Hatta Artık Dunedain'i idare edemeyeceğini düşünsemde, onun ellerine bağlı.Trotzdem glaube ich nicht, dass er die Dúnedain lange anführen wird, wenn der Ring an seinem Finger steckt.
Hatta Artık Dunedain'i idare edemeyeceğini düşünsemde, onun ellerine bağlı.Более того, думаю, что недолго ему стоять во главе дунаданов, окажись оно у него на руке.
Hayatımda bir sineği bile incitmedim, Miss Agda'yı idare edeceğiz.Ännu mindre fröken Agda. -Ska professorn ha rostat bröd?
Hayatımda bir sineği bile incitmedim, Miss Agda'yı idare edeceğiz.Ich könnte keiner Fliege etwas zuleide tun... geschweige denn Agda.
Hayatımda bir sineği bile incitmedim, Miss Agda'yı idare edeceğiz.Ich könnte keiner Fliege etwas zuleide tun... geschweige denn Agda.
Hayatımda bir sineği bile incitmedim, Miss Agda'yı idare edeceğiz.N-aº face rãu unei muºte, lãsând-o la o parte pe Agda.
Hayatımda bir sineği bile incitmedim, Miss Agda'yı idare edeceğiz.Vihaan pitkävihaisia ihmisiä. Minä en tekisi pahaa kärpäsellekään. Vielä vähemmän Agda-neidille.
Hayatımda bir sineği bile incitmedim, Miss Agda'yı idare edeceğiz.Yo no sería capaz de herir ni a una mosca, dejemos tranquila a Miss Agda.
- Hayır, idare edebiliyorum.A második fordulóban.
- Hayır, idare edebiliyorum.A segunda rodada.
- Hayır, idare edebiliyorum. - Bu gece meşgul müsünüz? - Evet, biraz...Bom To bo vaš stažu veliko lažje.
- Hayır, idare edebiliyorum. - Bu gece meşgul müsünüz?- No, puedo manejarlos. - ¿Esta ocupado esta noche?
- Hayır, idare edebiliyorum. - Bu gece meşgul müsünüz?- No, yo puedo manejar. - ¿Estás ocupado esta noche?
- Hayır, idare edebiliyorum.Den anden runde.
- Hayır, idare edebiliyorum.Die zweite Runde.
- Hayır, idare edebiliyorum.Doua runda.
- Hayır, idare edebiliyorum.Druga runda.
- Hayır, idare edebiliyorum.Druhé kolo.
- Hayır, idare edebiliyorum.Druhé kolo.
- Hayır, idare edebiliyorum.- Không sao, tôi có thể làm được.
- Hayır, idare edebiliyorum.- Nee, ik kan omgaan met hen.
- Hayır, idare edebiliyorum.- Ne, já je zvládám.
- Hayır, idare edebiliyorum.- Nej, jag kan hantera dem.
- Hayır, idare edebiliyorum.- Non, je les ai bien en main.
- Hayır, idare edebiliyorum.Tăng 2.
- Hayır, idare edebiliyorum.- Tidak, aku bisa menangani mereka.
- Hayır, idare edebiliyorum.- Tidak, aku bisa menangani mereka.
- Hayır, idare edebiliyorum.Toinen kierros.
- Hayır, idare edebiliyorum.Ο δεύτερος γύρος.
- Hayır, idare edebiliyorum.Другий раунд.
- Hayır, idare edebiliyorum.- Не, справям се.
- Hayır, idare edebiliyorum.- Нет, я справляюсь.
Hemen Bush askeri yönetimi söyledi...neyi? Bir skandal olduğunda bütün idarelerin söylediklerini.A jak zareagowali na skandal urzędnicy administracji Busha?
Hissesine sahip olduğunuz konutu idare etmelisiniz.A administrar la vivienda de la que es propietario.
Hissesine sahip olduğunuz konutu idare etmelisiniz.Förvalta den bostad vars aktier du äger.
Hissesine sahip olduğunuz konutu idare etmelisiniz.gérer l’appartement dont vous détenez les actions.
Hissesine sahip olduğunuz konutu idare etmelisiniz.hallita asuntoa, jonka osakkeet omistat.
Hissesine sahip olduğunuz konutu idare etmelisiniz.распоряжаться квартирой, акциями которой вы владеете.
Hissesine sahip olduğunuz konutu idare etmelisiniz.في حيازة المسكن الذي تملك أسهمه.
Hissesine sahip olduğunuz konutu idare etmelisiniz.自行处理您拥有的产权股份住房。您可改变房屋内部结构。请注意,装修房屋时,您不可对大楼楼体或其他住房产生不良影响。
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– a obrigação, por parte da administração, de fundamentar as suas decisões.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– az igazgatási szervek azon kötelezettségét, hogy döntéseiket megindokolják.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.- de plicht van de betrokken instanties om hun beslissingen met redenen te omkleden.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– die Verpflichtung der Verwaltung, ihre Entscheidungen zu begründen.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– förvaltningen är skyldig att motivera sina beslut.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– hallintoelinten velvoite perustella päätöksensä.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– la obligación que incumbe a la administración de motivar sus decisiones.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– lobbligo per lamministrazione di motivare le proprie decisioni.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– l’obligation pour l’administration de motiver ses décisions.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– obligaţia administraţiei de a îşi justifica deciziile.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– obowiązek administracji uzasadniania swoich decyzji.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– obveznost uprave, da navede razloge za svoje odločitve.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– pligt for forvaltningen til at begrunde sine beslutninger.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– povinnosť administratívy zdôvodniť svoje rozhodnutia.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– povinnost správních orgánů odůvodňovat svá rozhodnutí.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– задължението на администрацията да мотивира решенията си.
(ii) idare hukuku yollaræOrdonan゙a 137/2000 prevede ôn art. 22 douュ posibilitュ゙i de reprezentare a victimelor discriminュrii.
İlk öğrenmemiz gereken de onları nasıl idare edeceğimizdi. ne yerler? ne ile mutlu olurlar?Aber erst mussten wir lernen, wie wir sie zu halten haben. Was fressen sie gern? Was macht sie glücklich?
İlk öğrenmemiz gereken de onları nasıl idare edeceğimizdi. ne yerler? ne ile mutlu olurlar?Ale najpierw musieliśmy się dowiedzieć, jak je hodować. Co lubią jeść? Co je zadowala?
İlk öğrenmemiz gereken de onları nasıl idare edeceğimizdi. ne yerler? ne ile mutlu olurlar?Ce le place să mănânce? Ce îi face fericiți?