Ana içeriğe geç
Sözlük

idare ile cümle

idare kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kulüp, Simon Jordan'ın mülkiyeti altında idareden çıktı.봅 쇼트는 선거에서 공화당의 데이비드 듀렌버거에서 밀려 낙선했다.
Öyle ki bazı osmanlı alaylarını bu savaşta sadece 2 subay idare etmek zorunda kalmıştır.머지 않아 두 명의 흑인 장교도 이 사병 막사로 배치된다.
Şehrin idaresi de sorun oldu.원로원도 문제를 일으켰다.
Tamada (Gürcüce: თამადა “tamada”), Gürcü sofrasını (supra) idare eden kişi.중대백로(中大白鷺, 학명: Ardea modesta)는 황새목 왜가리과에 속하는 백로이다.
Xatun, Kahrman Ağa'nın ricasını Hov'a iletir: Mayıs'a kadar beni idare et.또한 가즈라야마 가게토모(葛山景倫)에게 이 때 송나라로 갈 것을 명하고 있다.
Emniyet amiri- Hapishane idarecisi.사임 연도 : 감독직을 그만둔 연도.
12 Ocak 1904'te, Samuel Maharero idaresindeki Hererolar halkı Alman sömürge idaresine isyan etti.1904년 1월, 자무엘 마하레로가 이끄는 헤레로인과 헨드릭 위트부이가 이끄는 나마인이 독일의 식민지배에 저항하는 반란을 일으켰다.
Beni idareciler değil, öğrencilerim takdir etti.대학생 뿐 아니라 고등학생들도 이용한다.
Haçlı ordusu idare ve iaşe toplama kolaylığı sağlamak nedeniyle ikiye bölündü.십자군은 보급 문제를 완화하기 위해 부대를 두 개로 나누었다.
Gençliğinde, imparatorluk annesi ve asiller tarafında idare edildi.כשהיה צעיר, האימפריה נשלטה בידי אמו והאצילים.
Sihir onu kullanandan enerji alır, özetlersek sihir, enerjiyi idare etme yeteneği yöntemidir.הקסם לוקח אנרגיה מהמשתמש, וההגדרה הפשוטה ביותר בשבילו היא היכולת להשתמש ולשלוט באנרגיה.
Aprilia yeni bir şehir olup 25 Nisan 1936'da Faşist Parti idaresi tarafından kurulmuştur.אפריליה נוסדה ב-25 באפריל 1936 על ידי ממשלת איטליה הפאשיסטית.
12 Ocak 1904'te, Samuel Maharero idaresindeki Hererolar halkı Alman sömürge idaresine isyan etti.ב-12 בינואר 1904 בני שבט ההררו בהנהגתו של סמואל מההררו יצאו למרד נגד השלטון הקולוניאלי הגרמני.
Babası bir demiryolu inşa idarecisiydi.אביו היה מפקח בנייה ברשות הרכבות.
Sadrazam da heyet topladı ve Girit idaresinde değişiklik yapıldı.אהמט הסכים לכך ובכך יצר שינוי משמעותי באופן העברת השלטון.
Tarihsel olarak, bazı ulusal anıtlar Savaş Bakanlığı tarafından idare edildiler.בעבר נוהלו כמה מונומנטים לאומיים על ידי מחלקת המלחמה של ארצות הברית.
Fakat bu devlet idaresi şekli de kalıcı olamadı.לפיכך, הממשל המשרת אותו לא יכול להיות יציב.
Bu üyeleri seçmek için yerel idare alanı 16 yerel seçim bölgesine bölünmüştür.בבחירות המקומיות הנערכות בעיר היא מחולקת ל-16 מחוזות בחירה.
Kitap, şirketlerin iş idarecilerini ve yöneticilerini hedef almaktadır.מטרה משותפת לעובדים ולמנהלי הארגון.
Bay Arpel bir plastik hortum fabrikasında idarecidir.הוא שותף זוטר במפעל למוצרי פלסטיקה טרפלקס.
Octavian yeni eyaleti Aegyptus’u kendi mülkü olarak elde ediğ praefectus Aegypti’nin idaresine verdi.נהוג להתייחס למצרים כרכושו הפרטי של אוגוסטוס.
Böylece 1795'te Direktuvar idaresi yapıldı.ראשי התנועה נאסרו ב-1795.
Bununla insanların yalnız başla idare edilebilecekleri anlatılmak istenmektedir.בא בטענה שאנשים יתחילו לעשות למען הכלל.
Tamada (Gürcüce: თამადა “tamada”), Gürcü sofrasını (supra) idare eden kişi.חדית' מַוְקֻוף (בערבית: مَوْقُوْف): חדית' אשר מיוחס לסחאבה.
Bu idare 1804 yılına kadar devam etti.מצב זה נמשך פחות או יותר עד שנת 1804.
30 öğretmen ve 3 idareci vardır.הסגל כלל 7 פרופסורים ועוד כ-30 מורים.
Himba klanları, en yaşlı erkek üye tarafından idare edilir.הקלאנים מונהגים על ידי המבוגר ביותר הנמצא בקלאן.
Neredeyse 300 bölge (han)’den her biri, atanan idarecilerin kontrolünde vilayet haline getirilmiştir.מעל 300 האן הפכו למחוזות, כאשר בראש כל אחד מהם עמד מושל מטעם הממשלה.
Asıl İngiltere'nin diğer bölgeleri iki değişik türlü yerel yönetimle idare edilmektedir.בדומה למחוזות השייר האחרים של אנגליה, במחוז שתי רמות של שלטון מקומי.
Bu olay halen bazı okullarda idare hukuku dersinde okutulmaktadır.מקרה ייחודי זה נלמד היום בבתי הספר למשפטים.
Ostrogotlar krallıkla idare ediliyordu.האזנדה היו מאורגנים במבנה של ממלכות.
Çok yetenekli bir devlet idarecisi idi.הוא היה שליט מוכשר ונמרץ.
Kulüp, Chapman'ın idaresinde tarihindeki ilk büyük başarıları elde etti.צ'פמן הוביל את המועדון לתקופה המוצלחת הראשונה בהיסטוריה שלו.
Gotlar idaresi altındayken Pavia onların en önemli müstahkem kalesi idi.לא פלא, אפוא, שהר זה היה מקום פולחנן העיקרי.
Kolhoz idaresi ise Gülsarı'yı Tanabay'ın elinden alır.הריינג'רס המוזהב מצליח להיחלץ מידיה של אודיוס הערמומית.
Devlet idaresinden herkes şikayet eder oldu.כל מוסדות הממשל הוכפפו לוועדה.
Bu antlaşma ile bu hükümdarlık doğrudan doğruya papalık idaresine bağlandı.הסכם זה חילק למעשה את השלטון בין המפלגות הללו.
Ancak Sadrazam olduğu zaman 70 yaşına gelmiş ve çok buhranlı bir zamanda idare gücünden yoksun görünmüştü.היא הייתה קרובה לגיל 70 וראייתה נחלשה מאד.
"Rossendale Borough Yerel İdare Konseyi"nde 36 tane yerel idare meclis üyesi bulunur.את מקומו בסנאט מילא רולנד בוריס.
Birlikte, hayatta kalmak için yiyecek çalarak idare ettikleri geçici bir aile oldular.היא נאלצה לגנוב אוכל כדי להתקיים.
İş idaresi hakkında bir şey bilmiyorum.אני לא יודע דבר על ניהול עסק.
İş idaresi hakkında bir şey bilmiyorum.אני לא יודע שום דבר על ניהול עסק.
İş idaresi hakkında bir şey bilmiyorum.אני לא יודעת שום דבר על ניהול עסק.
Yerel Kosova idaresi de ayrıca, bu yeni anayasaya karşı oldu.Правителствата на провинциите също се противопоставят на новата конституция.
1999 yılındaki NATO Müdahalesi ile Kosova, Sırbistan idaresinden koparıldı.След инвазията на НАТО в Косово през 1999 г. Сърбия губи de facto суверенитета и контрола върху областта.
Ayni yıl Fransa kraliyet idaresi kendisine bir emeklilik maasi bağlamıştır.През същата година му е отпусната и пенсия от френския двор.
1404de Venedik Cumhuriyeti şehrin idaresine eline geçirdi.През 1440 г., градът пада под властта на република Венеция.
İmparator idaresinde.За управлението на империята.
Babası Julius Mathison Turing, Britanya Hindistan koloni idaresinde Hindistan devlet memuru idi.Баща му Джулиъс Матисън Тюринг работи за британската администрация в колониална Индия.
Ancak idare mahkemelerinin tek hakimle karar verebileceği davalar da vardır.Страна може да има само един съдия.
Dış işlerin idaresi için tarafımızdan memurlar atanmıştır.Назначили сме служители, на които са поверени външните работи.
Türkiye’de 31 ilde idare mahkemesi bulunmaktadır.Съществуват и 14 незаконни кюрдски партии.
Diocletianus'un reformları sonrası kurulmuş ve Doğu praetoria idaresine bağlıydı.Епархията е създадена след реформите на Диоклециан и е подчинена на Преторианска префектура на Изтока.
Ama devlet idaresi dizginlerinin hepsi kendi eline verilmişti.На практика обаче администрацията задържа всичко за себе си.
Devlet idaresi ve bürokrasi, koalisyon hükümetleri ve iktidarların parçalanmasından çok zarar görür.Изследвал е внимателно както потенциала, така и недостатъците на бюрокрациите и правителствата.
Neticede konsüllük idaresine geçilmesine karar verildi.В крайна сметка, той се съгласява да оглави групировката.
2005'ten beri her iki kamara da kendi başkanları tarafından idare edilmektedirler.През 2015 г. две други жени също са погребани там за собствените им заслуги.
Hovu-Aksı 5 sumon ilçenin yetkisi altında bulunan yerleşim birimi, beldelik idareler.Прищина и общо 5 съставни окръга, временно под управлението на ООН.
Bu olay halen bazı okullarda idare hukuku dersinde okutulmaktadır.Надявам се, че ти знаеш това от уроците по история в училище.
Rüşvetçilik devamlı alışılmış bir idare tarzı olmuştur.Татуирането било обичайна практика.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod