Ana içeriğe geç
Sözlük

idare ile cümle

idare kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eyalet başkanlarının ülke idaresindeki önemi çok büyüktür.Для президентської республіки роль глави держави є досить значною.
Beni idareciler değil, öğrencilerim takdir etti.Такий порядок не подобався не тільки учням, а й вчителям.
İsa Mesih'in Son Zaman Azizler Kilisesinin merkezi idaresi Salt Lake City'dedir.Штаб-квартира Церкви Ісуса Христа Святих останніх днів знаходиться в столиці штату Юта, Солт-Лейк-Сіті.
Ancak bu idare için yasal ve uygulayıcı güçler çok kısıtlıdır.Проте, є сутнісні і політико-юридичні обмеження цієї влади.
Böylece bir süre için devletin gerçek idarecisi oldu.Деякий час вона була власністю держави.
1851 civarlarında bu kısım bir belediye reisi tarafından idare edilmeye başlanıldı.У 1851 році ця місцевість офіційно увійшла до меж міста.
Şu an şirketin idare bürosu Canton, Massachusetts'de bulunmaktadır.Головний офіс компанії знаходиться у місті Кантон, штат Массачусетс.
Orijinal bina, İtalyan mimar Mateo Gucci idaresinde 1570'te tekrar inşa edilmiştir.Оригінальна будівля була перебудована в 1570 році під пильним оком італійського архітектора Матео Гуччі.
Sonuçta Kızıl Ordu sevk ve idare konusunda ciddi bir sıkıntı içine düştü.У результаті військових дій Дошно зазнало значних руйнуваль та розорень.
Bu federal birimler 9 tane federal bölge ile idare edilir.Складається з 9 федеральних земель.
1997 - Birleşik Krallık, Hong Kong'un idaresini Çin'e bıraktı.1997 — Гонконг був переданий під управління Китайської Народної Республіки.
Bu ticareti idare eden İngiliz şirketleri idi.Ці експедиції споряджали англійські торгові компанії.
Ashıs aymağı 30 Mart 1924 tarihinde Ashıs ve Ust-Yesinskoy idareleri üzerine kurulmuştur.Аскизький район утворено 30 березня 1924 року на території скасованих Аскизької й Усть-Єсінської волостей.
Bu takım İrlanda Kriket tarafından idare edilmektedir.Ці землі були під контролем ірландських кланів.
Malatya Gazetesi'ni kurdu ve idare etti.Там заснував і редагував журнал «Орлик».
2013'ten beri Başbakan Erna Solberg'in müsteşarı Vidar Helgesen tarafından idare edilir.З 16 жовтня 2013 року прем'єр-міністром є Ерна Солберг.
Bu başarısız idare yöntemleri protektoranın önünü açar.Це запобігає непотрібному зносу протектора.
Bu askeri idarenin sonu oldu.З цим настав нарешті край військовій руїні.
Bu sefer Kıbrıs adasının idaresi doğrudan doğruya Arapların eline geçti.З того часу острів переходив з рук в руки від персів до арабів.
Belediye başkanı, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir.Він є головою ради, керівником міського самоврядування та представником міста.
Şenlikleri "Delikanlıbaşı" seçilen kişi idare eder.Керував групою «Веселі Хлопці».
Kolhoz idaresi ise Gülsarı'yı Tanabay'ın elinden alır.Ромбований прапор фактично відтворює стиль малого державного герба Баварії.
Mahkeme, ülkedeki en yüksek dereceli idare hukuku mahkemesidir.Верховний суд є найвищим органом судової влади в країні.
Beni nasıl idare edeceğini biliyorsun.Ти знаєш, як маніпулювати мною.
İdare usûlü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir.Вона ґрунтується на тому, що люди адміністративної адміністрації керують долею особисто та фактично.
Günümüzde bunlar, Network Solutions'ı bünyesine katmış olan Verisign tarafından idare edilmektedir.V současné době je řízená VeriSignem, který získal Network Solutions.
1773'de Danimarka krallari idaresi sona erdi.V 1773 dánská vláda skončila.
Vakıf senedi ile kurulur ve idare edilir.O předání a převzetí staveniště se vyhotoví zápis.
Bazı eyaletlerde demokrasinin devlet idaresindeki rolü hakkında ateşli tartışmalar yaşanıyordu.V některých koloniích vypukly ostré politické debaty o roli demokracie ve vládě.
Doğrudan Eğitim Bakanlığı tarafından idare edilmektedir.Je přímo řízena ministerstvem školství.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Album se primárně zaměřovalo na kritiku Bushových administrativních manipulací při válce proti terorismu.
1991 yılında devlet başkanı Cesar Gaviria idaresi sırasında Dış Ticaret Bakanı oldu.Byl ministrem zahraničního obchodu v administrativě prezidenta Césara Gavirii v roce 1991.
Osmanlı devlet idaresi bu sırada önemli bir değişme geçirdi.Islámský svět v té době procházel významnou změnou.
Fakat Bizans idaresi uzun sürmedi.Byzantská vojska dlouho neváhala.
Sokrat'a göre insan ruhu görünmez ve ölümsüzdü, bedeni sevk ve idare eden ruhtu.Aristoteles tedy argumentuje, že duše je neoddělitelná od těla a umožňuje nám žít, vnímat a jednat.
İngiliz idarecilerin gözünde Efgani bir baş belasıydı.Jih byl dle mínění samotných Britů jejich záležitostí.
İsa Mesih'in Son Zaman Azizler Kilisesinin merkezi idaresi Salt Lake City'dedir.Ústředí Církve Ježíše Krista Svatých posledních dnů se nachází v Salt Lake City ve státu Utah.
Şehir günümüzde Hamas'ın idaresindedir.V současnosti správu nad oblastí vykonává Hamás.
II. Dünya Savaşı esnasında İsviçre'de çalıştırılan Sovyetlere ait bir casusluk halkasını sağlamayı idare etti.Teprve po válce se dozvěděl, že pracoval pro špionážní síť řízenou ze Sovětského svazu.
Papalığı sırasında aynı zamanda orta İtalya'da güçlü bir idareci olmuştur.Ve střední Itálii zaujímal významné postavení papežský stát.
Sonrasında su idaresi ve hükümet işlerinin merkezi haline geldi.Plzeň se následně stala centrem jeho veřejných aktivit.
Gruba daha az önemli Eyyubiler Hanedanı mensubu hükümet idarecileri de katıldı.Bezpochyby nastupoval do úřadu jeden z nejméně populárních guvernérů vůbec.
37 akademik ve 10 idare personel görev yapmaktadır.Je zde zaměstnáno 37 pedagogů a 10 vychovatelek školní družiny.
İl idaresine bağlı çeşitli görevlerde bulunmakta.Vztahují se na něj některé povinnosti řidiče.
Ama bu harap şehrin idaresi yine Eyyubiler eline geçti.Financování klubu tak opět padlo na bedra města.
Hantili idareyi ele aldıysa da o da öldürüldü.Když zavolá hlídače, tak i ten je zavražděn.
Zamanı, adaylıkları, seçimi ve Expo'yu organize ve idare etmek.Podílí se na participaci a pořádání workshopů, výstav a anket.
Bu isyanı tesvik edip idare edenler Nizam-ı Cedit reformlarını kaldırmaya yeltendiler.Tomu se carové snažili bránit reformami "shora".
İlk günlerde, zaten az olan yiyecek stoklarını aralarında azar azar paylaşarak idare etmeye çalıştılar.Časem je však začal sužovat takový nedostatek potravy, že se začali pojídat navzájem.
Onun ölümünün ardından Konstantin, Osmanlı hükümdarlığı altında bölgenin idaresini sürdürmüştür.Teprve po jeho smrti se Konstantin sám ujal vládních úkolů.
İyi bir idareci ve politikacıydı.Byl šlechticem a politikem.
Öte yandan yoğun tipide Alman Kolordusu da sevk ve idareyi yitirmiştir.Dan, německý ovčák totiž dosloužil a má být utracen.
Böylece Roma sivil idareye girmiş oldu.Takto se Judea dostala pod římskou vládu.
Zorlukları onun yerine idare eder.Lepší je nechat je jít svou cestou.
Malatya Gazetesi'ni kurdu ve idare etti.V Žilině založil a vedl časopis Sloboda.
Halbuki bu iki garantici de Dördüncü Haçlı Seferi'nin idaresine baş çekmekteydiler.Dva příběhy o čtvrté křížové výpravě.
Bu toplantıdan itibaren 9. Ordu'da sevk ve idare çökmüştür.Od prvního dne vládl v armádě zmatek a nepořádky.
Ayrıca posta idaresi pul koleksiyoncularına koleksiyon amacı ile resmi posta pulu satışı yapmaktadır.Společně mají pátrat po gangu falšujícím doklady.
Burası ilk defa doğrudan doğruya müslümanların idaresine girdi.Tam jej poprvé oslovil život Arabů.
Bölge daha sonra 1655 yılında Hollandalıların ve 1664'te İngilizlerin idaresine geçmiştir.V roce 1655 kolonie přešla do vlastnictví Holanďanů a v roce 1664 Britů.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod