Ana içeriğe geç
Sözlük

idare ile cümle

idare kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ol babda emrü idare efendimizindir.Di Công là cha của Huệ Công.
IV. Andronikos'a bu unvanı ile birlikte şahsi idare bölgesi olarak Silivri (Selimbria) tahsis edildi.Andronikos IV còn được trao cho thành phố Selymbria (Silivri) làm lãnh địa của riêng mình.
Fakat devlet idarecileri onun ne dediğini anlamamaktadırlar.Các quan không hiểu ý gì.
Devlet idaresinden herkes şikayet eder oldu.Chất vấn thành viên Chính phủ.
Resmen bir devlet kurulmasa da, Güney Afrika fiilen bağımsız bir idareye kavuştu.Alexander đã tìm cách tạo lập một nhà nước Nam Tư đích thực.
Ordunun soylu idarecileri arasında büyük bir anlaşmazlığın çözümlenmesi gerekti.Tuy nhiên, giữa các lãnh đạo Đại Việt có sự phân hóa trầm trọng.
Devletin ve ordunun idaresini resmen kendi üzerine aldı.Việc đối ngoại và quân sự do nhà vua trực tiếp điều hành.
Ayrıca 13 mahalli idare birliği bulunmaktadır.Anh cũng có 13 single quán quân toàn cầu.
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.Pháo đài này đã bị chiếm lấy bởi người Ottoman.
Asıl İngiltere'nin diğer bölgeleri iki değişik türlü yerel yönetimle idare edilmektedir.Tuy nhiên, ba đơn vị này được quản lý bởi ba chính quyền địa phương khác nhau.
Ancak idare mahkemelerinin tek hakimle karar verebileceği davalar da vardır.Cuối cùng, có khả năng những câu hỏi như vậy chỉ có thể được giải quyết bởi một tòa án.
Hisardere mahallesi ise ayrı bir mahalle olarak idare edilir.Tất cả các tòa nhà dân cư sẽ được đặt thành một khu riêng biệt.
Toyotomi Hideyoshi, Kore'ye düzenlediği seferleri bu vilayetten idare etmiştir.Toyotomi Hideyoshi đưa quân xâm chiếm Triều Tiên.
Bundan sonra Oliver Cromwell'in "Commonwealth" cumhuriyet idaresi başladı.Lãnh tụ quân sự Thanh giáo, Oliver Cromwell, trở thành nguyên thủ Cộng hòa Anh (Englisth Commonwealth).
Tüm güven bölgeleri Birleşmiş Milletler Vesayet Konseyi aracılığıyla idare edilmekteydi.Tất cả các lãnh thổ ủy thác được quản lý bởi Hội đồng Ủy thác Liên Hợp Quốc.
Boşanma sürecini pek idare edemeyen Will, Spike (Rhys Ifans) adında Galli ile ev arkadaşıdır.William ở cùng nhà với một người lập dị gốc xứ Welsh tên là Spike (Rhys Ifans).
O gün İsviçre'nin Avusturya idaresi altına girişinin yüzüncü yıldönümüdür.オーストリアによるスイス統治100周年の記念日。
Abakan boylarında "yasaul (yasağul/yasavul)" adı verilen bir yardımcısı olan başka idare eder.天正の頃より蓑家の者は「蓑笠之助」を名乗っていた。
Böylece Sovyet yer kontrol ekibi bu tür bir durumun nasıl idare edileceği konusunda tecrübe kazandı.この機会にソ連の管制官はこの種の飛行をどう管理するかを覚えた。
1958 yılında Binbaşı rütbesi alacak ve Devrimci Ordunun Santiago Birliklerini idare etti.1958年には司令官に昇進し、革命軍のサンティアゴ縦隊を指揮した。
Kamu idarelerine ait taşınmazların yönetim esaslarını belirlemek.その他主審の指示に従わない場合。
Doğrudan Eğitim Bakanlığı tarafından idare edilmektedir.教育部により運営されている。
Bazı eyaletlerde demokrasinin devlet idaresindeki rolü hakkında ateşli tartışmalar yaşanıyordu.植民地においては、政府における民主主義の役割について鋭い政治的議論があった。
Bu yüzden örfi idare (sıkıyönetim) kaldırılmalıydı.このため、玄宗に異才を認められた。
Bunların çoğu yerel yönetimlerin idaresi altındadır.大半は近畿地方整備局の管轄下。
Boyları irsen idare eden reisler de beğ unvanını taşırlar.魂の輪廻転生を司る刻の管理者。
Fakat devlet idarecileri onun ne dediğini anlamamaktadırlar.しかしそれでも三四郎たちは彼が何を喋っているのか理解できる。
Gray Londra'da British Museum'da zooloji bölümünü 1840'dan 1874 yılbaşına dek idare etmiştir.グレイは1840年から1874年のクリスマスまでロンドンにある大英博物館の動物学部門のキュレーターを務めていた。
Bütçeye giren her kamu idaresi için ödenek tutarları bütçede yer alır.^ 国の予算を所管するすべての機関である。
Bunun için yine Hiung-nu idaresine girmiş saydılar, bundan sonra büyük bir akında bulunmadılar."その後自らの手で夢の中で〔あまそぎ〕を破壊したため、〔すそがえし〕は起きていない。
Ayrıca Savaş Finans Birliği nde idareci direktör olarak görev yaptı.また息子も資金管理センター長として活動していた。
Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir.全てを手に入れた者は、この世界を統べることができるという。
Daha sonra İzlanda’yı tamamen idaresi altına aldı.アイスランドは完全に彼らのものとなった。
Xatun, Kahrman Ağa'nın ricasını Hov'a iletir: Mayıs'a kadar beni idare et.山田が途中降板し8月から榎原美樹がメインを務める。
MacMahon'un 1. Tümen komutanı Auguste-Alexandre Ducrot idaresi durumu daha da kötüleştirdi.更に状況を悪化させたのはマクマオン軍の第1師団長デュクロ将軍(Auguste-Alexandre Ducrot)の言動であった。
Müzik lisansları ve telif ücretlerinin toplanması, idaresi ve dağıtımını sağlamaktadır.音楽ライセンスと印税の集配と管理を監督している。
Tank ön taraftan idare edilirdi.戦車は右側の席から運転された。
Ölüm cezalarının sayısı Freisler'in idaresi altında hızla artmıştır.フライスラーの長官就任後、死刑判決の数が激増した。
Rus idaresine girilmesi ile de Rusça'dan etkilenmiştir.ロシア軍の支配下に置かれ、さらにロシアへの編入が宣言された。
Bir süre piyano dersleri ile idare eder ve sonra annesiyle New York’a taşınır.その後、ヨーロッパに渡り絵画を学び、後にニューヨークに移住。
Günümüzde bunlar, Network Solutions'ı bünyesine katmış olan Verisign tarafından idare edilmektedir.現在は、ネットワーク・ソリューションズを買収したベリサインが運営している。
Fabrika Nermin'in ailesinden oluşan bir ortaklık tarafından idare edilmektedir.発電所はNERSAコンソーシアムによって運営された。
Babası bir demiryolu inşa idarecisiydi.父親は鉄道修理士だった。
Aksaray, Irak Sultanı'nın idaresi altındadır.モデルはフセイン政権下のイラク。
Emekliye sevk edildikten sonra bir süre reji idaresinde müdürlük yaptı.引退してしばらくの間は、同部屋のマネージャーを務めた。
Önce Salih Eyyub'in karısı Şecer-üd-Dürr Sultan ilan edilmiş ve Mısır idarecileri ona biat etmiştir.初め元祐皇后(哲宗の廃后、後の隆祐太后孟氏)の侍女を務め、後に御侍(皇帝の側女)となった。
NATO üç organ tarafından idare edilmektedir.TAは、3つの機関を監督している。
Burası, 1972 yılına kadar firmanın tek genel idare ofislerini barındırıyordu.1972年 本社に大型コンピューターを導入。
Seçimler beş yılda bir, mahalli idareler seçimi ile beraber yapılır.任期5年で小選挙区制選挙によって選出される。
Böylece sekiz yıl ülkesini barış içinde, harpsiz ve düşük vergilerle idare etti.およそ8年間に渡って、相対的に平和で安定した状態が続いた。
Mikronezya Federal Devletleri'nin idaresindeki Pohnpei Eyaleti'ne bağlıdır.ミクロネシア連邦ポンペイ州に属している。
Ostrogotlar krallıkla idare ediliyordu.王公族は皇族に準ずる扱いであった。
İrini tarafından kiliselere bağışlanan araziler de tekrar devlet idaresi altına alınmıştır.さらに共和国時代に得たアイルランドの領地も再度国王から授与された。
Devlet idaresine yaklaşımı zamanına göre gayet yumuşak, merhametli ve eli açık idi.司法の長として近づきやすく、気さくで、はっきりとしていた。
Devlet idaresine geçmeden önce mühendis olarak uçak sanayisinde çalışmıştır.戦前は技師として工場で働いた。
2005'ten beri her iki kamara da kendi başkanları tarafından idare edilmektedirler.2005年以降は上院、下院ともに独自に議長を選出している。
Uzay aracının idare roketleri üçüncü aşamadaki ayrışmayı takiben uzay aracı devrilmesin diye kullanıldı.ロケット自体は軌道に乗らないため第二段燃焼途中で指令破壊を行った。
"Her yerde bir istenç, onu temsil ya da idare eden bir şey olmak zorundadır."守護神(しゅごしん)とは、何かを守るのが役目の神、またはそれに準ずる存在。
Kamo hapisten çıktıktan sonra Sovyet gümrük idaresinde çalışmaya başladı.刑務所から解放されたカモは、ソビエト連邦の税関の仕事についた。
Üç ayrı krallığın tek kralın idaresinde olması aslında çok eskilere dayanmamaktadır.長距離種目での3冠王は未だ、彼1人のみである。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod