Her şeyin sonunda ortada acı ve ıstırap kalıyor.הכל מסתכם בסבל וכאב.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Ada resonansi mendalam dengan berada dalam keadaan istirahat.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.C'è una profonda somiglianza con l'essere a riposo.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Der er en dyb resonans ved at hvile.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.É muito semelhante a um estado de descanso.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Este o legătură profundă cu starea de repaus.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Hay una resonancia profunda cuando descansamos.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Hier besteht eine tiefe Resonanz mit unserem Ruhezustand.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Il y a une résonance profonde avec le fait d'être au repos.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Jest to silnie połączone ze stanem odpoczynku.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Je tam hlboká spojitosť so stavom pokoja.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Je tam velká podobnost s odpočíváním.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.파도 소리는 휴식 상태와 깊은 동질성이 있는 것입니다.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Mélyen emlékeztet a pihenésre.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.To močno povezujemo z umirjenim stanjem.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Vậy là cả 2 đều hài hòa với nhau trong tình trạng nghỉ ngơi.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Υπάρχει μια βαθιά σχέση με την κατάσταση ηρεμίας.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Има дълбок резонанс с това да си почиваш.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Існує глибокий резонанс із перебуванням у стані спокою.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Это даёт большой резонанс с состоянием покоя.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.יש כאן תהודה עמוקה למצב של מנוחה.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.وهنالك نوع من الرنين العميق الذي يحدث اثناء الراحة
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.また、休日にリラックスしている状態と
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.Chúng tôi thích những nỗi đau khổ của mình bởi vì thật tuyệt vời khi nó ngừng lại một lúc."
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.Ci piace la nostra sofferenza, è così bello quando cessa per un po'.
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel."Gostamos do nosso sofrimento. "porque é muito bom quando acaba por alguns instantes".
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel. (Gülüşmeler)Mi bírjuk a szenvedést is, mert olyan jó, amikor egy kis időre abbamarad.
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel. (Gülüşmeler)(Risas)
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel. (Gülüşmeler)(Smích)
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.Kami suka penderitaan karena enak rasanya saat kebahagiaan berhenti sesaat."
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.그리고 뭐, 고통 또한 사랑스럽죠. 왜냐면 고통이 잠시동안 멈추면 그렇게 좋을 수가 없거든요!
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.Lubimy cierpienie, bo to cudownie, gdy czasem ustępuje."
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.Ne place să suferim, pentru că e așa de bine când suferința încetează pentru o vreme.
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.Nous aimons notre souffrance parce que nous aimons quand elle s'arrête pour un moment.
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.Páči sa nám utrpenie, pretože je to taký dobrý pocit, keď sa na chvíľu zastaví."
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.Pidämme kärsimyksestä, koska tuntuu hyvältä, kun se loppuu hetkeksi."
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.Vi gillar vårat lidande därför att det är så skönt när avtar för en stund.
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.We houden van lijden omdat het zo goed voelt als het een tijdje ophoudt.
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.Wir mögen unser Leiden, weil es so gut tut, wenn es einmal eine Zeitlang aufhört."
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.Μας αρέσει να υποφέρουμε γιατί είναι τόσο ωραία όταν σταματάει για λίγο.
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.Мы любим наши страдания — ведь так хорошо, когда они ненадолго прекращаются."
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.Нам подобається страждання, тому що, коли воно вщухає, на хвилину нам стає дуже добре".
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.Харесва ни да страдаме, защото е толкова хубаво, когато страданието спре за малко.
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.אנחנו אוהבים את הסבל שלנו מכיוון שזה כל-כך טוב כשהוא פוסק קמעה.
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel."و نحب معاناتنا لأنه من الجميل جداً أن نرتاح لبعض الأوقات عندما تتوقف ."
Istırabımızı seviyoruz; çünkü bir süreliğine dindiğinde bu gerçekten çok güzel.(笑)
Istırap verici. Ama zarif bir acı.Es doloroso. pero un exquisito tormento.
Istırap verici.E' l'agonia.
Istırap verici.Oui.
Istırap verici.Είναι μαρτύριο!
Istırap verici.Ужасно больно.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.A rouhali se Bohu nebeskému pro bolesti své a pro vředy své, avšak nečinili pokání z skutků svých.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.a rúhali sa Bohu neba od svojich bolestí a od svojich vredov, ale neučinili pokánia zo svojich skutkov.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.bestemmiarono il Dio del cielo a causa dei dolori e delle piaghe, invece di pentirsi delle loro azioni
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.És káromlák a menny Istenét az õ kínjaik és fekélyeik miatt; és meg nem térének az õ cselekedeteikbõl.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.in preklinjali Boga nebeškega od muk in od uljés svojih, in niso se izpokorili od svojih del.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.ja pilkkasivat taivaan Jumalaa tuskiensa ja paiseittensa tähden, mutta eivät tehneet parannusta teoistansa.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.아픈 것과 종기로 인하여 하늘의 하나님을 훼방하고 저희 행위를 회개치 아니하더라
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.Og de spottet himmelens Gud for sine piner og for sine bylder, og omvendte sig ikke fra sine gjerninger.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.und lästerten Gott im Himmel vor ihren Schmerzen und vor ihren Drüsen und taten nicht Buße für ihre Werke.