Да, опитах се в облаците, но загубих ориентация напълно.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.ИР: Да. Я попробовал в облаках, но ориентация теряется полностью.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.א.ר.: כן, באמת ניסיתי בעננים, אבל אתה מאבד את ההתמצאות לחלוטין.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.إ.ر.: نعم، لقد حاولت فتح الجناح بين السحب، ولكنك تفقد الوجهة تماماً.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.すっかり方向を見失い もう一度
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Bylo určeno k tomu, aby bylo dobyto a ovládnuto, jako sama Země.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Debía ser conquistado y dominado como la Tierra misma.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Den skulle erövras och bemästras, som jorden själv.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Doveva essere conquistato e dominato come facciamo con la Terra.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Era acolo pentru a fi cucerit şi condus precum Pământul însuşi.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Er konnte erobert und beherrscht werden wie die Erde.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Existia para ser conquistado e dominado como a própria Terra.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Het zou overwonnen en beheerst worden als de Aarde zelf.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Il devait être conquis et maitrisé comme la Terre.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.그것은 지구처럼 정복되고 길들여질 것이었죠.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Malo sa dať podmaniť a ovládnuť ako samotná Zem.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Miało być podbijane i opanowywane jak sama Ziemia.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Ott volt, hogy legyőzzem és uralkodjak rajta, ahogy magán a Földön is tesszük!
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Tôi đã chinh phục và làm chủ cơ thể mình cũng như trái đất vậy.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Tubuhku harus dikuasai dan tunduk seperti Bumi.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Έπρεπα να κατακτηθεί και να κυριευθεί σαν την ίδια τη Γη.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Его нужно было завоевать и управлять им, как планетой Земля.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Його потрібно було завоювати та керувати ним, як Землею.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.Трябваше да бъде завладяна и овладяна като самата Земя.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.היה עליו להיות מנוצח ונשלט כמו הארץ עצמה.
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.كان لابد أن يغزو ويسود كالأرض نفسها
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.就像地球一樣,佢能被征服,被掌控。
Fethedilecek ve idare edilecek bir şeydi, tıpkı Dünya gibi.私は身体に 注意を払いませんでした
G20: beraber bir kurum oluşturmamız gerektiğini biliyorum artık idare getirme yetisine sahipG20은 어떤가요. 이제는 우리가 금융 투기를 위한 장소들을 관장할 조직을 한곳으로
G20: beraber bir kurum oluşturmamız gerektiğini biliyorum artık idare getirme yetisine sahipKyoto: der Beginn des Versuchs, eine abkommenbasierte Organisation zu gründen.
G20: beraber bir kurum oluşturmamız gerektiğini biliyorum artık idare getirme yetisine sahipKyoto: începuturile unei lupte pentru a crea o organizație bazată pe tratate.
G20: beraber bir kurum oluşturmamız gerektiğini biliyorum artık idare getirme yetisine sahipO G-20.
G20: beraber bir kurum oluşturmamız gerektiğini biliyorum artık idare getirme yetisine sahipה-G20: היום אנו יודעים שצריך להקים מוסד בעל יכולת להביא משילות
G20: beraber bir kurum oluşturmamız gerektiğini biliyorum artık idare getirme yetisine sahipمجموعة العشرون ونحن نعلم الآن أن علينا أن نضع معا مؤسسة تكون قادرة على تحقيق الحكم
G20: beraber bir kurum oluşturmamız gerektiğini biliyorum artık idare getirme yetisine sahip私たちは今 投機家たちが活動する金融の空間を 統治する機関の必要性に 気付いています
Gelişmekte olan birkaç ülkede idareli su kaynakları yönetimi var.Pochi paesi in via di industrializzazione hanno una gestione efficiente delle risorse idriche.
Gelişmekte olan birkaç ülkede idareli su kaynakları yönetimi var.Poucos países em desenvolvimento tem uma gestão eficiente de seus recursos hidricos.
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlar İngiliz Havalimanları idaresine saygı duyuyorum.In realtà, ciò che succede spesso nel mondo... anzi, tutto il merito alla British Airport Authority.
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlar İngiliz Havalimanları idaresine saygı duyuyorum.Men faktisk, det der sker i stigende grad rundt om i verden, i øvrigt takket være Britisk Airport Authority.
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlar İngiliz Havalimanları idaresine saygı duyuyorum.Skutočne, to čo sa deje vo svete čoraz viac -- teda, všetka česť Britskej správe letiska.
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlar İngiliz Havalimanları idaresine saygı duyuyorum.Ve světě se to děje čím dál častěji - a všechna čest Britské správě letišť.
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlar İngiliz Havalimanları idaresine saygı duyuyorum.Всъщност случващото се по света все повече -- сега, е благодарение на властите на британските летища.
Hatta Artık Dunedain'i idare edemeyeceğini düşünsemde, onun ellerine bağlı.Men jag tror inte han kommer att leda Dúnedain länge med den på sitt finger.
Hatta Artık Dunedain'i idare edemeyeceğini düşünsemde, onun ellerine bağlı.Ale aj tak, si nemyslím že povedie Dúnadanov, dlho potom, čo si ho nasadí na prst.
Hatta Artık Dunedain'i idare edemeyeceğini düşünsemde, onun ellerine bağlı.Aun así no creo que lidere por mucho tiempo a los Dúnedain, una vez lo lleve en su mano.
Hatta Artık Dunedain'i idare edemeyeceğini düşünsemde, onun ellerine bağlı.E anche così, non credo che guiderà i Dúnedain per molto ancora una volta che l'anello sarà sulla sua mano.
Hatta Artık Dunedain'i idare edemeyeceğini düşünsemde, onun ellerine bağlı.En toch, denk ik niet dat hij de Dúnedain lang zal leiden als hij hem eenmaal aan zijn vinger heeft.
Hatta Artık Dunedain'i idare edemeyeceğini düşünsemde, onun ellerine bağlı.Jednak nie sądzę, by długo prowadził Dúnedainów gdy to już nastąpi.
Hatta Artık Dunedain'i idare edemeyeceğini düşünsemde, onun ellerine bağlı.Még így sem hiszem, hogy sokáig fogja vezetni a dúnadánokat, ha már a kezén van.
Hatta Artık Dunedain'i idare edemeyeceğini düşünsemde, onun ellerine bağlı.Og ydermere tror jeg ikke han vil lede Dunadain folket i lang tid når den først hviler på hans finger.