Tüm güven bölgeleri Birleşmiş Milletler Vesayet Konseyi aracılığıyla idare edilmekteydi.Valamennyi gyámságot az Egyesült Nemzetek Szervezete Gyámsági Tanácsán keresztül igazgatták.
1686 yılında Habsburglar tarafından işgaline kadar Osmanlı idaresinde kalmıştır.Ez egészen 1686-ig állt fenn, amikor Habsburg-kézre került.
Amme idaresi dergisi.Egy anya naplója.
Puanlar, bisikleti idare yeteneklerine göre verilmektedir.Egyértelművé vált, hogy nagy tehetség a kerékpározásban.
Yoksul şehir sakinleri kurutulmuş meyvelerle idare etmek zorundaydı.A város lakói a gabonát forgóköves kézi malmokkal őrölték.
Daha sonra İzlanda’yı tamamen idaresi altına aldı.(Lýðveldið Ísland) Izland hivatalosan dán uralom alatt volt.
Topraklar geniş olduğu için idare etmesi zordu.A lakosságot a terepviszonyok miatt amúgy is nehéz volt ellenőrizni.
İki kesim Birleşmiş Milletler Barış Gücü idaresindeki bir Ara Bölge ile ayrılır.Kétsoprony község Békés megye Békéscsabai járásában.
Kahire'de Mısırlı bir prense ait bir çiftliği idare ediyordu.Egy éven át az egyiptomi kedive udvari karnagya volt Kairóban.
Şehir üç yüz yıldan uzun bir dönem Araplar tarafından idare edilmiştir.Több mint háromszáz éven át arab kézre került.
Böylece 1795'te Direktuvar idaresi yapıldı.Kéziratát 1795-ben fedezték fel.
Önemli olan idare tarzının monarşi olmasıdır.A monarchia alapelve a becsület.
Haçlı ordusu idare ve iaşe toplama kolaylığı sağlamak nedeniyle ikiye bölündü.Két héten belül a hadsereg is bekapcsolódott a kárelhárításba és mentésbe.
Kamu hizmetleri, merkez veya yerel idareler tarafından sürdürülmekte ve vergiler ile finanse edilmektedir.Csehország adórendszere központi és helyi adókat foglal magába.
1404de Venedik Cumhuriyeti şehrin idaresine eline geçirdi.Vuonna 1440 kaupunki joutui Venetsian tasavallan valtaan.
Bu takım Kriket Güney Afrika tarafından idare edilmektedir.Sitä hallinnoi Cricket South Africa.
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.Kameirosta hallitsivat tyrannit.
Rus İç Savaşı'ndan sonra, 1927'ye kadar elektrik idaresinde bir sanayi müdürü olarak çalıştı.Venäjän sisällissodan jälkeen Bulganinista tuli teollisuusjohtaja, sähkötuotannon ministeriössä vuoteen 1927.
Paris sonraki beş yıl boyunca sıkıyönetimle idare edildi.Pariisi jatkoi sotatilan alaisuudessa seuraavan viiden vuoden ajan.
Beyaz Saray’ın mutfağını Cory’nin babası idare ediyor.Victor on Valkoisen talon kokki ja Coryn isä.
1.0 versiyonunun grafik kalitesi idare eder durumdadır.Versio 4.0 korjasi haavoittuvuuden.
Dublin de Normanlar tarafından idare edilen İngiltere eline geçmiştir.Brysselistä vain faksataan direktiivit joita Norjan tulee noudattaa.
Onun bakışları, hareketleri, idareciliği ve yeteneği vardı.Hänen vahvuuksiin kuului intensiteetti, johtajuus, voima ja pelintekeminen.
Bu ayaklanmaya katılan sivil halkında Britanyalılara idaresinde büyük hoşnutsuzlukları bulunmaktaydı.Tyytymättömyys brittihallintoon nousi Kandyssa kuitenkin nopeasti kansan keskuudessa.
2013'ten beri Başbakan Erna Solberg'in müsteşarı Vidar Helgesen tarafından idare edilir.Pääministerinä vuodesta 2013 on konservatiivien Erna Solberg.
Bunların çoğu yerel yönetimlerin idaresi altındadır.Osa alueesta jäi kuitenkin paikallisten hallitsijoiden vallan alle.
Boşanma sürecini pek idare edemeyen Will, Spike (Rhys Ifans) adında Galli ile ev arkadaşıdır.Will jakaa asuntonsa estottoman ja omalaatuisen waleslaisen Spiken (Rhys Ifans) kanssa.
Bölge Birinci Dünya Savaşı'nın neticesinde Britanya idaresine geçti.Brittiläiset saivat alueen hallintaansa Ensimmäisen maailmansodan jälkeen.
Mahalli idare komünler vasıtasıyla yürütülür.Lähetysseura toimii paikallisten kumppaneiden kautta.
Kendini Tanrı'nın sözcüsü ve bir medyum ilan eden Joseph Kony tarafından idare edilmektedir.Sen johtaja Joseph Kony on julistanut itsensä jumalan puhemieheksi ja meedioksi, ja LRA:n jumalan armeijaksi.
1946 yılından itibaren Birleşmiş Milletler Güven Bölgelerinden biri olarak idare edildi.Vuodesta 1946 eteenpäin aluetta hallittiin Yhdistyneiden kansakuntien huoltohallintoalueena.
811'de ise yeni bir seferle Nikiforos idaresindeki Bizans ordusu Bulgaristan'a hücuma geçti.Vuonna 811 Nikeforos johti armeijaa bulgaareja vastaan.
Halbuki bu iki garantici de Dördüncü Haçlı Seferi'nin idaresine baş çekmekteydiler.Molemmat Ferrarit keskeyttivät kilpailun neljänneltä sijalta.
Sadrazam da heyet topladı ve Girit idaresinde değişiklik yapıldı.Kapina kuitenkin laukesi ja hallituksessa tehtiin muutoksia.
Sonraki 80 yılda Grosseto devamlı Siena idaresinde kaldı.Seuraavan puolentoista vuoden aikana Yashima jatkoi kasvamistaan.
Devletin etkisi kanun, bütçe, ve mülk idaresi aracılığıyladır.Julkisoikeuteen liittyviä ovat esimerkiksi valtiosääntöoikeus, hallinto-oikeus ja finanssioikeus.
Fakat devlet idaresi için çok güçsüz olduğu belirtilmektedir.Maan hallinto osoittautui kuitenkin liian heikoksi hoitamaan sisäisiä ongelmia.
11 Kasım 1968'de Monarşi kaldırılmış ve İbrahim Nasir başkanlığı idaresinde Cumhuriyete geçilmiştir.Tasavalta julistettiin vuonna 1968 ja maan presidentiksi tuli Ibrahim Nasir.
TBMM 24. dönem idare amiridir.Iskelmää raskain sävelin | Forum24 Forum24.
Büyük Helsinki bölgesinde, toplu taşıma Helsinki Bölgesel Ulaştırma idaresi tarafından yönetilmektedir.Helsingin hallinnollisen alueen kasvua on selostettu artikkelissa Helsingin alueellinen laajeneminen.
Garplı manadaki idareler de zamanla gelişmişlerdir.Palopermantorakenteet ovat kehittyneet ajan kuluessa.
Doğrudan Eğitim Bakanlığı tarafından idare edilmektedir.Hanketta rahoittaa opetusministeriö.
Devlet idaresinden herkes şikayet eder oldu.Kuuskoksen hallitus Valtioneuvosto.
Kelime anlamı idare etmektir.Käsine on puolestaan johdos sanasta käsi.
Okul idaresi ile ilgilenmez oldu ve zamanla okulun eski başarısı ortadan kalktı.Tämä ei kuitenkaan ollut kovin kiinnostunut filosofiasta, ja koulun opetus alkoi vähitellen taantua.
Gençliğinde, imparatorluk annesi ve asiller tarafında idare edildi.Pojan synnyttyä valtakuntaa hallitsivat hänen äitinsä ja ylimystö.
İmparatorluğun efektif idaresi Romanos Diojen eline geçti.Rooman valtakunnan viralliset lähteet vaikenevat vainoista.
Tarihi merkezdeki eski binalar yerel idare tarafından korunma altına alınmıştır.Ongelmat historiallisten kohteiden suojelussa tulee käsitellä kansallisella tasolla.
Şehir, bir konsey ve şehir yöneticisi tarafından idare edilmektedir.Kaupunginhallinto on jaettu valtuuston ja virkamiesjohtajan kesken.
Bu ordu yedek subaylarla nasıl idare edilir.Armeijaryhmä koordinoi siihen kuuluvien armeijoiden toimintaa.
Fujian'in büyük bir kısmı Çin Halk Cumhuriyeti tarafından idare edilmektedir.Το μεγαλύτερο μέρος της Φουτζιάν διοικείται από τη Λαϊκή Δημοκρατία της Κίνας.
14 ve 26 Ocak 1945 tarihleri arasında İngiliz İkinci Ordusu tarafından idare edilmiştir.Διεξήχθη από τη Δεύτερη Βρετανική Στρατιά ανάμεσα στις 14 και στις 26 Ιανουαρίου 1945.
Günümüzde bunlar, Network Solutions'ı bünyesine katmış olan Verisign tarafından idare edilmektedir.Αυτή τη στιγμή λειτουργεί από τη VeriSign, η οποία είχε αποκτήσει Network Solutions.
Binlerce insanı idare etmek için makul bir biçimde sıkı yöntemlere sahip olmanız gerektiğini düşünüyorum.Νομίζω ότι πρέπει να έχεις μια αυστηρή μεθοδολογία όταν έχεις να κατευθύνεις έναν μεγάλο αριθμό ανθρώπων.
Her iki ülke esasen savaş sonrasında askeri bir yönetim ile idare edildi.Οι εκλογές διεξήχθησαν υπό μια ουδέτερη υπηρεσιακή κυβέρνηση έπειτα από διετή στρατιωτική διακυβέρνηση.
AGP, uluslararası yönetim tarafından idare edilir.Το ICRISAT διοικείται από διεθνές διοικητικό συμβούλιο.
Her bölge ayrı bir bölge müdürlüğünce idare edilmektedir.Σε κάθε περιοχή ανέτεθαν έναν τοπικό διαχειριστή.
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.Οι Ίωνες κυβερνούνταν από τυράννους.
Büyük beyaz köpek balığının yediği büyük bir av onu 1-2 ay idare edebilir.Ο καρπός του φέρει πολλούς σπόρους, οι οποίοι έχουν χρόνο βλάστησης από 1 έως 6 μήνες.
Hantili idareyi ele aldıysa da o da öldürüldü.Το κάστρο έπεσε και ο ίδιος σκοτώθηκε.