Bu Yazıda; Hayvanlarla çalışmak hepimiz için bir ıstırap kaynağıdır.동물과 관련된 연구는 우리 모두에게 고통스러운 일이다.
Bu şekilde İsa, Allah’ın başlangıçta yaratılış sırasında istirahat ettiği gibi istirahat etmiş oldu.초기 기독교 교인들에게 이러한 현상이 두드러지게 나타났는데, 이는 하나님께서 그들로 하여금 그들을 통하여 자신의 의지를 이방인들에게도 설파하기 위함이었다.
Sayın Valimiz bu sergilerden birinin açılışına iştirak etmişlerdir.문재인 측은 그런 활동을 벌인 직원 중 한명을 지목했다.
Prens Hal bunların yaptığı bir yol soyguna iştirak etmek zorunda kalır.한스 왕자는 남부 제도로 끌려가 저지른 일에 대한 처벌을 받게 된다.
Kutsal amaca ulaşmanın (ıstıraptan kurtulma) ancak bu şekilde gerçekleşeceğine inanılır.오직 부처님만이 이 견처(見處)와 이러한 가짐과 이러한 고집을 알고 또한 그 보응을 안다.
İştirakçi Hilmi ile ilgili yorumlar çok çeşitlidir.달구벌이라는 말의 어원에 대한 설명은 매우 다양하다.
Tekrar saraya dönünce, yemek sonrası uyumak üzere istirahata çekildiler.노인이 잠에서 깨었을 때, 그들은 다시 한번 고기잡이를 나가자고 약속했다.
Çünkü, milyonlarca ezilmiş insanın ıstırabını çekiyorum."בכך הוקרתי את זכרם של מיליוני נרצחים".
Biraz istirahattan sonra Paşa, Nif'ten İzmir'e kaç kilometre mesafe olduğunu sordular.כעבור שלושה ימים שאל אותו קלאומנס מה המרחק מספרטה עד לאסיה.
Sayın Valimiz bu sergilerden birinin açılışına iştirak etmişlerdir.כלל משתתפי הכנס אישרו את תוכן ההצהרה פה אחד.
Alexander Herzen, Mihail Bakunin ve diğer eleştirel entelektüellerle iştiraki olmuştur.ידידם של אלכסנדר הֶרצֶן, מיכאיל באקונין ואינטלקטואלים ביקורתיים נוספים.
Toplu dualar 13 yaşına girmiş en az 10 erkeğin (Minyan) iştirakiyle yapılır.כדי שתפילה תיחשב כ"תפילה בציבור" נדרש מניין - מינימום של עשרה גברים בוגרים בני 13 ומעלה.
Kalan birkaç şövalyeye Sicilya Krallığı'nda istirahat etmelerine izin verildi.На неколцината оцелели рицари е позволено да се оттеглят в кралство Сицилия.
Fakat yeniden doğmak "dünyanın ıstırabına" yeniden ortak olmak demektir."Възраждането на религията означава възраждане на нацията."
Istırap ya da mutsuzluğu tatmamış biri mutlu olabilir mi?Кой странник без въздишка можа да те остави?
Time Warner grubunun bir iştiraki konumundadır ve merkezi Burbank, Kaliforniya, ABD'dir.Понастоящем е дъщерна компания на конгломерата Тайм Уорнър, с главна квартира в Бърбанк, Калифорния, САЩ.
Fuzuli derdi, ıstırabı seven bir kişidir.Zar ja izgledam kao čovjek koji zbog nekoga pati?
Edebî hayatta iştirak etmedi ve kendisini edib sanmadı.Nikad u životu nije radio i kategorički odbija raditi.
Hasta istirahat halindeyken nefes darlığı çekiyorsa, sıvının boşaltılması gereklidir.Ako bolesnik ne diše, treba mu dati umjetno disanje.
“Doktor istirahat edip dinlenmemi istedi” cümlesi duru değildir.Da li se sprema za doktorat?“ Rodbinu umiruje i tješi riječima: „Ništa se ne brinite.
Aynı ülke komitesinden maksimum 22 atlet yarışmalara iştirak edebilirler.Každá krajina môže registrovať do súťaže najviac 22 športovcov v alpskom lyžovaní.
Bu hastalar uzun süreli istirahattan ve yolculuktan çok rahatsızlık duyarlar.Prevažnú väčšinu času sa však pacienti cítia byť depresívni a unavení.
Mesafenin hala 2000 m uzakta olmasından ateşe iştirak edemiyor ve hava sahasında göremiyorduk.Dim je bil približno 500 metrov nad nami, tako da nismo videli neba.
2010'daki USD $ 3 milyarlık bir iştirak akebinde United tamamen United Continental Holdings'e aittir.Leta 2010 se je United združil z družbo Continental Airlines v United Continental Holdings.
Son olarak Boeing iştiraki olan de Havilland Canada 1992 yılında Bombardier'in olmuştur.Na koncu pa so kupili še de Havilland Canada leta 1992.
Alay kumandanı olarak iştirak etti.Urejal je časnik The Californian.
Büyük acı ve ıstırap çekmeye başlayan Gizmo, beş yeni mogwai daha yumurtlar.Tomo pirmasis pingvinas, Kapitonas, padeda dar vieną kiaušinį.
Tekrar saraya dönünce, yemek sonrası uyumak üzere istirahata çekildiler.Tuomet, ieškodamas paguodos, jis vėl nuvyksta vakarieniauti oro uoste.
Eserleri ıstırap, yeis, kınama, haksızlık ve itibar kaybetmesini konu alır.Blogiu laikomi žalos darymas, kančios sukėlimas, neteisingi veiksmai.
Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişilerde kamu görevlisi gibi cezalandırılır.Kuid ma arvan, et inimesi, kes sooritavad kuritegusid, tuleb kohelda kurjategijatena, olenemata nende usust.
Aci ve istirap kendi baslarina kötü ve engellenmesi veya en aza indirilmesi gerekiyor.כאב וסבל הם כשלעצמם רעים ,ויש למנוע או לצמצם אותם
Acı ve ıstırap kendi başlarına kötü ve engellenmesi veya en aza indirilmesi gerekiyor.כאב וסבל הם כשלעצמם רעים ויש למנוע או לצמצם אותם,
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi. [Yavaş İstirahat.][再入力ジュリエット、上記の。]
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Aber selbst mit den Symptomen, selbst unter Schmerzen, hörte das Leiden auf.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Ale nawet wtedy kiedy je miałam i odczuwałam ból, to już nie cierpiałam.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Dar chiar atunci când aveam încă simptomele, chiar dacă eram încă în durere, am încetat să mai sufăr .
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.De még akkor is, amikor tartottak a tüneteim, miközben fájt a fejem, már nem szenvedtem.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.그렇지만 증상이 계속되고 통증을 느끼면서도, 더 이상 괴롭지 않았어요.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Ma anche quando avevo ancora i sintomi, anche quando sentivo ancora dolore, ho smesso di soffrire.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Maar zelfs toen ik de symptomen nog had, toen ik nog pijn had, stopte het lijden.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Mais même lorsque j'avais encore ces symptômes, que c'était toujours douloureux, j'ai arrêté de souffrir.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Men selv da jeg stadig havde symptomerne, selv da jeg stadig havde smerter, ophørte jeg med at lide.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Pero aún cuando seguía con los síntomas, incluso cuando aún dolía, dejé de sufrir.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Trots att jag fortfarande hade symptomen, trots att jag fortfarande kände smärta så stoppade jag lidandet.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Αλλά ακόμα κι όταν είχα τα συμπτώματα, ακόμα κι όταν πονούσα, δεν υπέφερα πια.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Но даже со всеми этими симптомами, даже ощущая боль, я перестала страдать.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Но дори когато все още имах симптомите, дори когато бях с болки, спрях да страдам.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.אבל אפילו כשעוד סבלתי מהתסמינים, אפילו כאשר היו לי כאבים, הפסקתי לסבול
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.ولكن حتى عندما كانت لا تزال لدي الأعراض حتى عندما كنت أتألم، توقفت معاناتي
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.気に病まなくなったんです それからこのゲームで 驚くようなことが起きました
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Am urmărit această schimbare pentru câtva timp și am fost parte a acesteia.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Ich verfolge diese Veränderung schon eine Weile und habe auch teil daran.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Ik volg deze verandering al even en ik neem er aan deel.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.J'ai suivi ce changement depuis un bon moment maintenant, et j'y ai pris part.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.저는 이러한 변화에 아주 오랫동안 추종해왔으며 또한 참여해오고 있습니다.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Saya mengikuti perubahan ini, dan turut berpartisipasi.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Śledzę i uczestniczę w tej zmianie już od dłuższego czasu.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Sto seguendo questo cambiamento da parecchio tempo, e vi sto partecipando.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Tenho seguido esta mudança já há um tempo, e participado nela.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Yo he estado siguiendo este cambio por algún tiempo, y participando en él.