Ana içeriğe geç
Sözlük

idare ile cümle

idare kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bakıcısı olarak kız kardeşi, Nietzsche'nin el yazmalarının idareciliğini ve editörlüğünü üstlendi.Como sua cuidadora, sua irmã assumiu o papel de curadora e editora de seus manuscritos.
Bu gelişmeye uygun olarak yerel idare sistemi değiştirilmiştir.O trem de aterragem foi alterado em conformidade.
1981'den itibaren Kontluk merkezi idare binalarının çoğu Kontluğun doğusunda Morpeth'de bulunmaktadır.Desde 1981, o conselho do condado está localizado em Morpeth.
1404de Venedik Cumhuriyeti şehrin idaresine eline geçirdi.A partir de 1440 ficou sob controle da República de Veneza.
Malatya Gazetesi'ni kurdu ve idare etti.Fundou e dirigiu o jornal O Paraná.
Erivan ise, Ermenistan Cumhurbaşkanı tarafından seçilen bir belediye başkanı tarafından idare edilmektedir.A Albânia foi reunida à Armênia sob um único governador.
Lenin'in 21 Ocak 1924'teki erken ölümünden sonra kolektif bir yönetim idareyi devraldı.Após a morte de Lenin em 21 de janeiro de 1924, assumiu o poder a liderança coletiva da troika.
Fakat bazı liseler hâlen yabancı idaresi altındadır.Além disso, alguns nobres detêm ainda títulos estrangeiros.
Yönetim biçimleri, devletlerin idare şeklidir.Tratando-se das formas corretas de Governo.
Okulda 14 öğretmen 2 idareci görev yapmaktadır.É preciso no mínimo dois professores na equipe.
Böylece sevk ve idare kaybedildi.Módena e Régio foram perdidas.
Keşif: Devriye hareketi daha yakından idare edilebilir.Lema: Nós fazemos a Esquadra ir mais longe!
Ayrıca 13 mahalli idare birliği bulunmaktadır.Existem também 13 agências financeiras na cidade.
Bunun için yine Hiung-nu idaresine girmiş saydılar, bundan sonra büyük bir akında bulunmadılar."Então, ele puxou a sua mão, dirigindo-se ao próximo e não disse mais nenhuma palavra."
Aynı yıl yapılan I. Kongre'de genel idare kuruluna seçildi.Durante essa conferência foi ainda agendado o primeiro Congresso Geral, que teria lugar no ano seguinte.
Devlet idaresinden herkes şikayet eder oldu.Eles fizeram acusações contra o Governo do Estado.
Kanunla oluşan değişikliler ilk yerel idare seçimlerinden sonra uygulanmaya başlanmıştır.Transformações fundamentais podem e tomam lugar após o período crítico inicial.
İl özel idarelerinin, köy ve belediyelerin davada taraf ehliyetleri vardır.Suas vítimas, o público e os tribunais têm o direito de saber.
Bu konuda henüz ne yerel yönetim ne de mülki idare bir çözüm üretememiştir.Entretanto, ainda não há plano de manejo nem zoneamento.
1997 - Birleşik Krallık, Hong Kong'un idaresini Çin'e bıraktı.1997 — A soberania sobre Hong Kong é entregue pelo Reino Unido à República Popular da China.
Kısa süre içinde Alman idaresinde hiçbir Macar toprağı kalmadı.Não restam autênticos quadripontos no Reino Unido.
Yıl sonunda Barsbay, Canibey'i tutuklattı ve idareyi eline aldı.Quando finalmente encontrou a mina, Blueberry o prendeu e lhe enviou para a cadeia.
Aynı yıl, I. İgor idaresindeki Rus donanması İmparatorluğa saldırdı.Neste mesmo ano, a marinha da Rússia de Quieve sob a liderança de Igor I de Quieve atacou o Império.
Bundan sonra imparatorluk idaresi başladı.E agora o novo reinado dos dominadores começa...
2012 yılından itibaren Mondelēz International tarafından idare edilmekdedir. ^ SportDesde 2012, a marca é administrada pela Mondelēz International .
Kuzey Kıbrıs Türk posta idareside 1974 yılından beri Europa posta pulları basmaktadır.O norte do distrito está ocupado pelo exército turco desde 1974.
Çemişgezek o tarihten bugüne kadar Tunceli vilayetinden idare edilmektedir.O santuário circular provavelmente data desta época.
Tarihi merkezdeki eski binalar yerel idare tarafından korunma altına alınmıştır.Leis foram promulgadas para proteger os edifícios históricos do centro da cidade.
Sadrazam da heyet topladı ve Girit idaresinde değişiklik yapıldı.Alimentar os golfinhos também se tornou um problema e levou a mudanças comportamentais.
Santiago de Compostela Üniversitesi'nde hukuk eğitimi almış, idare hukuku alanında uzmanlaşmıştır.Formou-se em direito na Universidade de Santiago de Compostela, exercendo a profissão de advogado.
Tekrar soylular Siena şehrinin idaresini ellerine geçirdiler.No seu interior foi de novo colocada a cadeira de São Gens.
19. yüzyılın sonuna doğru Mali, Fransız idaresinin altına alınarak Fransız Sudanı'nın bir parçası oldu.No final do século XIX, o Mali ficou sob o controle da França, tornando-se parte do Sudão Francês.
Bir süre piyano dersleri ile idare eder ve sonra annesiyle New York’a taşınır.Algum tempo depois, os dois apresentam o seu projeto escolar e vão para casa com Giovanna.
Neticede konsüllük idaresine geçilmesine karar verildi.Lá foi decidido dissolver o governo da Confederação.
Memluklu devletinin idaresinde reformlar yapmaya karar verdi.Percebeu como urgente a reforma do Clero.
Arazi, merkezi Punta Arenas'da olan XII Región'un idaresi altındadır.Het territorium valt bestuurlijk onder Regio XII, gezeteld in Punta Arenas.
Gençliğinde, imparatorluk annesi ve asiller tarafında idare edildi.Tijdens zijn jeugd werd het rijk door zijn moeder en edelen bestuurd.
Ancak zamanla idarecilerin zulüm ve kötü yönetimi halkı bezdirmiştir.Een uitzondering zal worden gemaakt voor hen die onrechtvaardig en zondig handelen.
1997 - Birleşik Krallık, Hong Kong'un idaresini Çin'e bıraktı.1997 - Het Verenigd Koninkrijk geeft Hongkong terug aan China.
Ruh, bedenin ne içinde ne de dışındadır; ama bedeni idare eder ve bedenden etkilenir.Zij at geen vlees, kleedde zich in het wit en kastijdde haar lichaam met ontberingen.
İmparator Kangxi'nin idaresi sırasında klanın prestiji ve gücü arttı.Tijdens de regering van keizer Kangxi werd de kathedraal vergroot en gerenoveerd.
AGP, uluslararası yönetim tarafından idare edilir.Op het internationale niveau wordt het EJP bestuurd door een internationaal bestuur.
Bazı county'lerde bir county idarecisi (county executive) bulunur.Een graafschap (county) stond onder het bestuur van een graaf (Engels: 'count').
Zootekni, hayvanların evcilleştirilmesi ya da tutsak edilmesini idare etme ziraatı.Het is verboden het dier te vangen, in gevangenschap te houden of te doden.
Yani içeride yatan bir hasta olmasına rağmen aynı zamanda sahibi ve idarecisidir.Iemand die woont in een huis dat hij gekocht heeft, is tegelijkertijd eigenaar en bezitter van het huis.
Gray Londra'da British Museum'da zooloji bölümünü 1840'dan 1874 yılbaşına dek idare etmiştir.John Gray was hoofd zoölogie bij het British Museum in Londen van 1840 tot kerst 1874.
Ayrıca, Avrupa Birliği’nin idaresinde “Mutluluk Komiseri” kurulmasını istemektedir.Daarnaast vraagt hij om een “Commissaris voor Geluk” in het bestuur van de Europese Unie.
Fransız idaresi altında şehir "Marengo Departmanı" merkezi olmuştur.Onder napoleontisch bestuur was het de hoofdplaats van het Franse departement Marengo.
Ana idare kenti Birüssebi, en büyük şehri de Aşdod'dur.Aneby (plaats), de hoofdplaats van deze gemeente.
Arrondisement komiseri bir memurdur ve idareci değildir.De arrondissementscommissaris is een ambtenaar; hij "bestuurt" niet.
Ölüm cezalarının sayısı Freisler'in idaresi altında hızla artmıştır.Onder Freisler nam het aantal veroordelingen tot de doodstraf sterk toe.
Emniyet amiri- Hapishane idarecisi.Schutzhaft – administratieve aanhouding.
Puanları arttırmanın bir yolu bulunmadığından, idareli ve akıllıca kullanılmaları gerekmektedir.Om voorraden te kunnen beheren is een goed systeem nodig van administratie en statistiek.
Bu kişi Cizvitlerden oluşan bir kent idaresi kurdu.Zo gaf hij leiding aan een koor van blinden.
İyi bir idareci ve politikacıydı.Hij was afwisselend politicus en ambtenaar.
Beni idareciler değil, öğrencilerim takdir etti.Er werd niet van leraren gesproken, maar van opvoeders.
Birçok programlama dili dizgeleri idare etmek için düzenli ifadeleri destekler.Veel programmeertalen ondersteunen reguliere expressies voor tekstmanipulatie.
Fakat devlet idarecileri onun ne dediğini anlamamaktadırlar.Gordon snapt echter niet wat ze zegt.
Artık saray, Choi ailesinin idaresindeki eski haline göre çok daha huzurlu bir yer olmuştur.Het Freya systeem was veel geavanceerder dan Chain Home.
Bütün idare bu beyde toplanmıştır.De hele groep zorgt voor de jongen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
idare ile cümle - Sayfa 14 - idare kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App