işsiz ile cümle
işsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Burada ise enflasyon düşük, işsizlik yüksek.А зараз у вас низька інфляція і високе безробіття.
Burada tam olarak ne oldu? %50'lik bir işsizlik oranına sahiptim.Co se ve skutečnosti stalo? Měl jsem 50% nezaměstnanost.
Burada tam olarak ne oldu? %50'lik bir işsizlik oranına sahiptim.Joten mitä tosiasiassa tapahtui? Minulla oli 50 %:n työttömyysaste.
Burada tam olarak ne oldu? %50'lik bir işsizlik oranına sahiptim.Więc co się właściwie tutaj stało? Miałem 50% bezrobocia.
Burada tam olarak ne oldu? %50'lik bir işsizlik oranına sahiptim.Отже, насправді, що сталося за цими розрахунками? У мене був рівень безробіття 50%.
Burada yüksek enflasyon, biraz daha yüksek bir işsizlik oranı.A viděl, že tu existuje korelace, že tu existuje inverzní vztah.
Burada yüksek enflasyon, biraz daha yüksek bir işsizlik oranı.Tu więc mamy wyższą inflację i odrobinę wyższe bezrobocie.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Akan terlihat bahwa pulau ini dikutuk.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Ale myslel si, že je neobydlený..?
Burayı ıssız ada sanıyordu.Alleen hij dacht Het was onbewoond.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Có vẻ như rằng hòn đảo này đã bị nguyền rủa.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Csak gondolta volt lakatlan.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Det ser ud til, at denne ø blev forbandet.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Det verkar som om denna ö var förbannade.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Mais il pensait l'île inhabitée
Burayı ıssız ada sanıyordu.Näyttää siltä, että tämä saari oli kirottu.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Numai el a crezut a fost pustiu.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Nur dachte er, die Insel sei unbewohnt.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Samo je mislil je bil nenaseljen.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Sembrerebbe che questa isola furono maledetti.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Wydaje się, że ta wyspa zostali przeklęci.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Zdá sa, že tento ostrov bol prekliaty.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Φαίνεται ότι αυτό το νησί ήταν καταραμένοι.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Здавалося б, що цей острів були прокляті.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Казалось бы, что этот остров были прокляты.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Само той мислехме то е било безлюдно.
Burayı ıssız ada sanıyordu.يبدو أن هذه الجزيرة وقد لعن.
Burayı ıssız ada sanıyordu.それは、船長が言ったことだけです。
Büroların müşterilerinin, Kela’dan işsizlik güvencesi alma olanakları olabilir.Arbets- och näringsbyråns klienter kan ansöka om arbetslöshetspenning vid FPA.
Büroların müşterilerinin, Kela’dan işsizlik güvencesi alma olanakları olabilir.Las personas registradas en las oficinas de empleo pueden solicitar el subsidio de desempleo de Kela.
Büroların müşterilerinin, Kela’dan işsizlik güvencesi alma olanakları olabilir.Les clients de l’agence peuvent faire une demande d’aide durant le chômage auprès de Kela.
Büroların müşterilerinin, Kela’dan işsizlik güvencesi alma olanakları olabilir.Toimiston asiakkaiden on mahdollista hakea työttömyysturvaa Kelasta.
Büroların müşterilerinin, Kela’dan işsizlik güvencesi alma olanakları olabilir.Клиенты бюро могут подать в Kela заявление о выплате пособия по безработице.
Büroların müşterilerinin, Kela’dan işsizlik güvencesi alma olanakları olabilir.من الممكن لزبائن المكتب أن يتقدموا بطلب ضمان البطالة عن العمل من الكيلا.
Bu saatlerde kim bankaya gider ki? İşsizler mi?과연 누가 10시에서 3시 사이에 은행에 갈 수 있을까요? 실업자들뿐이죠.
Bu saatlerde kim bankaya gider ki? İşsizler mi?Mais qui va à la banque entre 10h et 15h ?
Bu saatlerde kim bankaya gider ki? İşsizler mi?Nos, ki tud bankügyeket intézni 10 és 3 között?
Bu saatlerde kim bankaya gider ki? İşsizler mi?Quem pode ir ao banco das 10h às 3h?
Bu saatlerde kim bankaya gider ki? İşsizler mi?Ποιος πάει στην τράπεζα μεταξύ 10 και 3; Οι άνεργοι.
Bu saatlerde kim bankaya gider ki? İşsizler mi?А кто может прийти в банк с 10 до 3? — Безработные.
Bu saatlerde kim bankaya gider ki? İşsizler mi?מי יכול להשתמש בשירותי הבנק בין -10 ל-3? המובטלים.
Bu saatlerde kim bankaya gider ki? İşsizler mi?الآن، من الذي يمكنه الذهاب إلى البنك في ذلك التوقيت؟ العاطلون؟
Bu saatlerde kim bankaya gider ki? İşsizler mi?彼らに銀行なんて必要ありません 預けるお金が無いんだから
Bu sene üniversiteden mezun olan öğrencilerin işsiz olduğunu biliyorum.Mit der Hälfte der College-Kids, die Abschluss dieses
Bu sene üniversiteden mezun olan öğrencilerin işsiz olduğunu biliyorum.Με τα μισά κολλεγιόπαιδα να αποφοιτούν φέτος χωρίς κολλέγιο -- με συγχωρείτε, χωρίς εργασία.
Bu yüzden gayret etmek zorundasınız. World of Warcraft'ta işsizlik yok.Takže sa musíte naozaj snažiť, vo World of Warcraft však neexistuje nezamestnanosť.
Bu yüzden gayret etmek zorundasınız. World of Warcraft'ta işsizlik yok.Vagyis nagyon kell igyekezned.
Bu yüzden mi bu kadar işsizlik var,Γι ' αυτό έχετε τόση ανεργία, τόση ανεργία.
Çalışan değilim fakat iş arayan bir işsizim.En ole työssä, mutta olen työtön joka etsii työtä.
Çalışan değilim fakat iş arayan bir işsizim.Nejsem zaměstnaný, ale jsem nezaměstnaný shánějící práci.
Çalışan değilim fakat iş arayan bir işsizim.Nie jestem zatrudniony, ale jestem bezrobotnym szukającym pracy.
Çalışan değilim fakat iş arayan bir işsizim.Я не зайнятий, але безробітній, який шукає роботу.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.A dieťatko rástlo a silnelo duchom a bolo na pustinách až do dňa svojho ukázania sa Izraelovi.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Dete pa je raslo in se krepilo v duhu, in v puščavi je bilo do dne, ko se pokaže Izraelu.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Dítě pak rostlo a posilovalo se v duchu, a bylo na poušti až do dne zjevení svého lidu Izraelskému.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.아이가 자라며 심령이 강하여지며 이스라엘에게 나타나는 날까지 빈 들에 있으니라
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Vả , con_trẻ ấy lớn lên , tâm_thần mạnh_mẽ , ở nơi đồng vắng cho_đến ngày tỏ mình ra cùng_dân Y-sơ-ra-ên .
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Vả, con trẻ ấy lớn lên, tâm thần mạnh mẽ, ở nơi đồng vắng cho đến ngày tỏ mình ra cùng dân Y-sơ-ra-ên.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.А детенцето растеше и крепнеше по дух; и беше в пустините до деня, когато се яви на Израиля.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Младенец же возрастал и укреплялся духом, и был в пустынях до дня явления своего Израилю.