Ana içeriğe geç
Sözlük

ibadet ile cümle

ibadet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Antropologlar, ibadetin evrensel ve içimize Tanrı'nın yerleştirdiği bir dürtü olduğunu belirtirler."ことを必要とする本能 我々の隅々にまで-- 編みこまれている と記しました」 感覚的に同意する所はありますが
Ayrıca kimsenin ibadet etme zorunluluğu da yoktur.Ingen kan heller mot sin vilja tvingas att delta i religionsutövande.
Ayrıca kimsenin ibadet etme zorunluluğu da yoktur.Kenenkään ei myöskään ole pakko osallistua uskonnon harjoittamiseen.
Ayrıca kimsenin ibadet etme zorunluluğu da yoktur.Nadie está obligado tampoco a participar en la profesión de ningún credo.
Ayrıca kimsenin ibadet etme zorunluluğu da yoktur.Personne n’est non plus obligé de pratiquer sa religion.
Ayrıca kimsenin ibadet etme zorunluluğu da yoktur.Ни один человек не обязан исповедовать ту или иную религию против своей воли.
Ayrıca kimsenin ibadet etme zorunluluğu da yoktur.لا يجبر أيضاً أي شخص مها كان على المشاركة في الشعائر الدينية بغير محض إرادته.
Benim kilisemdeki ibadetlerdeDans le culte de mon église,
Benim kilisemdeki ibadetlerde저희 교회에서 예배에서
Benim kilisemdeki ibadetlerdeNelle preghiere della nostra Chiesa,
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırA při bohoslužbách v mé církvi bývá tento Bůh nejčastěji označován jako "všemohoucí".
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırA w wyznaniu mojego Kościoła najczęściej przytaczaną cechą Boga jest "wszechmogący".
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırEn el culto de mi iglesia, el adjetivo más frecuentemente usado acerca de dios es "todopoderoso".
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırIar în rugăciunile bisericii mele, cel mai folosit adjectiv pentru Dumnezeu este "atotputernic".
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırIn de eredienst in mijn kerk is "almachtige" het meest gebruikte adjectief voor God.
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırUnd in der Anbetung meiner Kirche ist "allmächtig" das meistgebrauchte Adjektiv über Gott.
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırVà trong sự tôn sùng của nhà thờ, tính từ được dùng nhiều nhất khi nói về Chúa là "toàn năng."
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırΚαι στην λατρεία στην εκκλησία μου, το επίθετο που χρησιμοποιείται πιο συχνά για τον Θεό είναι "παντοδύναμος".
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırВ моем вероисповедании самой частой характеристикой Бога является "всемогущий".
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırИ дори в песните на нашата църква най-често използваната дума за Бог е "всемогъщи".
Benim kilisemdeki ibadetlerdeבפולחן בכנסייה שלי,
Benim kilisemdeki ibadetlerdeوفي الصلاة بكنيستي,
Benim kilisemdeki ibadetlerde最も頻繁に使用される形容詞は「全能」です
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.Anders gesagt, Männer und Frauen haben zusammen die Religion ausgeübt.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.Cu alte cuvinte, bărbații și femeile se rugau împreună.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.Dengan kata lain, pria dan wanita beribadah bersama-sama.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.Det vill säga, män och kvinnor dyrkade tillsammans.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.Diễn đạt một cách khác, nam giới và nữ giới cùng nhau thực hiện nghi thức lễ bái
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.En d'autres termes, hommes et femmes vivaient le culte tous ensemble.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.En otras palabras, hombres y mujeres oraban juntos.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.Estavam juntos ao realizar a tawaf, a caminhada circular em torno da Caaba.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.In altre parole, uomini e donne pregavano tutti insieme.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.Innymi słowy, mężczyźni i kobiety razem oddawali cześć.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.Inými slovami, muži a ženy vykonávali pobožnosť spolu.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.다시 말해, 남성과 여성이 함께 예배를 보고 있었던 거죠.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.Magyarul, az asszonyok és a férfiak együtt imádkoztak.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.Met andere woorden, mannen en vrouwen namen samen deel aan de eredienst.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.Společně vykonávají tawaf, obcházení Káby.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.Другими словами, мужчины и женщины молились вместе.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.С други думи, мъже и жени се покланяха всички заедно.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.Тобто чоловіки і жінки молилися поруч.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.במילים אחרות, גברים ונשים סגדו יחדיו.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.بصورة آخرى .. كان الرجال والنساء يؤدون الشعائر سوية
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.皆が一緒に、礼拝していたのです。 カーバ神殿の周囲を回る
Biz, ülkemizde ibadet eden Müslüman'ların da ülkesiyiz.Somos hogar para musulmanes que practican su fe en todo nuestro territorio.
Biz, ülkemizde ibadet eden Müslüman'ların da ülkesiyiz.Wir sind Heimat für Muslime, die in unserem Land zu beten.
Biz, ülkemizde ibadet eden Müslüman'ların da ülkesiyiz.نحن موطن للمسلمين الذين يعبدون في جميع أنحاء بلدنا.
Biz, ülkemizde ibadet eden Müslüman'ların da ülkesiyiz.信仰の自由を尊重するだけでなく
Böyle ibadet edemezsin. Ayağa da kalkmalısın.Ce n'est pas comme ça qu'on prie, tu dois aussi te lever.
Böyle ibadet edemezsin.Cô không thể quì như thế.
Böyle ibadet edemezsin.No puedes reverenciar así.
Böyle ibadet edemezsin.Нельзя так молиться.
Böyle ibadet edemezsin.Не може да се кланяш така.
Bu heykelin bu kadar büyük olması onun ibadethanenin temel yapısı olduğunu gösteriyor.Y éste fue tan grande que es probable que sea la figura principal.
Bu heykelin bu kadar büyük olması onun ibadethanenin temel yapısı olduğunu gösteriyor.А ця була настільки великою, що можна зробити висновок: вона була головною.
Bu heykelin bu kadar büyük olması onun ibadethanenin temel yapısı olduğunu gösteriyor.وهذا التمثال ضخم جدا وقد يكون سببه أنه هو المجسم الرئيسي للمجموعة
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.De tager dette "tilflugtssted i tid" meget alvorligt.
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.De tar väldigt allvarligt på denna fristad i tiden.
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.Họ làm theo rất nghiêm túc.
Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.Ils prennent le sabbat très au sérieux.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod